AB TÜRKİYE 2008 İLERLEME RAPORU
4.11. Fasıl 11: Tarım
Ortak Tarım Politikası’yla (OTP) mevzuat uyumlaştırılması konusunda sınırlı bir ilerleme kaydedilmiştir. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nın (TKIB) yeniden yapılandırılması konusunda bir ilerleme olmamıştır.
Yatay konular bağlamında, Türkiye sınırlı gelişme kaydetmiştir. Hükümetin, üretimden bağımsız alan ödemelerini kaldırarak, yerine üretimle bağlantılı ödemeler getirilmesine ilişkin niyet beyanı, endişe kaynağı olmaya devam etmektedir. Böyle bir gelişme, Türkiye’nin tarım politikasının; reform edilen OTP, rekabetçilik ve pazar yöneliminden uzaklaşmasına yol açabilir.
Türkiye, tarımsal alan kimliklendirmesi ve çiftçi kayıt sistemi stratejisinin geliştirilmesi hazırlıkları ile AB müktesebatıyla uyumlu tarımsal istatistik stratejisi geliştirmede ilerleme sağlamaktadır. Tarımsal Muhasebe Veri Ağı (FADN) pilot projesinin kurulması konusunda çabalar devam etmektedir.
Türkiye, AB kaynaklı sığır eti ve canlı hayvan ithalatı yasağını sürdürmektedir. Bu engeller ikili yükümlülüklerle uyumlu olmayıp, bunların ortadan kaldırılması bu fasıldaki katılım müzakerelerinin başlaması için kilit bir unsurdur.
Ortak Pazar örgütlenmeleriyle ilgili olarak, hububat, pirinç ve çeltik alım satımına ilişkin iki tüzüğün kabul edilmesiyle biraz gelişme kaydedilebilmiştir. Meyve ve sebzede Türk yasal mevzuatının AB pazarlama standartlarına uyumunda da ilerleme kaydedilmiştir. Bütün taze meyve sebzelerin AB’ye ithalatı yapılmadan önce Türk makamları tarafından yapılan uygunluk kontrol işlemleri AB/Topluluk tarafından tanınmaktadır.
Kırsal kalkınmayla ilgili olarak önemli ilerleme sağlanmıştır. Katılım Öncesi Yardım Aracının V. bileşeni (IPARD) altında hazırlanan ve tarım ve kırsal kalkınma alanlarında politikalar geliştirilmesi ile Ortak Tarım Politikası’nın yönetimi ve uygulanma hazırlıklarına destek olmak amacıyla tasarlanan 2007–2013 Türkiye Kırsal Kalkınma Programı Şubat 2008’de AB Komisyonu tarafından onaylanmıştır. Bu, IPARD’ın Türkiye’de uygulanmasına yönelik önemli bir adımı teşkil etmektedir. İdari yapılarla ilgili olarak, IPARD Ajansı Başkanı atanmış ve akreditasyon süreci için özlü bir faaliyet planı Komisyona sunulmuştur.
Plan uyarınca, Komisyon tarafından idari yetkilerin verilmesi Haziran 2009 için öngörülmektedir. İdare makamının faaliyeti için yasal çerçeve mevcuttur ve hem merkez için hem il düzeyinde personel atanmakta ve eğitilmektedir.
Kalite politikası ve organik tarımla ilgili olarak, herhangi bir gelişme kaydedilememiştir. Organik tarımla ilgili olarak, Türkiye, Konsey Tüzüğü’nün (AET) 11 maddesi (2092/91) uyarınca organik ürünlerin ithalatında üçüncü ülkelerle eşit listede yer almak için çabalarını sürdürmektedir. Komisyon, Türkiye’nin organik tarım üretim kuralları ve kontrol sistemine ilişkin ilave bilginin 2007 yılı sonunda iletilmesini müteakiben, birkaç noktayı kapatabilmiştir. Organik tarım ve denetim sisteminde izin verilen girdilere onay verilmesi temel endişe alanları olarak kalmaktadır.
“Tarım ve Kırsal Kalkınma” Faslı, Genel İşler ve Dış İlişkiler Konseyi (GIDIK) tarafından 11 Aralık 2006 tarihinde Türkiye’ye ilişkin olarak kabul edilen ve 14/15 Aralık 2006’da Avrupa Konseyi tarafından onaylanan kararların kapsadığı sekiz fasıldan biridir. Kıbrıs bayrağı taşıyan veya uğradığı son liman Kıbrıs’ta olan gemi ve uçakların taşıdığı malların serbest dolaşımı üzerindeki sınırlamalar devam ettiği müddetçe, Türkiye bu fasla ilişkin müktesebatı bütünüyle uygulayabilecek konumda olmayacaktır.
Sonuç
Müktesebat uyumu sınırlı kalmaya devam etmektedir. Türkiye, IPARD’ın uygulanması için gerekli kapasitenin tesisine ilişkin önemli gelişme sağlamıştır. Ancak, tamamen yerel idare sistemi içinde faaliyet gösterebilmesi için, gerekli idari ve kontrol yapılarının kurulmasının tamamlanması gerekmektedir. OTP ile ilgili idari yapılara ilişkin olarak ilerleme, FADN sistemi ve meyve-sebzelerle sınırlıdır. Üretime bağlı destek sisteminin güçlendirilmesiyle, Türkiye’deki mevcut destekleme ve stratejik politika planlamasının yenilenen OTP ilkelerinden uzaklaşacak şekilde geliştiği görülmektedir. İkili yükümlülüklerin hilafına büyükbaş hayvan ticaretindeki teknik engeller ortada durmaktadır. Genel olarak, bu fasıldaki hazırlıklar hala erken aşamadadır.
4.12. Fasıl 12: Gıda Güvenliği, Veterinerlik ve Bitki Sağlığı Politikası
AB gıda güvenliği politikasına ilişkin mevzuatın aktarılması ve uygulaması sınırlı kalmıştır. Özellikle kontrol birimlerinin sorumluluklarını açıkça belirleyecek olan Gıda, Veterinerlik, Yem, Hijyen ve Resmi Kontroller Çerçeve Kanunu henüz kabul edilmemiştir.
Genel gıda güvenliği politikasıyla ilgili olarak, Ulusal Gıda ve Yem Acil Uyarı Sistemi geliştirilmiştir. Bildirimlerin etkin bir şekilde takibi amacıyla yerel birimler doğrudan Tarım ve Köyişleri Bakanlığına bağlanmıştır. RAFFS acil uyarılarının takibine ilişkin izleme raporlarının aylık olarak Komisyona gönderilmesine devam edilmiştir. Bununla birlikte, alınan bildirimlerin sayısı halen çok yüksek seviyededir. Acil uyarıların takibine ve düzeltici önlemlerin uygulanmasına ilişkin daha fazla çabaya ihtiyaç duyulmaktadır.
Veterinerlik politikasına ilişkin olarak müktesebatın aktarılması ve uygulanması hususlarında Türkiye sınırlı ilerleme kaydetmiştir.
İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı’nda bulunan Türkiye’nin ilk Veterinerlik Sınır Kontrol Noktası (VSKN) henüz tam olarak operasyonel değildir. Hayvansal ürün sevkiyatının önemli bir bölümü halen İstanbul Atatürk Havalimanı’ndan yapıldığı için az bir kısmı bu VSKN’ye gelmektedir. Halen üç kara iki liman VSKN’nın inşası sürmektedir. Büyükbaş hayvanların kimliklendirilmesi ve kayıt altına alınmasıyla ülke içi hareketlerinin kontrolü sistemi, işletmelerin kayıt altına alınması (hayvan pazarları dahil), tüm hayvan hareketlerin kontrolü ve veritabanını kullananların eğitimleri bakımından iyileştirilmiştir. Türkiye sistemi müktesebatla uyumlaştırmak amacıyla çabalarını artırmıştır. Bununla birlikte büyükbaş hayvan hareketlerinin kaydına ilişkin veritabanı hakkında ek çabaya ihtiyaç duyulmaktadır.
Koyun ve keçi türü hayvanların kayıtlarına ilişkin hazırlık çalışmaları, koyun ve keçilerin AB şartlarına göre kimliklendirilmesi için bir sistem kurulması amacıyla devam etmektedir. Şimdilik, sadece bazı illerde, küçükbaş hayvanların isteğe bağlı olarak kimliklendirilmesi ve kayıt altına alınması çalışmalarına başlanmıştır. Evcil hayvanların ticari olmayan hareketlerine dair bir ilerleme ise kaydedilmemiştir.
Türkiye hayvan hastalıklarıyla mücadele alanındaki çabalarını sürdürmektedir. Çabalar, önceki yıllarda olduğu üzere, kuş gribi (AI) ve şap hastalığına (FMD) odaklanmıştır. Rapor döneminde kuş gribi salgınlarının sayısı düşük kalmış ve bu salgınlar kamu sağlığı yetkililerinin işbirliğiyle başarılı bir şekilde kontrol altına alınabilmiştir. Bilinçlendirme kampanyaları yoğun olarak gerçekleştirilmiştir. Kuş Gribine Karşı Korunma ve Mücadele Yönetmeliği yürürlüğe girmiştir. Trakya ve Anadolu arasındaki hayvan hareketlerine ilişkin sıkı tedbirler, Trakya’da meydana gelen şap hastalığı salgınları üzerinde olumlu bir etki yaratmış ve böylece Trakya’da görülen şap hastalığı salgınları sayısında önemli ölçüde azalma kaydedilmiştir. Trakya’da en son Eylül 2007’de şap hastalığı salgını vuku bulmuştur. Alanda kayda değer herhangi bir ilerleme kaydedilmemiş olmakla birlikte, Türkiye ayrıca
Trakya’nın brüsella ve tüberklozdan arî statü elde edebilmesine odaklanmıştır. Bulaşıcı süngersi ensefalopati (BSE) alanında gelişme kaydedilmemiştir. Türkiye, AB Hayvan Hastalıkları Bildirim Sistemine (ADNS) gönüllü olarak katılmaya devam etmektedir. AB’ye ve diğer uluslararası kuruluşlara hayvan hastalıkları hususunda yararlı bilgiler sağlanmaya devam edilmiştir.
Türkiye, ulusal kalıntı izleme planının uygulanması ve takibiyle, veterinerlik tıbbi ürünlerinin kontrolüne ilişkin işlemlerde ilerleme sağlamıştır. Bununla birlikte, özellikle laboratuar alanında ve AB mevzuatınca üzerinde kontrol gereken tüm aktif maddelerin kalıntılarında ek ilerleme zaruridir.
Türkiye’nin veterinerlik denetimleri ve kontrollerinin finanse edilmesi konusundaki mevcut sistemi AB uygulamalarıyla uyumlu değildir. Canlı hayvan ve hayvansal ürünlerin ithalat şartlarına ilişkin hiçbir gelişme gözlemlenmemiştir. Canlı hayvan ve hayvansal ürünlerin ithalatında her bir sevkiyat için ayrı bir ithal lisansı uygulamasında değişiklik olmamıştır. Et ve canlı hayvan ithali üzerindeki de facto kısıtlama devam etmektedir (Bkz 11. fasıl). Türkiye hayvan refahı ve hayvan yetiştiriciliğiyle ilgili konularda da bir gelişme kaydetmemiştir.
Gıda ve yem ürünlerinin piyasaya sürülmesine ilişkin herhangi bir ilerleme olmamıştır. Bu fasıldaki katılım müzakerelerinin kilit bir unsurunu oluşturan hijyen paketinin mevzuata aktarılması henüz tamamlanmamıştır. Farklı daireler ve kurumlar arasındaki görevlerin net bir şekilde bölünmemiş olması, halen resmi kontroller alanında sorunlara yol açmaktadır. Yoğun eğitim programlarının sonucu olarak idari yapılarda bazı iyileşmeler gözlemlenmiştir. Denetim birimlerinin akreditasyonuna ilişkin çalışmalar başlamış olmakla birlikte, bu alanda somut ilerleme kaydedilmemiştir. Ankara’da bir Ulusal Gıda Referans Laboratuarı kurulması için gerekli hukuki altyapı oluşturulmuştur. Birçok ürün için risk bazlı yıllık kontrol programları oluşturulmuştur. Denetleme ve kontrol programlarının daha etkin uygulanmasını sağlayacak olan bilgi ağı sistemi iyileştirilmiştir. Bu başlık altındaki katılım müzakerelerinin kilit taşlarından biri olan tarımsal gıda tesislerinin AB yapısal gerekliliklerine göre sınıflandırılmasına ilişkin ön çalışmalar başlatılmıştır. Bununla birlikte, tarımsal gıda tesislerinin AB hijyen şartlarına uyum sağlayabilmeleri için herhangi bir adım atılmamıştır.
Hayvansal yan ürünler konusunda ilerleme gözlemlenmemiştir. Etiketleme, sunuş ve reklam, katkılar ve saflık kriterleri, öz çözücüleri, hızla dondurulmuş yiyecekler, özel beslenme amaçlı gıdalar ve ışınlanmış gıdalara ilişkin mevzuatta uygulama ve müktesebata uyum ilerlemiştir.
Tatlandırıcılar, gıda ilaveleri, yeni gıdalar ve genetik olarak değiştirilen organizmalarla (GMO) ilgili müktesebata uyum henüz tamamlanmamıştır. Gıda ile temas eden malzemelere ilişkin mevzuatta uygulama ve müktesebata uyum ilerlemiştir; bununla birlikte sistemin tam olarak AB sistemiyle uyumlu hale getirilmesi için daha ileri uyarlamalara ihtiyaç bulunmaktadır.
Aflatoksinden etkilenme halen temel bir sorun olmaya devam etmektedir. Gıda Maddelerinde Kurşun, Kadmiyum, Cıva, İnorganik Kalay, 3-Monokloropropan-1,2-Diol ve Benzopiren Seviyelerinin Resmi Kontrolü İçin Numune Alma, Numune Hazırlama ve Analiz Metodu Kriterleri Tebliği ve Gıda Maddelerindeki Bulaşanların Maksimum Limitleri Hakkında Tebliğ yürürlüğe girmiştir. Maden suları konusundaki uyum ileridir. Yemlerle ilgili özel kurallar alanında gelişme gözlemlenmemiştir.
Bitki sağlığı alanındaki ilerleme sınırlı kalmıştır. Bitki koruma ürünleri alanındaki müktesebata uyum ileri bir seviyededir. Tohum ve Çoğaltım Materyali Uygulama Yönetmeliği yürürlüğe girmiştir. Bitki sağlığı ve tarımsal karantina konularındaki kanun henüz kabul edilmemiştir. Bitki sağlığı alanındaki uluslararası anlaşmalar konusunda bir gelişme olmamıştır.
Sonuç
Gıda güvenliği, veterinerlik ve bitki sağlığı politikası alanında sınırlı ilerleme sağlanmıştır ve bu politikanın güçlendirilmesi gerekmektedir. Bu fasılda müktesebatın uyumlaştırılması ve uygulanması hususunda önemli gayret gösterilmesi gerekmektedir. Uygulamanın tam olarak yapılabilmesi için merkezi ve yerel seviyelerde idari kapasitenin güçlendirilmesi yaşamsaldır.
4.13. Fasıl 13: Balıkçılık
Balıkçılık konusundaki müktesebata uyumda önemli bir gelişme kaydedilmemiştir. Gözden geçirilmiş Balıkçılık Kanunu henüz kabul edilmemiştir. Merkezi idare yapıları yetersiz kalmaya devam etmektedir. Yetkilerin farklı bakanlıklar arasında hatta Tarım ve Köyişleri Bakanlığı bünyesinde farklı daireler arasında dağılımı devam etmektedir.
Kaynak ve filo yönetimi konusunda bazı ilerlemeler kaydedilmiştir. Balıkçılık Bilgi Sistemi hususunda ilerleme kaydedilmekle birlikte sistem henüz tam olarak işler halde değildir.
Türkiye’nin 86 adet orkinos teknesini uyduyla izleme sistemi (VMS) işler haldedir. Bu izleme sistemi hâlihazırda 196 adet teknede kullanılmaktadır. İki ek Balıkçılık Liman Ofisi kurulmuş ve işler hale getirilmiştir. Stokların değerlendirilmesi alanında ilerleme kaydedilmemiştir.
Denetleme ve kontrol konularında ise kısıtlı gelişme kaydedilmiştir. 12 metreden büyük balıkçı teknelerinde avlanan balık miktarlarının seyir defterlerine işlenmesi artık zorunludur. Bu uygulama yakalanan balık miktarının kayıt altına alınmasını ve raporlamayı sağlayacaktır. Türkiye, pilot uygulama olarak 10 toptan satış yerinde satış defteri uygulamasına geçmek amacıyla çalışmaları başlatmıştır.
Yapısal eylemler, piyasa politikası ve devlet yardımlarına ilişkin gelişme kaydedilmemiştir.
Uluslararası anlaşmalar konusuna gelince, Türkiye Yemen’le bir Balıkçılık Anlaşması, Gürcistan’la ise Balıkçılık İşbirliği Protokolü imzalamıştır.
“Balıkçılık” faslı, Genel İşler ve Dış İlişkiler Konseyi (GİDİK) tarafından 11 Aralık 2006 tarihinde Türkiye’ye ilişkin olarak kabul edilen ve 14/15 Aralık 2006’da Avrupa Konseyi tarafından onaylanan kararların kapsadığı sekiz fasıldan biridir. Kıbrıs bayrağı taşıyan veya uğradığı son liman Kıbrıs’ta olan gemi ve uçakların taşıdığı malların serbest dolaşımı üzerindeki sınırlamalar devam ettiği müddetçe, Türkiye bu fasla ilişkin müktesebatı bütünüyle uygulayabilecek konumda olmayacaktır.
Sonuç
Kaynak ve filo yönetimi ile denetim ve kontrol alanlarında kısıtlı ilerleme kaydedilmiştir. Bununla birlikte, Türkiye bu fasılda mevzuat uyumu hususunda ilerleme sağlamamıştır. Ortak Balıkçılık Politikasının gelecekte uygulanabilmesi için gerekli idari yapıları henüz oluşturulmamıştır.
4.11. Fasıl 11: Tarım
Ortak Tarım Politikası’yla (OTP) mevzuat uyumlaştırılması konusunda sınırlı bir ilerleme kaydedilmiştir. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nın (TKIB) yeniden yapılandırılması konusunda bir ilerleme olmamıştır.
Yatay konular bağlamında, Türkiye sınırlı gelişme kaydetmiştir. Hükümetin, üretimden bağımsız alan ödemelerini kaldırarak, yerine üretimle bağlantılı ödemeler getirilmesine ilişkin niyet beyanı, endişe kaynağı olmaya devam etmektedir. Böyle bir gelişme, Türkiye’nin tarım politikasının; reform edilen OTP, rekabetçilik ve pazar yöneliminden uzaklaşmasına yol açabilir.
Türkiye, tarımsal alan kimliklendirmesi ve çiftçi kayıt sistemi stratejisinin geliştirilmesi hazırlıkları ile AB müktesebatıyla uyumlu tarımsal istatistik stratejisi geliştirmede ilerleme sağlamaktadır. Tarımsal Muhasebe Veri Ağı (FADN) pilot projesinin kurulması konusunda çabalar devam etmektedir.
Türkiye, AB kaynaklı sığır eti ve canlı hayvan ithalatı yasağını sürdürmektedir. Bu engeller ikili yükümlülüklerle uyumlu olmayıp, bunların ortadan kaldırılması bu fasıldaki katılım müzakerelerinin başlaması için kilit bir unsurdur.
Ortak Pazar örgütlenmeleriyle ilgili olarak, hububat, pirinç ve çeltik alım satımına ilişkin iki tüzüğün kabul edilmesiyle biraz gelişme kaydedilebilmiştir. Meyve ve sebzede Türk yasal mevzuatının AB pazarlama standartlarına uyumunda da ilerleme kaydedilmiştir. Bütün taze meyve sebzelerin AB’ye ithalatı yapılmadan önce Türk makamları tarafından yapılan uygunluk kontrol işlemleri AB/Topluluk tarafından tanınmaktadır.
Kırsal kalkınmayla ilgili olarak önemli ilerleme sağlanmıştır. Katılım Öncesi Yardım Aracının V. bileşeni (IPARD) altında hazırlanan ve tarım ve kırsal kalkınma alanlarında politikalar geliştirilmesi ile Ortak Tarım Politikası’nın yönetimi ve uygulanma hazırlıklarına destek olmak amacıyla tasarlanan 2007–2013 Türkiye Kırsal Kalkınma Programı Şubat 2008’de AB Komisyonu tarafından onaylanmıştır. Bu, IPARD’ın Türkiye’de uygulanmasına yönelik önemli bir adımı teşkil etmektedir. İdari yapılarla ilgili olarak, IPARD Ajansı Başkanı atanmış ve akreditasyon süreci için özlü bir faaliyet planı Komisyona sunulmuştur.
Plan uyarınca, Komisyon tarafından idari yetkilerin verilmesi Haziran 2009 için öngörülmektedir. İdare makamının faaliyeti için yasal çerçeve mevcuttur ve hem merkez için hem il düzeyinde personel atanmakta ve eğitilmektedir.
Kalite politikası ve organik tarımla ilgili olarak, herhangi bir gelişme kaydedilememiştir. Organik tarımla ilgili olarak, Türkiye, Konsey Tüzüğü’nün (AET) 11 maddesi (2092/91) uyarınca organik ürünlerin ithalatında üçüncü ülkelerle eşit listede yer almak için çabalarını sürdürmektedir. Komisyon, Türkiye’nin organik tarım üretim kuralları ve kontrol sistemine ilişkin ilave bilginin 2007 yılı sonunda iletilmesini müteakiben, birkaç noktayı kapatabilmiştir. Organik tarım ve denetim sisteminde izin verilen girdilere onay verilmesi temel endişe alanları olarak kalmaktadır.
“Tarım ve Kırsal Kalkınma” Faslı, Genel İşler ve Dış İlişkiler Konseyi (GIDIK) tarafından 11 Aralık 2006 tarihinde Türkiye’ye ilişkin olarak kabul edilen ve 14/15 Aralık 2006’da Avrupa Konseyi tarafından onaylanan kararların kapsadığı sekiz fasıldan biridir. Kıbrıs bayrağı taşıyan veya uğradığı son liman Kıbrıs’ta olan gemi ve uçakların taşıdığı malların serbest dolaşımı üzerindeki sınırlamalar devam ettiği müddetçe, Türkiye bu fasla ilişkin müktesebatı bütünüyle uygulayabilecek konumda olmayacaktır.
Sonuç
Müktesebat uyumu sınırlı kalmaya devam etmektedir. Türkiye, IPARD’ın uygulanması için gerekli kapasitenin tesisine ilişkin önemli gelişme sağlamıştır. Ancak, tamamen yerel idare sistemi içinde faaliyet gösterebilmesi için, gerekli idari ve kontrol yapılarının kurulmasının tamamlanması gerekmektedir. OTP ile ilgili idari yapılara ilişkin olarak ilerleme, FADN sistemi ve meyve-sebzelerle sınırlıdır. Üretime bağlı destek sisteminin güçlendirilmesiyle, Türkiye’deki mevcut destekleme ve stratejik politika planlamasının yenilenen OTP ilkelerinden uzaklaşacak şekilde geliştiği görülmektedir. İkili yükümlülüklerin hilafına büyükbaş hayvan ticaretindeki teknik engeller ortada durmaktadır. Genel olarak, bu fasıldaki hazırlıklar hala erken aşamadadır.
4.12. Fasıl 12: Gıda Güvenliği, Veterinerlik ve Bitki Sağlığı Politikası
AB gıda güvenliği politikasına ilişkin mevzuatın aktarılması ve uygulaması sınırlı kalmıştır. Özellikle kontrol birimlerinin sorumluluklarını açıkça belirleyecek olan Gıda, Veterinerlik, Yem, Hijyen ve Resmi Kontroller Çerçeve Kanunu henüz kabul edilmemiştir.
Genel gıda güvenliği politikasıyla ilgili olarak, Ulusal Gıda ve Yem Acil Uyarı Sistemi geliştirilmiştir. Bildirimlerin etkin bir şekilde takibi amacıyla yerel birimler doğrudan Tarım ve Köyişleri Bakanlığına bağlanmıştır. RAFFS acil uyarılarının takibine ilişkin izleme raporlarının aylık olarak Komisyona gönderilmesine devam edilmiştir. Bununla birlikte, alınan bildirimlerin sayısı halen çok yüksek seviyededir. Acil uyarıların takibine ve düzeltici önlemlerin uygulanmasına ilişkin daha fazla çabaya ihtiyaç duyulmaktadır.
Veterinerlik politikasına ilişkin olarak müktesebatın aktarılması ve uygulanması hususlarında Türkiye sınırlı ilerleme kaydetmiştir.
İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı’nda bulunan Türkiye’nin ilk Veterinerlik Sınır Kontrol Noktası (VSKN) henüz tam olarak operasyonel değildir. Hayvansal ürün sevkiyatının önemli bir bölümü halen İstanbul Atatürk Havalimanı’ndan yapıldığı için az bir kısmı bu VSKN’ye gelmektedir. Halen üç kara iki liman VSKN’nın inşası sürmektedir. Büyükbaş hayvanların kimliklendirilmesi ve kayıt altına alınmasıyla ülke içi hareketlerinin kontrolü sistemi, işletmelerin kayıt altına alınması (hayvan pazarları dahil), tüm hayvan hareketlerin kontrolü ve veritabanını kullananların eğitimleri bakımından iyileştirilmiştir. Türkiye sistemi müktesebatla uyumlaştırmak amacıyla çabalarını artırmıştır. Bununla birlikte büyükbaş hayvan hareketlerinin kaydına ilişkin veritabanı hakkında ek çabaya ihtiyaç duyulmaktadır.
Koyun ve keçi türü hayvanların kayıtlarına ilişkin hazırlık çalışmaları, koyun ve keçilerin AB şartlarına göre kimliklendirilmesi için bir sistem kurulması amacıyla devam etmektedir. Şimdilik, sadece bazı illerde, küçükbaş hayvanların isteğe bağlı olarak kimliklendirilmesi ve kayıt altına alınması çalışmalarına başlanmıştır. Evcil hayvanların ticari olmayan hareketlerine dair bir ilerleme ise kaydedilmemiştir.
Türkiye hayvan hastalıklarıyla mücadele alanındaki çabalarını sürdürmektedir. Çabalar, önceki yıllarda olduğu üzere, kuş gribi (AI) ve şap hastalığına (FMD) odaklanmıştır. Rapor döneminde kuş gribi salgınlarının sayısı düşük kalmış ve bu salgınlar kamu sağlığı yetkililerinin işbirliğiyle başarılı bir şekilde kontrol altına alınabilmiştir. Bilinçlendirme kampanyaları yoğun olarak gerçekleştirilmiştir. Kuş Gribine Karşı Korunma ve Mücadele Yönetmeliği yürürlüğe girmiştir. Trakya ve Anadolu arasındaki hayvan hareketlerine ilişkin sıkı tedbirler, Trakya’da meydana gelen şap hastalığı salgınları üzerinde olumlu bir etki yaratmış ve böylece Trakya’da görülen şap hastalığı salgınları sayısında önemli ölçüde azalma kaydedilmiştir. Trakya’da en son Eylül 2007’de şap hastalığı salgını vuku bulmuştur. Alanda kayda değer herhangi bir ilerleme kaydedilmemiş olmakla birlikte, Türkiye ayrıca
Trakya’nın brüsella ve tüberklozdan arî statü elde edebilmesine odaklanmıştır. Bulaşıcı süngersi ensefalopati (BSE) alanında gelişme kaydedilmemiştir. Türkiye, AB Hayvan Hastalıkları Bildirim Sistemine (ADNS) gönüllü olarak katılmaya devam etmektedir. AB’ye ve diğer uluslararası kuruluşlara hayvan hastalıkları hususunda yararlı bilgiler sağlanmaya devam edilmiştir.
Türkiye, ulusal kalıntı izleme planının uygulanması ve takibiyle, veterinerlik tıbbi ürünlerinin kontrolüne ilişkin işlemlerde ilerleme sağlamıştır. Bununla birlikte, özellikle laboratuar alanında ve AB mevzuatınca üzerinde kontrol gereken tüm aktif maddelerin kalıntılarında ek ilerleme zaruridir.
Türkiye’nin veterinerlik denetimleri ve kontrollerinin finanse edilmesi konusundaki mevcut sistemi AB uygulamalarıyla uyumlu değildir. Canlı hayvan ve hayvansal ürünlerin ithalat şartlarına ilişkin hiçbir gelişme gözlemlenmemiştir. Canlı hayvan ve hayvansal ürünlerin ithalatında her bir sevkiyat için ayrı bir ithal lisansı uygulamasında değişiklik olmamıştır. Et ve canlı hayvan ithali üzerindeki de facto kısıtlama devam etmektedir (Bkz 11. fasıl). Türkiye hayvan refahı ve hayvan yetiştiriciliğiyle ilgili konularda da bir gelişme kaydetmemiştir.
Gıda ve yem ürünlerinin piyasaya sürülmesine ilişkin herhangi bir ilerleme olmamıştır. Bu fasıldaki katılım müzakerelerinin kilit bir unsurunu oluşturan hijyen paketinin mevzuata aktarılması henüz tamamlanmamıştır. Farklı daireler ve kurumlar arasındaki görevlerin net bir şekilde bölünmemiş olması, halen resmi kontroller alanında sorunlara yol açmaktadır. Yoğun eğitim programlarının sonucu olarak idari yapılarda bazı iyileşmeler gözlemlenmiştir. Denetim birimlerinin akreditasyonuna ilişkin çalışmalar başlamış olmakla birlikte, bu alanda somut ilerleme kaydedilmemiştir. Ankara’da bir Ulusal Gıda Referans Laboratuarı kurulması için gerekli hukuki altyapı oluşturulmuştur. Birçok ürün için risk bazlı yıllık kontrol programları oluşturulmuştur. Denetleme ve kontrol programlarının daha etkin uygulanmasını sağlayacak olan bilgi ağı sistemi iyileştirilmiştir. Bu başlık altındaki katılım müzakerelerinin kilit taşlarından biri olan tarımsal gıda tesislerinin AB yapısal gerekliliklerine göre sınıflandırılmasına ilişkin ön çalışmalar başlatılmıştır. Bununla birlikte, tarımsal gıda tesislerinin AB hijyen şartlarına uyum sağlayabilmeleri için herhangi bir adım atılmamıştır.
Hayvansal yan ürünler konusunda ilerleme gözlemlenmemiştir. Etiketleme, sunuş ve reklam, katkılar ve saflık kriterleri, öz çözücüleri, hızla dondurulmuş yiyecekler, özel beslenme amaçlı gıdalar ve ışınlanmış gıdalara ilişkin mevzuatta uygulama ve müktesebata uyum ilerlemiştir.
Tatlandırıcılar, gıda ilaveleri, yeni gıdalar ve genetik olarak değiştirilen organizmalarla (GMO) ilgili müktesebata uyum henüz tamamlanmamıştır. Gıda ile temas eden malzemelere ilişkin mevzuatta uygulama ve müktesebata uyum ilerlemiştir; bununla birlikte sistemin tam olarak AB sistemiyle uyumlu hale getirilmesi için daha ileri uyarlamalara ihtiyaç bulunmaktadır.
Aflatoksinden etkilenme halen temel bir sorun olmaya devam etmektedir. Gıda Maddelerinde Kurşun, Kadmiyum, Cıva, İnorganik Kalay, 3-Monokloropropan-1,2-Diol ve Benzopiren Seviyelerinin Resmi Kontrolü İçin Numune Alma, Numune Hazırlama ve Analiz Metodu Kriterleri Tebliği ve Gıda Maddelerindeki Bulaşanların Maksimum Limitleri Hakkında Tebliğ yürürlüğe girmiştir. Maden suları konusundaki uyum ileridir. Yemlerle ilgili özel kurallar alanında gelişme gözlemlenmemiştir.
Bitki sağlığı alanındaki ilerleme sınırlı kalmıştır. Bitki koruma ürünleri alanındaki müktesebata uyum ileri bir seviyededir. Tohum ve Çoğaltım Materyali Uygulama Yönetmeliği yürürlüğe girmiştir. Bitki sağlığı ve tarımsal karantina konularındaki kanun henüz kabul edilmemiştir. Bitki sağlığı alanındaki uluslararası anlaşmalar konusunda bir gelişme olmamıştır.
Sonuç
Gıda güvenliği, veterinerlik ve bitki sağlığı politikası alanında sınırlı ilerleme sağlanmıştır ve bu politikanın güçlendirilmesi gerekmektedir. Bu fasılda müktesebatın uyumlaştırılması ve uygulanması hususunda önemli gayret gösterilmesi gerekmektedir. Uygulamanın tam olarak yapılabilmesi için merkezi ve yerel seviyelerde idari kapasitenin güçlendirilmesi yaşamsaldır.
4.13. Fasıl 13: Balıkçılık
Balıkçılık konusundaki müktesebata uyumda önemli bir gelişme kaydedilmemiştir. Gözden geçirilmiş Balıkçılık Kanunu henüz kabul edilmemiştir. Merkezi idare yapıları yetersiz kalmaya devam etmektedir. Yetkilerin farklı bakanlıklar arasında hatta Tarım ve Köyişleri Bakanlığı bünyesinde farklı daireler arasında dağılımı devam etmektedir.
Kaynak ve filo yönetimi konusunda bazı ilerlemeler kaydedilmiştir. Balıkçılık Bilgi Sistemi hususunda ilerleme kaydedilmekle birlikte sistem henüz tam olarak işler halde değildir.
Türkiye’nin 86 adet orkinos teknesini uyduyla izleme sistemi (VMS) işler haldedir. Bu izleme sistemi hâlihazırda 196 adet teknede kullanılmaktadır. İki ek Balıkçılık Liman Ofisi kurulmuş ve işler hale getirilmiştir. Stokların değerlendirilmesi alanında ilerleme kaydedilmemiştir.
Denetleme ve kontrol konularında ise kısıtlı gelişme kaydedilmiştir. 12 metreden büyük balıkçı teknelerinde avlanan balık miktarlarının seyir defterlerine işlenmesi artık zorunludur. Bu uygulama yakalanan balık miktarının kayıt altına alınmasını ve raporlamayı sağlayacaktır. Türkiye, pilot uygulama olarak 10 toptan satış yerinde satış defteri uygulamasına geçmek amacıyla çalışmaları başlatmıştır.
Yapısal eylemler, piyasa politikası ve devlet yardımlarına ilişkin gelişme kaydedilmemiştir.
Uluslararası anlaşmalar konusuna gelince, Türkiye Yemen’le bir Balıkçılık Anlaşması, Gürcistan’la ise Balıkçılık İşbirliği Protokolü imzalamıştır.
“Balıkçılık” faslı, Genel İşler ve Dış İlişkiler Konseyi (GİDİK) tarafından 11 Aralık 2006 tarihinde Türkiye’ye ilişkin olarak kabul edilen ve 14/15 Aralık 2006’da Avrupa Konseyi tarafından onaylanan kararların kapsadığı sekiz fasıldan biridir. Kıbrıs bayrağı taşıyan veya uğradığı son liman Kıbrıs’ta olan gemi ve uçakların taşıdığı malların serbest dolaşımı üzerindeki sınırlamalar devam ettiği müddetçe, Türkiye bu fasla ilişkin müktesebatı bütünüyle uygulayabilecek konumda olmayacaktır.
Sonuç
Kaynak ve filo yönetimi ile denetim ve kontrol alanlarında kısıtlı ilerleme kaydedilmiştir. Bununla birlikte, Türkiye bu fasılda mevzuat uyumu hususunda ilerleme sağlamamıştır. Ortak Balıkçılık Politikasının gelecekte uygulanabilmesi için gerekli idari yapıları henüz oluşturulmamıştır.

