fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Yetkililere ve doğa savaşcılarına çağr ı

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
yeni mesajlar

  • Yetkililere ve doğa savaşcılarına çağr ı

    YETKİLİLERE VE DOĞA SAVAŞCILARINA ÇAĞRI
    TC. Kadıköy Belediye Başkanlığı Park Bahçeler Müdürü Sayın Güleser Orhan Erenköy,19 Mayıs mahallesi Şemsettin Günaltay caddesi apartmanımız bahçesinde bulunan ÇOK SAĞLIKLI 2 ADET KAVAK AĞACIMIZI SAĞLIKSIZ RAPORLANDIRARAK YAZILI KESİM FERMANINI İMZALAMIŞ BULUNMAKTADIR. Geçen yıl budama izni bile verilmediğini belirtirken gene 2 güzel ağacımız budama adı altında sivil belediye görevlilerince katledilmişlerdi. Kamu görevlilerinin görevi ağaçlara kesim izni vererek yok etmek midir?
    Bu katliamlar daha ne kadar sürecektir, kendi mülkiyetimiz altındaki ağaçlarımıza bile sahip çıkamaz olduk. NASA’nın yaptığı araştırmaya göre, erozyonun şiddetlenerek devam etmesi ve etkili tedbirler alınmaması halinde Türkiye’nin büyük bir bölümü 2040 yılında çöl olacaktır.
    Kara yüzeyinin yüzde 90’ında çeşitli şiddetlerde erozyon görülüyor ve verimli topraklar da hızla kaybediliyor.
    WWF-Türkiye ve Tema Vakfı yetkilileri, "40 yılda 1,25 milyon hektar alanı kaybettik derken yetişkin ve sağlıklı ağaçlarımızı yok ederken birkaç fidan dikerek mi ülkemizi kurtaracağız,
    Kuala Lumpur (AA)- BM'ye bağlı Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), küresel ısınmanın doğrudan ya da dolaylı etkisi yüzünden Asya ve Pasifik bölgesinde yılda yaklaşık 77 bin kişinin öldüğünü açıkladı. Açıklamada, sağlık alanında ve hayata ilişkin ciddi etkileri ortaya çıkan küresel ısınma konusunda kritik aşamaya ulaşıldığını belirterek, şimdi harekete geçilmemesi durumunda bu sorunun insanoğlu için gelecek on yıllarda çok daha büyük tehditler ve felaketler oluşturacağı kaydedilirken biz hala doğa ve ağaç katliamlarını konuşuyoruz.

    Elimiz böğrümüzde melül mahzun kalacak mıyız hep böyle, yoksa sabırlarımızın tükendiği günümüzde yapabileceğimiz bir şeyler var mı? Ya da senelerce sürecek bir hukuk savaşının içine mi çekiliyoruz.
    Kavaklarla ilgili bilim adamları ve TMMOB Ziraat Mühendisleri Odasının açıklamalarının tam tersi bir görüş Kadıköy Park Bahçeler Müdürlüğünün yaptırımı haline gelmiştir.
    Çevre mühendisleri odası başkanı CİHAN DÜNDAR, dünyada ağaçlanmanın teşvik edildiğine dikkat çekerek, ağaçların kesilmesini "kentin ciğerlerinin sökülmesi" olarak yorumladı. DÜNDAR, "bakılınca yeterince ağaç olmadığını görüyoruz" dedi.
    Ziraat mühendisleri odası başkanı GÖKHAN GÜNAYDIN da kavak ağaçlarının kesilmesine gerek olmadığını gösteren raporların bulunduğunu kaydetti.
    Prof. Dr. Fuat Kalyoncu, her baharda havada uçuşan polenlerinin alerji yaptığı iddiasıyla kıyıma uğrayan kavak ağaçlarının gereksiz yere kesildiğini söyledi. Kavak polenleri gerçek polen değil, gerçek polenler çimen polenleri çalı polenleridir gözle görülmeyen, kenarda kalan bitkilerde oluşur. İnsanlar onların alerji yaptığını zannediyor. Ama bu doğru değil. Arabaların egzozlarından çıkan duman da zararlı, o zaman onları da ortadan kaldıralım.”demektedir.
    Prof.Dr. Mikdat KADIOĞLU Başında kavak yelleri esenlerin kavak takıntısı adlı yazısında Eyvah, etrafta yine kavak ağaçlarının pamukçukları uçuşuyor! Yere atılan sigara izmaritleri ve benzeri çöpler, hatta çöp dağları için kimseye küçük bir ceza bile kesilmezken, bir doğa harikası olan pamukçukları nedeniyle koca kavak ağaçları kökünden bilgisizce kesilebiliyor.

    Kırsal Çevre ve Ormancılık Sorunları Araştırma Derneği'nden Zuhal Mutlu' ya göre, ülkemizde özellikle kavak ve salkım söğütler ağaç kıyımından en çok payını alan çaresizlerdir. Salkımsöğütler, bulunduğu yerden geçsin ya da geçmesin kanalizasyonları tıkıyor diye kesiliyor. Kavaklara gelince durum daha acıklı ve onlara resmen haksızlık yapılıyor.

    Medeni memleketlerde devlet tüm ağaçları kayıt altına almıştır ve kendi ağacını bile izinsiz kestirmez. Ağaçlar dikildikleri andan itibaren artık şahıs değil kamu malı olarak kabul edilirler yasamızda ama uygulamalar korumaya değil tam tersi yöndedir.Aşağıda belirtilen yasalar çiğnenmekte yok sayılmaktadır.

    Türk Ceza Kanunu mala zarar vermenin nitelikli halleri madde 152 – (1)mala zarar verme suçunun:
    c) bendi devlet orman statüsündeki yerler hariç, nerede olursa olsun,her türlü dikili ağaç,fidan veya bağ çubuğu hakkında ...işlenmesi halinde, failler hakkında bir yıldan altı yıla kadar hapis cezasına hükmolunur...

    Yargıtay TCK 494/2 (yeni 144)maddesinde belirtilen hırsızlık suçunu oluşturacağı, aksi halde eylemin orman olmayan yerlerden ormanlarda yetişen ağaç cinsinden kesmek suçunu oluşturup... cezalandırılması gerekeceği."ne hükmetmiştir...

    DEĞERLİ ARKADAŞLAR, AĞAÇ KATLİAMLARININ ÖNLENEBİLMESİ İÇİN YARDIMLARINIZI BEKLİYORUZ.
    Saygılarımla.
    NURİ ASMAZ
    [email protected]
  • Fidanligi.com

  • #2
    Cevap: Yetkililere ve doğa savaşcılarına çağr ı

    sn.NURİ ASMAZ
    Endişeleriniz ve kavaklarınızın basına gelen durumlarını sizin kadar üzüldüm.Ancak iyi düşünüp ve doğru tahlil etmeniz gereken durumlar ortaya çıkmıştır.

    1.si özel mülke konu yerlerde kamu kurumları özel mülk sahibinin izni olmadan(ancak mahkeme kararı ile kesebilir) ağaç kesemezler.Çünkü mülkiyet hakkı anayasa ile korunmuştur.Bu noktada mülki amire yani kaymakamlıklara suç duyurunda bulunabilirsiniz.Ayrıca mülkiyette ortaklık varsa yönetim kurulu toplantısı ve oylamda çoğunluğun kararıyla kesim yapılabilir.Bu karar karar defterine işlenmesi gerekmektedir.

    2.si kavak ağaçları;bahar aylarında kavak ağaçlarından yayılan pamukçuklara "polen" yakıştırması yapılarak, bunların alerjen olduklar veya başka şekillerde insan sağlığını kötü yönde etkilediği yaygın kanısı vardır. bu iddialar kısmen doğrudur.

    Kavaklar bir cinsli iki evcikli ağaçlardır. Diğer bir ifadeyle bir kavak ağacı ya dişi, ya da erkektir. Dişi kavak ağaçları üzerindeki tohum salkımlarında oluşan ve olgunlaşmış tohumu taşıyan pamukçuklar Mayıs ayında uçarak etrafa yayılırlar. Kısa süre etrafta uçuşmaktadır.Bu pamukçuklar polen değil; ağacın tohumlarının rüzgarla uzak mesafelere taşınmasını sağlayan tabii birer paraşüttür. Buna karşılık erkek kavak ağaçları pamukçuk yaymazlar. Kent ağaçlandırmalarında pamukçuk oluşturmayan ve aşağıda gösterilen erkek kavak ağaçlarının (bazı kavak klonları erkektir) kullanılması halinde böyle bir sorun ile karşılaşılmayacağı açıktır.Kentlerimizde dikilen kavakların büyük çoğunlugu 1970 li yıllarda odun hammaddesi için köylerde dagıtılan kanada cinsi dişi kavaklar ve onların yaydıgı pamukcuklardan kaynaklanmaktadır.

    "Polen" denilen ve erkek çiçek organlarından yayılan, alerjik etkileriyle bazı insanların sağlığını olumsuz yönde etkileyebilen çiçek tozları ele alınacak olursa, sadece kavakların değil, çiçekli-çiçeksiz tüm bitkilerin üremek için polen yaydığı unutulmamalıdır. Bitkiler, gözle görülemeyecek kadar küçük olan ve bir kısmı rüzgarlarla km'lerce uzağa taşınan bu tozlar vasıtasıyla tohum bağlayıp, meyva verebilmektedirler. Hepsi birer polen kaynağı olan tarımsal bitkilerin hem daha yaygın, hem de her zaman insanlara daha yakın olduğu düşünülecek olursa, kavaklar söz konusu edilmeden önce bunların çok daha ön planda olduğu görülecektir.TARTIŞMANIN NEDENİ KAVAKLARDA 15 GÜNLÜK SÜREDE POLEN YAYILMASININ YOĞUN YAŞANMASIDIR.

    ANCAK ÜZÜLDÜĞÜM DURUM ANADOLUNUN SİMGESİ KARA KAVAKLARINDA BU HENGAMEDE YOK EDİLMESİDİR.KARA KAVAKLAR ORTAASYADAN ANADOLUYA GÖÇLE BERABERİNDE GETİRİLEN TEK AĞAÇTIR.

    Kanada cinsi kavaklar 30-40 yıllık ömürleri ve tasıdıkları polenlerle sehir estetiğinden uzak ve tamamen sanayi odunu için yetiştirilen ağaçlardır.Agaçlar 3-4 yıllık budamalarla polen engellenebilir.yada kademeli olarak yetişkin ağaç dikilerek kesilebilir.Bu ağaçların kesimi için yasal engel yoktur.Çünkü orman ağacı sayılmazlar(titrek-orman kavagı hariç),emekle yetiştirilir kesme tasarrufu yetiştirene aitttir.

    kavak ve söğüt ağaçları anıtsal nitelik tasımazlar ve anıt yada korumaya alınan ağaç sınıfında bulunmazlar.

    "Anıt ağaçların bilimsel tanımı ‘’Yaş,çap ve boy itibariyle kendi türünün alışılmış ölçüleri üzerinde boyutlara sahip olan yöre folkloründe , kültür ve tarihinde özel yeri bulunan,geçmiş ile günümüz,günümüz ile gelecek arasında iletişim sağlayabilecek uzunlukta doğal ömre sahip olan ağaçlar anıt ağaçlardır. ‘’biçiminde yapılmaktadır.(ASAN,1992,s.18) Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere, bir ağacı anıt yapan özelliklerin başında fiziksel boyutlar gelmektedir. Özellikle çap ve boy gibi doğrudan göze hitap eden fiziksel özellikler bu konuda en etkin belirleyicidir. Ancak , izleyenlerde takdir ve hayranlık duygusu uyandırmak suretiyle birey ve toplum teknolojisini etkilese de , bu iki ölçüt, yani çap ve boy, bir ağacı anıtlaştırmak için yeterli değildir. Çünkü anıt ağaçların kuşaklar arasında bağ kurabilecek uzunlukta doğal ömre sahip olması da zorunludur. Salt bu zorunluluk nedeniyledir ki Kavak , Söğüt, Kızılağaç, gibi ağaçlar nedenli hacimli ve görkemli olursa olsunlar anıt sayılamazlar."www.ogm.gov.tr

    saygılarımla.......

    Comment


    • #3
      Cevap: Yetkililere ve doğa savaşcılarına çağr ı

      sayın AKCABEY,duyarlılığınız için teşekkür ederim.

      Comment


      • #4
        Cevap: Yetkililere ve doğa savaşcılarına çağr ı

        "Sen Hayatında Böyle Bir Ağaç Yetiştirdin mi ki Keseceksin!
        Bahçe Mimarı Mevlut Baysal anlatıyor:Çankaya Köşkü’nde bahçesini yapıyordum.Bir gün Atatürk,yaveri ve ben bahçede dolaşıyorduk.Çok ihtiyar ve geniş bir ağacın Atatürk’ün geçeceği yolu kapadığını gördük.Ağacın bir yanı dik bir sırt,diğer yanı suyu çekilmiş bir havuzdu.Ata,havuz etrafındaki kısma yaslanarak karşı tarafa geçti.Derhal atıldım:“Emrederseniz derhal keselim Paşam.”Bir an yüzüme baktı, sonra:“Yahu,sen hayatında böyle ağaç yetiştirdin mi ki keseceksin!”
        (Niyazi Ahmet Banoğlu)"

        Tüm bahçesel üyesi arkadaşlara Günaydın iyi haftalar diliyorum,

        Comment


        • #5
          Cevap: Yetkililere ve doğa savaşcılarına çağr ı

          Sayın Nuri Asmaz, bu güzel hatırayı bizimle paylaştığınız için teşekkür ederim. Size de iyi haftalar..

          Comment


          • #6
            Cevap: Yetkililere ve doğa savaşcılarına çağr ı

            Sn Nuri Asmaz Kardeşim: Ağaca ve Tabiat'a verdiğiniz değer için sonsuz teşekkür ederek yazıma başlıyorum.Kavak Ağacı Genellikle Kereste olarak yetiştirilen ağaç türüdür.Sn Akcabey yukarıdaki yazısında bu konuyu güzelce açıklamış.Ağaç kesilmesine en çok karşı çıkanlardan ve bitki aşığı bir insanım.Yaşadığım şehir Kavakcılıkta bir hayli ileridir.Bu itibarla epeycede kavak yetiştirip satdık ve ekmeğini yedik.Ancak önce insan sağlığı diyoruz.Bazı kavak cinsleri özellikle Nisan sonu-Mayıs başları pamukcuklarıyla astım ve bronşit hastaları için adete tehdit oluşturmaktadırlar.Dileğimiz bu tür ağaçların yerleşim yerlerine yakın yerlere dikilmemesidir.Dikilenlerin ise bu mevsimlerde usulünce budanması ve civarına başka ağaçlar dikilerek bunlar büyüdükten sonra kesilmesidir.Ayrıca Yöresel kavak türleri özellikle Anadolu kavağı uygun bir yerde(Bu botanik bahçesi olabilir) Korumaya alınmalıdır.Bizde bazı kamu kuruluşlarının acımasızca ağacı katletdiğine şahit olduk; Örneğini verelim: Golf sahası için Antalya'da bir sürü çam heba olmadımı?Bu bir kültür meselesidir.Bu cihetle Çocuklarımızı ve gençlerimizi Tabiat'ı seven ve birer ağaç dostu olarak yetiştirmek, bizim bu memlekete vermemiz gereken en büyük vefa borcumuzdur.Size önerimiz kesilen kavak ağaçlarının yerine hemen bir badem ağacı dikmenizdir.saygılarımla...

            Comment

            Working...
            X