GDO’lu ürünlere, “Evet bunlar gıdadır, yenilebilir ve yem olarak kullanılabilir” onayı resmen verildi. Genetiği değiştirilmiş bu ürünler bundan böyle bakkallarda manavlarda, büyük marketlerde, semt pazarlarında rahatlıkla satılabilecek
Genetiği değiştirilmiş organizmalar (GDO) için uygunluk denetimi yapan bilimsel komite, iki önemli karar aldı. İlk kararla, bir ürünün GDO’lu sayılabilmesi için öngörülen eşik değer belirlendi. Eşik değer, Avrupa Birliği’nin kabul ettiği binde 9 oldu. Eşik değeri aşan oranda GDO içeren ürünlerde bu durum etikette belirtilecek. Binde 9’un altında GDO içeren ürünlerde ise etiketleme zorunluluğu yok. Komite, aynı kararda, genetiği değiştirilmiş üç çeşit soyanın gıda ve yem amaçlı kullanımında risk olmadığına hükmetti. Bilimsel komitenin diğer kararı ise 17 çeşit genetiği değiştirilmiş mısırla ilgili sonuçları içeriyor. Komite, genetik olarak değiştirilmiş T25 kodlu mısır için uygunluk vermedi. Ancak diğer 16 mısır çeşidinin 12’si yem ve gıda, dördü ise sadece yem amaçlı kullanılabilecek. Kararı Tarım ve Köyişleri Bakanlığı da onayladı. Karar, bazı tartışmalara da yol açacak gibi görünüyor. Çoğunluğunun Biyologlar'dan oluştuğu söylenen uzman kadrosu, komitenin yeterli ve gerekli incelemeyi yapmadığını öne sürüyor ve Avrupa Birliği’nin onay verdiği genetiği değiştirilmiş türlere otomatik bir onay verildiği savunuluyor. Karardaki bir ayrıntıya da dikkat çekiliyor. Bilimsel komite, onay verdiği genetiği değiştirilmiş mısır türlerinin konserve, un, irmik ve mamulleri gibi doğrudan tüketim dışında kullanılmasını risksiz buldu. Uzmanlar, bu ürünlerde kullanımın ne tür riskler içerdiğinin açıklanması gerektiğini vurguluyorlar.
Genetiği değiştirilmiş organizmalar (GDO) için uygunluk denetimi yapan bilimsel komite, iki önemli karar aldı. İlk kararla, bir ürünün GDO’lu sayılabilmesi için öngörülen eşik değer belirlendi. Eşik değer, Avrupa Birliği’nin kabul ettiği binde 9 oldu. Eşik değeri aşan oranda GDO içeren ürünlerde bu durum etikette belirtilecek. Binde 9’un altında GDO içeren ürünlerde ise etiketleme zorunluluğu yok. Komite, aynı kararda, genetiği değiştirilmiş üç çeşit soyanın gıda ve yem amaçlı kullanımında risk olmadığına hükmetti. Bilimsel komitenin diğer kararı ise 17 çeşit genetiği değiştirilmiş mısırla ilgili sonuçları içeriyor. Komite, genetik olarak değiştirilmiş T25 kodlu mısır için uygunluk vermedi. Ancak diğer 16 mısır çeşidinin 12’si yem ve gıda, dördü ise sadece yem amaçlı kullanılabilecek. Kararı Tarım ve Köyişleri Bakanlığı da onayladı. Karar, bazı tartışmalara da yol açacak gibi görünüyor. Çoğunluğunun Biyologlar'dan oluştuğu söylenen uzman kadrosu, komitenin yeterli ve gerekli incelemeyi yapmadığını öne sürüyor ve Avrupa Birliği’nin onay verdiği genetiği değiştirilmiş türlere otomatik bir onay verildiği savunuluyor. Karardaki bir ayrıntıya da dikkat çekiliyor. Bilimsel komite, onay verdiği genetiği değiştirilmiş mısır türlerinin konserve, un, irmik ve mamulleri gibi doğrudan tüketim dışında kullanılmasını risksiz buldu. Uzmanlar, bu ürünlerde kullanımın ne tür riskler içerdiğinin açıklanması gerektiğini vurguluyorlar.

