fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Rize Valisi Zekeriya Şarbak: Tarımda bildik ezberlerden acilen kurtulmalıyız

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
yeni mesajlar

  • Rize Valisi Zekeriya Şarbak: Tarımda bildik ezberlerden acilen kurtulmalıyız

    Rize Valisi Zekeriya Şarbak: Tarımda bildik ezberlerden acilen kurtulmalıyız


    Rize Valisi Zekeriya Şarbak, tarıma verilen desteklerin giderek artmasına rağmen yeterli olmadığını, verilen bu destekle çiftçinin ufkunun açılmasının mümkün olmadığını söyledi. Şarbak, tarım konusundaki bildik ezberlerden kurtulup, yeni açılımlar yapılması gerektiğini belirtti.

    Rize Tarım İl Müdürlüğü'nce düzenlenen Tarıma Destek Ürünler Paneli, İsmail Kahraman Kültür Merkezi'nde yapıldı. Çok sayıda davetli ve çiftçinin katıldığı panelde, sektör temsilcileri ve akademisyenler alternatif ürünler ve tarım destekleri konusunda sunum yaptı. Panelin açılışında konuşan Rize Valisi Zekeriya Şarbak, ildeki istihdam oranının diğer illere kıyasla daha çok tarıma dayalı olduğunu belirtti. Rize'de çiftçi başına ortalama 3 dekar tarım arazisi düştüğünü belirten Şarbak, "Bu orandaki bir arazide üretim yapan insanlar çiftçilikten ziyade rençberlik yapıyorlar. Yani Karadeniz'deki tarım rençberlik boyutunda. Küreselleşen dünyada 3 dekarlık tarım alanıyla rakiplerinizle mücadele etmeniz mümkün değil. Bize düşen, bu alanlarda en kaliteli ve iyi üretimi yapmaktır." dedi.

    Vali Şarbak, Türkiye'de tarımla ilgili çok sayıda örgüt olmasına rağmen, tarımsal üretimdeki gelişmelerin yeterli olmadığını dile getirdi. Şarbak, sevindirici gelişmeler olmasına rağmen bunların küresel dünyada fazla bir anlam ifade etmediğine işaret etti. Tarıma verilen desteklerin giderek artmasına rağmen yeterli olmadığına değinen Vali Şarbak, "Bu desteklerle çiftçinin ufkunu açmamız mümkün değil. Ezberlediğimiz bazı kalıplardan kurtulup, farklı açılımlar yapmalıyız. Tarımsal ürünün çeşitlenmesi ve gelişen teknolojiyle ambalajlanıp satışının yapılması gereklidir." dedi. Rize Tarım İl Müdürü Adem Çekiç de ilde 550 bin dekar alanda tarım yapıldığını, bunun yüzde 92'lik kısmını ise çay tarımının oluşturduğunu söyledi. Diğer alanların da fındık, kivi, tarla ürünleri, sebze ve meyveden oluştuğunu anlatan Çekiç, son 3 yıl içinde kırsal kalkınma yatırımları kapsamında 18 projenin uygulamaya girdiğine işaret etti. Türkiye'nin ilk kültüre alınmış alabalık tesisinin Rize'de kurulduğunu anlatan Çekiç, organik bal üretimi ile organik çay ve organik fındık fabrikası kurum işlemlerinin devam ettiğini, panelin de bu anlamda birçok ilke öncülük edeceğine inandığını sözlerine ekledi.

    Ziraat Odaları Birliği Genel Başkan Yardımcısı Nejat Avcı ise tarımsal desteklerin artırılmamasının çiftçileri zor durumda bıraktığını belirtti. Avcı, KOBİ'lere Cansuyu kredileri verilirken, çiftçilere verilen kredilerin geri alınmaya çalışıldığını öne sürdü. Avcı, tarıma verilen destek oranların artırılması ve üretimin teşvik edilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

    Tarımsal Üretim ve Geliştirme Genel Müdürlüğü (TÜGEM) Genel Müdür Yardımcısı Bahattin Bozkurt da üzümsü meyvelerin (likapa, ahududu, kuşburnu, böğürtlen, nur üzümü) üretim alanlarının artırılması için Karadeniz Bölgesi'nde 15 ili kapsayan bir proje hazırladıklarını belirtti. Bozkurt, bölgeyi tercih etmelerinin sebebi, bu ürünlerin yetişmesine en uygun yöre olmasından kaynaklandığını anlattı. Yörede ana tarım ürünü olan çay ve fındığa alternatif geliştirme çabasında olmadıklarını vurgulayan Bozkurt, "Ancak tek ürüne dayalı tarımın ekonomik olmadığı da ortada. İyi gelir getiren destekleyici ürünler de yetiştirmek zorundayız." dedi. Projenin 2009 yılında 250 dekar alanda başlatılmasının planlandığını ifade eden Bozkurt, gerekli olan bütçenin bakanlık kaynakları ile üretici katılımlarından sağlanacağını dile getirdi.

    Tarımsal Araştırmalar Genel Müdürlüğü (TAGEM) Şube Müdürü Doç. Dr. Şahin Anıl da Türkiye'de üzümsü meyvelerin yaygınlaştırılması ve üretilmesinde geç kalındığına dikkat çekti. Anıl, dünyada 150 yıl önce başlayan üzümsü meyveler üretiminin, Türkiye'de ilk adaptasyon çalışmalarının 1960'lı yıllarda başladığının altını çizdi. Anıl, ürünlerin pazarlanmasındaki sorunlar nedeniyle de üretime ara verildiğini kaydetti. 2003 yılında ülke çapında yeni bir projeye başlandığına değinen Anıl, "Şu an önümüzde çok güzel bir ufuk açıldı. Son üç yılda devlet TÜBİTAK'a önemli kaynaklar aktardı. Burada kurumları ve çalışanları teşvik edici projeler hazırlanıyor. Tüm tarafların içerisinde olduğu bir birlikteliğe ihtiyaç var. Çok geç kaldığımız bu konuda biraz daha hızlı yol almak istiyoruz." ifadelerini kullandı.

    Zaman
Working...
X