Duyuru

Collapse
No announcement yet.

NÜfus HareketlerÝ

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
yeni mesajlar

  • NÜfus HareketlerÝ

    NÜFUS HAREKETLERÝ:

    Dünyada hýzlý artan insan sayýsý, eldeki kaynaklarý yetersiz duruma getirmektedir. Kaynaklarýn çoðunluðu, verimliliðin fazlalýðý bu arýþ karþýsýnda gün gelip yetersiz kalmaktadýr.
    Çevre kirlenmesi ve buna baðlý olan birçok sorun dünya nüfusunun böyle hýzlý artmasýyla baþlamýþtýr.

    1-Kentleþme: Kentleþme, kentlerde yaþayan nüfusun artmasý anlamýndadýr. Büyük kentlerde kurulan fabrikalarda çalýþma, açýlan okullarda okuma isteði kentleþme olayýný hýzlandýrmýþtýr. Kentleþme ülkemizde büyük yerleri meydana getirdiyse de iletiþim, ulaþým, beslenme,, konut gibi sorunlar nüfus artýþýna ayak uyduramamýþtýr. Kentin merkezinde yaþayan bir kesim birçok olanaklardan yararlanýrken gecekondu kesimi ise bu imkanlarýn çok azýna sahiptir. Zira düzensiz yerleþme hizmeti engellemektedir.
    Çarpýk kentleþme yüzünden doðal hayat zarar görmektedir. Konut sorununu çözmek, tarým arazisi kazanmak amacýyla ormanlar hýzla tükenmektedir. Ayrýca kentleþmenin yol açtýðý aþýrý nüfus yoðunluðu atýk oranýnýn da artmasýna neden olmaktadýr.
    Kentleþmenin ortaya çýkardýðý bir sosyal sorun da iletiþim eksikliðidir. Kýrsal kesimden doða ile iç içe yaþayan insanlarýn büyük kentlere gelip dar konutlara yerleþmesi insanlarda ruhsal bozukluklara ve iletiþim eksikliðine neden olur. Ayrýca kentleþmenin meydana getirdiði trafik, saðlýk, eðitim ve hava kirliliði gibi sorunlarda büyük þehirlerimizin sorunlarý arasýnda yer almaktadýr.

    2- Göç: Ýnsanlarýn ekonomik, sosyal ya da siyasal nedenlerle, yerleþmek amacýyla bir yerden baþka bir yere gitmesi olayýna göç denir.
    Yurdumuzda özellikle 1950 li yýllardan sonra tarýmda üretim teknolojisinin hýzla deðiþmesi ve ulaþým imkanlarýnýn artmasý ile kýrsal kent merkezlerine doðru yoðun nüfus akýmý olmuþtur. Yapýlan bu göçler önce il içinde kýrdan kente doðru olmuþ ancak birçok þehrin bu nüfusu kaldýracak imkanlarý olmadýðý için göçler büyük sanayi ve ticaret merkezlerine doðru akmýþtýr. Ýstanbul, Ankara, Ýzmir, Ýçel,Hatay 1950 ler de en fazla göç edilen merkezler iken sonra Kocaeli, bursa, Eskiþehir gibi sanayileþen yerler olarak dikkatleri çekmiþtir. Göç sonucu bazý yerlerin nüfusu artarken bazýlarýnýn da nüfusu da azalmýþtýr.1985-90 DÝE sonuçlarýna göre Tunceli baþta olmak üzere, en çok nüfus kaybeden þehirler Kars, Erzurum, Gümüþhane, Artvin, Muþ, Bingöl ve Erzincan olmuþtur.
    Türkiye 1950 lere kadar dýþarýdan göç alarak nüfusu doðal artýþ hýzýna ulaþmýþ iken, bu dönemden sonra Avrupa ülkelerine göç veren ülke konumuna gelmiþtir. Bu göçler önce Almanya, Avusturya, Belçika, Hollanda, Avustralya ve Ýsveç gibi ülkelere yapýlýrken 1970 li batý ekonomisi bir durgunluk içine girince göçler Libya, Suriye, S.Arabistan gibi ülkelere kaymýþtýr.
    Göçler siyasi, sosyal nedenlerle de meydana gelmektedir. Bunlar kan davalarý ve komþu ülkelerde meydana gelen savaþlar sonucu olmaktadýr. Ayrýca terör olaylarý da insanlarýn yaþadýklarý ortamlardan göç etmelerine neden olmaktadýr. Ortaya çýkardýðý problemler nedeniyle, göçler önlenmesi gereken bir sorun haline gelmiþtir. Bunun için kýrsal kesimlere yatýrým yapýlmalýdýr.

    3- Turizm : Doðal güzelliklerin, tarihi ve kültürel kaynaklarýnýn gezilip görülmesi iþine turizm denilmektedir. Bir ülkenin doðal, tarihi ve kültürel kaynaklarý, o ülkenin turizm potansiyelini oluþturmaktadýr. Turizm sürekliliði için bu kaynaklarýn korunmasý, ekolojik dengenin saðlanmasý gerekir.çünkü ekolojik dengenin bozulduðu bir yerde görülmeye deðer bir þey kalmaz.
    Ülkemizin doðal güzellikleri ve tarihi eserleriyle çok þanslýdýr.Ülkemizin 8273 km kýyý þeridi, 1432 km doðal kumsalý ile 9816 km2 alaný kaplayan göllere gölleri bulunmaktadýr. Ülkemizin ayrýca 50000 höyüðü, 2000 e yakýn termal ve hidrotermal kaynaðý ve milyonlarca hektar ormaný bulunmaktadýr.
    Arkeolojik yönden birçok ülkeden üstün durumda bulunan ülkemiz bu yönüyle de görülmeye deðerdir. Birçok medeniyeti topraklarýnda barýndýrmýþ olan ülkemiz koruma altýna alýnmalýdýr.
    Turizmin geliþigüzel, plansýz olarak yerleþmesi, çevre deðerlerinin tahrip olmasýna yol açar. Bu durum turizmin kýsa vadeli kazanç kapýsý olmasýna neden olacaktýr. Turistik yörelerde üst yapý kadar, alt yapýya da önem verilmelidir. Özellikle yaz aylarýnda turist sayýsýnda artýþ olmasý nedeniyle foseptik kullanýmý da artmaktadýr. Kapasitenin üzerine çýkan kullaným sonucu içme ve kullanma sularýnda sýzmalar olmakla bu da çeþitli yaygýn hastalýklara neden olmaktadýr.
    11 aðustos 1983 de yürürlüðe giren 2872 sayýlý çevre kanunu, turizmin fiziksel planlamasý ile ilgili olup bu kanunla çevre deðerleri koruma altýna alýnmýþtýr.
  • Fidanligi sponsor reklami
Working...
X