Bir çuval incir böyle berbat edilir: Peroksitli incir, mazotlu üzüm
Sağlık için, şifa için kuru incir yiyorsunuz belki her gün. Nasıl kurutulduğunu biliyor musunuz? Ya o pırıl pırıl parlayan sapsarı kuru üzümler? Yemeden, yedirmeden önce bu haberi okuyun...
Cevap: Bir çuval incir böyle berbat edilir: Peroksitli incir, mazotlu üzüm
Kuru incir hakkında yazdığınız bilgilerin bir çoğuna katılıyorum ancak bazı yerleri çok abartarak yazmışsınız.
Öncelikle çoğu zaman sinir olduğum bir kelimeden konuya başlamak istiyorum.." dededen kalma teknikler" bu kelimeyi söylerken hiç birimiz dedemizin zamanındaki ülkemiz ve dünyamızda ki insan nüfusunu ve o dönemdeki ilkel şartları hep hesaba katmadan konuşuveririz. Dedelerimizin kuru incir sattığı dönemlerde ki kuru incir üretim rekolitesi ile bu çağda elde edilen mahsül tonajı aynı mı? Dünya pazarının neredeyse %75'i türk kuru inciri tüketmektedir. Bu rakam dededen kalma dağdaki eski ağaçların verdiği mahsüllerle değil, daha sonradan bir çok köylümüzün ovalardaki bahçelerini incir bahçesine çevirmesi ve sektörün neredeyse 12 aya yayılmasıyla oluşmuştur. Dedelerimiz kuru incir ihracatını (bir kaç İzmirli levanten dışında) mı bilirdi? Kuru incir ihracat standartında şu an en az 6 tipte kuru incir işleme ve paketleme şekli var, dedelerimizin zamanında tip denen birşeymi vardı? Bu sektördekiler iyi bilirler ki kuru incir de en büyük tehlike en başta aflatoksindir(küf). Acaba dedelerimiz o mor ışığın olmadığı dönemlerde bu aflatokisli incirleri nasıl seçerlerdi ve ballandıra ballandıra anlattığınız o sepetlere dizerlerdi ? yoksa seçmeden direk millete doğal diye mi yedirirlerdi? Şu anda siz karanlık odalarda kuru incirlerin tek tek kürdanla mor ışıklar altında iç ve dış aflatoksin kontrolünün ne zorluklarla yapıldığını biliyormusunuz?
Dedelerimiz zamanında ki hastalık ve mikroplara karşı yapılan aşılar ve içilen ilaçlar acaba bu çağda ki hastalıklara ve mikroplara yeterli geliyormu? Hayır! Her geçen gün yeni hastalıklar ve yeni mikropların türediği çağımızda bunlara karşı bir takım önlemler sürekli geliştirilmektedir.
Kısacası önce bu soruları kendimize soralım ve daha sonra kuru incirin bu günki halini anlatalım!
Öncelikle Kuru incirde kullanılan sıvı likit peroksit dediğiniz ve kimsenin açıklayamadığı şey diye bahsettiğiniz kimyasal "Hydrogen Peroxide (H2O2)" dir. Hidrojen Peroksit çevre dostu bir kimyasaldır. Molekül formülünden de görüleceği üzere hidrojen ve oksijenden ibaret olup, kullanıldıktan sonra çevreye hiçbir zarar vermeksizin su ve oksijene dönüşmektedir. Eriyiğinden oksijenin açığa çıkması ve sonunda suyun oluşması, bu sıvının, tehlikesiz ve etkili bir antiseptik olarak kullanılmasını sağlamıştır. Bu maddenin en sık kullanıl¬dığı yerler, yara temizlenmesi ,saç boyalarında, gargara olarak, dişetleri iltihaplarının tedavisin¬de, kulak yıkamalarında, kılcal kanamalardaki sızıntıyı durdurmak için, sebze ve meyvelerin yıkanmasında kullanılan steril suların içerisinde, hayvan çiftliklerinde hayvanlara verilen içme sularının (az miktarda) içinde dezenfektan olarak , atık su arıtımında suya çözünmüş oksijen sağlamada ve sudaki organik – inorganik kirleticilerin giderilmesinde, tekstil ve ağaç sanayinde ve daha insanların iç içe olduğu bir çok alanda hidrojen peroksit kullanılır.Demek ki bu kadar şeyde ölçülü miktarda kullanılan hidrojen peroksit insan sağlığına zaralı değilmiş!
Tabii ki Hidrojen Peroksit (H2O2) bir kimyasaldır ve her katkı maddesi ve diğer kimyasallar gibi bununda ölçüsüz ve bilinçsiz kullanımı kesinlikle insan sağlığına zararlıdır. Bu gün tükettiğimiz bir çok gıda maddesinin hangisinde katkı kimyasalları yoktur ki? tükettiğimiz peynir,süt,yoğut,sucuk, salam, sosis, bisküviler, gofret v.b. çukulatalar, konserveler ve daha pek çok gıda maddelerinin hangisi dededen kalma şekilde üretiliyor. En basiti eski yoğutlar iki günde ekşirken şimdiki yoğurtlar nasıl bir ay rafta kalabiliyor. evdeki reçeller küflenirken neden marketlerdeki küflenmez, evde yaptığımız zeytinler hep üstü mayalanırken neden sanayi üretimlerinin zeytin ambalajları mayalanmaz.. diğer yönden sebze ve meyvelerdeki GDO lu tohumlar, kimyasal gübre ve ilaçları saybilirmisiniz , hangisi dedemiz zamanındaki domatesler,salatalıklar v.s. ler? Bakın bu örnekleri daha sayarsak altından kalkamayız. demek ki kimya artık çağımızda bir çok sektörle iç içe yaşamaktadır.
Kuru incir ağaçta kuruyan bir meyve olmayıp , yaş incirler ağaçtan toplanıp tel ızgaraların üzerinde serilir ve kurutulur ve daha sonra kuruyan incirler köylünün yerde dökme olarak depolaması ile saklanır ve bu işi yapan herkeste bunu iyi bilir. Bu kurutma ve saklama esnasında tabiyatıyla şıralı olan kuru incir sizce hiç böcek,sinek, mikrop v.s. almamış ve doğalmıdır. Depolarda o şekilde duran kuru incirleri direk tüketiciye yollasanız acaba kuru incir satılırmı? Bu bahsettiğimiz canlı mikroorganizmalardan, sinekten,böcekten kuru inciri az miktarda hidrojen peroksit katkılı su ile yıkayarak dezenfekte etmenin, işlemeye ve paketlemeye uygun yumuşaklığının elde edilebilmesi ve renginin daha albenili olmasının neresi kötü? Bir bayan sabah yataktan kalktığında aynaya baksa kendini ne kadar beğenir, birde makyaj yaptıktan sonra ne kadar beğenir. bayan aynı bayan ama makyaj var değil mi! neden sokağa makyajsız çıkmıyorsunuz. bu arada makyaj malzemeleri de kimyasal ama bütün insan bedeninde kullanılıyor!
Bu gün yurt dışına yapılan kuru incir ihracat rakamlarına bakıldığında en büyük sorunun aflatoksin olduğu ve yurda geri gelen incirlerin çoğunun sebebinin aflatoksin olduğu rakamlarla meydandadır. yıllardır az miktarda hidrojen peroksitle yıkanmış kuru incirler yurt dışına ihraç edilir ve hiçbir zaman bu sebepten dolayı da kuru incir geri iadesi olmamıştır.
Size katıldığım tek konu, Hidrojen Peroksitin tek kötü tarafı denetsiz ve oransız olarak bilinçli veya bilinçsiz olarak yüksek miktarda peroksit banyosu ile kuru incirin yıkanması ve lezzetinin kaçmasıdır.
Hidrojen peroksit ölçüm tahlili artık yapılıyor diyenlere sesleniyorum. Madem artık makineleriniz tam peroksit ölçümü yapabiliyor, sizde işletmelerin kullanabileceği ve insan sağlığına zarar vermeyecek ölçüde ve kuru incirin lezzetini bozmayacak maximum bir değer belirleyin! yok hiç kullanmazsınız demekle bu iş olmaz. O zaman tüm gıda maddelerinden kimyasallar kaldırılsın ve sıfır değerle üretilsin. Günah keçisi kuru incir mi ?
Aydın ovasında ve dağlarında iki farklı renkte kuru incir yetişiyor.her ikisininde yenilebilirliği aynı nefasette! ama Allah'ın takdiridir ki ova malı esmer, dağ malı daha açık renklidir. eğer incirde belirlenmiş değerlerde bir miktar peroksit kullanılmazsa asıl o zaman ova mallarını işletmeci almaz ve hiç bir yere de satamaz ve ovalarda incir yetiştiren çifçiler de bu inciri o zaman nereye satacaklar. hepsi hurdaya gidecek ve belkide gelecekte ovada bir tane incir ağacı kalmayacak , birde tam aksine dağdaki üreticilerinde incirleri bu sefer altın olacak! ve bu dengesizlikten esas ovadaki çifçi zarar görecektir. Sadece dağdaki incir rekolitesi hiç bir zaman kuru incir pazarına yeterli değildir ve bu sektör yeterli hammaddeyi bulamazsa çalışamaz ve batar . Bu sene yurt dışına gönderilen bir çok kuru incir ithalatçılar tarafından kara diye sevilmedi ve bu şekilde mal satmayacaklarını söyleyip mal almadılar. geçen yılki satışla bu seneki satış arasında en az 5 bin ton az satış farkı var. sebebi neden ? bakın Bu işten bir sürü insan geçimini sağlamaktadır. Bu işe tez elden kış gelmeden acil çözüm bulunması gerekmektedir. Kuru incir ilerki günlerde rengi daha da kararacaktır.Bu işin bu şekilde satışı olmaz. Bu çağda malını süslemeden satan kaldı mı?
Buradan devlet yetkililerine sesleniyorum, kuru incirde bazıları birleşip incir üzerinde oyun oynuyorlar. amaçları insan sağlığını düşünmek değil , çıkarları doğrultusunda sektörü kendi yönlerine göre idare etmektir.lütfen kuru incirin insan sağlığına zarar vermeden, sağlığımız için dezenfekte edebilmesi, işlemeye ve paketlemeye uygun yumuşaklığının elde edilebilmesi ve renginin daha albenili olması için devlet kontrolünde belirlenmiş ölçüde hidrojen peroksit kullanımına müsade verilmesi acilen gerekmektedir.yoksa asıl o zaman hem ovadaki çifçi hem de incir sektörü bitecektir. amaç doğal dan ziyade sağlıklı ve hijyenik ürünlerin üretilmesi olmalıdır.
Comment