Tüm Gıda İthalatçıları Derneği Genel Sekreteri Özkan, “Ürünler gümrükte kaldı, bu gıda ürünlerini kullanarak üretim yapan tüm fabrikalar durdu. Tam bir kaos yaşanıyor. Analiz çok pahalı ve 10 gün sürüyor. Bu maliyet fiyatlara yansıtılacak” dedi
Genetiği değiştirilmiş organizma (GDO) yönetmeliği 1 haftada Türkiye’nin gıda ithalatını kilitledi. GDO karşıtları ve savunucuları tartışa dursun, ithal edilen gıda ürünlerine ülkeye sokulmadan önce GDO analiz raporu alma zorunluluğu getiren yönetmelik sonrasında gümrükler gıda maddeleriyle doldu. Mal bekleyen gıda ithalatçılarının büyük sıkıntı yaşadığını anlatan Tüm Gıda İthalatçıları Derneği Genel Sekreteri Melahat Özkan, “Yönetmelik, gıda ithalatçılarını vurdu. Bütün mallar gümrükte kaldı. Türkiye ekonomisi bunu kaldıramaz. Hammaddesi ithal gıda ürünü olan tüm fabrikalar durdu. Hepsinin ana maddeleri kapıda kaldı” diye konuştu. Özkan, en düşüğü 1.300 TL olan analiz faturasının ithalatçılara yüklendiğini, bu bedelin etiket fiyatlarına ister istemez yansıtılacağını söyledi. Özkan, “Hem ithalat süresi hem de maliyet artınca gıda fiyatları en az yüzde 15-20 artacak. Başka türlü büyük firmaların da bu ek maliyeti kaldırabilmesi çok zor” dedi.
3 laboratuvar yetmiyor
İthalatçıların yaşadığı sıkıntının nedeni, yönetmeliğin Türkiye gerçekleri ile uyumlu olmaması. Gıda ürünlerine analiz zorunluluğu getiriliyor ancak Türkiye’de halen sadece 3 laboratuvar bulunuyor ve bu merkezler ithal edilen ürünlerin analizini yapacak kapasitenin yanına bile yaklaşamıyor. Gıda İthalatçıları Derneği Genel Sekreteri, “Var olan 3 laboratuvarda Türkiye’ye gelen gıda ürünlerinin analiz edilebilmesi mümkün değil. İthal edilip gümrüklerde bekleyen gıda maddelerinden bozulanlar olacak, siparişler gecikecek. Tam bir kaos yaşanıyor” dedi. Sertifikalı organik bebek mamalarını bile analize gönderdiklerini anlatan Özkan. “Anlaşılamaz bir güvensizlik söz konusu” yorumunda bulundu.
Bize hiç süre verilmedi
Özkan, GDO ile ilgili bir düzenlemeye karşı olmadıklarını, sorunun yönetmelikten kaynaklandığını vurguladı: “Türkiye bir duruş ortaya koydu ve yıllardır denetimsiz olarak zaten tükettiğimiz GDO’lu ürünlere etiket konulması kuralını getirdi. Bu yönetmelikle artık vatandaşlarımız GDO’lu ürünlerin hangileri olduğunu görerek tercih yapma hakkı kazanacak. Ancak yönetmelik teknik olarak uygulanabilir boyutta değil. Sektör hazırlanmadan, belirli bir süre verilmeden yönetmelik uygulamaya konuldu. Bu çok ciddi bir sıkıntı yaratıyor.”
İthal muz tarih olur
Tüm Gıda İthalatçıları Derneği Genel Sekreteri, yönetmeliğin yol açacağı diğer bir sıkıntıyı şu sözlerle anlattı: “Bundan sonra Türkiye’de ithal meyve sebze yenilemez. Örneğin ithal muz tarihe karışacak. Çünkü bu gıdaların analizi 10 gün sürüyor ve sebze meyvenin bu sürede taze kalması imkansız.”
Küçük boyutta gıda ithalatçıları iflas eder
* “Bu yönetmelikte değişikliğe gidilmezse, küçük gıda ithalatçıları iflasa sürüklenecek. Çünkü gıda analizi için çıkarılan fatura tamamen şirketlerin sorumluluğunda. En düşük GDO analizi 1.300 TL’ye çıkıyor. İthal ettiği gıdanın fatura değerinden yüksek analiz faturası ödemek durumunda olan pek çok üyemiz var.”
Gıda ihracatçısını da sıkıntılı günler bekliyor
* “Türkiye tüm ürünlerde GDO aramaya başladığı için mütekabiliyet esasına göre pek çok ülke de Türkiye’den giden gıda mallarında GDO analizleri istemeye başlayacak. Bu gıda ihracatımıza da önemli bir darbe vurabilir. Bunu kim çözecek?”
Domates, biber satışı yüzde 40 azaldı
Genetik değişikliğe uğramış ürünlerle ilgili Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nın çıkardığı yönetmelik sonrası kamuoyunda başlayan tartışmaların domates ve biberde satışları 1 haftada yüzde 40 düşürdüğü iddia edildi.
Sera Yatırımcıları ve Üreticileri Birliği Başkanı Hasan Şentürk, tüketicinin kafasının karıştığını, GDO ile hiç ilgisi bulunmayan sebzelerden bile uzak durmaya başladığını öne sürdü. Şentürk, “Her akşam televizyonlarda GDO tartışmaları yapılıyor. Bu sırada kullanılan görüntülerin hepsi seralardan domates ve biber görüntüsü. Tüketici, konuşulan teknik konuları değil, görüntüleri dikkate alıyor. Halkın kafası karışmış durumda. Domates yemekten korkan hale geldi. Hallerde ürün stoğu artıyor. Biz aynı ürünü şu anda İngiltere, Almanya ve Rusya’ya gönderiyoruz. Ama iç pazarda insanlar istemiyor” dedi.
‘GDO’lu gıdalar domuz gribini de tetikliyor’
Türkiye’nİn gündemine bomba gibi düşen Genetiği Değiştirilmiş Organizmaları’nın (GDO), domuz gribi gibi viral hastalıkların tedavisini de engellediği iddia ediliyor. VATAN’a çarpıcı açıklamalarda bulunan Eski Sağlık Bakanlığı Müsteşarı İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Aytun Çıray, GDO’ların bağışıklık sistemimizi çökerttiğini kaydetti. Çıray, şunları söyledi: “Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar (GDO), bağışıklık sistemini tehdit ediyor. Bu konuda yapılmış deneyler var. Farelerin sindirim sistemlerinde bozulma ve bağışıklık sistemlerinde çökme gibi durumlara yol açtığı kanıtlandı. GDO’lu tohumlar, örneğin karpuz gibi ürünlerde sırf meyvenin rengi daha koyu daha iyi gözüksün diye kullanılıyor. Antibiyotiklere karşı direnç kazandıran genler koyuluyor. Uzun yıllardır bir şekilde zaten ülkemize giren bu gıdaların ceremesini yaşıyoruz şimdi. Aslında bütün dünya yaşıyor. Fransa bu yüzden GDO’ya karşı duruyor. Domuz gribini yaşadığımız bugünlerde, hasta olan bazı insanlar zatürre oluyor. Neden? Çünkü hastalık daha ilk günlerindeyken alınan antibiyotikler işe yaramıyor. Bu yüzden hastalık daha fazla ilerliyor. Viral hastalıklarda bağışıklık çok fazla önemli. GDO’nun bundaki etkisi inkar edilemez.”
‘Aşının etkisini azaltıyor’
Çıray, GDO’lu gıdaların domuz gribi aşısının gücünü azalttığına da dikkat çekerek, “Yılardır yasal olmayan bir şekilde ülkemize giren, ve nasıl oluyorsa yasal hale gelen GDO’lu gıdalar vücut direncini kırıyor. Zayıflayan vücut antikor geliştirmiyor ve aşı kişiyi olumsuz etkileyebiliyor” dedi.
Özlem ERMİŞ BEYHAN- vatan
Genetiği değiştirilmiş organizma (GDO) yönetmeliği 1 haftada Türkiye’nin gıda ithalatını kilitledi. GDO karşıtları ve savunucuları tartışa dursun, ithal edilen gıda ürünlerine ülkeye sokulmadan önce GDO analiz raporu alma zorunluluğu getiren yönetmelik sonrasında gümrükler gıda maddeleriyle doldu. Mal bekleyen gıda ithalatçılarının büyük sıkıntı yaşadığını anlatan Tüm Gıda İthalatçıları Derneği Genel Sekreteri Melahat Özkan, “Yönetmelik, gıda ithalatçılarını vurdu. Bütün mallar gümrükte kaldı. Türkiye ekonomisi bunu kaldıramaz. Hammaddesi ithal gıda ürünü olan tüm fabrikalar durdu. Hepsinin ana maddeleri kapıda kaldı” diye konuştu. Özkan, en düşüğü 1.300 TL olan analiz faturasının ithalatçılara yüklendiğini, bu bedelin etiket fiyatlarına ister istemez yansıtılacağını söyledi. Özkan, “Hem ithalat süresi hem de maliyet artınca gıda fiyatları en az yüzde 15-20 artacak. Başka türlü büyük firmaların da bu ek maliyeti kaldırabilmesi çok zor” dedi.
3 laboratuvar yetmiyor
İthalatçıların yaşadığı sıkıntının nedeni, yönetmeliğin Türkiye gerçekleri ile uyumlu olmaması. Gıda ürünlerine analiz zorunluluğu getiriliyor ancak Türkiye’de halen sadece 3 laboratuvar bulunuyor ve bu merkezler ithal edilen ürünlerin analizini yapacak kapasitenin yanına bile yaklaşamıyor. Gıda İthalatçıları Derneği Genel Sekreteri, “Var olan 3 laboratuvarda Türkiye’ye gelen gıda ürünlerinin analiz edilebilmesi mümkün değil. İthal edilip gümrüklerde bekleyen gıda maddelerinden bozulanlar olacak, siparişler gecikecek. Tam bir kaos yaşanıyor” dedi. Sertifikalı organik bebek mamalarını bile analize gönderdiklerini anlatan Özkan. “Anlaşılamaz bir güvensizlik söz konusu” yorumunda bulundu.
Bize hiç süre verilmedi
Özkan, GDO ile ilgili bir düzenlemeye karşı olmadıklarını, sorunun yönetmelikten kaynaklandığını vurguladı: “Türkiye bir duruş ortaya koydu ve yıllardır denetimsiz olarak zaten tükettiğimiz GDO’lu ürünlere etiket konulması kuralını getirdi. Bu yönetmelikle artık vatandaşlarımız GDO’lu ürünlerin hangileri olduğunu görerek tercih yapma hakkı kazanacak. Ancak yönetmelik teknik olarak uygulanabilir boyutta değil. Sektör hazırlanmadan, belirli bir süre verilmeden yönetmelik uygulamaya konuldu. Bu çok ciddi bir sıkıntı yaratıyor.”
İthal muz tarih olur
Tüm Gıda İthalatçıları Derneği Genel Sekreteri, yönetmeliğin yol açacağı diğer bir sıkıntıyı şu sözlerle anlattı: “Bundan sonra Türkiye’de ithal meyve sebze yenilemez. Örneğin ithal muz tarihe karışacak. Çünkü bu gıdaların analizi 10 gün sürüyor ve sebze meyvenin bu sürede taze kalması imkansız.”
Küçük boyutta gıda ithalatçıları iflas eder
* “Bu yönetmelikte değişikliğe gidilmezse, küçük gıda ithalatçıları iflasa sürüklenecek. Çünkü gıda analizi için çıkarılan fatura tamamen şirketlerin sorumluluğunda. En düşük GDO analizi 1.300 TL’ye çıkıyor. İthal ettiği gıdanın fatura değerinden yüksek analiz faturası ödemek durumunda olan pek çok üyemiz var.”
Gıda ihracatçısını da sıkıntılı günler bekliyor
* “Türkiye tüm ürünlerde GDO aramaya başladığı için mütekabiliyet esasına göre pek çok ülke de Türkiye’den giden gıda mallarında GDO analizleri istemeye başlayacak. Bu gıda ihracatımıza da önemli bir darbe vurabilir. Bunu kim çözecek?”
Domates, biber satışı yüzde 40 azaldı
Genetik değişikliğe uğramış ürünlerle ilgili Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nın çıkardığı yönetmelik sonrası kamuoyunda başlayan tartışmaların domates ve biberde satışları 1 haftada yüzde 40 düşürdüğü iddia edildi.
Sera Yatırımcıları ve Üreticileri Birliği Başkanı Hasan Şentürk, tüketicinin kafasının karıştığını, GDO ile hiç ilgisi bulunmayan sebzelerden bile uzak durmaya başladığını öne sürdü. Şentürk, “Her akşam televizyonlarda GDO tartışmaları yapılıyor. Bu sırada kullanılan görüntülerin hepsi seralardan domates ve biber görüntüsü. Tüketici, konuşulan teknik konuları değil, görüntüleri dikkate alıyor. Halkın kafası karışmış durumda. Domates yemekten korkan hale geldi. Hallerde ürün stoğu artıyor. Biz aynı ürünü şu anda İngiltere, Almanya ve Rusya’ya gönderiyoruz. Ama iç pazarda insanlar istemiyor” dedi.
‘GDO’lu gıdalar domuz gribini de tetikliyor’
Türkiye’nİn gündemine bomba gibi düşen Genetiği Değiştirilmiş Organizmaları’nın (GDO), domuz gribi gibi viral hastalıkların tedavisini de engellediği iddia ediliyor. VATAN’a çarpıcı açıklamalarda bulunan Eski Sağlık Bakanlığı Müsteşarı İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Aytun Çıray, GDO’ların bağışıklık sistemimizi çökerttiğini kaydetti. Çıray, şunları söyledi: “Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar (GDO), bağışıklık sistemini tehdit ediyor. Bu konuda yapılmış deneyler var. Farelerin sindirim sistemlerinde bozulma ve bağışıklık sistemlerinde çökme gibi durumlara yol açtığı kanıtlandı. GDO’lu tohumlar, örneğin karpuz gibi ürünlerde sırf meyvenin rengi daha koyu daha iyi gözüksün diye kullanılıyor. Antibiyotiklere karşı direnç kazandıran genler koyuluyor. Uzun yıllardır bir şekilde zaten ülkemize giren bu gıdaların ceremesini yaşıyoruz şimdi. Aslında bütün dünya yaşıyor. Fransa bu yüzden GDO’ya karşı duruyor. Domuz gribini yaşadığımız bugünlerde, hasta olan bazı insanlar zatürre oluyor. Neden? Çünkü hastalık daha ilk günlerindeyken alınan antibiyotikler işe yaramıyor. Bu yüzden hastalık daha fazla ilerliyor. Viral hastalıklarda bağışıklık çok fazla önemli. GDO’nun bundaki etkisi inkar edilemez.”
‘Aşının etkisini azaltıyor’
Çıray, GDO’lu gıdaların domuz gribi aşısının gücünü azalttığına da dikkat çekerek, “Yılardır yasal olmayan bir şekilde ülkemize giren, ve nasıl oluyorsa yasal hale gelen GDO’lu gıdalar vücut direncini kırıyor. Zayıflayan vücut antikor geliştirmiyor ve aşı kişiyi olumsuz etkileyebiliyor” dedi.
Özlem ERMİŞ BEYHAN- vatan

