"A.O.Ç" Mİ ? ATATÜRK " ULAŞTIRMA" ÇİFTLİĞİ PROJESİ Mİ ?!![/SIZE][/B]
Tahir Çalgüner
Gazi Üniversitesi. Mimarlık Fakültesi Öğrt. El
Ankara Büyük şehir belediyesinin hazırladığı AOÇ raporunda , her ne kadar kentsel makraform bütününde AOÇ alanı irdelenmeye çalışılsa bile, farklı ve birbirinden bağımsız ve güzel projelerin kolajı ile şekillenmiş eklektik bir görünümü vardır.Bu tür pragmatik, "projeci" yaklaşımları " Kentsel planlama" ile karıştırmamak gerekir.Kentsel planlama tek tek projelerin aritmatiksel toplamından çok daha farklı bir disiplindir.
AOÇ alanı, bir "kentsel park" ve rekreasyon alanı olarak kullanılmamaktadır.Daha ziyade keçiören eryaman ve batıkentlinin haftasonunda gittiği bir "semt parkına" dönüşmüştür.Dolayısıyla bu kayıp mekanın (lost space) Ankara kentlisi tarafından algılatılması ve alana erişebilirliğinin artırılması gerekiyor.
AOÇ Alanına kentsel erişebilirliği artırmak için,Metro ağı ile entegre edilmesi önerisi, alanın bir kent kapısı ve" landmark" olma özelliğine de katkı yapacak kararlardır.Ayrıca, AOÇ tarihi çekirdek alanı olarak tanımlanan merkez bölgede yayalaştırma ve taşıt ulaşımı öngörüleri de tutarlıdır.
Ancak raporda yazılan "BAĞLANTI" yolları başlığındaki, dörtlü öneri paketi, abartılı bir görüştür.Alanın gereksiz yere parçalanmasını ve kontrol dışı plansız gelişimlerin oluşumunu ivmelendirecek düzeydedir.
A.O.Ç alanı sanki, "ulaştırma" noktasında kente bir engel teşkil ediyor da, sözde trafik sıkışıklığına neden olutormuş gibi; "bu arada da bu yol bağlantılarını ve kavşaklarını da, bu vesile ile aradan çıkartırız" mantığı ile hazırlandığı izlenimini vermektedir. "Ulaştırma planlaması" !! Sayın Gökçek' e ait bir kavramdır.Çağdaş kent ve "ulaşım planlaması" disiplini ile ilgisi yoktur.Bu noktada, herşeyden öce ANKARA için; ulaşım ve arazi kullanım kararları ile entegre ve bütüncül bir stratejik planın kent MAKRAFORMU ölçeğinde hazırlanması elzemdir.
-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
"A.OÇ " için Hukuki durum ve öneri kurumsal yönetim ÖRGÜT modelim:
Alan her nekadar hazineye bağışlanmış bir alansa da .Atatürk tarafından 1937 yılında hazineye vasiyet hükümleri çerçevesinde devri, yapılmıştır.Dolayısıyla, özel vasiyet hukuku ve miras hükümleri esas alınmalıdır.
2006 yılında 5524 sayılı kanunla ANKARA Büyükşehir belediyesinin alan üzerinde 1/25.000 ve 1/10000 plan yapma ve de" hertürlü"
imar yetkisi var ise de; durum biraz farklıdır.5699 sayılı kanunun meşhur 10. maddesine göre alandan yapılacak her bir arazi tahsisi kararının meclisten çıkarılacak özel bir kanun ile mümkün olabileceği" halen daha yürürlüktedir.Birde buna Ankara koruma kurulunun yetki alanı da eklenebilir.Dolayısıyla bu yetki çatışması durumu önlenmelidir.
AOÇ alanı, İlçe belediyeleri , Büyükşehir belediyesi ve Koruma kurulu üyelerinin teknik uzman katılımı ile şekillenen kurumsal öneri bir yapıya kavuşturulmalıdır.
Mevcut A.O.Ç yönetimi, ise sadece ve sadece hayvansal,tarımsal üretim, AR-GE ve profesyonel işletmeciliği işine odaklanmalıdır.
Tahir Çalgüner
Gazi Üniversitesi. Mimarlık Fakültesi Öğrt. El
Ankara Büyük şehir belediyesinin hazırladığı AOÇ raporunda , her ne kadar kentsel makraform bütününde AOÇ alanı irdelenmeye çalışılsa bile, farklı ve birbirinden bağımsız ve güzel projelerin kolajı ile şekillenmiş eklektik bir görünümü vardır.Bu tür pragmatik, "projeci" yaklaşımları " Kentsel planlama" ile karıştırmamak gerekir.Kentsel planlama tek tek projelerin aritmatiksel toplamından çok daha farklı bir disiplindir.
AOÇ alanı, bir "kentsel park" ve rekreasyon alanı olarak kullanılmamaktadır.Daha ziyade keçiören eryaman ve batıkentlinin haftasonunda gittiği bir "semt parkına" dönüşmüştür.Dolayısıyla bu kayıp mekanın (lost space) Ankara kentlisi tarafından algılatılması ve alana erişebilirliğinin artırılması gerekiyor.
AOÇ Alanına kentsel erişebilirliği artırmak için,Metro ağı ile entegre edilmesi önerisi, alanın bir kent kapısı ve" landmark" olma özelliğine de katkı yapacak kararlardır.Ayrıca, AOÇ tarihi çekirdek alanı olarak tanımlanan merkez bölgede yayalaştırma ve taşıt ulaşımı öngörüleri de tutarlıdır.
Ancak raporda yazılan "BAĞLANTI" yolları başlığındaki, dörtlü öneri paketi, abartılı bir görüştür.Alanın gereksiz yere parçalanmasını ve kontrol dışı plansız gelişimlerin oluşumunu ivmelendirecek düzeydedir.
A.O.Ç alanı sanki, "ulaştırma" noktasında kente bir engel teşkil ediyor da, sözde trafik sıkışıklığına neden olutormuş gibi; "bu arada da bu yol bağlantılarını ve kavşaklarını da, bu vesile ile aradan çıkartırız" mantığı ile hazırlandığı izlenimini vermektedir. "Ulaştırma planlaması" !! Sayın Gökçek' e ait bir kavramdır.Çağdaş kent ve "ulaşım planlaması" disiplini ile ilgisi yoktur.Bu noktada, herşeyden öce ANKARA için; ulaşım ve arazi kullanım kararları ile entegre ve bütüncül bir stratejik planın kent MAKRAFORMU ölçeğinde hazırlanması elzemdir.
-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
"A.OÇ " için Hukuki durum ve öneri kurumsal yönetim ÖRGÜT modelim:
Alan her nekadar hazineye bağışlanmış bir alansa da .Atatürk tarafından 1937 yılında hazineye vasiyet hükümleri çerçevesinde devri, yapılmıştır.Dolayısıyla, özel vasiyet hukuku ve miras hükümleri esas alınmalıdır.
2006 yılında 5524 sayılı kanunla ANKARA Büyükşehir belediyesinin alan üzerinde 1/25.000 ve 1/10000 plan yapma ve de" hertürlü"
imar yetkisi var ise de; durum biraz farklıdır.5699 sayılı kanunun meşhur 10. maddesine göre alandan yapılacak her bir arazi tahsisi kararının meclisten çıkarılacak özel bir kanun ile mümkün olabileceği" halen daha yürürlüktedir.Birde buna Ankara koruma kurulunun yetki alanı da eklenebilir.Dolayısıyla bu yetki çatışması durumu önlenmelidir.
AOÇ alanı, İlçe belediyeleri , Büyükşehir belediyesi ve Koruma kurulu üyelerinin teknik uzman katılımı ile şekillenen kurumsal öneri bir yapıya kavuşturulmalıdır.
Mevcut A.O.Ç yönetimi, ise sadece ve sadece hayvansal,tarımsal üretim, AR-GE ve profesyonel işletmeciliği işine odaklanmalıdır.

