Alt mahkeme olarak görev yapan Ankara Sinai ve fikri Haklar Ceza Mahkemesi 7 Mart 2006 tarihli kararıyla eski kararını tekrarlamış ve intihali yeniden teyid etmiştir. Davalılar alt mahkemenin kararını beğenmedikleri için yeniden temyize başvurmuşlardır. Şimdi dava temyiz aşamasındadır. Öte yandan sayın Nükhet Turgut'un açtiği hukuk davası daAralık 2006'da sonuçlanmışve davalılar yani R. Keleş ve B. Ertan'ın
intihal yaptıkları saptanmıştır. Ama bu kararı da beğenmedikleri için davalılar temyize başvurmuşlardır. Her iki kitabı da okuyan ve karşılaştırma yapan bir kişi olarak aşağıdaki noktaların altını çizmek isterim:1) Ruşen Keleş ve Birol Ertan'ın kitabında hem blok kopyalama hem de gömme olayları çok bariz bir şekilde vardır. (...)
2) Kitabı inceleyen akademisyenler, R. Keleş ve B. Ertan'ın in bilimsel atıf kurallarına hiç uymadıklarını kolaylıkla anlayacaklardır. Prof. ve Yardımcı-doçent ünvanlarını taşıyan bu kişiler acaba niye böyle davrandılar? İntihal bu şekilde oluşmuştur. Peki, KKTC üniversitesinde ders veren bu
kişiler hangi etik anlayışla öğrencinin karşısına çıkmakta ve bilimsel eğitim yapmaktadır. Bilimsel etik yoksunu oldukları mahkeme kararıyla saptanmış bu kişilerin, "hata yaptık özür dileriz" diyerek intihalle oluşturdukları kitabın yeni baskısını yapmaktan kaçınmaları gerekmez miydi? Hayır böyle yapmıyorlar.... Arkalarını bu konulara hiç önem vermeyen bir anlayışa dayamak suretiyle bir intihalcinin pişkinliğiyle hiçbir şey olmamış gibi davranmaktadırlar. Maalesef bunun sorumlusu YÖK'tür.3) Birol Ertan gazetenize gönderdiği açıklamada, sosyal demokrat olduğunu ve Yenidüzen gazetesinin yazarlarıyla ayni dünya görüşünü paylaştığını ifade etmektedir.... Elbette böyle bir dünya görüşü benzerliğinin olup olmadığını bilecek konumda değiliz. Ama, B. Ertan'ın ifadeleri ve bu davranışı ne kadar bilim dışı ve etik yoksunu olduğunu gösteriyor. Şu noktanın altını çizmek istiyorum: İntihalci olduğu mahkeme kararlarına ve bilirkişi raporlarına yansıyan Birol Ertan'ın, Yenidüzen gazetesine seslenirken kullandığı ifadeler yeniden okunduğunda, onun, siyasi dünyadan ve ahbap-çavuş ilişkilerinden medet uman bir kasaba politikacısından farklı olmadığı gerçeği ortaya çıkar. Özür dileyeceğine siyasi akrabalıklardan medet ummaktadır.
4) İntihalcilerden biri, B. Ertan, gazetenize gönderdiği açıklamada davayı temyizde kazanacaklarından emin olduğunu ifade etmektedir. Acaba bu davranışın kaynağı nedir? Kim ona böyle bir garanti vermiştir ki temyizin kararını şimdiden ilan etmektedir? Vicdanı temiz gerçek bilim insanları, iki kitabı karşılaştırarak adil bir karara varabilirler. Aklın yolu birdir ve bu da intihalin belgelenmesi anlamına gelir..
Ruşen KELEŞ ' e akademik cevap : İstanbul IMC
bu konu ile ilgili kaynak site:
Meclis'te İntihal Savunması 22.11.2007


“Hüseyin Ekmekçi isminde anlayış, hukuk, insan hakları ve bilgi yoksunu bir dedikodu yazarı, yargı aşamasındaki bir konumuz hakkında ahkam kesmeye devam ediyor. Yargı aşamasındaki bir konuda yazdıklarını, yargı aşaması tamamlanınca önüne getireceğiz ve verdiği sözü hatırlatarak bu onurlu mesleği sürdürüp sürdüremeyeceğini sorgulayacağız. Hukuka saygılı, onurlu insanlar olarak yargının kararını bekleyeceğiz.”
Comment