17.04.1990 Yılında 3621 Sayılı kıyı kanunu Resmi Gazetenin 20495 sayılı nüshasında yayınlandı. Bu kanunun 5.maddesinde, Kıyılar Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Kıyılar, herkesin eşit ve serbest olarak yararlanmasına açıktır, Kıyı ve sahil şeritlerinden yararlanmada öncelikle kamu yararı gözetilir. Der.
Kıyılar kamuya acık olup özel mülkiyete konu olamaz. Ancak bugün ülkemizin sahil kısımlarının büyük bir kısmı parsellenmiş ve yağmalanmış olup keyfilik sürmektedir. Sahil boyu yapılan villaların önündeki kumsallar kapatılmış halkın kullanımı yasaklanmış.
Türkiye’de menfaat şebekeleri kurdukları çarkın bozulmasını bir türlü istemiyor ve ayak diriyor. Her konuda karşı çıkıp devleti çalıştırmaz hale getiriyorlar. Halkın kullanamadığı sahiller, kendilerine bir takım “ Beyaz Türkler “ diye unvan takarak ayrıcalıklı konuma koyanlara halkın tepkisine ise Göbeğini kaşıyan adam,bidon kafalılar veya çoban tabirini kullanıyorlar.Bunlardan hesap ne zaman sorulacak merak ediyorum. Bir gün bunları da, Yunus Ermenin dediği gibi bir gün sığaya çeken bir molla kasımı bekliyoruz
Kıyılar kamuya acık olup özel mülkiyete konu olamaz. Ancak bugün ülkemizin sahil kısımlarının büyük bir kısmı parsellenmiş ve yağmalanmış olup keyfilik sürmektedir. Sahil boyu yapılan villaların önündeki kumsallar kapatılmış halkın kullanımı yasaklanmış.
Türkiye’de menfaat şebekeleri kurdukları çarkın bozulmasını bir türlü istemiyor ve ayak diriyor. Her konuda karşı çıkıp devleti çalıştırmaz hale getiriyorlar. Halkın kullanamadığı sahiller, kendilerine bir takım “ Beyaz Türkler “ diye unvan takarak ayrıcalıklı konuma koyanlara halkın tepkisine ise Göbeğini kaşıyan adam,bidon kafalılar veya çoban tabirini kullanıyorlar.Bunlardan hesap ne zaman sorulacak merak ediyorum. Bir gün bunları da, Yunus Ermenin dediği gibi bir gün sığaya çeken bir molla kasımı bekliyoruz


Comment