fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Halk Sağlığı Amaçlı Kullanılan Pestisitlerin (Biyosidal) Güvenilirlik Standartlarının Karşılaştırılması

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
yeni mesajlar

  • Halk Sağlığı Amaçlı Kullanılan Pestisitlerin (Biyosidal) Güvenilirlik Standartlarının Karşılaştırılması

    Y.Y.U. Veteriner Fakultesi Dergisi, 2009, 20 (1) 11 - 18 ORİJİNAL MAKALE
    ISSN: 1017-8422; e-ISSN: 1308-3651
    Halk Sağlığı Amaçlı Kullanılan Pestisitlerin (Biyosidal) Güvenilirlik Standartlarının Karşılaştırılması *
    Sorumlu araştırmacı (Corresponding author): İdris TÜREL
    Yüzüncü Yıl Üniversitesi, Veteriner Fak, Farmakoloji ve Toksikoloji AD. Kampus, Van, Türkiye. Tel: +90 432 2251024 Fax: +90 432 2251127,
    e-mail: [email protected] *: Aynı isimli Yüksek Lisans Tezinden özetlenmiştir
    Ümit TARAKCI1 1 Askeri Veteriner Okulu ve Eğitim Merkez Komutanlığı, Bursa, Türkiye
    İdris TÜREL2 2 Yüzüncü Yıl Üniversitesi, Veteriner Fakültesi, Farmakoloji ve Toksikoloji AD, Van, Türkiye


    Geliş tarihi: 09.02.2009
    Kabul Tarihi: 21.02.2009
    ÖZET
    Yaşamımızı kolaylaştırmak için üretildiği iddia edilen birçok kimyasal, aslında üretimden tüketime kadar, insan sağlığı ve çevre açısından küresel bir tehdit oluşturmaktadır. Dünyadaki kimyasal sanayi ise çoğunlukla çok az deney yapıp, insan sağlığı ve çevreye etkilerini araştırmadan her yıl binlerce kimyasal bileşiği üretip piyasaya sürmektedir. İnsan yaşam kalitesini arttırmak amacı ile kullanılmakta olan pestisitler; kontrolsüz, bilinçsiz, gereksiz kullanımı sonucunda yaşamı tehdit eder konuma gelmiştir. Mevcut sorun, sadece ülkemizin bir sorunu olmayıp, küresel bir problem olarak karşımıza çıkmaktadır. Dünya genelinde pestisitlerle ilgili sorunların yaşanmadan bertaraf edilmesi için Dünya Sağlık Örgütü, küresel bir hizmet vermektedir. Bilimsel çalışmalar ışığında, üretilen pestisitlerin deneysel saha denemeleri yapılarak insan ve çevreye etkileri en az olan ürün standartları belirlenmektedir. Ülkemizdeki yasal mevzuatın yetersizliğine bağlı olarak pestisitlerle ilgili sorunların boyutları dahi bilinmemektedir. Yaşanan sorunların münferit olaylar olarak basın ve medyaya yansıması ile gündeme gelen hadiseler, aslında buzdağının görünen kısmından ibarettir. Avrupa Birliği ile olan tarama süreci içerisinde ülkemizin mevcut durumu tüm çıplaklığı ile ortaya konmaktadır. Çalışmada, A.B.D., İngiltere, DSÖ ve AB pestisit mevzuatı ve uygulamaları ile ülkemizde durum karşılaştırılmıştır.
    Anahtar Kelimeler
    Pestisit, Biyosidal, WHOPES, ABD Pestisit Politikası, İngiltere Pestisit Politikası
    Comparison of Safety Standards of the Pesticids (Biocidal) That are Used for People?s Health
    SUMMARY
    Many chemicals, asserted that they were produced to make human being life easier, are actually a global menace for public health and environment. On the other hand, chemical industry produces puts thousands of chemical compounds on the market without doing enough experiments on their potential hazardous effects on public health and environment. The uncontrolled, insensible and unnecessary usage of pesticides which have being used on the contrary for the purpose of improving the life quality of human being leads to endanger the life. The present problem is not only the problem of our country but also appears as a global problem. This problem was standardized in the developed countries of the world by means of studies for years and the experiences cost a lot. World Health Organization (WHO) serves globally to stave off the problems with pesticides before coming into existence. In the light of scientific studies, the less hazardous forms of pesticides for public health and environment are defined following the pilot experiments of prototype pesticides. Unfortunately, even the extents of related problems with pesticides in our country remain unclear due to the lack of current laws. Individual events becoming a current issue by some media programs are only the apparent part of the iceberg in deed. The current status of our country has being exposed markedly by the processes for the integration with European Union (EU). In the present study, the laws and the regulations on and the applications of pesticides in USA, United Kingdom, WHO and EU were compared to the status of our country.
    Key Words
    Pesticides, Biocidal, WHOPES, USD Pesticides Policy, UK Pesticides Policy
    GİRİŞ
    Dünyada ve ülkemizde zararlıları yok etmek, daha rahat bir yaşam ve kaliteli ürünler elde etmek amacıyla kullanılmakta olan pestisitler, hedef organizmaları yok ettiği gibi hedef dışı canlılara da zarar verebilmektedir (Mc Even ve Stephenson 1989). Bu maddeler hedef dışı organizmalara çeşitli yollardan etkimekte ve organizmada sinir sistemi, endokrin sistem, immün sistem, karaciğer, kas, kalp, kan, boşaltım ve diğer sistemleri etkileyebilmektedir (Guest ve ark. 1991, Ami ve Haim 1992, Izushi ve Ogata 1990, Weizman ve Sofer 1992, Blasiak ve ark. 1991). Tarımın M.Ö. 8000 yılında başladığı kabul edilmektedir. İlk pestisit uygulamasının ise Sümerler tarafından M.Ö. 2500 yılında böcekleri ve özellikle keneleri kontrol altına almak için sülfür bileşiklerinin kullanmaya başlanması ile kayıt altına alındığı görülmektedir (Anonymus 1).
    Yarar ? zarar değerlendirmesinin bile yapılamadığı durumlarda pestisitler hayat kurtarıcı olarak ilgi görmüşlerdir. Tıpkı II. Dünya Savaşı?nda, insanları tarumar eden bulaşıcı hastalıkları yayan
    [Halk Sağlığı Amaçlı Kullanılan Pestisitler] YYU Vet Fak Derg
    12
    haşarata karşı biyolojik silah olarak DDT (dikloro difenol trikloroethan)? nin kullanılmasında olduğu gibi. Moses (1989) ve Blain (1990); yapmış oldukları çalışmalarla pestisit uygulamalarında gerekli koruyucu önlemler alınmaması durumunda pestisitlerin akut ve kronik toksik etkilerinin ortaya çıkacağını bildirmişlerdir. Aynı araştırmacılar pestisitlerin akut toksik etkisi ile ilgili pek çok çalışma yapılmış olmasına rağmen kronik toksik etkilerin tespitine yönelik çalışmaların azlığından yakınmışlardır. Günümüzde ise gelişmiş ülkelerde, pestisit kaynaklı zararların en aza indirgenmesi hususunda koruyucu tedbirler alınmakta, ülkemizde ise bu konuya gereken önemin verilmediği yapılan araştırmalarla ortaya konmaktadır (Çömelekoğlu ve ark. 1998). Hiç pestisit uygulaması yapılmayan kutuplardaki penguenlerde, ayı balığı ve Eskimolarda DDT?nin varlığının saptanması, bazı pestisitlerin dünyadaki sirkülasyonunun ne kadar güçlü olduğunu göstermesi bakımından çarpıcı bir örnektir. Büyük Britanya?nın Ana Hatlarıyla Pestisit Politikası (Anonymous 2003) Pestisit düzenlemelerinin 1940?larda başladığı, Büyük Britanya Krallığı (BBK) sisteminde pestisitler iki ana kategori altında değerlendirilmektedir.
    1. Tarımsal Pestisitler
    2. Tarımsal Olmayan Pestisitler
    BBK?da pestisitlerin kontrolü ile ilgili çok sayıda kanun ve düzenleme bulunmaktadır.
    1. The Food and Environment Protection Act 1985 ? FEPA (Gıda ve Çevre Koruma Kanunu): FEPA pestisitler konusunda 4 ana hedefe sahiptir.
    a. İnsanların, hayvanların ve bitkilerin sağlığını korumak.
    b. Çevreyi pestisitlerin zararlı etkilerinden korumak.
    c. Haşerelerle ilgili güvenli, efektif ve insani uygulamaları desteklemek.
    d. Pestisitlerle ilgili verileri halkın erişimine sunmak.
    2. The Control of Pesticide Regulations 1986 ? COPR (Pestisit Kontrol Yönetmeliği): COPR, FEPA?nın öngördüğü amaçların gerçekleştirilmesi için gerekli mekanizmayı açıklamakta / sağlamaktadır.
    3. The Plant Protection Products Regulations 1995 ? PPPR (Bitki Koruma Ürünleri Yönetmeliği): Bu yönetmelik Avrupa Birliği?nin bitki koruma ürünleriyle (tarımsal pestisitler) ilgili 91/414/EEC numaralı kararının, BBK? nda yürütülmesini sağlar.
    4. The Plant Protection Products Regulations 1997 (Bitki Koruma Ürünleri Yönetmeliği 1997): Bu yönetmelik, FEPA ? COPR ilişkisinde olduğu gibi, PPPR?ın uygulanması için gerekli mekanizmayı açıklamakta / sağlamaktadır.
    5. The Biocidal Products Directive 98/8/EEC (98/8/EEC numaralı Biyosidal Ürünler Avrupa Birliği Kararı): Bu karar biyosidal (tarım alanı dışında kullanılan pestisitler) ürünlerin AB dahilinde ruhsatlandırılması için gerekli altyapıyı sağlamaktadır. Biyosidal ürünler, bitki koruma amacı dışında (tarımsal olmayan amaçlarla) kullanılan diğer (91/414/EC kapsamında olmayıp, halihazırda COPR kapsamında olan) ürünleri kapsamaktadır
    6. Maximum Residue Levels (MRL) in Crops, Food and Feeding Stuffs Regulations 1999 (Tarım Ürünleri, Diğer Gıda Maddeleri ve Yemlerde Maksimum Kalıntı Seviyeleri (MKS) Yönetmeliği 1999): Bu yönetmelik binlerce gıda maddesindeki MKS?leri belirtmektedir. MKS, Good Agricultural Practice (GAP) ? İyi Tarım Uygulamaları?na göre yapılmış bir pestisit uygulamasının ardından, gıda maddesinde bulunması gereken maksimum pestisit konsantrasyonunu (miligram kalıntı/kg gıda maddesi cinsinden) belirtmektedir.
    7. The Control of Substances Hazardous to Health 1999 ? COSHH (Sağlığa Zararlı Maddelerin Kontrolü 1999): COSHH, işyerinde ve uygulamalar esnasında, zararlı maddelere minimum oranda maruz kalınması için gerekli düzenlemeleri içerir. Zararlı maddelere maruz
    kalınmamasının mümkün olmadığı durumlar için maksimum maruz kalma limitlerini belirler.
    Halihazırda BBK?de pestisitlerin ruhsatlandırılmasıyla ilgili iki paralel sistem kullanılmaktadır. Bunlardan ilkinde, pestisitlerin ruhsatlandırma süreci tamamen ulusal olarak gerçekleştirilmektedir. İkinci sistemde ise; ruhsatlandırma için yapılan bilimsel değerlendirmenin büyük bir kısmı Avrupa Birliği Komisyonu tarafından organize edilmektedir. Bu kapsamda;
    a. Ruhsatlandırma aşamasında, her ne kadar güvenilirlik açısından tüm çalışmalar gerçekleştirilmiş olsa da, bilim; ürünün tamamen öngörülen şekilde etki göstereceği konusunda tam bir garanti sağlayamamaktadır. Bu nedenle ürünler, ruhsatlandırılıp, kullanıma girdikten sonra da yan etkileri açısından sürekli takip altında tutulmaktadır.
    b. Ruhsat sahibi firmalar, ürünlerinin güvenilirlikleriyle ilgili şüphe yaratacak bir veriye ulaştıklarında, durumu acilen ilgili kurumlara bildirmekle yükümlüdürler.
    c. The Department for Environment, Food and Rural Affairs ? DEFRA (Çevre, Gıda ve Tarım Departmanı), düzenlediği Pesticides Usage Surveys ? PUS (Pestisit Kullanım Anketleri) ile ülkedeki tarımsal pestisit kullanımı hakkında bilgi toplamakta ve bunları derleyip yayınlamaktadır.
    ç. Pestisitlerin gıdalar üzerindeki etkileri The Pesticides Residues Committee ? PRC (Pestisit Kalıntı Komitesi) tarafından takip edilmektedir. Yapılan kontrollerde kanuni maksimum kalıntı ve günlük gıda yolu ile alım limitlerinin aşılıp aşılmadığı kontrol edilir. PRC?nin bir yıl içerinde çeşitli pestisit kalıntıları açısından kontrol ettiği gıda örneği sayısı yaklaşık 4.000?dir. Bu şekilde kontrol edilen pestisit/gıda maddesi kombinasyonu yaklaşık 100.000 adedi bulmaktadır.
    d. Pestisitlerin sular üzerindeki etkileri ise ?Çevre Dairesi? tarafından takip edilmektedir. 180 farklı pestisitin değişik su kaynaklarındaki kalıntıları, numuneler alınarak kontrol edilmektedir. 2000 yılında 3.000 farklı kaynaktan yaklaşık 400.000 adet numune alınmıştır.
    e. Pestisitlerin insan sağlığı üzerinde olan etkileri HSE?ye (Health and Safety Executive= Sağlık ve Çevre İdaresi) bağlı olan Pesticides Incidents Appraisel Panel ? PIAP (Pestisit Vakaları Değerlendirme Heyeti) tarafından yakından takip edilmektedir. Sağlık Bakanlığı ve yerel otoriteler tarafından bildirilen, pestisitlerin insan sağlığını etkilediği her vaka PIAP tarafından yakından incelenmektedir. Bu vakalara ait raporlar her yıl PIAP tarafından yayınlanmaktadır. Bu raporlar ek bir eyleme gerek olup olmadığının tespit edilmesi açısından The Advisory Committee on Pesticides - ACP (Pestisit Öneri ve Danışma Komitesi) tarafından da incelenmektedir.
    f. Wildlife Incidents Investigation Scheme (Doğal Yaşam Vaka İnceleme Örgütü) de PIAP gibi çalışmakta ve pestisitlerin doğal yaşam ve pet hayvanları üzerindeki etkilerini incelemektedir.
    g. BBK? da pestisitlerle ilgili konulardan aşağıdaki devlet birimleri sorumludur.
    1. The Department for Environment, Food and Rural Affairs (Çevre, Gıda ve Tarım Bölümü)
    2. The Department for Transport and Local Regions (Yerel ve Bölgesel Taşımacılık Bölümü)
    3. The Department of Health (Sağlık Bölümü)
    4. The Scottish Executive Environment and Rural Affairs Department (Çevresel Tarım Uygulamaları Bölümü)
    5. The National Assembly of Wales and the Department of Agriculture and Rural Affairs (Kraliyet Çevre ve Tarım Uygulamaları Bölümü)
    6. The Food Standards Agency (Gıda Standartları Ajansı)
    h. BBK?da pestisitlerin ruhsatlandırılmasından iki devlet otoritesi sorumludur.
    1. Tarımsal pestisitlerin ruhsatlandırılması işlemlerinden, Department of Environment, Food and Rural Affairs ? DEFRA (Çevre, Gıda ve Tarım Departmanı) ?ya bağlı bulunan The Pesticides Safety Directorate ? PSD (Pestisit Güvenlik Müdürlüğü).
    [Ümit TARAKÇI ve İdris TÜREL] YYU Vet Fak Derg
    13
    2. Tarımsal olmayan pestisitlerin ruhsatlandırma işlemlerinden ise Health and Safety Executive ? HSE (Sağlık ve Çevre İdaresi)?na bağlı bulunan Biocides and Pesticides Assessment Unit (Biyosid ve Pestisit Değerlendirme Birimi).
    ı. PSD ruhsatlandırma fonksiyonlarına ek olarak, bakanlıklara pestisit politika regülasyonlarının geliştirilmesi ve yürütülmesi konularında tavsiyeler vermekle, ek olarak pestisit ruhsatlandırma süreçlerinin iyileştirilmesi konusunda öneriler oluşturmakla sorumludur. PSD, HSE ile birlikte ACP üyeleri ve alt grupları için uzman da sağlamaktadır. i. ACP, 1977 yılında Bakanlıklara pestisitlerle ilintili tüm konularda danışmanlık yapmak üzere kurulmuştur. FEPA (Gıda ve Çevre Koruma Yasası) pestisit regülasyonlarının düzenlenmesi, yeni ürünlere ruhsat verilmesi, mevcut ruhsatların askıya alınması ya da iptal edilmesi gibi konularda ACP? ye danışılmasını zorunlu kılmaktadır. j. Komite başkan, başkan yardımcısı ve 18 üyeden oluşmaktadır. Üyeler pestisitlerle ilintili konularda uzman olan kişilerden seçilmektedir. ACP üyelerinin uzmanlık alanları aşağıda sıralanmıştır.
    1. Deneysel ve klinik insan toksikolojisi,
    2. Haşere mücadelesiyle ilgili mesleklerle ilgilenen kişilerde, meslek dolayısıyla meydana gelen sağlık problemleri,
    3. İnsan salgın hastalıkları,
    4. Ekotoksikoloji (insan dışındaki türler için toksikoloji),
    5. Ekoloji (çevrebilim),
    6. Çevre korunması ve çevre kirliliği,
    7. Pestisitlerin doğadaki akıbeti,
    8. Haşere biyolojisi, mücadelesi, kontrol yöntemleri ve haşerelerde gelişen direnç,
    9. Kimyasal analizler, kalıntılar ve pestisitlerin gıda yoluyla alımı,
    10. Tarımsal ve tarımsal olmayan pestisit uygulamaları,
    11. Ekonomik açıdan risk ve fayda değerlendirmeleri.
    k. ACP, ticari ürünlerin ruhsatlandırmasıyla ilgili kararlar verdiği için, hükümetten ve endüstriden bağımsız olması büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle komite başkanının endüstri ile hiçbir finansal ilişkisinin olmaması gerekmektedir. Bilimsel araştırma yapan uzmanların çoğunluğu, bilimsel çalışmalarında bir şekilde endüstri tarafından desteklenmekte olduğu ve komite üyelerinin de uzman kişilerden seçilmesi gerektiği için, komite üyelerinin tamamının bağımsız kişilerden seçilmesi mümkün olamamaktadır. Bu nedenle seçilen üyelerin tamamı, endüstri ile ilgili tüm bağlantılarını beyan etmek zorundadır. Eğer görüşülen konu, üyenin bağlantılı bulunduğu kurumlarla ilgiliyse, bu üye ancak komite başkanın özel izni ile katılımda bulunabilmektedir. l. ACP kararları tavsiye niteliği taşımakta olup nihai karar değildir. Nihai kararlar ilgili bakanlıklar tarafından verilmektedir. Ancak bakanlıkların vereceği kararların altyapısının oluşturulmasında ACP tavsiyeleri büyük öneme haizdir. m. ACP çalışmalarında yardım alabilmek amacıyla 3 alt komite oluşturmuştur.
    1. Environmental Panel (Çevre Heyeti): Pestisitlerin insanlar dışındaki canlılar ve çevre üzerindeki etkileri konusunda ACP? ye tavsiyelerde bulunur.
    2. The Medical and Toxicology Panel (Medikal ve Toksikoloji Heyeti): Pestisitlerin insanlar üzerindeki etkileri konusunda çalışır.
    3. Working Party on Pesticide Usage Surveys-WPPUS (Pestisit Kullanımı Anketleri Çalışma Grubu): Pestisit kullanımına ait verilerin toplanması, değerlendirilmesi ve yayınlanması konularında çalışır.
    n. Bu üç alt komiteyi oluşturan üyeler, ACP üyeleri arasından olabileceği gibi, endüstri temsilcileri, ticaret örgütü üyeleri gibi dış uzmanlardan da oluşabilir. Bu alt komiteler çalışma sonuçlarını ACP? ye raporlar şeklinde sunmaktadır. o. The Biocides Consultative Committee-BCC (Biyosid Danışma Komitesi): ACP?de olduğu gibi, uzman olan kişilerden oluşan ve devlet otoritelerine biyosidler konusunda tavsiyelerde bulunan bir komitedir. Üyeleri bakanlıkların oluruyla Health and Safety Commission (Sağlık ve Güvenlik Komisyonu) tarafından atanmaktadır. ACP ile arasındaki en büyük fark, BCC? nin kanuni bir temele dayanmıyor oluşu ve dolayısıyla kanundan kaynaklanan işlevlerinin olmayışıdır. BCC, ortak konularda ACP ile işbirliği içinde çalışmaktadır. Amerika Birleşik Devletleri Pestisit Politikası Amerika Birleşik Devlet?lerinde pestisitlerin ruhsatlandırılmasından bir devlet kurumu olan EPA (U.S. Enviromental Protection Agency ? Birleşik Devletler Çevre Koruma Kurumu) ve eyaletler sorumludur. EPA ruhsatlandırma konusundaki bu yetkiyi FIFRA (Federal Insecticide, Fungicide and Rodendisit Act ? Federal Insektisit, Fungisit ve Rodendisit Kanunu)?ndan almaktadır. Birleşik Devletlerde herhangi bir pestisit ürününün dağıtımı ya da satışı yapılmadan önce EPA?den ruhsat almak gerekmektedir. EPA yeni bir ürünü ya da mevcut bir ürünün yeni bir kullanım alanını ruhsatlamadan önce, bu ürünün etiket talimatlarına göre kullanıldığı durumlarda insanlara ve çevreye (makul olmayan ölçülerde) zarar vermeyeceğini ve hedef organizmalar üzerinde etkin olacağını tespit etmek için çalışmalar yapmaktadır. Bu tespitleri yapabilmek amacıyla EPA, ruhsat başvurusu yapan kurumdan yaklaşık 100 adet civarında bilimsel çalışma ve test sonucu istemektedir. İstenilen bu testler ruhsat talep edilen pestisitin insanlara, yabanıl hayata, suda yaşayan türlere, bitkilere, soyu tükenmekte olan ırklara ve diğer hedef olmayan organizmalara, yer üstü ve yeraltı sularına zarar verip vermediğini değerlendirmektedir. Pestisitin insanlar için teşkil ettiği risk, akut zehirlenmelere ek olarak, kanser ve kısırlık gibi uzun süreli etkiler de göz önünde bulundurularak değerlendirilir (Anonymus 2). FIFRA uyarınca ürünlere farklı biçimlerde ruhsat verilebilmektedir:
  • Fidanligi.com

  • #2
    Cevap: Halk Sağlığı Amaçlı Kullanılan Pestisitlerin (Biyosidal) Güvenilirlik Standartlarının Karşılaştırılması

    1. Aktif madde veya formülasyonla ilgili laboratuar testleri: Bu süreçte laboratuvar ortamında bulundurulan zararlılara karşı etkinlik ve kalıcılık testleri ve mevcut pestisit gurupları ile çapraz dayanıklılık testleri yapılır. Elde edilen sonuçlar ışığında DSÖ? nün kimyasal güvenlik gurubu ile ortaklaşa çalışılarak insan ve çevre sağlığına karşı olan toksisite araştırılır. Bu amaçla, ürün bazı temel toksikolojik ve ekotoksikolojik testlerin ilgili enstitülerde testi yaptırılır ( Anonymus 9). 2. Alan denemeleri: Pestisitin uygulama dozunun, etkinliğinin ve kalıcılığının doğal popülasyonlar üzerinde tespit etmek amacı ile saha denemeleri ve uygulamaları yapılır. Bu uygulamalar esnasında pestisitin hedef dışı organizmalara etkisi belirlenir. Uygulayıcıda meydana getirdiği etkiler araştırılır (Anonymus 9). 3. Epidemiyolojik ve pestisitlerin güvenlik çalışmaları: Epidemik olarak zararlının tespit edildiği alanlardaki enstitülerle işbirliği neticesinin zararlının yoğun olarak bulunduğu bölgelerde geniş saha denemeleri başlatılır. Denenen pestisitin entomolojik bakımdan güvenliği, epidemiyolojik değerlendirilmesi ve nerelerde kullanılabileceğinin tespiti yapılır. Tüm bunlardan hedeflenen sonuçların elde edilmesi sonucunda DSÖ, işbirliği yapılan enstitü ve pestisiti öneren firma bir araya gelerek taslak bir protokol oluştururlar (Anonymus 10). 4. Kıstasın hazırlanması: Taslak çalışma geliştirilerek son haline getirilir. 2002 yılından itibaren kıstasların onaylama ve verme yetkisi DTÖ / DSÖ nün pestisit spesifikasyon gurubuna verilmiştir. Hazırlanan kıstaslarda;
    a. Aktif madde ve halk sağlığı alanında kullanım için uygun formülasyonlarının tanımı,
    b. Fiziksel ve kimyasal özellikleri
    c. Maksimum impurite (saflık) miktarları
    d. Ürünün karakteristiğinin ölçüm metotları, bulunur.
    Türkiye? de Durum Halk sağlığı alanında kullanılan biyosidal ürünler ile ilgili mevzuat, 1930 yılında yayınlanan 1593 sayılı Umumi Hıfzısıhha Kanunu?na dayanılarak çıkarılan ?Gıda Maddelerinin ve Umumi Sağlığını İlgilendiren Eşya ve Levazımın Hususi Vasıflarını Gösteren Tüzük? kapsamında hazırlanan Bakanlık Genelgesi esas alınarak sürdürülmektedir.
    27.1.2005 tarih ve 25709 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan ?Halk Sağlığı Alanında Haşerelere Karşı İlaçlama Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik?; halk sağlığını ve huzurunu bozan zararlılara karşı insektisit, rodentisit, mollusisit gibi maddeler kullanarak mücadele etmek isteyen gerçek ve tüzel kişilere ait işyerlerinin çalışma usul ve esasları ile resmi kurum ve kuruluşların ilaçlama usul ve esaslarını belirlemek suretiyle, halk sağlığının korunması amacıyla hazırlanmıştır. Bu Yönetmelik, 181 sayılı Sağlık Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname?nin 43 üncü maddesine dayanılarak hazırlanmıştır. Bu yönetmelik ile çevre sağlığı amacı ile kullanılacak ürünlerin satış yerlerinin standartları ve bu
    [Halk Sağlığı Amaçlı Kullanılan Pestisitler] YYU Vet Fak Derg
    16
    işyerlerinin açılış ve işleyiş durumları ele alınmıştır (Anonim 2005a). Çevre Sağlığı Denetimi ve Denetçileri Hakkında Yönetmelik 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu?nun 2 nci maddesi ile çevre sağlığını ilgilendiren müteakip maddelerine, 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu?nun 3 üncü maddesine, 9 uncu maddesinin uluslar arası bendine ve 181 sayılı Sağlık Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararname?nin 43 üncü maddesine dayanılarak çıkarılmıştır. Bu Yönetmeliğin amacı, çevre ve toplum sağlığının korunması, sağlığa zarar verebilecek etmenlerin yok edilmesi veya en aza indirilmesini sağlamak için Bakanlık Merkez ve Taşra teşkilatınca yapılacak çalışma ve denetim ilkelerinin belirlenmesi ile ilgili plan, program ve politikaların oluşturulması, denetimde standardizasyonun sağlanması, denetçinin eğitimi, geliştirilmesi, görev, yetki ve sorumluluklarının belirlenmesi ile değerlendirilmesini yapmaktır. Belediye Kanunu T.B.M.M.? nde 3.7.2005 tarihinde kabul edilen 5393 kanun numaralı Belediye Kanunu ile (Anonim 2005b); Belediyenin görev ve sorumlulukları MADDE 14.- Belediye, mahallî müşterek nitelikte olmak şartıyla; İmar, su ve kanalizasyon, ulaşım gibi kentsel alt yapı; coğrafî ve kent bilgi sistemleri; çevre ve çevre sağlığı, temizlik ve katı atık; zabıta, itfaiye, acil yardım, kurtarma ve ambulans; şehir içi trafik; defin ve mezarlıklar; ağaçlandırma, park ve yeşil alanlar; konut; kültür ve sanat, turizm ve tanıtım, gençlik ve spor; sosyal hizmet ve yardım, nikâh, meslek ve beceri kazandırma; ekonomi ve ticaretin geliştirilmesi hizmetlerini yapar veya yaptırır. Ancak bu hizmetlerin yerine getirilmesinde ?Hizmetlerin yerine getirilmesinde öncelik sırası, belediyenin malî durumu ve hizmetin ivediliği dikkate alınarak belirlenir? ibaresi belirleyici öğe olarak göze çarpmaktadır.

    MATERYAL ve METOT

    Çalışmada; Amerika Birleşik Devletleri Pestisit Politikası, Büyük Britanya Krallığı Pestisit Politikası, Dünya Sağlık Örgütü Pestisit Değerlendirme Birimi yayınları, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü yayınları ile Türkiye?deki yasal mevzuat düzenlemeleri karşılaştırılmıştır. Yasal mevzuatın devlet politikası olma yolundaki geçmişi, oluşturulan yasal düzen, toplumsal bilinç, ilgili sivil toplum örgütlerinin yapısı, çalışma şekilleri ve etkileri, ihtiyaca cevap veren, bilimsel tabanlı, amacına uygun, uygulanabilir özellikleri A.B.D., BBK ve FAO - WHOPES kriterleri esas alınmak sureti ile Türkiye?deki mevcut durum; ilgili, kanun, yönetmelik, genelge ve bildiriler ışığında mukayese edilmiştir. Yasal mevzuat ile uygulamadaki çelişkiler, magazin haberlerine konu olabilecek trajikomik nitelikli olmasından dolayı Türkiye?deki mevcut durum, mukayeseden ziyade eksikliklerin tespitine yönelik yapılmıştır.

    TARTIŞMA ve SONUÇ

    Türkiye? de tarım ilacı olarak pestisit tüketimi, 1979?a göre 2002 yılında % 45.29? luk bir artış göstermiştir. Bu artışa karşın ülkemizde pestisit tüketimi gelişmiş ülkelere göre oldukça düşüktür. Pestisit kalıntıları açısından yapılan çalışmalar ise, gelişmiş ülkelere oranla oldukça azdır. Elde edilen sonuçlara göre, bitkisel ürünlerimizde tolerans üstü pestisit kalıntısı içerenlerin sayısı az olmasına karşın, AB ülkelerine giden ürünlerimizin uygun bulunmayan partilerinde pestisit kalıntısı önemli bir sorun olarak görülmektedir. Pestisit kalıntıları konusunda olduğu gibi, organizmaların pestisitlere duyarlılıklarının azalışıyla ilgili çalışmalar da yetersiz düzeydedir (Delen ve ark. 2005).
    Tarımsal alandaki zararlılarla mücadele ile insan ve çevre sağlığı konusunda tercih edilen pestisit kullanımı, bir mücadele yöntemidir. Pestisitler zararlılarla mücadelede başvurulan bir silahtır. Bu niteliğini; pestisitlerin ekonomik, hızlı ve yüksek etkinliğe sahip olması gibi etkilerinden alır (De Waard ve ark. 1993). Kısaca vurgulanan bu avantajlar, günümüz dünyasında pestisit kullanımını gerekli kılan ana neden olarak karşımıza çıkmaktadır. Ancak, pestisitlerin bilinçsiz ve kontrolsüz kullanımı sonucu, zararlı organizmalarda dayanıklılık oluşturabilme riskleri ve kalıntılar yoluyla insan sağlığına ve çevreye olumsuz etkileri kesinlikle gözardı edilmemelidir. Söz konusu riskler nedeni ile, özellikle gelişmiş ülkelerde pestisitler daha bilinçli ve kontrollü kullanılmaktadır. Bunu sağlayabilmek için, örneğin AB ülkelerinde ve ABD? inde birçok yasa çıkarılmış, resmi örgütler kadar, sivil toplum örgütleri de bu yönde söz sahibi duruma gelmişlerdir. Modern pestisit uygulamasında, çevreye zarar vermeyecek düzeyde ve gerçekten gerekli olduğunda kullanım prensibi benimsenmiştir. Bunun bir sonucu olarak, başta ABD olmak üzere, gelişmiş ülkelerde ?düşük risk? ya da ?doğa dostu? pestisitler tercih edilir olmuştur. Örneğin, ABD Çevre Koruma Örgütü (EPA), böyle pestisitlerin hem ruhsatlandırmasını kolaylaştırmış ve hem de kullanılmalarını teşvik etmeye başlamıştır (Anonymous 1999a, Anonymous 1999b). Öte yandan, artan nüfus ve yerleşim alanlarının gelişmesine paralel olarak pestisit kullanımının da artış göstermesi, mücadele maliyetlerini arttırmıştır. Hali ile maliyet artışı bir takım sınırlamaları da beraberinde getirmiştir. Elbette bu sonuca ulaşmada sivil toplum örgütlerinin ve tüketicilerinde baskıları belirleyici olmuştur. Pestisitlerin gerek çevre, gerek sağlık ve gerekse ekonomik açıdan getirebileceği olumsuzluklar gelişmiş ülkelerce gayet iyi bilinmektedir. Bunun için, başta AB ülkelerinde olmak üzere, tüm gelişmiş ülkelerde pestisitler sıkı kontrol altında tutulmaktadır. Bu denetimlerdeki sivil toplum örgütlerinin baskısı, konuyu daha da ciddi kılmıştır. Bunun için de, örneğin; ?AB Ülkeleri Perakendecileri Tarım Ürünleri Çalışma Gurubu, İyi Tarım Uygulamaları protokolü (EUROPGAP)?nü 1 Ocak 2004?te yürürlüğe koymuşlardır. Bu protokol ile AB perakendecileri, raflarına koydukları ürünlerin müşterilerine zararlı olmayacağına dair garanti ve güvence vermektedirler (Anonymus 11). EUROPGAP sertifikası, yabancı perakendecilerin üreticinin ürününü satın alması açısından bir garantidir (Anonim 2004). Yukarıda da vurgulandığı üzere, gelişmiş ülkeler pestisitlerin çevre ve sağlık açısından risklerini ciddi olarak irdelemektedir. Bu nedenle, bir yandan pestisitler çok bilinçli ve kontrollü kullanılırken, diğer yandan da riskli pestisitlerin kullanımları sınırlanmakta ya da tamamen durmaktadır. Türkiye, kalkınmakta olan ve GSMH (Gayri Safi Milli Hasıla)?de tarım geliri yüksek olan bir ülkedir. Ayrıca AB? ye üye olma yolunda sürekli bir ivme içerisindedir. Ürettiği tarım ürünlerini başta AB ülkeleri olmak üzere ABD ve diğer gelişmiş ya da gelişmekte olan ülkelere satmaktadır. Bunun için, başta ziraat olmak üzere çevre sağlığı ürünü olarak pestisit kullanımında bilinçli programlar yürütülmelidir. Ancak bu programın yürütülmesinde Türkiye? de yaşayan insanların sağlıkları, çevreleri ve gelecekleri esas gaye olmalıdır. Pestisit pazarında 30.000 nin üzerinde ürün sayısı olup, bunlardan 2600?ünün yoğun üretimi vardır. Bu pestisitlerin ise sadece % 3?ü insan sağlığı üzerine etkisi açısından test edilebilmiştir. Pestisit kullanımın % 25?i gelişmekte olan ülkelerdedir. Türkiye? de TÜBİTAK ATAL laboratuarı tarafından bugün için sadece 63 adet pestisitin yeterlilik testleri yapılabilmektedir. Türkiye ve gelişmekte olan ülkelerde piyasaya sunulan ürünler ise maalesef WHOPES standartlarından çok uzak, etken maddesi belirsiz ürünler şeklindedir (Anonim 1). Dünya genelinde yıllık pestisit tüketimi 3 milyon ton olup yıllık maliyeti 31 milyar ABD doları, Türkiye? de II. Dünya savaşından sonra başlayan pestisit kullanımında gelinen son nokta yıllık 35.000 ton pestisit olup yıllık maliyeti 300 milyon ABD dolarıdır (Anonim 1, Delen ve ark. 2005) . Halk sağlığı alanında kullanılan pestisit ve pestisit benzeri maddelerin denetim, ithalat ve üretim izni işlemleri T.C. Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından yürütülmektedir. Ancak ülkemize ithalat yolu ile giren ve ülkemizde üretilen bu kimyasal formülasyonların kullanımıyla ilgili denetim ve kayıtlar bugüne kadar istenilen düzeye ulaşamamıştır.
    AB uyum çalışmaları ışığında, ülkemizdeki mevcut durum, müktesabata uygun değildir. Zira Biyosidal ürünlere ilişkin konular kamu sağlığı politikaları arasında yer almaktadır. 23 Kasım 2005 tarihinde resmen başlayan AB eşleştirme çalışmaları ile ?Biyosidal Ürünler Direktifi? ülkemiz mevzuatına uyarlanmaktadır. Bu çalışmanın esası, AB? nin 98/8 EC sayılı
    [Ümit TARAKÇI ve İdris TÜREL] YYU Vet Fak Derg
    17
    direktifine dayanmaktadır ki, ülkemizde mevcut durum itibarı ile yetkili makamların belirlenmesi konusunda eksiklikler vardır. Ülkemizde yasal düzenlemeler ile ulusal bir mevzuatın oluşturulması, AB üye ülkeleri ile aynı biyosidal ürün izinlerinin getirilmesi, biyosidal ürünlere yönelik etken maddelerin listelenmesi, ülke envanterinin çıkarılması ve yetkili otoritelerin belirlenmesi sağlanacağı yönünde T.C. Sağlık Bakanlığının bildirisi vardır. Görüldüğü üzere ülke olarak önümüze konulan tecrübe ve bilime dayalı bir yaptırım vardır. Ancak burada yaptırımın ülkemiz şartlarına uygulanması asıl sorundur. Nüfusu hızla artan, tarım alanları gittikçe daralan ve bunlara bağlı olarak sorunları artan günümüz dünyasında, sorunlar küresel boyutta değerlendirilmek zorundadır. Sorunların çözümü, düzeltici ve engelleyici tedbirlerin alınması noktasında uluslararası yükümlülüklerin yerine getirilmesi büyük önem taşımaktadır. Devletler, kanun koyucunun liderliğinde yükümlülükleri belirler. Yükümlülüklerin belirlenmesi ihtiyaçlardan ve öngörülerden hareketle gerçekleşir. İhtiyaçların ve öngörülerin isimlendirilmesi ise, ilgili uzmanların yorumu ve toplumsal hassasiyetlerle ilintilidir. Her yıl açıklanan Türkiye İstatistik Kurumu verileri incelendiğinde; Türkiye, sürekli kalkınma ve büyüme değerleri ortaya koymaktadır. Umut verici olarak değerlendirilecek bu sonuçlar içerisinde araştırmamıza ait verilerin bulunmayışı ise mevcut bir eksikliğin tespiti noktasında önem arz etmektedir. Türkiye, pestisit ithalatçısı konumunda bir ülkedir. İthal pestisitlerin, Türkiye? ye girişindeki kontrol zaafiyeti, bu ürünlerin ülke içerisindeki dağılımının kontrol edilmesinde de kendisini göstermektedir. Mevcut yasal mevzuattaki eksiklikler giderilmiş dahi olsa, teknik yetersizlikler ithal ürünlerin kontrollerine yeterli değildir. Gerek bireysel gerekse toplumsal kullanılan ürünlerde kullanıcı ? tüketici bilinci yetersizliği, sivil toplum örgütü oluşumlarını ülkemizde engellemektedir. Bu bilincin oluşumuna katkıda bulunabilecek unsurların eksikliği ise diğer bir olumsuzluktur. ABD, BBK ve AB ülkelerinde 20 nci yüzyılın başlarından beri varolan sivil toplum örgütleri toplumsal duyarlılığın ve bilincin birer göstergesidir. Ülkemizde, ürünlere yönelik tercihler, reklâmlardan ve firma temsilcilerinin tanıtımlarına dayanmaktadır. Toplu alım ya da mücadele hizmetinin tedarikine yönelik şartnamelerin belirlenmesinde, WHOPES gibi kuruluşların bildirilerine müracaat edilmemektedir. Alıcı makam, WHOPES standartlarından ziyade daha önce ismi konulan ürüne yönelik şartnameleri ihale dosyalarına koyarak merdivenaltı ürüne yönelebilmektedir. ABD? de eyaletler kendi hazırladıkları ve belirli sürelerle yenilenen eyalet tüzükleri ile zararlılarla mücadele tekniklerini ve kullanılacak ürün özelliklerini belirlemektedir. Hazırlanan haritalar üzerinde, sorumluluk alanlarındaki zararlı türleri ülke çapında 10 farklı yerde faaliyet gösteren teşkilatlarca tespit edilmekte, zararlı dirençleri göz önüne alınarak uzun süreli aynı tür ürünün kullanımı engellenmektedir. Her yıl yinelenen ihalelerle, ihale maliyeti azalmaktadır. Merdivenaltı ürünlerin vatandaşlar tarafından ihbarı teşvik edilmekte, bu tür ürünlerin imalatçıları teşhir edilerek ağır cezayı müeyyideler uygulanmaktadır. Kimyasal ürünlerin kullanımından ziyade üreme alanlarının kontrolüne ağırlık verilmek suretiyle maliyet ve yan etkiler azaltılmaktadır. Ülkemizde, pestisitlerle ilgili sorunların belirlenmesi, bir pestisit politikasının tespiti bu konu ile iştigal eden firmaların inisiyatifine bırakılmıştır. Ne ürünlerin saha testleri yapılmakta, ne bu testlerin hangi sahalarda ne şekilde yapılacağı ifade edilmekte, ne testlerin kimlerin gözetiminde hangi şartlar dahilinde yapılacağı bilinmektedir. Genel uygulama sempatik ilişkiler çerçevesi içerisinde firma ile alıcı makamın önerdiği bir alanda uygulama şeklindedir. Ülkemizin zararlı haritası yoktur. Coğrafi olarak 7 bölgeden oluşan ülkemizde, hangi zararlı türünün nerede, hangi sıklıkta, hangi zamanda, ne boyutta bir zarar verebileceği bilinmemektedir. Salt sağlık kuruluşlarına başvuran hastaların kayıtlarından hareketle zararlı etkinliğini ortaya koymak son derece sakıncalıdır. T.C. Sağlık Bakanlığı ve teşkilatında yukarıda sunulan yetersizliklerin giderilmesine yönelik bir yapılanma da bulunmamaktadır. ABD? nde ilköğrenim çağındaki çocukların eğitim müfredatında yer alan ve pestisit kullanıcılarına yönelik ileri eğitim müfredatlarının varlığı (Anonymus 2) şu an ülkemiz için varılması hedeflenen ilk nokta olmalıdır. Bu noktaya varıncaya dek ülkemiz insanının ve çevremizin en az zararla bu dönemi geçirebilmesi için bilimsel tabanlı ve destekli WHOPES standartlarının ivedilikle ülkemizde kabul görmesi ve uygulanması gereklidir. Sonuç olarak; Mukayese edilen ABD, BBK, AB ve WHOPES mevzuatları ile Türkiye gerçeği arasında pestisit standartları gibi dinamik bir konuda uyumun sağlanması açısından ilgili T.C. Sağlık Bakanlığı ile Tarım ve Köyişleri Bakanlığı?nın yeniden yapılanmaya gitmesinin kaçınılmaz olduğu değerlendirilmektedir. Ancak, oluşturulmaya çalışılacak yeni yapılanmada; Bakanlıkların olduğu kadar meslek kuruluşları ve sivil toplum örgütlerinin deneyimlerinin ve bu deneyimlerden kaynaklanan görüşlerinin de ağırlıkla değerlendirilmesi gerektiği ortadadır. Zira, Bakanlıklarda yaşanan sorunların bir kısmı gerçekten yapılanma kökenli olmakla birlikte, bir kısmı uygulamadaki sorunlardan ve yanlışlıklardan kaynaklanmaktadır. Denetleyicinin lise mezunu, denetlenenin yüksek lisans mezunu hekimler ya da en azından fakülte mezunu olduğu bir sistemde çelişkilerin, yetersizliklerin, bilgisizliğin hakim olacağı aşikardır. Bu anlamda, piyasa denetiminden sorumlu denetçilerin eğitim standartları yeniden tespit edilmesi gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Sonuç olarak aşağıdaki hususların göz önüne alınmasının faydalı olacağı değerlendirilmektedir. Disiplinler arası işbirliğinin önemi kabul edilmeli, pestisitler ile ilgili hazırlanacak mevzuatta veteriner hekimlere, ziraat mühendislerine, kimyagerlere, çevre mühendislerine, gıda mühendislerine ve teşkilatlarına uygun sorumluluklar verilmelidir. Bu anlamda, ?pestisit standartları, kullanımı ve kontrolü? temel üçgeninde koordinasyon, işbirliği ve hatta organik bağın nasıl sağlanacağı açıkça ifade edilmelidir. Oluşturulacak yeni yapılanmada; pestisit etken maddelerinin üretimi, dağıtımı, depolama, taşıma ve perakende satış, ithalat ve ihracat aşamaları dahil olmak üzere pestisit kullanım zinciri içinde faaliyet gösteren tüm sektörlerin pestisit güvenliği kriterlerine uyumlu bir şekilde hareket etmeleri, böylece zincirin başından sonuna kadar pestisit güvenliği ve kalitesi düzeyinin güvence altına alınması ve kullanım yerlerinde çevre güvenliğinin sağlanması açısından kontrol ve denetimler pestisit güvenliğinden sorumlu olan birimin yetkisine verilmelidir. Yıllardır ülkemizde pestisit güvenliği alanında yaşanan sorunlar, kanuni düzenlemeler ile aşılamayacak boyuttadır. Ancak, genel bir ifade ile, konularına göre veya işlevlerine göre bir genel müdürlük yapılanması yetki karmaşasını engelleyecektir. Çalışmalarında multidisipliner bir anlayışın hakim olduğu, uzman personelden kurulu, bilimsel çalışmalar yönü ile üniversitelerden destek alan genel müdürlük aracılığı ile arzulanan güvenli pestisit yaptırımları sağlanabilecektir. Sivil toplumun katkılarının sağlanabilmesi için örgütlenmelerin cesaretlendirilmesi, teşvik edilmesi ve katılımcı boyutlarının sağlanması gereklidir. Ürünlerin ruhsatlandırılması aşamasında bağımsız uzman personelin görüşleri alınmalıdır. Saha yeterlilik testleri mecbur kılınarak, bu testlerin nerelerde hangi şartlar altında, hangi gözlemcilerin nezaretinde yapılacağı belirlenmelidir. E-devlet olma yolunda ilerleme sağlayan ülkemizde bu veriler, internet ortamında açıklanmalıdır. Münferit alımlardaki teknik şartname kargaşası engellenmek sureti ile WHOPES standartları ağırlıklı pestisitlerin, kontrollü alımları sağlanmalı, alınan ürünler kayıt altına alınarak ABD, BBK ve AB?nde olduğu gibi her 5 yılda bir yeniden değerlendirilmelidir. Kaçak yollardan ülkeye giren etken maddeleri getiren, işleyen ve dağıtan müessese ve kişilere ciddi müeyyideler uygulanmalıdır. Ülke içerisindeki üreticiler desteklenerek kontrol altında üretimleri sağlanmalı, ilgili iş kolları kalkındırılmalıdır.
    [Halk Sağlığı Amaçlı Kullanılan Pestisitler] YYU Vet Fak Derg
    18
    Pestisit ruhsatları belirli sürelerle yenilenmeli, pestisitlere karşı zararlılarda oluşan dirençler tespit edilmelidir. Piyasadaki pestisitler guruplandırılarak, hangi pestisitlerin kimler tarafından alınıp, nerelerde, nasıl kullanılabileceği düzenlenmelidir. KAYNAKLAR Ami BH, Haim SA (1992). Direct effect of phosphamidon on isolated working rat heart electrical and mechanical function. Toxicol Apply Pharmacol, 110(3), 429-439. Anonim (2004). Avrupa Perakendecileri Ürün Çalışma Grubu? nun iyi tarım teknikleri uygulamaları (EUREPGAP). Akdeniz Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği, ARGE Dış İlişkileri Şube Müdürlüğü. Anonim (2005a). 27 Ocak 2005 tarih ve 25709 sayı ve Resmi Gazete?de yayınlanan ?Halk Sağlığı Alanında Haşerelere Karşı İlaçlama Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik?. Anonim (2005b). (3.7.2005) tarihinde kabul edilen 5393 kanun numaralı Belediye Kanunu. Anonim 1. Pesticide PT: TÜBİTAK Ankara Test ve Analiz Laboratuvarının (ATAL) ankara/HamideSenyuva.pdf, Erişim tarihi: 01.03.2006. Anonymous (1999a). EPA, Summary of OPP reduced- risk pesticides initavite. 2 pp, US EPA. Anonymous (1999b). EPA, Fisal year 1999 Work plan. 4 pp, US EPA. Anonymous (2003). ACP 14 (299/2003). Anonymous (2005). Manual Of Decisions For Implementation Of Directive 98/8/EC Concerning The Placing On The Market Of Biocidal Products 04.07.2005. Anonymous 1. Integrated pest Management for Developing Countries: www.pestmanagement.co.uk/culture/history.html, Erişim tarihi: 15.12.2005. Anonymous 2. Data Requirements for Pesticide Registration: Data Requirements for Pesticide Registration | Pesticides | US EPA, Erişim tarihi: 12.06.2006. Anonymous 3. Guidance on Fifra&24© Registrations: Guidance on FIFRA 24(c) Registrations | Pesticides | US EPA, Erişim tarihi: 12.06.2006. Anonymous 4. Federal Register Environmental Documents: Federal Register | Federal Register Environmental Documents | US EPA, Erişim tarihi: 12.06.2006. Anonymous 5. Multi Year Work Plan for Registration on Conventional Pesticides: Multi Year Work Plan for Registration of Conventional Pesticides| Office of Pesticides Programs | US EPA, Erişim tarihi: 12.06.2006.
    Anonymous 6. A periodic look at pesticides: U.S. Environmental Protection Agency oppsrrd1/registration_review/index.htm, Erişim tarihi: 12.06.2006.
    Anonymous 7. Contacts and Organization, Pesticides, US EPA: Contacts and Organization | Pesticides | US EPA, Erişim tarihi: 12.06.2006. Anonymous 8. WHO Pesticides Evaluation Scheme: ?WHOPES?: WHO | WHO Pesticides Evaluation Scheme: "WHOPES", Erişim tarihi: 01.05.2006. Anonymous 9. WHO Pesticides Evaluation Scheme: ?WHOPES?, Quality Control: WHO | Quality control, Erişim tarihi: 04.05.2006. Anonymous 10. WHO Pesticides Evaluation Scheme: ?WHOPES?, Equipment and Application: www.who.int/whopes/ equipment/en/,Erişim tarihi: 13.05.2006. Anonymous 11. Robertspresentation ? Europgap.ppt: www.unep-unctad.org/CBTF/events/manila2/ Roberts presentation- Europgap.pdf, 22.03.2006. Blain PG (1990). Aspect of pesticide toxicology. Adcverse Drug react acute poisoning rev, 9(1), 37-68. Blasiak J, Walter Z, Bawronska M (1991). The changes of osmotic fragility of pig eryrocytes induced by organophosphorus insecticeds. Acta Biochim Pol, 38(1), 75-80. Çömelekoğlu U, Arpacı A, Mazmancı B (1998). Pestisitlerle kronik olarak karşılaşan tarım işçilerinin pestisitlerden korunma konusundaki tutumları. 3. İşçi Sağlığı Kongresi. Ankara. De Waard MA, Georgopoulos SG, Hollaman DW, Ishii H, Leroux P, Ragsdale NN, Schwinin FJ (1993). Chemical control of plant diseases: Problem and prospects. Annu Rev Phytopathol, 31, 403-421. Delen N, Durmuşoğlu M, Güncan A, Güngör N, Turgut C, Burçak A (2005). Türkiye Ziraat Mühendisliği VI. Teknik Kongresi, Türkiye?de pestisit kullanımı, kalıntı ve organizmalarda duyarlılık azalışı sorunları. Ankara. Guest JA, Copley MP, Hormenic KL (1991). Carsinogenic effects of pesticides. Pathol Pharmacol, 71(3), 387-390. Izushi F, Ogata M (1990). Hepatic and muscle injuries in mice treated with heptachlor. Toxicol Lett, 54 (1), 47-54. McEven FL, Stephenson GL (1989). The use and significiance of pesticides in the environment. John Wiley & Sons Pub, New York. Moses M (1989). Pesticide-related health problems and farmworkers. AAOHN J, 37(3), 115-130. Weizman Z, Sofer S (1992). Acute pancreatitis in children with anticholinesterase insecticide intoxication. Pediatrics, 90(2), 204-206.

    Comment

    Working...
    X