Birkaç yıl öncesine kadar sadece sosyal aktivitelerle adını duyuran genç işadamları, oluşturdukları derneğin vizyonunu ve misyonunu değiştirerek, Isparta’nın gelişmesine ön ayak olmaya karar verdi. ‘Askıda ekmek’ projesi ile büyük ilgi toplayan ve adını IGSİAD olarak değiştiren derneğin Başkanı Rifat Özdemir, Isparta’ya ve Isparta ekonomisine bakış açılarını aktardı.
2002’DE TOHUM ATILDI
Öncelikli olarak, dernek içindeki yapılaşma sürecinizi anlatır mısınız?
Derneğimiz 2002 yılında IGAD olarak kuruldu. Kurucu başkanımız Serdar Koçer, 4 arkadaşıyla beraber böyle bir oluşumu başlattı. Daha sonra bu genişledi ve 10 kişi oldu. Derneğin ismi konusunda araştırma yapıldı ve Isparta için çalışan insanlar anlamına gelen IGAD’da karar verildi. Adı da Isparta Genç Atılımcılar Derneği oldu. 2002, 2003 ve 2004’te Isparta için hakikaten başarılı işler yaptık.
Neler yapıtınız mesela?
Örneğin askıda ekmek projesi çok iyi tuttu. Genç Atılımcılar Derneği olduğu için, bağlı olduğumuz bir üst birim, konfederasyon yoktu. Hep sosyal etkinlik derneği gibi çalıştık. 2005 yılında Hasan Avcu arkadaşımız başkan oldu. Dernek olarak Batı Anadolu Sanayici ve İşadamları Federasyonu’na (BASİFED) üye olma kararı alındı. 2006 Nisan ayında da BASİFED’e üye olduk. Derneğin ismi de IGSİAD olarak değiştirildi. Vizyonumuz ve misyonumuz da ismimizle birlikte değişti. Sosyal işlerden daha çok Isparta’nın sanayisi, sorunları belirlenmeye başladı.
BİZ GERİ KALMADIK
Isparta’nın sanayide geri kaldığının ve bu nedenle gelişme gösteremediği konuşuluyor.
Bugüne kadar hep Isparta’da sanayi geri kaldı diye savunuyordum. Ama şimdi değişik bir şey söyleyeceğim. Bundan 1 yıl önce Bursa Gemlik’ten bir nakliyeci arkadaş geldi. Oturduk sohbet ettik. Isparta’nın derli toplu bir şehir olduğunu söyledi. Ben de ‘sanayimiz yok’ diye yakındım. O da bana Bursa’nın sanayide gelişmesine karşın, kentte adam öldürme gibi olayların çoğaldığından yakındı. Ben de düşündüm ve hakikaten Isparta’da asayiş yönünden bu tür olaylara pek rastlanmıyor. Sanayi olan yerlerde göç çok olur, rant kavgası başlar ve suç oranları yükselir. Bizi şanslı olarak gördüğünü belirtti. Yani sanayiyi incelerken dikkatli olmak gerekiyor. Burada fabrikaların kurulduğunu düşünüyorum; dışardan insanlar gelecek ve suç oranları artacak...
TARIM VE TURİZM KENTİ OLMALIYIZ
Isparta nasıl bir şehir olmalı?
Bana göre tarım ve turizm şehri olmalı Isparta. Tarımla ilgili çok fazla çalışmamız olmadı bizim. Ama Ticaret Borsası’ndan takip ettiğimize göre, Isparta’da ciddi bir tarım potansiyeli var. Ancak bu potansiyel ciddi manada kullanılamıyor. Örneğin Manisa’dan bir işadamı Isparta’ya yatırım yapmak istediğini söyledi. Bu yatırım da tarım sektöründe olacak. Dışardan biri Isparta tarımının ne kadar ilerlediğini ve ilerleyebileceğini görebiliyor. Elmacılıkta daha iyi yerlere gelinebilir. Bu işadamının, Niğde’nin elma üretiminde Isparta’nın önüne geçtiğini ve 5 yıla kadar bu değerin de kaybedileceğini söylemesi enteresandı. Bu noktada tarım ve turizmle ilgili konuların başındaki insanların yöneticiliği çok önemli. Onlar çalışırlarsa her şey yoluna girer...
Hayalinizde nasıl bir Isparta var?
Isparta’nın çalışkan yöneticilere ihtiyacı var. Vizyon nedir, dünyaya bakışı iyi olan kişilere ihtiyaç var. Bir arkadaşımın sözü vardır; Isparta’ya bir şey yapacaksan Antalya’ya bakacaksın. Antalya’da bir şey yapacaksan İstanbul’a, İstanbul’da bir şey yapacaksan da Avrupa’ya bakacaksın. Antalya bizim için büyük bir potansiyel. Antalya bir Avrupa kenti gibi hızlı büyüyor. Buradan çok şey öğrenmemiz lazım.
Ispartalı’nın en büyük eksikliği size göre nedir?
Proje üretemiyoruz. Çünkü bir kent önderimiz yok. Bu fikir sadece benim değil, tüm dernek üyelerimizin fikri. Isparta’nın bir kent önderine ihtiyacı var. Çünkü, bakıyorsunuz herkes ‘ben’ olmak istiyor. Bütün yöneticiler, bütün kurumların idarecileri ‘ben yaptım’ demek istiyor. Bu çok tehlikeli bir şey. ‘Biz yaptık’ lafı, ekip çalışması Isparta’da yok. Bu da neden olmaya başladı? Isparta’da kazançlar azalmaya başladığı için, sıkıntılar başladı. İnsanlar para kazanırken, birbirlerine yardım etmeyi severler. Ama işler kötüye gidiyorsa, kendime yeni alanlar ararım. Isparta şimdi bu konumda. Herkes birbirinin ayağını çelmeye çalışıyor.
Isparta’nın bu noktada bir ‘kent önderi’ne ihtiyaç duyduğunu da söylediniz. Sizce bu kişi kim olabilir?
Isparta’nın kent önderi bana göre öncelikle bütçesi olan bir insan olmalı. Örneğin geçmişte Isparta’nın kent önderinin Şevket Demirel olduğunu açıkça söyleyebilirim. Şevket Demirel, ayda bir veya iki ayda bir belediye başkanı, vali, işadamları, kamudan genel müdürler, müdürleri bir araya getirir, bir akşam yemeği verirdi. Sıradan bir akşam yemeği olurdu bu. Ama herkes bu yemekte fikrini söylerdi. Fikirler dinlenirdi. Çünkü, o insanların fikirleri çok çok önemli. Orada konuşulanları şehre yansıtabilmek çok önemli. ‘Yöneticiler her şeyi görecek’ diye bir şey yok. Özellikle siyasilerin insanları çok iyi dinlemesi gerekiyor. Ama bu durum son yıllarda tamamen oy peşinde koşmaya dönüştü. Oturup da fikirleri dinlemiyorlar. Bizim derneğimizde her siyasi gruptan insan var. Ortak noktada buluşuyoruz. Biz burada doğup büyüdük. Her şey Isparta için.
Bana göre şu an için ‘kent önderi’ olacak en doğru kişi, Belediye Başkanı Hasan Balaman’dır. Belediye Başkanı Balaman, işadamlarına çağrıda bulundu, ülke genelinde yatırımcıları davet etti, Pomza’yı tanıttı. Yaptığı şey bana göre doğru. Pomza konusunda Başkan Balaman, herkesin fikrini aldı, ama ortak fikirler çıkmadı. Ama aynı anda oturulup konuşulsaydı, ben adım gibi eminim, Isparta Pomza’ya sahip çıkardı. Pomza, Isparta için hakikaten çok önemli bir değer. ‘Isparta’da müteşebbis yok’ deniyor ama bence var. Isparta’da hiç mi fabrika yok? Bu insanlar fabrikalarını kurarken, dışardan gelip kurmadılar. Böyle 45-50 insan sayarız. Bu kişilerin hepsi müteşebbis. Ama durumlar tersine tersine gidiyor. İnsanlar mevcut işlerini yürütmekte son derece zorlanıyorlar. Yeni bir yatırım için değerlendirme yapacak vakitleri, durumları yok. ‘Sana Pomza madenini vereceğiz, yatırım yap’ deseniz, Isparta’da ben öyle bir insan göremiyorum. Hakikaten bu konuda sıkıntılıyız. Bu yatırım yapılacaksa, dışardan yatırımcı aramanın bana göre bir abesliği yok.
Akşam
2002’DE TOHUM ATILDI
Öncelikli olarak, dernek içindeki yapılaşma sürecinizi anlatır mısınız?
Derneğimiz 2002 yılında IGAD olarak kuruldu. Kurucu başkanımız Serdar Koçer, 4 arkadaşıyla beraber böyle bir oluşumu başlattı. Daha sonra bu genişledi ve 10 kişi oldu. Derneğin ismi konusunda araştırma yapıldı ve Isparta için çalışan insanlar anlamına gelen IGAD’da karar verildi. Adı da Isparta Genç Atılımcılar Derneği oldu. 2002, 2003 ve 2004’te Isparta için hakikaten başarılı işler yaptık.
Neler yapıtınız mesela?
Örneğin askıda ekmek projesi çok iyi tuttu. Genç Atılımcılar Derneği olduğu için, bağlı olduğumuz bir üst birim, konfederasyon yoktu. Hep sosyal etkinlik derneği gibi çalıştık. 2005 yılında Hasan Avcu arkadaşımız başkan oldu. Dernek olarak Batı Anadolu Sanayici ve İşadamları Federasyonu’na (BASİFED) üye olma kararı alındı. 2006 Nisan ayında da BASİFED’e üye olduk. Derneğin ismi de IGSİAD olarak değiştirildi. Vizyonumuz ve misyonumuz da ismimizle birlikte değişti. Sosyal işlerden daha çok Isparta’nın sanayisi, sorunları belirlenmeye başladı.
BİZ GERİ KALMADIK
Isparta’nın sanayide geri kaldığının ve bu nedenle gelişme gösteremediği konuşuluyor.
Bugüne kadar hep Isparta’da sanayi geri kaldı diye savunuyordum. Ama şimdi değişik bir şey söyleyeceğim. Bundan 1 yıl önce Bursa Gemlik’ten bir nakliyeci arkadaş geldi. Oturduk sohbet ettik. Isparta’nın derli toplu bir şehir olduğunu söyledi. Ben de ‘sanayimiz yok’ diye yakındım. O da bana Bursa’nın sanayide gelişmesine karşın, kentte adam öldürme gibi olayların çoğaldığından yakındı. Ben de düşündüm ve hakikaten Isparta’da asayiş yönünden bu tür olaylara pek rastlanmıyor. Sanayi olan yerlerde göç çok olur, rant kavgası başlar ve suç oranları yükselir. Bizi şanslı olarak gördüğünü belirtti. Yani sanayiyi incelerken dikkatli olmak gerekiyor. Burada fabrikaların kurulduğunu düşünüyorum; dışardan insanlar gelecek ve suç oranları artacak...
TARIM VE TURİZM KENTİ OLMALIYIZ
Isparta nasıl bir şehir olmalı?
Bana göre tarım ve turizm şehri olmalı Isparta. Tarımla ilgili çok fazla çalışmamız olmadı bizim. Ama Ticaret Borsası’ndan takip ettiğimize göre, Isparta’da ciddi bir tarım potansiyeli var. Ancak bu potansiyel ciddi manada kullanılamıyor. Örneğin Manisa’dan bir işadamı Isparta’ya yatırım yapmak istediğini söyledi. Bu yatırım da tarım sektöründe olacak. Dışardan biri Isparta tarımının ne kadar ilerlediğini ve ilerleyebileceğini görebiliyor. Elmacılıkta daha iyi yerlere gelinebilir. Bu işadamının, Niğde’nin elma üretiminde Isparta’nın önüne geçtiğini ve 5 yıla kadar bu değerin de kaybedileceğini söylemesi enteresandı. Bu noktada tarım ve turizmle ilgili konuların başındaki insanların yöneticiliği çok önemli. Onlar çalışırlarsa her şey yoluna girer...
Hayalinizde nasıl bir Isparta var?
Isparta’nın çalışkan yöneticilere ihtiyacı var. Vizyon nedir, dünyaya bakışı iyi olan kişilere ihtiyaç var. Bir arkadaşımın sözü vardır; Isparta’ya bir şey yapacaksan Antalya’ya bakacaksın. Antalya’da bir şey yapacaksan İstanbul’a, İstanbul’da bir şey yapacaksan da Avrupa’ya bakacaksın. Antalya bizim için büyük bir potansiyel. Antalya bir Avrupa kenti gibi hızlı büyüyor. Buradan çok şey öğrenmemiz lazım.
Ispartalı’nın en büyük eksikliği size göre nedir?
Proje üretemiyoruz. Çünkü bir kent önderimiz yok. Bu fikir sadece benim değil, tüm dernek üyelerimizin fikri. Isparta’nın bir kent önderine ihtiyacı var. Çünkü, bakıyorsunuz herkes ‘ben’ olmak istiyor. Bütün yöneticiler, bütün kurumların idarecileri ‘ben yaptım’ demek istiyor. Bu çok tehlikeli bir şey. ‘Biz yaptık’ lafı, ekip çalışması Isparta’da yok. Bu da neden olmaya başladı? Isparta’da kazançlar azalmaya başladığı için, sıkıntılar başladı. İnsanlar para kazanırken, birbirlerine yardım etmeyi severler. Ama işler kötüye gidiyorsa, kendime yeni alanlar ararım. Isparta şimdi bu konumda. Herkes birbirinin ayağını çelmeye çalışıyor.
Isparta’nın bu noktada bir ‘kent önderi’ne ihtiyaç duyduğunu da söylediniz. Sizce bu kişi kim olabilir?
Isparta’nın kent önderi bana göre öncelikle bütçesi olan bir insan olmalı. Örneğin geçmişte Isparta’nın kent önderinin Şevket Demirel olduğunu açıkça söyleyebilirim. Şevket Demirel, ayda bir veya iki ayda bir belediye başkanı, vali, işadamları, kamudan genel müdürler, müdürleri bir araya getirir, bir akşam yemeği verirdi. Sıradan bir akşam yemeği olurdu bu. Ama herkes bu yemekte fikrini söylerdi. Fikirler dinlenirdi. Çünkü, o insanların fikirleri çok çok önemli. Orada konuşulanları şehre yansıtabilmek çok önemli. ‘Yöneticiler her şeyi görecek’ diye bir şey yok. Özellikle siyasilerin insanları çok iyi dinlemesi gerekiyor. Ama bu durum son yıllarda tamamen oy peşinde koşmaya dönüştü. Oturup da fikirleri dinlemiyorlar. Bizim derneğimizde her siyasi gruptan insan var. Ortak noktada buluşuyoruz. Biz burada doğup büyüdük. Her şey Isparta için.
Bana göre şu an için ‘kent önderi’ olacak en doğru kişi, Belediye Başkanı Hasan Balaman’dır. Belediye Başkanı Balaman, işadamlarına çağrıda bulundu, ülke genelinde yatırımcıları davet etti, Pomza’yı tanıttı. Yaptığı şey bana göre doğru. Pomza konusunda Başkan Balaman, herkesin fikrini aldı, ama ortak fikirler çıkmadı. Ama aynı anda oturulup konuşulsaydı, ben adım gibi eminim, Isparta Pomza’ya sahip çıkardı. Pomza, Isparta için hakikaten çok önemli bir değer. ‘Isparta’da müteşebbis yok’ deniyor ama bence var. Isparta’da hiç mi fabrika yok? Bu insanlar fabrikalarını kurarken, dışardan gelip kurmadılar. Böyle 45-50 insan sayarız. Bu kişilerin hepsi müteşebbis. Ama durumlar tersine tersine gidiyor. İnsanlar mevcut işlerini yürütmekte son derece zorlanıyorlar. Yeni bir yatırım için değerlendirme yapacak vakitleri, durumları yok. ‘Sana Pomza madenini vereceğiz, yatırım yap’ deseniz, Isparta’da ben öyle bir insan göremiyorum. Hakikaten bu konuda sıkıntılıyız. Bu yatırım yapılacaksa, dışardan yatırımcı aramanın bana göre bir abesliği yok.
Akşam

