SOSYAL ÇEVRE
İnsan dünyaya gelir gelmez kendini bir sosyal çevrenin içinde bulur. Toplumun en küçük birimi olan bu sosyal çevre, o insanın ailesidir. Daha sonra yavaş yavaş ailesinin dışına çıkar. Değişik bir aktivite de bulunmak için girdiği bu gruba da insanın ailesi dışında ki sosyal çevresi denir.insan bu sosyal çevreler içinde sosyal ilişkilere girerek sosyalleşir.
1) Aile: insanlık tarihi boyunca var olan ve değişmeler karşısında sürekliliğini her zaman koruyan aile evlilik ya da akrabalık bağlarıyla birleşmiş kesimlerden oluşan bir topluluktur. Aile, kişinin her türlü ihtiyaçlarının karşılandığı, onu toplumun uyumlu bir bireyi haline gelmesini sağlama da önemli bir etkendir.
Çekirdek aile, anne, baba ve çocuklardan oluşan küçük bir topluluktur. Geniş aile ise teyze, dayı, amca, büyük baba, büyük annenin de katılımıyla oluşan büyük bir topluluktur.
İnsanlar ilk deneyimlerini aile içinde kazanırlar. Daha sonra geniş çevrelerde yaşamaya başlarlar. Bu çevreler de bireylerin duyguları, düşünceleri gelişir, değişikliğe uğrar ve kişiler gittikçe olgunlaşır. Bireylerin sosyal çevrelerine uyumları aileden aldıkları davranışlara göre şekillenir. Ailesinden çocukluk çağında gerekli ilgiyi ve sevgiyi görmeyen bireyler ileride hem ailesi hem de sosyal çevresi için sorunlu bir insan haline gelir.
Ailede bireyler arasındaki ilişkiler ne kadar düzenli, sevgiye ve saygıya dayanırsa yetişecek çocuklarda o denli sağlam kişilikli olurlar. Bireylerin çevre değerlerine olan saygıları da ailede verilen alışkanlıklarla bağlantılıdır. Alışkanlıklar önce ailede daha sonra okullarda öğretmenler tarafından pekiştirilir. Sokak ve mahalledeki arkadaşlıklarda alışkanlıkların oluşmasında önemi büyüktür.
2)Toplum: Bireyler ailelerinden sonra yaşamlarını sürdürmek, temel ihtiyaçlarını gidermek için başkalarıyla işbirliği yaparlar. Aynı kültürü paylaşan bu insanlar bireyin içine girdiği toplumu meydana getirir. İnsan; dil, din, düşünce, bilgi, görgü, inanç ve insani değer yargılarını insanlar arasında yaşayarak, onlarla iletişim kurarak öğrenir ve toplumsallaşır.
İnsan, içinde yaşadığı toplumdan etkilenir. İyi ya da kötü birçok davranışı toplumun diğer bireylerinden alır. Bunun için sağlıklı ve düzenli bir çevre oluşturma da topluma önemli görevler düşmektedir. Bu görevi de henüz çocuk olan bireyleri yetiştiren eğitimciler, anneler ve babalar üstlenmelidir.
3)Diğer Sosyal Çevre Öğeleri: Bireyler yaşları büyüdükçe aileleri dışında çeşitli amaçlar için kurulan dernekler, partiler, örgütler, kulüpler gibi sosyal çevre öğelerine katılma gereği duyarlar.
Birey işi ile ilgili bir sendikaya üye olarak, o sosyal çevrelerde çevrede haklarını meşru zeminlerde arayabilirler. Bireyler bu tip sosyal çeşitli sosyal ilişkilerde bulunurlar. Ancak, bireyler mensup oldukları sosyal çevrelerde ilişkiler içinde bulunurken başkalarının haklarına saygı bulunmaktadır.
İnsan dünyaya gelir gelmez kendini bir sosyal çevrenin içinde bulur. Toplumun en küçük birimi olan bu sosyal çevre, o insanın ailesidir. Daha sonra yavaş yavaş ailesinin dışına çıkar. Değişik bir aktivite de bulunmak için girdiği bu gruba da insanın ailesi dışında ki sosyal çevresi denir.insan bu sosyal çevreler içinde sosyal ilişkilere girerek sosyalleşir.
1) Aile: insanlık tarihi boyunca var olan ve değişmeler karşısında sürekliliğini her zaman koruyan aile evlilik ya da akrabalık bağlarıyla birleşmiş kesimlerden oluşan bir topluluktur. Aile, kişinin her türlü ihtiyaçlarının karşılandığı, onu toplumun uyumlu bir bireyi haline gelmesini sağlama da önemli bir etkendir.
Çekirdek aile, anne, baba ve çocuklardan oluşan küçük bir topluluktur. Geniş aile ise teyze, dayı, amca, büyük baba, büyük annenin de katılımıyla oluşan büyük bir topluluktur.
İnsanlar ilk deneyimlerini aile içinde kazanırlar. Daha sonra geniş çevrelerde yaşamaya başlarlar. Bu çevreler de bireylerin duyguları, düşünceleri gelişir, değişikliğe uğrar ve kişiler gittikçe olgunlaşır. Bireylerin sosyal çevrelerine uyumları aileden aldıkları davranışlara göre şekillenir. Ailesinden çocukluk çağında gerekli ilgiyi ve sevgiyi görmeyen bireyler ileride hem ailesi hem de sosyal çevresi için sorunlu bir insan haline gelir.
Ailede bireyler arasındaki ilişkiler ne kadar düzenli, sevgiye ve saygıya dayanırsa yetişecek çocuklarda o denli sağlam kişilikli olurlar. Bireylerin çevre değerlerine olan saygıları da ailede verilen alışkanlıklarla bağlantılıdır. Alışkanlıklar önce ailede daha sonra okullarda öğretmenler tarafından pekiştirilir. Sokak ve mahalledeki arkadaşlıklarda alışkanlıkların oluşmasında önemi büyüktür.
2)Toplum: Bireyler ailelerinden sonra yaşamlarını sürdürmek, temel ihtiyaçlarını gidermek için başkalarıyla işbirliği yaparlar. Aynı kültürü paylaşan bu insanlar bireyin içine girdiği toplumu meydana getirir. İnsan; dil, din, düşünce, bilgi, görgü, inanç ve insani değer yargılarını insanlar arasında yaşayarak, onlarla iletişim kurarak öğrenir ve toplumsallaşır.
İnsan, içinde yaşadığı toplumdan etkilenir. İyi ya da kötü birçok davranışı toplumun diğer bireylerinden alır. Bunun için sağlıklı ve düzenli bir çevre oluşturma da topluma önemli görevler düşmektedir. Bu görevi de henüz çocuk olan bireyleri yetiştiren eğitimciler, anneler ve babalar üstlenmelidir.
3)Diğer Sosyal Çevre Öğeleri: Bireyler yaşları büyüdükçe aileleri dışında çeşitli amaçlar için kurulan dernekler, partiler, örgütler, kulüpler gibi sosyal çevre öğelerine katılma gereği duyarlar.
Birey işi ile ilgili bir sendikaya üye olarak, o sosyal çevrelerde çevrede haklarını meşru zeminlerde arayabilirler. Bireyler bu tip sosyal çeşitli sosyal ilişkilerde bulunurlar. Ancak, bireyler mensup oldukları sosyal çevrelerde ilişkiler içinde bulunurken başkalarının haklarına saygı bulunmaktadır.

