1958 yılında Stresa'da AB-Ortak Tarım Politikası'nın (OTP) çerçevesini belirleme konferansından bu yana yarım yüzyıl geçmiş. Altı ülkenin daha önce imzaladığı Avrupa Ekonomi Topluluğu'nu kuran Roma Anlaşması sadece OTP'nin amaçlarını belirliyordu. Birbiriyle çelişen amaçların başlıcaları şöyle sıralanıyordu: üretim faktörlerinin etkin kullanımıyla tarımda verimliliği artırmak; tarımla uğraşanların gelirini artırarak adil yaşam standardı sağlamak; piyasalarda istikrar; kıtlığı önlemek; makul fiyatlarla tüketim.
Farklı tarımsal politikalara ve yapılara sahip ülkeler karşılıklı tavizlerle Ortak Piyasa Düzenleri'ni ancak 1962 yılında başlatabildiler. İlk yıllarda desteğin hemen hemen tümü fiyatlar aracılığıyla veriliyordu. Artan üretimle beraber bu tür desteğin finansal maliyeti bütçe disiplinini aşar hale geldi. Destek bütçesinde arslan payını alan sütte hayvan başına verim ve 1973 genişlemesiyle üretim ikiye katlanmıştı. 1984 yılındaki süt kotaları politikaların değişmeden devamını sağladı.
Reformlar ve desteğin yükü
OTP' de ciddi reform arayışları içerdeki gelişmelerden çok dış baskılardan kaynaklandı. GATT'ın Uruguay Turu'nun sonuçlanmasını AB istiyordu, ancak tarım politikalarında değişikliğe gitmeden anlaşma sağlanamazdı. 1992 desteğin telafi edici ödemelere kayması bu dış baskıyla sağlandı. Bütçeden transferlerin yüksekliği ve dağılımındaki adaletsizlik, çevre ve tüketici gruplarının yükselen itirazları gıda güvenliği sorunlarıyla birleşince, toplamdaki payı düşük kalsa da, OTP'de kırsal kalkınmaya ayrılan kaynakların ikiye katlanması sağlandı.
Genişlemeyle beraber, süregelen DTÖ görüşmeleri politikalarda değişikliği gerektiriyordu. 2003 yarı dönem gözden geçirmesinde telafi edici ödemeler büyük oranda çiftliklere "tek" ödemelere çevrildi. Ödemelere hak kazanabilmek çevre, hayvan ve bitki sağlığı şartlarını yerine getirmeyi gerektirdi. Destek miktarı üretimden biraz daha bağımsız hale getirildi.
!970'lerden bu yana OTP'nin maliyeti getirisine oranla hayli arttı. OTP'nin yükü sadece AB'nin tüketicileri, vergi mükellefleri ve tarım-dışı sanayilerle sınırlı kalmadı. Uygulanan politikalar değişik ağırlıkta olsa da, uluslararası gıda fiyatlarını düşürücü etki yaptı. Özellikle gelişmekte olan ülkelerdeki çiftçiler yükün önemli bir kısmını üstlenmek zorunda kaldılar.
Sağlık kontrolü
OTP'deki değişiklikler destek miktarını düşürmekten ziyade destek bütçesini kontrol altında tutmayı hedefledi. Bu arada destek araçları arasında fiyatlara daha sınırlı araçlara doğru önemli kayışlar sağlandı.
2007'de başlatılan OTP'nin sağlık kontrolünün sonuçları henüz belli değil. Ancak, politikalarda radikal reform baklentisi düşük. "Tek çiftlik ödemesi"nin yaygınlaşması ve basitleştirilmesi sağlanabilecek. Bütçe desteklerinde gün geçtikçe artan şeffaflıkla destek dağılımındaki adaletsizlik ortaya çıkıyor. Ödemelerin %80'ninin çiftçilerin %20'sine gittiği dikkate alındığında, tek ödemeye getirilecek "üst sınır" önem kazanıyor. Yüksek üst sınır kırsal kalkınmaya ayrılan kaynakları artıracak. İç desteklerin azaltılması ve dış ticaret politikalarında radikal değişilikler ancak Doha Turu görüşmelerinin ciddiye binmesiyle mümkün hale gelebilir.
Referans
Farklı tarımsal politikalara ve yapılara sahip ülkeler karşılıklı tavizlerle Ortak Piyasa Düzenleri'ni ancak 1962 yılında başlatabildiler. İlk yıllarda desteğin hemen hemen tümü fiyatlar aracılığıyla veriliyordu. Artan üretimle beraber bu tür desteğin finansal maliyeti bütçe disiplinini aşar hale geldi. Destek bütçesinde arslan payını alan sütte hayvan başına verim ve 1973 genişlemesiyle üretim ikiye katlanmıştı. 1984 yılındaki süt kotaları politikaların değişmeden devamını sağladı.
Reformlar ve desteğin yükü
OTP' de ciddi reform arayışları içerdeki gelişmelerden çok dış baskılardan kaynaklandı. GATT'ın Uruguay Turu'nun sonuçlanmasını AB istiyordu, ancak tarım politikalarında değişikliğe gitmeden anlaşma sağlanamazdı. 1992 desteğin telafi edici ödemelere kayması bu dış baskıyla sağlandı. Bütçeden transferlerin yüksekliği ve dağılımındaki adaletsizlik, çevre ve tüketici gruplarının yükselen itirazları gıda güvenliği sorunlarıyla birleşince, toplamdaki payı düşük kalsa da, OTP'de kırsal kalkınmaya ayrılan kaynakların ikiye katlanması sağlandı.
Genişlemeyle beraber, süregelen DTÖ görüşmeleri politikalarda değişikliği gerektiriyordu. 2003 yarı dönem gözden geçirmesinde telafi edici ödemeler büyük oranda çiftliklere "tek" ödemelere çevrildi. Ödemelere hak kazanabilmek çevre, hayvan ve bitki sağlığı şartlarını yerine getirmeyi gerektirdi. Destek miktarı üretimden biraz daha bağımsız hale getirildi.
!970'lerden bu yana OTP'nin maliyeti getirisine oranla hayli arttı. OTP'nin yükü sadece AB'nin tüketicileri, vergi mükellefleri ve tarım-dışı sanayilerle sınırlı kalmadı. Uygulanan politikalar değişik ağırlıkta olsa da, uluslararası gıda fiyatlarını düşürücü etki yaptı. Özellikle gelişmekte olan ülkelerdeki çiftçiler yükün önemli bir kısmını üstlenmek zorunda kaldılar.
Sağlık kontrolü
OTP'deki değişiklikler destek miktarını düşürmekten ziyade destek bütçesini kontrol altında tutmayı hedefledi. Bu arada destek araçları arasında fiyatlara daha sınırlı araçlara doğru önemli kayışlar sağlandı.
2007'de başlatılan OTP'nin sağlık kontrolünün sonuçları henüz belli değil. Ancak, politikalarda radikal reform baklentisi düşük. "Tek çiftlik ödemesi"nin yaygınlaşması ve basitleştirilmesi sağlanabilecek. Bütçe desteklerinde gün geçtikçe artan şeffaflıkla destek dağılımındaki adaletsizlik ortaya çıkıyor. Ödemelerin %80'ninin çiftçilerin %20'sine gittiği dikkate alındığında, tek ödemeye getirilecek "üst sınır" önem kazanıyor. Yüksek üst sınır kırsal kalkınmaya ayrılan kaynakları artıracak. İç desteklerin azaltılması ve dış ticaret politikalarında radikal değişilikler ancak Doha Turu görüşmelerinin ciddiye binmesiyle mümkün hale gelebilir.
Referans

