Son günlerde basın yayın organlarında kolalı içecek üreten firmaların ürünlerine ilişkin reklamlarda ve yine bu ürünlerin ambalajlarında “0 Şeker”, vb. ifadeler ön plana çıkarılarak kullanılmaktadır. Bu ve buna benzer ifadelerin söz konusu ürünlerin pazarlanmasında ana tema olarak işlenmesi sonucunda, kamuoyunda söz konusu firmalarca şekersiz ürünlerin sağlıklı olduğu, şekerin ve şekerli ürünlerin ise sağlıklı olmadığı şeklindeki bir imajın oluşturulduğu düşünülmektedir.
Diyet amaçlı üretilen bu ürünlerin içeriklerine bakıldığında ise birer kimyasal tatlandırıcı olan aspartam, asesulfam-K, sukraloz gibi kimyasal tatlandırıcıların yer aldığı görülmektedir. Bilindiği üzere 4634 sayılı Şeker Kanunu’ nun 2. Maddesinde şekerin tanımı yapılmış, kimyasal tatlandırıcılar şeker tanımı içerisinde yer almamıştır. Bu yönüyle ürün reklamlarında ve ambalajlarında yer alan “0 Şeker” ifadesinin aldatılan tüketicilerde doğal şeker olan sakaroz kökenli pancar şekerinin sağlıklı olmadığı gibi bir yanlış algılamaya itildiğini üzülerek görmekteyiz. Bu tarz ifade içeren hususların medya ve yine bu ürünlerin ambalajlarında yer alması da tüketicileri yanıltmakta, onların tecrübe ve bilgi noksanlıklarını istismar da etmektedir. Zira bu tarz ürünlerin daha çok, diyabet ve obezite hastaları tarafından tercih edildiği, bu kimyasal tatlandırıcıların kalori miktarının az ya da hiç olmasından dolayı da yine diyet yapan kimseler tarafından da tercih edilebileceği açıktır. Ancak ilgili firmalar tarafından söz konusu hususların geri planda bırakılarak, ürünlerinde şeker kullanılmadığı konusunu öne çıkartan argümanları kullanması 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un Ticari Reklamlar Ve İlanlar başlıklı 16. Maddesinde ki amir hükümlere açıkça aykırı bulunmaktadır. Kaldı ki, bu tarz reklam ve söylemlerle de firmaların tüketicileri etkileyerek kendi lehlerine haksız çıkar sağladıkları da görülmektedir.
Pankobirlik olarak bu konuda T.C. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, Tüketicinin ve Rekabetin Korunması Genel Müdürlüğü bünyesinde gerekli girişimlerde bulunulmuştur. Doğal bir ürün olan pancar şekerinin sağlığa herhangi bir olumsuz etkisinin olmadığını, bu firmaların şekerdeki kalori faktörünü ön plana çıkarmak suretiyle kimyasal tatlandırıcıların kanser riskini kamuoyunun dikkatinden kaçırıldığı ifade edilmiştir.
Sözlerimi sonlandırırken özellikle şu hususu belirtmekte yarar görüyorum. Her yıl ülke nüfusumuz yaklaşık %2 artmaktadır. Buna paralel pancar şekeri üretimimizin ve tüketimimizin artması gerekirken, maalesef şeker stokları her geçen yıl artmaktadır. Bu durumdan en büyük zararı sağlığını kaybetme riskiyle karşı karşıya olan toplumumuz ve her geçen gün üretim kotaları daraltılan ülkemiz çiftçisi ve sanayisi görmektedir. Ülkemizin bir gıda kodeksi vardır. Bu kodeks AB gıda kodeksi ile birebir aynı olmasına rağmen, üretim miktarlarının ve gıdalarda kullanım oranlarının tam olarak denetlenememesi sorunların ana kaynağını oluşturmaktadır.
Sonuç olarak, gelecek nesillerin sağlıklı olması sağlıklı beslenme ile mümkün olacaktır. Devlet insanların gıda güvenliğini ve güvencesini de sağlamakla mükelleftir. Kanser insanlar için bir kader olmadığı gibi, her gün artan kanser vakaları ve ülkemizin her bölgesinde kanser tedavisi için yeni yeni açılan hastanelerde bir tesadüften ibaret değildir. Vakit çok geç olmadan gerekli tedbirlerin alınması ve sağlıklı bir ömür dileklerimle…
Yard. Doç. Dr. Mikdat ÇAKIR
PANKOBİRLİK
Genel Müdür
Diyet amaçlı üretilen bu ürünlerin içeriklerine bakıldığında ise birer kimyasal tatlandırıcı olan aspartam, asesulfam-K, sukraloz gibi kimyasal tatlandırıcıların yer aldığı görülmektedir. Bilindiği üzere 4634 sayılı Şeker Kanunu’ nun 2. Maddesinde şekerin tanımı yapılmış, kimyasal tatlandırıcılar şeker tanımı içerisinde yer almamıştır. Bu yönüyle ürün reklamlarında ve ambalajlarında yer alan “0 Şeker” ifadesinin aldatılan tüketicilerde doğal şeker olan sakaroz kökenli pancar şekerinin sağlıklı olmadığı gibi bir yanlış algılamaya itildiğini üzülerek görmekteyiz. Bu tarz ifade içeren hususların medya ve yine bu ürünlerin ambalajlarında yer alması da tüketicileri yanıltmakta, onların tecrübe ve bilgi noksanlıklarını istismar da etmektedir. Zira bu tarz ürünlerin daha çok, diyabet ve obezite hastaları tarafından tercih edildiği, bu kimyasal tatlandırıcıların kalori miktarının az ya da hiç olmasından dolayı da yine diyet yapan kimseler tarafından da tercih edilebileceği açıktır. Ancak ilgili firmalar tarafından söz konusu hususların geri planda bırakılarak, ürünlerinde şeker kullanılmadığı konusunu öne çıkartan argümanları kullanması 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un Ticari Reklamlar Ve İlanlar başlıklı 16. Maddesinde ki amir hükümlere açıkça aykırı bulunmaktadır. Kaldı ki, bu tarz reklam ve söylemlerle de firmaların tüketicileri etkileyerek kendi lehlerine haksız çıkar sağladıkları da görülmektedir.
Pankobirlik olarak bu konuda T.C. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, Tüketicinin ve Rekabetin Korunması Genel Müdürlüğü bünyesinde gerekli girişimlerde bulunulmuştur. Doğal bir ürün olan pancar şekerinin sağlığa herhangi bir olumsuz etkisinin olmadığını, bu firmaların şekerdeki kalori faktörünü ön plana çıkarmak suretiyle kimyasal tatlandırıcıların kanser riskini kamuoyunun dikkatinden kaçırıldığı ifade edilmiştir.
Sözlerimi sonlandırırken özellikle şu hususu belirtmekte yarar görüyorum. Her yıl ülke nüfusumuz yaklaşık %2 artmaktadır. Buna paralel pancar şekeri üretimimizin ve tüketimimizin artması gerekirken, maalesef şeker stokları her geçen yıl artmaktadır. Bu durumdan en büyük zararı sağlığını kaybetme riskiyle karşı karşıya olan toplumumuz ve her geçen gün üretim kotaları daraltılan ülkemiz çiftçisi ve sanayisi görmektedir. Ülkemizin bir gıda kodeksi vardır. Bu kodeks AB gıda kodeksi ile birebir aynı olmasına rağmen, üretim miktarlarının ve gıdalarda kullanım oranlarının tam olarak denetlenememesi sorunların ana kaynağını oluşturmaktadır.
Sonuç olarak, gelecek nesillerin sağlıklı olması sağlıklı beslenme ile mümkün olacaktır. Devlet insanların gıda güvenliğini ve güvencesini de sağlamakla mükelleftir. Kanser insanlar için bir kader olmadığı gibi, her gün artan kanser vakaları ve ülkemizin her bölgesinde kanser tedavisi için yeni yeni açılan hastanelerde bir tesadüften ibaret değildir. Vakit çok geç olmadan gerekli tedbirlerin alınması ve sağlıklı bir ömür dileklerimle…
Yard. Doç. Dr. Mikdat ÇAKIR
PANKOBİRLİK
Genel Müdür


Comment