fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Türkiye, GDO’ya vize verdi

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
yeni mesajlar

  • Türkiye, GDO’ya vize verdi

    Resmi Gazete’nin bugünkü nüshasında yayınlanan yönetmelikle Tarım Bakanlığı GDO’lu ürünlerin Türkiye’de kullanımına vize verdi.


    Ulusal Biyogüvenlik yasa Tasarısının Bakanlar Kurulu’nun masasında beklerken Resmi Gazete’nin bugünkü nüshasında yayınlanan ‘Gıda ve Yem Amaçlı Genetik Yapısı Değiştirilmiş Organizmalar Ve Ürünlerinin İthalatı, İşlenmesi, İhracatı, Kontrol ve Denetimine Dair Yönetmelik’ Türkiye’de adeta şok etkisi yarattı.

    ÇOCUKLARI GDO’NUN ZARARLARINDAN KORUYACAĞIZ

    Birkaç ay önce Ulusal Biyogüvenlik Yasa Tasarısı hakkında bilgi veren hükümet sözcüsü Cemil Çiçek; “'Ulusal BiyoGüvenlik Kanun Tasarısı’nın kanunlaşarak yürürlüğe girmesiyle genetiği değiştirilmiş bitkilerin üretimine izin verilmesinin önü açılmış olacak” diyerek büyük bir tartışma başlamıştı.

    Tarım Bakanı Mehdi Eker ise “Bu konu (GDO) AB için de Türkiye'nin kendi ihtiyaçları için de önemli. Risk yok sıkı denetim olacak” sözleriyle GDO’ya taraftar olduğunu ifade etmişti.

    MÜSTEŞAR, BAKANINI YALANLAMIŞTI

    Tarım Bakanlığı Müsteşarı Vedat Mirmahmutoğlu ise katıldığı bir televizyon programında “GDO’ya karşıyız. GDO’nun Türkiye’ye tohum olarak sokulmalarını ve ekilmelerini istemiyoruz. Cemil Çiçek beyin beyanatındaki GDO’ların önünü açacak bir Biyogüvenlik Yasası’nın çıkarılacağı söyleminin, kendisine yanlış bilgilendirilmede bulunulmuş olduğundan kaynaklanıyor. Aslında böyle bir şey söz konusu değil” diyerek müsteşarlığını yaptığı Bakanı ile hükümet sözcüsünü yalanlamıştı.

    GDO EKİMLERİ YAPILIYORDU

    Tarım Bakanlığı’nın uzun zamandır tek başına dünya tohumunu yarısına sahip olan Monsanto gibi uluslararası tohum tekeli firmalarla birlikte Çukurova ve Nazilli'de, GDO ile ilgili resmi alan denemeleri yapıyordu. Yasak olsa da beyan edilmeden GDO’lu tohum ekimleri ve GDO’lu ürünler ithalatı yapılıyordu.

    TEPKİLERDEN ÇEKİNEN HÜKÜMET TÜRKİYE’YE GOL ATTI

    Yeni GDO yönetmeliğini Türk halkını hançerlemek olarak değerlendiren Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi Başkanı Kemal Özer, “GDO yasa tasarısı olarak bilinen Ulusal Biyogüvenlik Yasa Tasarısı’nı Meclise getirmek yerine bir yönetmelik şekline dönüştüren hükümet, adeta Türkiye’ye gol atmıştır. Buna Türkiye halkının köleleştirilmesi yönetmeli demekte hiçbir beis yoktur” dedi.

    İPTAL DAVASI AÇACAĞIZ

    Yönetmeliği satır satır, cümle cümle incelediklerini belirten Özer, “Bu yönetmelik bağımsızlığımızdan vazgeçme yönetmeliğidir ve tümünün iptali için Danıştay’a gideceğiz” dedi.

    Özer, Ak Parti iktidarını anlamakta zorlandıklarını belirterek “Bu ilk değil. Türkiye kuş gribinde, kene olaylarında ve son olarak domuz gribinde uluslararası tezgâhın oyuna gelmiştir. GDO’nun meşrulaştırılması tarihi bir hatadır ve bu hata gelir iktidarı vurur” dedi.

    “KENDİMİZİ ALDATILMIŞ HİSSEDİYORUZ”

    Mayıs ayından bu yana Başbakandan GDO konusunda kendisini bilgilendirmek için randevu beklediklerini belirten Özer; “Tarih ve vicdan bu kararın sahiplerini asla affetmez ve affetmeyecek. GDO, Siyonist Rockefeller’in küresel imparatorluk uğruna insanlığın başına sardığı bir belâdır. GDO projesinin başındaki eski ABD Dışişleri Bakanı Henry Kissenger GDO projesinin amacını “Petrolü kontrol edersen ulusları, yiyeceği kontrol edersen insanları kontrol edersin. Yiyecek bir silahtır ve bizim müzakere çantamızdaki araçlardan biridir!” cümlesiyle açıklar.
    Ankara GDO'yu iyi bir şey sanıyor. Kendimizi aldatılmış hissediyoruz. Hatta hissetmiyoruz aldatıldık. Başbakanı yanlış yönlendirdiklerini ve aldattıklarına inanıyoruz ve Başbakanı bu tarihi hatadan derhal dönemeye çağırıyoruz. Bu hatadan dönmek için geç değil. İyiki yönetmelik olarak çıkmıştır. Yargıdan iptali veya geri dönüşü daha kolay. Sayın Başbakan arzu ederse kendisi ya da belirleyeceği bir ekibi bilgilendirmek isteriz” dedi.

    BAŞBAKAN 3 ÇOCUK ÇAĞRISINDAN VAZGEÇMELİ

    Başbakan Erdoğan’ın ‘3 çocuk yapın’ çağrısı ile GDO’lu ürünlerin meşruiyet kazandırılmasının büyük tezat oluşturduğunu belirten Kemal Özer; “Sayın Başbakan ya üç çocuk yapın demekten vazgeçmeli ya da GDO’dan” dedi. GDO’nun doğal yapının bozulması, bitkiler ve insanların kısırlaştırılması anlamına geldiğini belirten Özer; “Başbakan son 50 yıllının kısırlık haritasını incelemeli. Üç çocuk yapın demekle üç çocuk yapılmaz. Erkeklerde çocuk yapacak sperm yok. Domuz aşısıyla bu daha da azalacak. GDO’lu ürünlerin hukuk zeminine alınmasıyla Türkiye 2030’ları bile göremez” dedi.
    timeturk
  • Fidanligi.com

  • #2
    Cevap: Türkiye, GDO’ya vize verdi

    Ben hiçbir şey anlamadım.

    Yönetmeliğin Genel hükümler başlığındaki maddeleri aşağıdaki gibi..
    Yukarıdaki konuyla tamamen ters düşüyor. .GDO'lu ürün ticareti resmen yasak haberi Ekonomi haberleri Haber7 haber7.com - Güncel Haberler, Son dakika haberleri - Bu noktada haber var linnkinde resmen yasaklandığı haberi var. Bizim ana sayfada da bu haber yayınlanmıştı. Tüm haber kanalları yasak derken GDO ya izin anlamı nasıl çıkartılır ben bunu anlayamadım.
    Bilen varsa ve yazarsa memnun oluruz.

    MADDE 5 – (1) Bu Yönetmelik hükümlerine aykırı olan GDO lu gıda ve yemlerin işleme ve tüketim amacıyla ithali, piyasaya sürülmesi, tescili, ihracatı ve transit geçişleri yasaktır. Gümrük idarelerince bu Yönetmelik kapsamındaki ürünler için GDO ya ilişkin ek bir belge aranmaz.

    (2) İthal edilen, üretilen veya dağıtımı yapılan GDO lu gıda veya yemin çevre, insan veya hayvan sağlığı açısından olumsuzluğu tespit edildiğinde, gıda veya yem işletmecisi sağlığı ve çevreyi korumak amacıyla gerekli tedbirleri almak, Bakanlığı, diğer ilgili mercileri ve tüketicileri acilen bilgilendirmek ve söz konusu gıda veya yemi, piyasadan geri çekmek zorundadır.

    (3) GDO lu ürünlerin, bebek mamaları ve bebek formülleri, devam mamaları ve devam formülleri ile bebek ve küçük çocuk ek besinlerinde kullanılması yasaktır.

    (4) İnsan ve hayvan tedavisinde kullanılan antibiyotiklere karşı direnç genleri içeren GDO ve ürünlerinin ithalatı ve piyasaya sunulması yasaktır.

    (5) Bakanlık, GDO lu gıda ve yemlerin ithalat ve ihracat kapılarıyla ilgili gerektiğinde düzenleme yapabilir.

    (6) Gıda veya yem, GDO lardan biri ya da birkaçını toplamda en az % 0,9 oranında içeriyor ise, GDO lu olarak kabul edilir.

    (7) Gıda veya yemin % 0,5 ten fazla izin verilmeyen GDO içermesi halinde ithalatına, işlenmesine, nakline, dağıtımına ve satışına izin verilmez.

    (8) GDO suz ürünlerin etiketinde ürünün GDO suz olduğuna dair ifadeler bulunamaz.

    (9) Bu Yönetmelikte yer almayan hususlarda Bakanlık her türlü düzenlemeyi yapmaya ve tedbiri almaya yetkilidir.

    Comment


    • #3
      Cevap: Türkiye, GDO’ya vize verdi

      Aşağıdaki Basın bildiriyle birlikte konu daha da anlaşılır oldu. Tarım dışındaki haberciler tarafından YASAK diye anlaşılan bir gelişme, Tarımcılar tarafından tam tersi olarak yorumlanıyor. Şunu, lafı dolandırmadan anlatsak ne güzel olur değil mi?

      Bildiriyi okumanızı tavsiye ederim.


      TÜRK ZİRAAT YÜKSEK MÜHENDİSLERİ BİRLİĞİ
      GDO YÖNETMELİĞİ
      BASIN BİLDİRİSİ
      27 Ekim 2009

      DENETİM VE KONTROLÜ ZOR OLAN GDO SERBEST BIRAKILDI

      Bilindiği üzere 26.10.2009 tarihli Resmi Gazete’de “Gıda ve Yem Amaçlı Genetik Yapısı Değiştirilmiş Organizmalar ve Ürünlerinin İthalatı, İşlenmesi, İhracatı, Kontrol ve Denetimine Dair Yönetmelik” yayımlanarak yürürlüğe girdi.
      GDO’lu gıda ve yem artık serbest.
      Türkiye’ye GDO’lu yani genetiği değiştirilmiş organizmalar giriyor muydu? Tohum ithalatında ithalatı yapan firmadan GDO’lu değildir diye beyan ve taahhüt alınmakta, gıda ve gıda hammaddesinde sadece etiketlerine bakılmakta, etiketinde GDO’lu yazıyorsa ithaline izin verilmemekte, yazmıyor ise analiz yapılmadan yurtiçine girebilmekteydi.
      Türkiye’nin imza attığı Cartagena protokolü gereği bu yönetmelik ile ülkemizde GDO ile ilgili bir mevzuat oluşmuştur.
      Avrupa Birliğinde bazı ülkeler gıda olarak etiketleme sistemlerinde % 0,9’a kadar oranlarda ürünü ya da gıdayı GDO’suz olarak tanımlamakta, % 0,9’un üzerine çıktığı zaman o ürünü GDO’lu olarak tanımlamaktadır.
      Bakıldığında AB ile aynı doğrultuda olduğu gözlemlenmektedir.
      TZYMB olarak ana görüşümüz birçok bitkinin ve ürünün orijini Anadolu’yu GDO’dan uzak tutmaktır. İnsan sağlığı yönündeki riskleri bilimsel verilerle ortadan kalkıncaya kadar bu coğrafyaya GDO asla sokulmamalıdır.
      Ama araştırmalar ile sınırlı kalarak teknolojinin yakalanması da çok önemlidir.
      Ülkemizde gıda ve yem’in hareketlerinin kontrolü ve denetimi tam anlamıyla yapılamamaktadır. Kontrol ve denetimde hala yetkinin paylaşımı ve kargaşası söz konusudur. Belediyeler ile Tarım Bakanlığı arasında yetki kargaşası vardır.
      Ülkemize yem diye sokulan ürünlerin özellikle de soyanın tohum olarak kullanılmayacağının garantisini şuan ki denetim ve kontroller ile kimse veremez.
      Bu yönetmelik ile gıda, GDO’yu % 0,9’un üzerinde içeriyor ise etiketinde GDO’lu olarak yazılacak ve bu ürünler market raflarında muadillerine göre daha ucuz olacaktır.
      Ülkemizin ve halkımızın sosyo-ekonomik durumu düşünülürse; tüketiciler GDO’lu gıdaları ucuz olmasından dolayı tercih edecekler, bu mecburiyetten ve istenilmeyen bir durumdur.
      Dünyanın birçok gelişmiş ülkesinde GDO’lu ürünlerden uzak durdukları görülmekte ve yoğun olarak organik ürünlerin üretilmesi ve tüketilmesi yönünde bir eğilim görülmektedir.
      Şuan organik ürünlere gösterilen eğilimin yerine GDO’lu ürünlerin dünyayı sarmasıyla ve sağlık riskleri ortaya koyulabilirse yakın gelecekte konvansiyonel yani geleneksel olarak üretilen ürünlere eğilim olacaktır. Bu koşullarda yakın gelecekte konvansiyonel ürünlerde oluşacak büyük bir pazarı Türkiye kaçırmamalıdır.
      Yürürlüğe giren yönetmelik ile GDO konusunda sıkı takip, kontrol ve denetimlerin yapılması çok önemlidir.
      Gelecek nesillerimizin sağlıklı olması dileğiyle saygılar sunarım.

      Fehmi KİRAZ
      Genel Başkan
      Türk Ziraat Yüksek Mühendisleri Birliği

      Comment


      • #4
        Cevap: Türkiye, GDO’ya vize verdi

        Yeni kararname ile GDO'ya yasak mı? yoksa GDO ya vize mi? diye Kafası karışanlar! Prof. Dr. Selim Çetiner'in yazısını okuyun!
        Hiç bilenle bilmeyenler bir olur mu?


        GDO Yönetmeliği Hayır'lı Olsun...
        Genetiği Değiştirilmiş (GD) ürünlerin geliştirilmesi, üretimi, ticareti ve kullanılması ile ilgili bir Ulusal Biyogüvenlik Kanunu’nun hazırlanması hem AB müktesebatına uyum hem de Türkiye’nin taraf olduğu Uluslararası Biyogüvenlik Protokolü’nün uygulanabilmesi için gereklidir.

        Bu Kanun’un bir an önce çıkması, modern biyoteknoloji alanında yapılan Ar-Ge faaliyetlerinin düzenlenmesi ve alan denemelerinin uluslararası standartlara göre yapılabilmesi açısından da yararlı olacaktır.

        Ancak, Tarım Bakanlığı tarafından hazırlanarak Başbakanlığa gönderilen Ulusal Biyogüvenlik Kanunu tasarısı, son derece iddialı olmanın yanında, her şeyi bürokratik bir mercinin kontrolü altında tutmayı hatta bilimsel verilere dayanmaksızın modern biyoteknolojiyle ilgili araştırmaları dahi yasaklamayı öngören bir yaklaşım sergilemektedir. Buna karşın, tasarı biyogüvenlikle ilgili gerekleri gerçek anlamda yerine getirecek teknik içerikten ve bütünlükten yoksun görünmektedir. Ayrıca, tasarı dünyanın hiçbir gelişmiş ülkesinde görülmeyen cezai yaptırımları da içermektedir.

        Söz konusu Kanun tasarısı taslağı daha TBMM’de görüşülüp kanunlaşmadan, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ani bir kararla ve ilgili sektörlerin ve üniversitelerin görüşünü almadan 26 Ekim 2009 tarihinde “Gıda ve Yem Amaçlı Genetik Yapısı Değiştirilmiş Organizmalar ve Ürünlerin, İthalatı, İşlenmesi, İhracatı, Kontrol ve Denetimine Dair Yönetmelik” çıkarmıştır.

        GDO’ya Hayır Platformu sözcüleri, bu Yönetmeliğin GDO’lu ürünlerin Türkiye’ye girişinin önünü açacağı tezini savunurken. Konuyla doğrudan ilgili olan gıda ve yem sanayicileri de büyük bir endişe içerisine düşmüşlerdir. Zira Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nın 27 Ekim 2009 tarihli basın açıklamasından da net bir şekilde görülebileceği üzere, Bakanlık bu Yönetmelik ile GDO’ları resmen yasaklamıştır.

        Gerçekten de bu Yönetmelik incelendiğinde kolayca görülebileceği üzere, Kanun tasarısı taslağındaki temel felsefenin aksaklıklarını aynen yansıtmaktadır. Özetle:

        Yönetmeliğin amaç maddesinden anlaşılacağı üzere Bakanlık yetilileri insan yaşamının GDO’larca tehdit edildiği varsayımından hareket etmektedirler.

        Yönetmelikte kullanılan tanımlar uluslararası anlaşmalardaki ve AB müktesebatındaki tanımlardan farklılıklar göstermekte, dolayısı ile uygulamaları farklı yorumlara açık hale gelmektedir.

        Biyogüvenlikle ilgili mevzuatın en sıkı olduğu AB ülkelerinde dahi bebek mamalarında GDO kullanımının yasaklanması söz konusu değildir.

        Yönetmeliği hazırlayan kişilerin konuya duygusal ve kişisel tercihlerle yaklaştıkların gösteren bu örnekler, ithal edilecek GDO’lu ürünlerin bilimsel risk analizinden geçirilip ona göre izin verileceği tezini de çürütmektedir.

        Bu Yönetmeliği hazırlayanlar, bu yasaklamanın uygulanabilirlikten yoksun olduğunu, uygulanabildiği takdirde Türkiye’deki yem ve gıda sanayi ile tavukçuluk sektörü üzerinde yaratacağı olumsuz etkiyi ve kısa sürede gıda fiyatlarında önemli artışlar olacağı gerçeğini de görememişlerdir.

        Prof. Dr. Selim Çetiner

        Comment

        Working...
        X