Gazi osman paşa merkezde Kardeşler namı altında elektronik tv tamirciliği ve uydu montajı ile meşgül olduktan sonra, 1995 yılında emekli olmuştum, yapım gereği evde oturamazdım, kahve alışkanlığımda yoktu, doğa sever yapım gereği çevreciydim, yazları geliboludaki bahçeli evime gidince toprak çalışmaları ve hobi maksatlı bahçecilik emekliliğime yeni bir yaşam biçimi getirmişti.
Çevreci anlayışım sayesinde atıkları değerlendirme düşüncesine girmiştim, ilk elde bahçelerde bol miktarlarda yabani otları toprağa kazandırmayı amaçlamıştım, bu konuda ne bir bilgim ne de eğitimim vardı, daha önceleri bir müşterimin muhasebe bürosunda buğday dergisinin sayfalarında Kompost'tan bahsediliyordu, bu dergilerin sayfalarının fotokopilerini alarak ilk bilgi kaynağına ulaşmıştım.
Artık kompost işleminin anlamını biliyordum, otlar yapraklar hatta her türlü sebze ve meyve artıkları birer organik zenginlik olarak atık durumundan kurtarılmayı bekliyordu, çevrecileri kutsal bir görev anlayışı içinde bu atıkları topraklara kazandırmalıydı.
Ben bu bölgeden ilk çevreci neferi olmayı azmetmiştim, artık bundan böyle kompost düşüncesiyle yatar kalkar oldum, kompost işlemini toprak içinin canlıları bakteriler yapıyordu, işçilerimiz gönüllü idiler maaş sigorta istemiyorlardı, boğaz tokluğuna çalışma içinde bu atıkları tüketerek toprak için yararlı duruma getiriyorlardı.
Bu çalışmaları Eyüp yolundaki bahçeli evimde yazlıktan döndükten sonra da hobi maksatlı olarak sürdürerek, solucan gübresini üretmeye başladım, kompost'un kelime anlamını ortaya koyarak açıklamalarımı sürdürmek isterim, her türlü organik atıklar yapraklar, otlar, çay posaları, mutfaklardan çıkan yemek hazırlamada kulllandığımız sebze atıkları, meyve atıklları kavun karpuz kabukları oluşturacağımız kompostumuzun en ideal malzemeleri durumundadırlar.
Ben kompost malzemesi olarak yabani otları caddelerde ki ağaçların dökülen yapraklarını vede çevrede kuş meraklıların yetiştirdikleri güvercin gübrelerini katmakta idim daha sonraları çay posalarını kompost içeriğine starter görevi yapacak bir etkinliğe sahip olduğunu tecrübe edince, çevremdeki kahve hanelerle anlaşarak çay posalarını almaya talip olduğumu belirterek çöpe atmamaları konusunda anlaşınca, büyük bir kaynağada sahip oluyordum.
Her gün rütün olarak gazi osman paşa merkezdeki kahve hanelerden ve çay ocaklarından her akşam giderek çek çek arabaya yerleştirdiğim 60 litrelik bidonumu dolduruyordum, bu çay posalarını katlar halınde toprak üstüne sererek süreci başlatıyordum.
Bu çalışmalar solucan gübre üretmenin ilk aşamasıydı, olgunlaşan kompostu 1x1 cm. gözlü eleklerden geçirirken aralarında solucanları varlığına rastlamam ile bu oluşumları 500 lt.lik polyester depoya taşıdım, daha sonraları topraklardan da topladığım solucanlarıda bu üniteye doldurunca, solucanların beslenmelerine uygun ortamı sağlayınca solucanlarımında çoğalmasını sağladım.
Solucanlar her gün kendi ağılıkları kadar çürüntüler tüketerk dışkılıyorlardı, solucanlar çürüntülerle beraber toprak için ve gübrenin içindeki zararlı bakterileride tüketiyorlardı, toprak içindeki yaşamları gereği vücutlarından salgıladıkları sıvın doğal antibiyotik özelliği sayesinde toprak içini steril ederek hem kendilerini hemde ortamda var olan bitkilerinde sağlıklı gelişmelerini sağlıyorlardı.
Çevreci anlayışım sayesinde atıkları değerlendirme düşüncesine girmiştim, ilk elde bahçelerde bol miktarlarda yabani otları toprağa kazandırmayı amaçlamıştım, bu konuda ne bir bilgim ne de eğitimim vardı, daha önceleri bir müşterimin muhasebe bürosunda buğday dergisinin sayfalarında Kompost'tan bahsediliyordu, bu dergilerin sayfalarının fotokopilerini alarak ilk bilgi kaynağına ulaşmıştım.
Artık kompost işleminin anlamını biliyordum, otlar yapraklar hatta her türlü sebze ve meyve artıkları birer organik zenginlik olarak atık durumundan kurtarılmayı bekliyordu, çevrecileri kutsal bir görev anlayışı içinde bu atıkları topraklara kazandırmalıydı.
Ben bu bölgeden ilk çevreci neferi olmayı azmetmiştim, artık bundan böyle kompost düşüncesiyle yatar kalkar oldum, kompost işlemini toprak içinin canlıları bakteriler yapıyordu, işçilerimiz gönüllü idiler maaş sigorta istemiyorlardı, boğaz tokluğuna çalışma içinde bu atıkları tüketerek toprak için yararlı duruma getiriyorlardı.
Bu çalışmaları Eyüp yolundaki bahçeli evimde yazlıktan döndükten sonra da hobi maksatlı olarak sürdürerek, solucan gübresini üretmeye başladım, kompost'un kelime anlamını ortaya koyarak açıklamalarımı sürdürmek isterim, her türlü organik atıklar yapraklar, otlar, çay posaları, mutfaklardan çıkan yemek hazırlamada kulllandığımız sebze atıkları, meyve atıklları kavun karpuz kabukları oluşturacağımız kompostumuzun en ideal malzemeleri durumundadırlar.
Ben kompost malzemesi olarak yabani otları caddelerde ki ağaçların dökülen yapraklarını vede çevrede kuş meraklıların yetiştirdikleri güvercin gübrelerini katmakta idim daha sonraları çay posalarını kompost içeriğine starter görevi yapacak bir etkinliğe sahip olduğunu tecrübe edince, çevremdeki kahve hanelerle anlaşarak çay posalarını almaya talip olduğumu belirterek çöpe atmamaları konusunda anlaşınca, büyük bir kaynağada sahip oluyordum.
Her gün rütün olarak gazi osman paşa merkezdeki kahve hanelerden ve çay ocaklarından her akşam giderek çek çek arabaya yerleştirdiğim 60 litrelik bidonumu dolduruyordum, bu çay posalarını katlar halınde toprak üstüne sererek süreci başlatıyordum.
Bu çalışmalar solucan gübre üretmenin ilk aşamasıydı, olgunlaşan kompostu 1x1 cm. gözlü eleklerden geçirirken aralarında solucanları varlığına rastlamam ile bu oluşumları 500 lt.lik polyester depoya taşıdım, daha sonraları topraklardan da topladığım solucanlarıda bu üniteye doldurunca, solucanların beslenmelerine uygun ortamı sağlayınca solucanlarımında çoğalmasını sağladım.
Solucanlar her gün kendi ağılıkları kadar çürüntüler tüketerk dışkılıyorlardı, solucanlar çürüntülerle beraber toprak için ve gübrenin içindeki zararlı bakterileride tüketiyorlardı, toprak içindeki yaşamları gereği vücutlarından salgıladıkları sıvın doğal antibiyotik özelliği sayesinde toprak içini steril ederek hem kendilerini hemde ortamda var olan bitkilerinde sağlıklı gelişmelerini sağlıyorlardı.


)
Comment