fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Rodentisitler

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts

  • Rodentisitler

    Rodentisitler

    Akut rodentisitler

    Akut rodentisitlerin avantajı kısa sürede etki göstermeleridir. Ancak hedef dışı canlılara yüksek derecede zehirlidirler ve çok azının spesifik antidodu mevcuttur. Ayrıca yem çekingenliği adı verilen ve kemirgenlerin yeniden yeme dönüşünü engelleyen olumsuz tesirleri mevcuttur.

    Antikoagülant rodentisitler

    Antikoagülant rodentisitler karaciğer mikrozomlarında Vitamin K sentezini engelleyerek ölümcül iç kanamalara yol açarlar. Akut zehirlerle karşılaştırıldığında etkilerinin nisbeten yavaş meydana gelmesi, İnsan ve hedef dışı canlılarda kazara alınma durumlarında spesifik antidotu olan Vitamin K1 ile müdahale imkanı verdiğinden daha güvenlidirler. Antikoagülant rodentisitler Dünya Sağlık Teşkilatı tarafından 1. ve 2. jenerasyon olarak sınıflandırılmıştır. Warfarin gibi 1. Jenerasyon rodentisitler arka arkaya birkaç kez yem tüketilmesi ( multiple doz) sonrası iç kanamaları başlatmaktadır. 2. Jenerasyon olarak adlandırılan rodentisitler (Difenacoum, Brodifacoum, vb), birinci jenerasyon rodentisitlere dirençli fare ve sıçanlarla mücadele etmek için geliştirilmekle beraber, bir kez yem tüketme ile öldürücü dozu verme imkanı tanırlar.

  • #2
    Cevap: Rodentisitler

    Akut rodentisitlere örnek olarak; Çinko fosfit, Talyum sulfat,Bromethalin, Calciferol verilebilir.
    1. jenerasyon anti-koagülantlara örnek olarak, Warfarin, Coumachlor, Coumatetralyl verilebilir.
    2. jenerasyon anti-koagülantlara örnek olarak Bromadiolone, Difenacoum, Brodifacoum verilebilir.

    Comment


    • #3
      Cevap: Rodentisitler

      1. jenerasyon antikoagulan rodentisitler 1950'li yıllarda Norveç gibi bir kaç ülkede zehirlere karşı direnç gösteren yada zehirli yemleri yemeyen sıçanlara karşı kullanılmaya başlanmıştır ve çok başarılı sonuçlar vermiştir. 8 sene sonra yani 1958 yılında özellikle warfarinle yapılan rodentisit mücadelesinde sonuç alınamamaya başlayınca sebepleri araştırılmış ve sıçanların warfarin'e karşı direç gösterdiği yapılan testler sonucu anlaşılmıştır.
      Bu sebeple yeni aktif maddelere ihtiyaç duyulmuştur.Bu araştırmalara sonucunda direnç kırmak için çeşitli moleküller ilave edilere yeni nesil antikoagulantlar yapılmış ve 2. jenerasyon denilmiştir.İlk olarak difenacoum yapılmış,daha sonraları brodifacoum, bromadiolone, flocoumafen ve difethialone piyasaya 2. nesil antikoagulant olarak çıkarılmış ve 60'lı yıllardan bu yana haşere mücadelesinde etkin bir şekilde kullanılmaktadır.
      2. jenerasyon antikoagulantlar insan ve hayvan sağlığına da çok zararlı olmakla birlikte kesinlikle istasyonsuz yada ulu orta yerlerde kullanılmamalı mesul müdür kontrolünde ilaçlamalar gerçekleştirilmelidir. Eğer bu maddelerin alınımı erken farkedilirse antidotları(kanın pıhtılaşmasını sağlayan ilaçlar verilir) mevcuttur ama farkedilmezse ölümle sonuçlanan vakalar yaşanabilmektedir.
      Son olarak belirtmek gerekirse yapılan araştırmalar sonucu farelerin çok zeki olduğu zaten herkesçe bilinmektedir ayrıca vektörel mücadele kapsamında mücadele edilen ilaçlara karşı en hızlı direnç geliştiren canlı fareler olduğu unutulmamalıdır(2. jenerasyon ilaçlara bukadar uzun zamandır direnç gösterememesi şaşırtmakla beraber bizleri sevindirmektedir). İkinci olarak en hızlı direnç gösteren canlıların başında hamam böcekleri gelmektedir. Bunun sebeplerinden bir tanesinin çok hızlı üremeleri ile alakalı olabileceği üzerinde durulmaktadır.
      Son olarak Uzm. Abdullah YILMAZ (Ankara Zirai Mücadele Merkez Araştırma Enstitüsü Genel Zararlılar Laboratuvarı ) hocamızdan dinlediğimiz bir anekdot yazarak bitireyim...
      Bir Alman uzmanın yıllar önce, bağışıklıkla ilgili olarak şu anekdotu anlattığı nakledilir:
      Fareler, İnsanoğlunun koyduğu zehirli yemleri hemen yemezlermiş. Önce yönetici fareler,işçi farelere,konulan yemleri kaldırıp, bir yere depolama emri verirlermiş. Ardından fareler dünyası ceza evine gidip, orada idam cezasından yargılanıp, hüküm giymiş; infazını bekleyen bir suçlu fareyi gözlerine kestirirlermiş.
      Yönetici fare, idam mahkumuna:
      "-bak,sen bugün yarın idam edileceksin. Oysa kurtulma şansın doğdu. İnsanlar bizlere yine zehirli yemler sunmuşlar. Bu yemlerin bünyemizde bağışıklık kazanıp kazanmadığını senin üzerinde denemek istiyoruz. Doktorlarımızın denetiminde bu yemleri yiyeceksin. Başına bir hal gelirse, zaten kaybedeceğin bir şey yok. Ama aksine, zehirlenmez isen, idam etmek yerine seni azad edeceğiz, ne dersin?"
      İdama mahkum fare bu cazip teklifi kabul ederse, doktorların konsültasyonunda zehirli yemi yer ve başına bir iş gelmez ise,azad edilirmiş.
      Bunun üzerine yönetici fareler, emekçi farelere ziyafet sofrasını kurdururlar, insanoğlunun sunduğu yemleri, kemal-i afiyetle midelerine indirirlermiş...
      )

      Comment

      Working...
      X