fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Temel Prensİpler :

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
yeni mesajlar

  • Temel Prensİpler :

    TEMEL PRENSİPLER :
    Teknik: Diğer plastik sanatlarda olduğu gibi peyzaj sanatında da teknik esas ve prensiplere uyma mecburiyeti vardır.
    Arazinin eğimi kazı, dolgu ve meyil prensipleri, spor alanların tanzimi, teras ve duvarların inşası, basamakların hesaplanması teknik esaslara bağlı olarak yapılır. Bitki materyali de ilmi ve teknik esaslara uygun olarak seçilir.
    Teknik ve ilmi esaslar bitki materyalinin kullanış imkanlarını aşağıdaki ekolojik faktörlere göre sınırlar;
    a) Toprak Faktörü: Bitkilerin toprak istekleri çok değişiktir. Tabiatta genel olarak kumlu, killi, tınlı kireçli,
    hümüslü, asit nötr ve alkali toprakları tercih eden bitki cins ve türleri mevcuttur.
    b) İsı Faktörü: Bitkilerin ısı istekleri çok değişiktir. Her bitki türünün gelişmesini normal devam
    ettirebilmesi için uygun ortalama maksimum ve minimum ısı derecesi vardır. Isı dereceleri bu değerlerin
    dışına çıktığı vakit bitki yaşayamaz ölür.
    c) Işık Faktörü: Bitkilerin ışık istekleri de çok değişiktir. Bitkiler genellikle, bol ışıklı, ışıklı yarı gölge ve
    gölgeyi tercih ederler.
    d) Su ve Yağış Faktörü : Bitkilerin su istekleri de değişiktir. Bitki su ihtiyacını yağış ve sulama suyu ile temin
    eder. Bitki gelişmesine havanın nisbi rutubetinin ve taban suyu seviyesinin de büyük etkisi vardır.
    e) Rakım ve Yükseklik Faktörü: Bazı bitkiler yalnız alçak, bazı bitkiler yalnız yüksek rakımlarda yetişirler.
    Bazıları ise hem alçak hem de yüksek rakımlarda yetişebilirler.
    f) Hastalık ve zararlılara karşı Mukavemet: Bitkilerin hastalık ve zararlılara toz ve gazlara mukavemetleri
    çok değişiktir. Bazı hastalık ve zararlılara karşı pratik mücadele imkanları mevcut, bazılarına mevcut
    değildir.
    Sonuç olarak, peyzaj çalışmalarında seçilecek canlı ve cansız malzemenin ilmi ve teknik esaslara uygun olmasına özellikle dikkat edilmelidir.
    2. Statik ve Konstrüksiyon: Peyzaj çalışmalarında mimari yapı elemanlarının statik ve konstrüksiyon esaslarına göre hesap ve inşa edilmeleri şarttır. Mimari yapı elemanlarının taşıyıcı kısımları, üzerinde taşıdıkları materyalin yükünü taşıyabilecek hacim ve ölçüde olmalıdır.
    Aksi halde hafif konstrüksiyonlu, huzur bozucu, dengesiz, emniyetsiz ve sağlam olmayan bir yapı hissini uyandırır.
    Örneğin; Çok ince demir çubuklar üzerine ağır ve hacimli ahşap hatıl ve kirişler yerleştirmek sureti ile inşa edilen bir pergola statik hesaplara uygun olsa dahi, görünüş bakımından emniyet ve huzur verici değildir.
    Bir Kameriye veya otuma pavyonunun ağır, hacimli ve kaba ölçülü çatısının ince kolonlar üzerine oturtulması, yıkılma hissini uyandıracağından, huzur bozucudur.
    Dolayısı ile mimari yapı elemanlarında taşınan kısımların taşıyıcı kısımlara nazaran daha zayıf ve hafif görünüşlü olması lazımdır. Ağır ve hacimli kitlelerin zayıf kitlelere yükseltilmesi statik prensiplere uygun olsa dahi görünüş bakımından huzur ve sükun hissini uyandırmaz.
    3.Stüasyon veya çevreye Uygunluk: Her çevre kendi bünyesine, karakter ve fizyonomisine uygun obje ve elemanları daha kolay kabul ve hazmeder Çevre ve muhitine yabancı görünün canlı ve cansız her türlü yapı elemanları genellikle yadırganır. Bu elemanlar çevreleri ile hiçbir zaman uygun bir ahenk ve harmoni meydana getiremezler
    Örneğin; Ilıman ve her mevsim bol yağışlı Doğukaradeniz yöresinde, Palmiye, Dracena, Yucca, Kaktüs, gibi sıcak ve kurak çöl iklimine ait bitkilerden oluşan bir park veya bahçe tesis etmke teknik yönden mümkün olsa dahi, çevreye uygunluk yönünden hatalıdır.
    Zira bu bitkiler yörenin tabii bitki fizyonomisine tamamen zıt bir görünüş arzederler. Aynı zamanda doğu Karadeniz yöresinin iri ve ince yapraklı mezofit bitkileri ile Akdeniz Bölgesinde tesis edilen park ve bahçelerin görünüşü maki fizyonamisi içinde tamamen yalnız ve yabancı kalır.
    Akdeniz ve Karadeniz Bölgesinin yeşil peyzaj görünümlerini iç anadolunun boz renkli steplerinde yansıtmaya kalkışmak teknik yönden mümkün olsa dahi sitüasyon yönünden hatalıdır.
    Şehir içinde tek ve münferit guruplar halinde kullanılan yabancı yurtlu ağaçlar, çevreleri ile anlaştığı halde kırsal alanlarda muhitlerine yabancı kalırlar.
    Bölgelerin tabii ve kültür peyzajlarının fizyonomik görünüşleri arasında olduğu gibi aynı bölgedeki şehir ve kır peyzajının görünüşleri arasında da çok büyük farklar vardır.
    Peyzaj çalışmaları birbirinden fizyonomi bakımından çok farklı olan iki ayrı muhit içinde ceryan etmektedir. Bunlardan birincisi nisbeten tabiattan uzak, yoğun bir teknik ve kültürün hüküm sürdüğü şehir hayatı (Kentsel Peyzaj); ikincisi ise insanla tabiatın kucak kucağa yaşadığı kır hayatıdır. (Kırsal Peyzaj)
    Şehir içindeki peyzaj tesislerinin ölçüsü, şekli ve malzeme tekniğinin kuvvetli baskısı altındadır. Peyzaj çalışmaları şehrin geleneksel yaşantısı ve yapı mimarisine uygun olarak formal karakterde ve disiplinli yapılır. Şehrin yapı malzemesine uygun cins ve karakterde işlenmiş yapı malzemesi seçilir. Yontulmamış ağaca, işlenmemiş taşa şehir içinde pek fazla yer verilmez. Yontulmamış ahşaptan yapılan bir pergola, işlenmemiş taştan yapılan bir bahçe duvarı,, çatısı sazla örtülü biğr bahçe pavyonu, yontulmamış tomruklardan yapılmış bir bahçe mobilyası ve kabuğu soyulmamış ağaçtan yapılmış basit bir geçme çit şehir içinde çevresi ile iyi uyuşamaz, yabancı kalır. Aynı elemanlar şehir dışında kırsal alanlarda kullanıldığında çevreleri ile anlaşarak ahenkli bir şekilde kaynaşırlar.
    Özenilerek işlenmiş, boyanmış cilalanmış tabii plastik ve diğer sunni malzemelerle inşaa edilen elemanları şehir içinde sitatüasyona uygun olduğu halde, kırsal alanlarda yabancı kalırlar.
    Islah edilmiş bitkilerin kültür formları şehir içinde ahenk unsuru olduğu halde kırsal arazilerde yadırganırlar.
    Sonuç olarak peyzaj çalışmalarında mimari ve inşai tesislerin şekil ve ölçüsü materyalin cinsi, karakter ve renginin önce çevrelerinde daha sonra kendi aralarında ahenkli olarak uyuşmaları lazımdır.
    4. Proporsiyon: Peyzaj tanziminde, tertibi meydana getiren kısımlar arasındaki uygun münasebet ve
    nisbete proporsiyon denir. Bütün halindeki bir tertibin bölümleri arasında kitle, satıh ve hacım
    bakımından uygun ve güzel bir ahenk var ise tertip iyi bir proporsiyona sahiptir.
    Örneğin; Belli bir yüzölçüme sahip olan arsada inşaa edilen ev, garaj, teras, havuz, duvar, yollar, ağaç ve çalı gurupları, çim saha ve çiçek parterleri arasında kitle, satıh ve hacim bakımından ahenkli bir nisbetin teşbih edilmesi şarttır.
    Küçük bir arsa içinde çok büyük, büyük bir arsa içinde çok küçük bir yapı kitlesinin bulunması proporsiyon yönünden iyi değildir.
    Park ve bahçe sahalarının tamamını büyük ağaç guruplarına ayırmak çim sahalarına ve çiçek parterlerine yer vermemek proporsiyon bakımından hatalıdır.
    Park ve bahçelerin büyük bir kısmına yeşil yapı elemanlarının (Ağaç ve çalı gurupları, çim alanları ve çiçek parterleri) hakim olması gerekir. Eğer mimari ve inşai yapı elemanları (bina, teras, havuz, duvar) yol, merdiven, vs.) kitle ve satıh bakımından yeşil yapı elemanlarından çok daha fazla ise proporsiyon'a aykırıdır.
    Proporsiyonla ölçüyü birbirine karıştırmamak lazımdır. Bir bahçedeki havuz, teras ve yollar fonksiyon bakımından normal ölçülerde olabilir. Fakat bu üniteler arasındaki ölçü nisbetleri, yani proporsiyon iyi olmayabilir.
    Ölçüler arasında uygun ve ahenkli nisbetler olma sanatı olarak tanımlanan proporsiyon'un tesbiti için kesin bir kaide ve formül yoktur. İyi ve ahenkli bir proporsiyon her sanatçının tecrübe, his ve duygularını yansıtan orijinal bir tertiptir. Peyzaj çalışmalarının en güç tarafı belli prensip ve kaidelerden sonra sanatçının kendi his ve duyguları ile başbaşa kalması ve nihai kararın yaratıcı gücünde düğümlenmesidir.
    5. Denge
    6. Dikkati çekme veya vurgu:
    7. İfade Kudreti
    8. Dizi, Ritim ve Tekrar: İçinde yaşadığımız dünya tabiat şartlarının düzenlediği bir seri tertip dizisinden
    ibarettir. Tabiat içindeki bu tertip dizisi serbest bir düzende oluştuğu için fazla disiplinli değildir.
    İnsan eli ile bilinçli ve disiplinli olarak tertip edilen bir mekanda objeler o şekilde sıralanmalıdır ki, gözlemci bu diziyi sonuna kadar takip etsin ve sonuca varsın.
    Ritim bir hareket ifadesidir. Herhangi bir tertipte göz ilk defe ana görüş noktasına cezbedilir. Sonra normal bir tekrarla hareket sağlanarak tertibin tümü ile kavranması sağlanır. Peyzaj tanziminde ritim aşağıdaki usullerle sağlanır.
    a) Aynı şekildeki materyallerin tekrarı ile
    b) Materyal büyüklüğünün tedricen arttırılması veya azaltılması ile.
    c) Ağaç, çalı ve çiçek renklerinin çizgi halinde devamlı hareketi ile.
    Tertip ve kompozisyonda monotonluk şekil, renk ve hacım bakımından bir veya daha fazla çok elemanların tekrarı ile elemine edilir. Tekrar, ölçüyü kaçırmamak ve tesiri kaybetmemek şartı ile vurgu , ritim harmoni ve denge elde etme metodudur.
    9. Renk ve renk harmonisi: Peyzaj sanatında yapı elemanlarının tertip ve kompozisyonunda en önemli
    unsurlarından biri de renktir. Renk ve renk harmonisi titizlikle incelenmesi ve değerlendirilmesi gereken
    önemli bir faktördür.
Working...
X