Vücudunuzda 100 trilyon bakteri bulunduğunu biliyor musunuz? Peki bu kadar çok bakteri bizi neden hasta etmiyor? Antibiyotikler bu bakterileri yok etmiyor mu?
Forbes.com sitesinde yer alan bir habere göre, araştırmacılar, kimi bakterilerin sağlığımız için önemli olduğunu söylüyorlar. Flora bakterileri de denilen bu iyi bakterilerin; şeker hastalığından, astımdan koruduğunu, immün sisteminin işleyişine yardım ettiğini ve hatta gırtlak kanserine karşı da koruyucu rol oynadığını belirten bilimadamları, önemsiz hastalıklarda sık sık kullandığınız aşırı antibiyotiğin ise, iyi bakterilerin kökünü kazıyabildiğini ve obezite oranlarının artmasına neden olabileceğinin de altını çizen araştırmacılar, iyi bakterilerin sağlıklı kalmanıza yardımcı olmaları için yapabileceklerinizi şöyle açıklıyorlar:
İlaçların etkisini artırabilirsiniz: 2008 yılında Londra'da Imperial College'taki araştırmacılar, yüksek oranda belirli bağırsak bakterisine sahip olanların asetaminofeni (Parasetamol türevi bir analjeziktir. Analjezik ve antipiretik etkileri aspirininkine benzer, ancak antiinflamatuar etkisi zayıftır. Tylenol'un aktif içeriği) daha yavaş metabolize ettiklerini buldular. Araştırmacılar, bağırsak bakterisi popülasyonlarının ilâçları daha etkili yapmak ve yan etkilerini önlemek için bilinçli olarak yönlendirilebileceğini açıklıyorlar.
Enfeksiyonu önleme: İyi bakteri katmanları bizi kötü olanlardan koruyor gibi görünüyor. Büyük klinik deneyler, penis üzerinde yaşayan bazı tür bakterilerin sünnet yoluyla ortadan kalkmasının HIV virüsünün taşınma ihtimalini düşürdüğünü gösteriyor.
Şeker hastalığını önlemeye çalışma: Geçen yıl Nature dergisinde yayınlanan ve Chicago Üniversitesi'nde yapılan araştırmada, sağlam bağırsak bakterisine sahip olmanın farelerde genetik olarak şeker hastalığı gelişimini önleyebildiği ifade ediliyor. Aynı tip bağırsak bakterisinin insanlarda şeker hastalığını önleyip önlemediği ise; henüz tam olarak aydınlatılabilmiş değil.
Bakteriler iyileştiğinizi gösteriyor: Geçtiğimiz Kasım ayında Nature dergisinde yer alan ve UC-Davis Üniversitesi'ndeki araştırmacılar tarafından gerçekleştirilen bir çalışmada, cilt yüzeyinde yaşayan belirli bakterilerin cildi, önemsiz kesiklerden ya da çürüklerden kaynaklanan iltihabı önleyen bir kimyasal madde ürettiğini belirttiler. Kesik, bakteriyal tabakanın alt katına geçerse, cildiniz şişecektir. Egzema gibi deri hastalıklarında, bilimadamları bu sistemin bozulabileceğini ve karmakarışık bir hale gelebileceğini tahmin ediyorlar.
Zayıf kalmak: Cornell Üniversitesi'nde görevli bilimadamlarına göre, aşırı kilolu insanların sindirim yolundaki bakteriler farklı bir karışım halinde bulunuyorlar. Bakteriler, tam tahıllı gibi karmaşık karbonhidratların hazmedilmesine yardım ediyor. Bağırsaklarda iki tür bakteri (Firmicutes ve Bacteriodes) temel rol oynuyor. Bacteroides, zarları sfingolipidleri ihtiva eden nadir bakteriyal organizmalardandır. Bacteroides türleri, bağırsakta koloni oluşturan potansiyel patojenleri ayrı tutarak ev sahibine faydalı oluyorlar. Bu bakteri sayısı, zayıf insanlarda daha hakim orandadır. Aşırı kilolu insanlarda ise Firmicutes oranı Bacteroides türlerinden daha fazla.
Gırtlak kanserini önleme: Helicobacter pylori, mide ve oniki parmak bağırsağının çeşitli bölümlerinde yerleşen bir bakteri türüdür. Mide ülserinin temel sebebi olan bu bakteriyi, doktorlar hastaya antibiyotik tedavisi uygulayarak ortadan kaldırıyorlar, fakat; bunun yanında Helicobacter pylori bakterisinin faydalı etkisi de bulunuyor.laboratuar çalışmalarına ve epidemiyolojik verilere göre, bu bakteri sizi reflü hastalığı ile gırtlak kanserinin bazı türlerine karşı koruyor.
Alerjilere karşı korunma: Michigan Üniversitesi'nde görevli mikrobiyolog Gary Huffnagle tarafından yapılan araştırmaya göre, antibiyotikler tarafından bağırsak bakteri florası bozulan farelerde alerji görülme riskinin daha fazla olduğu ortaya çıktı. Bir teoriye göre, bağışıklık sistemi, toksinleri ortadan kaldırmak için bağırsak bakterilerini kullanıyor. Bu sistem bozulduğunda ise allerji ortaya çıkıyor.
Forbes.com sitesinde yer alan bir habere göre, araştırmacılar, kimi bakterilerin sağlığımız için önemli olduğunu söylüyorlar. Flora bakterileri de denilen bu iyi bakterilerin; şeker hastalığından, astımdan koruduğunu, immün sisteminin işleyişine yardım ettiğini ve hatta gırtlak kanserine karşı da koruyucu rol oynadığını belirten bilimadamları, önemsiz hastalıklarda sık sık kullandığınız aşırı antibiyotiğin ise, iyi bakterilerin kökünü kazıyabildiğini ve obezite oranlarının artmasına neden olabileceğinin de altını çizen araştırmacılar, iyi bakterilerin sağlıklı kalmanıza yardımcı olmaları için yapabileceklerinizi şöyle açıklıyorlar:
İlaçların etkisini artırabilirsiniz: 2008 yılında Londra'da Imperial College'taki araştırmacılar, yüksek oranda belirli bağırsak bakterisine sahip olanların asetaminofeni (Parasetamol türevi bir analjeziktir. Analjezik ve antipiretik etkileri aspirininkine benzer, ancak antiinflamatuar etkisi zayıftır. Tylenol'un aktif içeriği) daha yavaş metabolize ettiklerini buldular. Araştırmacılar, bağırsak bakterisi popülasyonlarının ilâçları daha etkili yapmak ve yan etkilerini önlemek için bilinçli olarak yönlendirilebileceğini açıklıyorlar.
Enfeksiyonu önleme: İyi bakteri katmanları bizi kötü olanlardan koruyor gibi görünüyor. Büyük klinik deneyler, penis üzerinde yaşayan bazı tür bakterilerin sünnet yoluyla ortadan kalkmasının HIV virüsünün taşınma ihtimalini düşürdüğünü gösteriyor.
Şeker hastalığını önlemeye çalışma: Geçen yıl Nature dergisinde yayınlanan ve Chicago Üniversitesi'nde yapılan araştırmada, sağlam bağırsak bakterisine sahip olmanın farelerde genetik olarak şeker hastalığı gelişimini önleyebildiği ifade ediliyor. Aynı tip bağırsak bakterisinin insanlarda şeker hastalığını önleyip önlemediği ise; henüz tam olarak aydınlatılabilmiş değil.
Bakteriler iyileştiğinizi gösteriyor: Geçtiğimiz Kasım ayında Nature dergisinde yer alan ve UC-Davis Üniversitesi'ndeki araştırmacılar tarafından gerçekleştirilen bir çalışmada, cilt yüzeyinde yaşayan belirli bakterilerin cildi, önemsiz kesiklerden ya da çürüklerden kaynaklanan iltihabı önleyen bir kimyasal madde ürettiğini belirttiler. Kesik, bakteriyal tabakanın alt katına geçerse, cildiniz şişecektir. Egzema gibi deri hastalıklarında, bilimadamları bu sistemin bozulabileceğini ve karmakarışık bir hale gelebileceğini tahmin ediyorlar.
Zayıf kalmak: Cornell Üniversitesi'nde görevli bilimadamlarına göre, aşırı kilolu insanların sindirim yolundaki bakteriler farklı bir karışım halinde bulunuyorlar. Bakteriler, tam tahıllı gibi karmaşık karbonhidratların hazmedilmesine yardım ediyor. Bağırsaklarda iki tür bakteri (Firmicutes ve Bacteriodes) temel rol oynuyor. Bacteroides, zarları sfingolipidleri ihtiva eden nadir bakteriyal organizmalardandır. Bacteroides türleri, bağırsakta koloni oluşturan potansiyel patojenleri ayrı tutarak ev sahibine faydalı oluyorlar. Bu bakteri sayısı, zayıf insanlarda daha hakim orandadır. Aşırı kilolu insanlarda ise Firmicutes oranı Bacteroides türlerinden daha fazla.
Gırtlak kanserini önleme: Helicobacter pylori, mide ve oniki parmak bağırsağının çeşitli bölümlerinde yerleşen bir bakteri türüdür. Mide ülserinin temel sebebi olan bu bakteriyi, doktorlar hastaya antibiyotik tedavisi uygulayarak ortadan kaldırıyorlar, fakat; bunun yanında Helicobacter pylori bakterisinin faydalı etkisi de bulunuyor.laboratuar çalışmalarına ve epidemiyolojik verilere göre, bu bakteri sizi reflü hastalığı ile gırtlak kanserinin bazı türlerine karşı koruyor.
Alerjilere karşı korunma: Michigan Üniversitesi'nde görevli mikrobiyolog Gary Huffnagle tarafından yapılan araştırmaya göre, antibiyotikler tarafından bağırsak bakteri florası bozulan farelerde alerji görülme riskinin daha fazla olduğu ortaya çıktı. Bir teoriye göre, bağışıklık sistemi, toksinleri ortadan kaldırmak için bağırsak bakterilerini kullanıyor. Bu sistem bozulduğunda ise allerji ortaya çıkıyor.

