Küre Dağları, dünyada eşine az rastlanır nemli karstik ormanları, bitki türü ve yaban hayatı zenginliğiyle ekolojik bakımdan önemi uluslararası düzeyde kabul edilmiş ender ormanlar arasında. Tarihi ve kültürel açıdan Kapadokya, Efes hangi değerdeyse ekolojik açıdan Küre Dağları da aynı değerde. Bu özelliklerinden dolayı bölge geçtiğimiz yıl milli park ilan edildi. Dünyanın önde gelen doğa koruma örgütlerince de takdirle karşılanan bu karar, Dünya Doğayı Koruma Vakfı (WWF-Int) tarafından, Türkiye'nin "dünyaya armağanı" olarak uluslararası kamuoyuna sunuldu.
Ülkemiz adına onur verici bu olay, son zamanlarda yöreden gelen acı haberlerle maalesef gölgeleniyor. Arıt üzerinden Kurucaşile'ye ulaşmak amacıyla bir yol açılması için çalışmalara başlandı. Ancak yol güzergâhı, ne yazık ki milli parkın ekolojik bakımdan kalbi sayılan "Mutlak Koruma Zonu"ndan geçiyor. Şimdiye kadar insan müdahalesi görmemiş bu ormanları yok etme pahasına açılacak yol Arıt'a bağlı köyler için vazgeçilmez bir öneme sahip değil. Ancak popülist kaygılarla hareket edenlerin bu olayı da bir oldubittiye getirme çabası içinde olduğu görülüyor.
Öksin bölgenin genel karakterine bağlı olarak, karışık yapraklı türlerle iğne yapraklı türler, orman ekosistemi içerisinde genellikle homojen bir karışıma sahiptir. Özellikle batı kesimlerde, her dem yeşil ve yaprağını döken ağaçlarla çalıların baskın olduğu, nemli karaktere sahip bir bitki örtüsü hakimdir.
Dona neden olan düşük sıcaklıkların görülmediği, buharlaşmayı artıran yüksek sıcaklık frekanslarıyla pek karşılaşılmayan ve okyanus iklimi koşullarının egemen olduğu kıyısal kesimlerde yeşerim dönemi uzundur. Karadeniz'in doğrudan etkilerine açık ve görece yumuşak bir iklime sahip, kıyıya yakın bu kesimlerdeki korunaklı alanlarda; zeytin (Olea europea), defne (Laurus nobilis), mersin (Myrtus communis), katırtırnağı (Genista tinctoria), akçakesme (Phillyrea latifolia), sandal (Arbutus andrachne) gibi bazı Akdeniz bitkilerine de rastlanır. Kıyısal kesimden, 10-200 m. yüksekliklere kadar dar bir kuşak oluşturan maki, 250-300 m. yüksekliklere kadar
Karadeniz'in daha nemcil türlerine eşlik eder. Karadeniz'e özgü bu bitki örtüsü "psödomaki" (yalancı maki) olarak adlandırılır.
Deniz etkisinin yaşandığı bu vadilerde maki bitkilerinin yanı sıra 20-220 m arasında, küçük topluluklar halinde kızılçamlar görülür. Kıyı bölgesinin daha gerisinde geniş yapraklılardan oluşan nemli ormanlar yer alır. Bu karışık ormanların alt kısımlarında (720 m'ye kadar) doğu kayını (Fagus orientalis), kestane (Castanea sativa) ve ıhlamur (Tilia rubra); daha yukarılarda (1300-1700 m) ise Uludağ göknarı (Abies nordmanniana ssp. bornmüelleriana) çok geniş, saf ve karışık meşcereler oluşturur. Alanın en yüksek kesimlerinde yaygın olan bu ormanların, yer yer 300 m'ye kadar indikleri de görülür.
Ulaşım
Kastamonu, İstanbul`dan karayolu ile 520 km., Ankara`dan 240 km., Zonguldak`tan 265 km., İzmir`den 820 km. uzaklıktadır.
www.karadenizgezi.net
Ülkemiz adına onur verici bu olay, son zamanlarda yöreden gelen acı haberlerle maalesef gölgeleniyor. Arıt üzerinden Kurucaşile'ye ulaşmak amacıyla bir yol açılması için çalışmalara başlandı. Ancak yol güzergâhı, ne yazık ki milli parkın ekolojik bakımdan kalbi sayılan "Mutlak Koruma Zonu"ndan geçiyor. Şimdiye kadar insan müdahalesi görmemiş bu ormanları yok etme pahasına açılacak yol Arıt'a bağlı köyler için vazgeçilmez bir öneme sahip değil. Ancak popülist kaygılarla hareket edenlerin bu olayı da bir oldubittiye getirme çabası içinde olduğu görülüyor.
Öksin bölgenin genel karakterine bağlı olarak, karışık yapraklı türlerle iğne yapraklı türler, orman ekosistemi içerisinde genellikle homojen bir karışıma sahiptir. Özellikle batı kesimlerde, her dem yeşil ve yaprağını döken ağaçlarla çalıların baskın olduğu, nemli karaktere sahip bir bitki örtüsü hakimdir.
Dona neden olan düşük sıcaklıkların görülmediği, buharlaşmayı artıran yüksek sıcaklık frekanslarıyla pek karşılaşılmayan ve okyanus iklimi koşullarının egemen olduğu kıyısal kesimlerde yeşerim dönemi uzundur. Karadeniz'in doğrudan etkilerine açık ve görece yumuşak bir iklime sahip, kıyıya yakın bu kesimlerdeki korunaklı alanlarda; zeytin (Olea europea), defne (Laurus nobilis), mersin (Myrtus communis), katırtırnağı (Genista tinctoria), akçakesme (Phillyrea latifolia), sandal (Arbutus andrachne) gibi bazı Akdeniz bitkilerine de rastlanır. Kıyısal kesimden, 10-200 m. yüksekliklere kadar dar bir kuşak oluşturan maki, 250-300 m. yüksekliklere kadar
Karadeniz'in daha nemcil türlerine eşlik eder. Karadeniz'e özgü bu bitki örtüsü "psödomaki" (yalancı maki) olarak adlandırılır.
Deniz etkisinin yaşandığı bu vadilerde maki bitkilerinin yanı sıra 20-220 m arasında, küçük topluluklar halinde kızılçamlar görülür. Kıyı bölgesinin daha gerisinde geniş yapraklılardan oluşan nemli ormanlar yer alır. Bu karışık ormanların alt kısımlarında (720 m'ye kadar) doğu kayını (Fagus orientalis), kestane (Castanea sativa) ve ıhlamur (Tilia rubra); daha yukarılarda (1300-1700 m) ise Uludağ göknarı (Abies nordmanniana ssp. bornmüelleriana) çok geniş, saf ve karışık meşcereler oluşturur. Alanın en yüksek kesimlerinde yaygın olan bu ormanların, yer yer 300 m'ye kadar indikleri de görülür.
Ulaşım
Kastamonu, İstanbul`dan karayolu ile 520 km., Ankara`dan 240 km., Zonguldak`tan 265 km., İzmir`den 820 km. uzaklıktadır.
www.karadenizgezi.net


Comment