fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Cevrebilim dergileri listesi

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
yeni mesajlar

  • Cevrebilim dergileri listesi

    Bilimsel, akademik ve tam metinli bedava uluslararasi Cevrebilim dergileri listesi . Kayit, para, e-mail vs. istenmiyor.
    Liste icin tiklayin...
  • Fidanligi.com

  • #2
    Arkaİk Bİr SÖylem Olarak,; "Çevrebİlİm"!!

    Ekoloji ve Arkaik Bir Söylem Olarak Çevrebilim


    (Çağatay Tavşanoğlu)
    14 Oca 2008 YAŞAMBİLİM
    Ekoloji ve çevre kavramlarını karşılaştıran ve sosyal bilimlerdeki mevcut yaklaşımları sorgulayan daha önceki bir yazıya (Çalgüner, 2004) karşı yayınlanmış bir yorumda (Çelebi, 2004), yazıya yoğun olarak üslûp bakımından yaklaşılıp, yazının ileri sürdüğü iddialara cevap vermeye çalışılmıştır. Ancak, yorumun başlığının tersine, yazıda “çevrebilim” kuramının tam olarak ne olduğu anlaşılamazken, ‘çevre kavramının ekolojiyi kapsadığı’ ve ‘ekolojinin çevreyle bağlantılı bilimsel uğraş alanlarını içinde barındıramayacağı’ gibi insan-merkezli ve artık geçmişte kalmış olması gereken yaklaşımlar sergilenmektedir (Çelebi, 2004).

    Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki, ekoloji, popüler ortamdaki yaygın ancak yanlış bir kanının aksine, yalnızca insan kaynaklı çevre kirliğiyle ya da koruma programlarının oluşturulmasıyla ilgilenmez. Ekoloji, temel olarak, doğanın yapı ve işleyiş tarzını, sistematik ve evrimsel biyoloji gibi bilim dallarıyla birlikte bütünsel bir bakış açısıyla yorumlayarak inceleyen bir bilim dalıdır. Bu işleyişi incelerken ekolojinin önemli bir avantajı, diğer temel bilim dallarının aksine, indirgemeci yaklaşımın (olguları parçalara ayırarak inceler) yanında bütünsel yaklaşımı da (olguları bir bütün olarak inceler) kullanabilmesidir. Doğal ekosistemlerin yapı, işleyiş tarzı ve değişkenliğini tüm yönleriyle açıklayabilmenin tek yolunun bütünsel yaklaşımın kullanılmasından geçmesi, ekolojiyi diğer temel bilim dalları arasında ayrı bir yere koymaktadır.

    Örneğin, orman yangını geçirmiş bir alana yerleşen bir bitki türünün populasyonunun zaman ilerledikçe gösterdiği değişimleri incelerken, türün taksonomik özellikleri, ortama uyum için sahip olduğu adaptasyonları, çevresinde yer alan diğer (gerek bitki gerekse hayvan) organizmalarla ilişkileri, yaşadığı ortamın iklimsel, topografik ve toprak özellikleri ve yangının özellikleri (tipi, şiddeti) gibi birçok değişkenin birlikte ele alınmasıyla (yani çok boyutlu ve bütüncül ekolojik yaklaşımlar ile) gerçek sürece daha yakın sonuçlar elde edilebilir. Ancak, bu gibi süreçleri anlamamızda indirgemeci yaklaşımların (tek tek bu değişkenlerin araştırılmasının) tüm sürecin genelini açıklamada başarısız olacağı da açıktır.

    Ekolojinin bir bilim olarak çıkış noktasını doğal ekosistemlerin işleyişinin incelenmesi oluştursa da, insanoğlunun ekosistemler üzerindeki yoğun faaliyetleri insanı da doğal ekosistemlerin bir parçası olarak kabul etme gerekliliğini doğurmuştur. Klasik ekolojinin insanı ve ekosistemlere etkilerini inceleme dışı bırakan yaklaşımı, 1960’lı ve 1970’li yıllarda insan kaynaklı ekolojik sorunların giderek artması ve insanın neredeyse yerküredeki tüm ekosistemler üzerinde şu ya da bu şekilde bir etkisinin olması nedeniyle terk edilmeye başlanmıştır. Bitki ve hayvan türlerinin korunması ve çevre kirliğinin önlenmesi gibi konular da, uygulamalı ekolojinin ortaya çıkışıyla bu yıllardan itibaren ekolojinin ilgi alanında girmiştir.

    “Çevrebilimci”lerin en büyük yanılgılarını, ekolojinin yalnızca canlılar arasındaki ilişkileri inceleyen bir bilim dalı olduğunu söylemeleri ve bu nedenle insanı da inceleme konusu içine dahil eden çevre kavramının ekoloji’den daha geniş kapsamlı olduğunu iddia etmeleri oluşturmaktadır (Keleş ve Hamamcı, 1993). Ancak, kuramın savunucularının atladığı bir nokta, 1960’lı ve 70’lı yıllardan itibaren insan ekolojisi ve uygulamalı ekolojinin ortaya çıkmasıyla ekolojinin konusunun daha da genişlemiş olduğudur. Ekoloji, bugün fiziksel, biyolojik ve sosyal bilimlere kadar uzanan çok disiplinli bir alan haline gelmiştir (Cormondy, 1996; Boşgelmez vd., 2000). Bu çerçevede son yıllarda ortaya çıkan çevre bilimleri de, ekolojinin yanı sıra başka bilim ve sosyal bilim dallarını içine alan, uygulamalı ve disiplinler arası bir bilim dalı olarak insan-doğa ilişkilerini incelemektedir. Ancak, bu gibi uygulamalı alanlar için gerekli altyapıyı (enformasyon altyapısı) ekolojinin hazırladığı (Stiling, 1992) ve çevre bilimleri için kullanılacak en doğal bilimsel çerçeveyi de ekoloji biliminin oluşturduğu (Kışlalıoğlu ve Berkes, 1994) asla gözden kaçırılmamalıdır.

    Örneğin, bir termik santralden kaynaklanan kirliliğin önlenmesi ve kirlilikten etkilenen doğal alanların rehabilitasyonu gibi bir konuda da ekolojik enformasyonun önemi büyüktür. Ortamdaki kirliliğin yalnızca santralin arıtma sistemlerinin çalıştırılmasıyla ve kirletici etkenin ortadan kaldırılmasıyla önlenebileceğini öne sürebilecek çevreci ve indirgemeci bir yaklaşım ile, ortama daha önce salınan kirleticilerden kaynaklanabilecek ikincil (sekonder) bir kirlenmenin de olabileceğini sorgulayan ve kirlenmenin ekosistem üzerindeki olası etkilerini tartışan ekolojist bir söylemin arasındaki fark, olguları bütüncül bir bakış açısıyla görebilme yetisinin ekolojist bir gelenekten geldiğine bir örnektir.

    Ekolojistliği ‘militanlık’ olarak gören bir düşünce tarzının ürünü olan (Keleş ve Hamamcı, 1993; sf. 28), “çevrebilim” olgusu Türkçeleştirme kaygısıyla ortaya çıkmaktan öte, kavramları algılayıştaki farklılıktan ileri gelmektedir. Savunucuları tarafından, ekoloji ve çevre bilimlerinin yöntem ve ilke ortaklığının sağlanmasıyla birleştirilmesinden oluşan bir bilim dalı olduğu ileri sürülen “çevrebilim” (Keleş ve Hamamcı, 1993), aslında yalnızca düşsel bir bilim dalı olmaktan öteye gidememektedir. Çünkü, ekolojiyi ekoloji yapan, yöntemsel ve ilkesel anlamda çevreyle ilgilenen diğer bilim ve sosyal bilim dallarından farklı olarak bütünsel yaklaşımı kullanabilmesidir.

    Bu makalenin yazılmasına vesile olan yazısında Çelebi (2004) de “çevrebilim”in ortaya çıkış sürecini şöyle anlatmıştır: “ ‘Çevre’, Türkçeye ‘ekoloji’nin çevirisi ya da doğrudan karşılığı olarak geçmemiş; bir uygunluk sonucu seçilmiş ve ardından ilgi alanını belirtmek için bileşik sözcük olarak ‘çevrebilim’ oluşmuştur”. Bu kadar yüzeysel ve bilim dışı (bir uygunluk sonucu seçilmiş!) bir ortaya çıkış sürecinin, bir bilim dalı olduğu iddia edilen bu olgunun aslında ne kadar zayıf temellere oturduğunu ve insan merkezciliğini daha baştan göstermektedir.

    Sosyal bilimler öğrencilerinin ekolojiyi “çevrebilim” olgusu altında indirgenmiş bir şekilde öğrenmelerinin (yani öğrenememelerinin), insan merkezli yaklaşımların bu kesimde daha da yaygınlaşmasına yol açacağı da kuşkusuzdur. Dolayısıyla, her ne kadar son yıllarda yapılan karşıt yayınlarla sarsılmış olsa da, “çevrebilim” kuramı, toplumsal bilinçlenmenin önündeki engellerden biri olarak karşımıza çıkmaktadır (Tavşanoğlu, 2004). Ekoloji’nin çağımızdaki gerekliliği ve popüler olarak yaygın kullanımı, bu bilim dalı ile ilgili birçok farklı tanımlar ve yaklaşımlar öne sürülmesine yol açmaktadır. Dünyada ülkemizden başka bir benzeri olmayan “çevrebilim” olgusu ise, belki de bu yaklaşımlar içinde ekolojiyi en çok yıpratma potansiyeli olanıdır. Ancak, yine de, yirminci yüzyılın başlarından kalma insan merkezli yaklaşımların ve çoktan terk edilmiş arkaik söylemlerin bilim dünyasında yeniden ortaya çıkması olarak yorumlanabilecek “çevrebilim” kuramının, bu yönleriyle sağlam temeller üzerinde duramayacağı da açıktır.

    Son olarak, yorumu gönderen sayın yazarın, bu kavramları net bir şekilde yerli yerine oturtan Mine Kışlalıoğlu ve Fikret Berkes’in “Ekoloji ve Çevre Bilimleri” adlı kitabını ve ekoloji-“çevrebilim” tartışmasını irdeleyerek çevrebilim olgusunun aksaklıklarını tüm yönleriyle gözler önüne çıkaran Tahir Çalgüner’in “Çevre mi Ekoloji mi?” adlı yapıtını da incelemesini öneriyorum.

    Çağatay Tavşanoğlu
    Araş. Gör., Hacettepe Üniversitesi Biyoloji Bölümü Ekoloji Anabilim Dalı

    Kaynakça:
    Boşgelmez, A., Boşgelmez, İ., Savaşçı, S., Paslı, N., Kaynaş, S., 2000. Ekoloji-I, ISVAK yayınları, Ankara.
    Cormondy, E.J., 1996. Concepts of Ecology, 4th edition. Prentice Hall, New Jersey.
    Çalgüner, T., 2003. Çevre mi Ekoloji mi? Nobel Yayın Dağıtım, Ankara.
    Çalgüner, T., 2004. “Ekoloji mi ‘Çevre’ mi?”. Bilim ve Ütopya 123: 61.
    Çelebi, H., 2004. “Çevrebilim”. Bilim ve Ütopya 125: 7.
    Keleş, R., Hamamcı, C., 1993. Çevrebilim. İmge Kitabevi, Ankara.
    Kışlalıoğlu M., Berkes, F., 1994. Ekoloji ve Çevre Bilimleri, Remzi Kitabevi, İstanbul.
    Stiling, P.D., 1992. Introductory Ecology. Prentice Hall, New Jersey.
    Tavşanoğlu, Ç., 2004. Ekolojik bilinçlenme. Radikal İki, 5 Eylül 2004, sf. 10

    Comment


    • #3
      Cevap: Cevrebilim dergileri listesi

      Link çalışmıyor..

      Comment


      • #4
        Cevap: Cevrebilim dergileri listesi

        CEVREBILIM NEYMIS?

        Comment

        Working...
        X