fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

COLA KUTULARINA DİKKAT EDELİM

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
yeni mesajlar

  • COLA KUTULARINA DİKKAT EDELİM

    LEPTOSPİROZ ' A DİKKAT EDELİM…





    Doç.Dr. Osman Genç
    Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizyoloji Anabilim Dalı
    Kınıklı Denizli Tıp Laboratuarı
    Fordwerke'den tıbbi haber






    Kısa süre önce bir kadın son derece önemsenmeyen bir sebepten dolayı hayatını kaybetmiştir.



    SEBEP!.....
    Hayatını kaybeden kadın Genfer Gölü'nde piknikteyken, bir kutu içeceği (Fanta, Kola vs.) kutusundan içti.

    Pazartesi günü Lozan'daki CHUV'ye sevk edildi ve Çarşamba günü vefat etti.
    Otopsi sonucu Leptospiroz fulgurante'den öldüğü anlaşıldı.

    Tekneye bardak götürmemişti ve içeceği direkt kutudan içmişti.
    Kutular kontrol edildiğinde, kutularda fare urini (idrarı) bulunduğu, yani Leptospiras ile kirlendiği ortaya çıktı.
    Muhtemelen kadın, kutunun ÜSTÜNÜ TEMİZLEMEDEN AĞZINA GÖTÜRÜP İÇMİŞTİ...
    Kutunun üstüne Fare urini (idrarı) bulaşmış ve kurumuş ki, bu zehirli maddeler içermektedir, bu da Leptosiproz'u ortaya çıkaran Leptospiras içerir.

    Bu kutular fare bulunan depolarda muhafaza edilir ve temizlenmeden Pazar'a sürülür.

    Kutular satın alındıktan sonra buzdolabına konulmadan önce bulaşık deterjanı ile özenle temizlenmeli.

    İspanya'da İNMETRO tarafından yapılan bir araştırma sonucunda, kutular tuvaletlerden daha da fazla kirlidir!!!
  • Fidanligi.com

  • #2
    Cevap: COLA KUTULARINA DİKKAT EDELİM

    colanın kendisi de çok masum değil ya.

    Comment


    • #3
      Cevap: COLA KUTULARINA DİKKAT EDELİM

      Geçenlerde e-mail adresime bir slayt geldi. İlk önce paylaşmak istemedim ama içim de rahat etmedi. Doğruluğundan emin değilim. Ama mahkeme kararından bahsediyor ve tarih veriyor. Gösterdiği delilleri ve anlatılanları bir de siz öğrenin istedim. Yorum size ait. İster inanın, ister inanmayın.
      Türkiye'de hatta, dünyada ilk kez *15 Eylül 2006* günü Coca-Cola'ya karşı,içeriğini açıklaması için Antalya Tüketici Mahkemesinde dava açıldı...
      Açılan davada, merkezi Atlanta'da olan ve *1886* yılında Eczacı Dr. John S.Pemberton tarafından faaliyete geçen Coca-Cola, 120 yıllık geçmişi ile *"dünyanın hiçbir yerinde hiç kimseye açıklamam"* dediği sırını açıklayacak mıydı? 19 Mart 2007 tarihinde açılan davanın 3. duruşması yapıldı.
      Sıkı durun şimdi. Bu *"dünyanın hiçbir yerinde hiç kimseye açıklamam"* denilen gizli sır açıklandı ama Türkiye'deki ve dünyadaki çoğu basın-yayın organları çok fazla ciddiye almadı."O büyük bir kuruluş, uğraşılmaz" anlayışı, davanın nedenlerini mercek altına alınmasına engel oldu.Ne de olsa Coca-Cola'nın büyük oranda reklam bütçesi vardı.
      İstedikleri her türden *değerler* ile oyun oynayacaklar. Ayıbı kendileri yapacak, fakat siz yalnızca tüketici olacaksınız. Sesinizi çıkartmayacaksınız. Soru sormayacaksınız.
      İşte Coca-Cola’nın gizli sırrı.


      Coca-Cola özütü diye gizli tutulan formül aslında bir böcek çeşidinin (Cochineal) ezilmesi ile elde edilen sıvıdır. Cochineal; Kanarya adalarında ve Meksika'da yaşayan bir böcektir. Doğal ortamında çoğaldığı gibi kültürel olarak da yetiştirilmektedir.


      Bu böcekler ve larvaları, Meksikalı köylüler tarafından toplanır..... Ezilmiş bir Cochineal böceği ve suyu çıkarılmış bir sürü böcek. Bu böceğinin dişilerinden veya yumurtalarından çıkartılan bir boya pigmentine Karmin denir.

      Aztekler ve Latinler, böcekten elde edilen bu boyayı, ip boyamada kullandılar. İşte bütün kolaların özütü bu. Markası önemli mi?
      Önce Hindistan Yüksek Mahkemesi, Cola'nın sağlığa zararlı olduğu gerekçesiyle yasaklanması yönünde bir adım attı. Arkasından Letonya'da ilköğretim okullarında Coca-Cola ve Pepsi yasaklandı. İngiltere ve Ukrania'da bazı okullarda yasaklandı. Ülkemizde de özel olarak İstanbul Gösteri Sanatları Merkezinde de yasaklandı.
      Şimdi yazacağım hikaye ne derece doğru bilmiyorum. Çünkü delil gösteremiyorum. 23 yıl kola fabrikasında çalışan birisinin naklettiği iddia edilen bir hikaye. malumunuz kola denilen içeceğin en temel hammaddesi meyan köküdür ve meyan kökü ile beslenen canlılar arasında fare de bulunmaktadır. büyük şirketler tonlarca üretim yaptıkları için kepçelerle toplamaktadırlar meyan köklerini. Tonlarca topladıkları için de fareleri ayıklamaya uğraşmamakta, daha doğrusu uğraşamamaktadırlar.
      Bu yüzden de meyan köklerini içindekilerle beraber preslemekte. Sadece kalan deri, ayak, bacak parçalarını elekten geçirerek ayıklamaktadırlar. Meyan köklerinin suyunun yanında farenin kanı, mide özsuyu vs. gibi sıvılar da karışmakta renk siyah olduğu için estetik açıdan bir sorun olmamaktadır. Tabi kola üretimi yapan şirketin kimyasal yöntemlerle bunu sağlığa zararsız hale getirme ihtimali de var... Bu olayı anlatan kişi çalıştığı 23 yıl boyunca bir bardak bile kola içmemiş.
      Cochineal böceğinin suyu yani Karmin, Musevilerden ‘kosher sertifikasi’ alamadığı için ticari olarak önemli bir engelle karşı karşıya bulunmaktadır. İnternette Vikipedi: Özgür Ansiklopedi adresinden de Cochineal yazarak arattınız mı aynı bilgilere ulaşabiliyorsunuz.
      (Bende pek inanmış değilim ama düşünmek bile yetiyor.Bir ihtimalde olsa cola içmemek o kadar zor olmasa gerek.şahsen colayı zaten sevmezdim,şimdi iyice tiksiniyorum.Colada Cochineal olmasa bile birsürü zararı mevcut,bir tane faydası henüz bulunamadı.İyi düşünelim sadece paylaşmak istedim tercih sizin yanlış anlaşılmasın lütfen.)
      Hala içmek isteyenler varsa, bu bilgiyi kulak arkası yapabilirler. Ama, hiç değilse söz dinleyecek yaştaki çocuklarımıza kola yerine "halis" meyve sularımızdan, sütümüzden, ayranımızdan içirelim. Kolasız günlere...http://twocrony.blogcu.com/colanin-s...l_6095221.html

      Comment


      • #4
        Cevap: COLA KUTULARINA DİKKAT EDELİM

        selsarac Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
        Geçenlerde e-mail adresime bir slayt geldi. İlk önce paylaşmak istemedim ama içim de rahat etmedi. Doğruluğundan emin değilim. Ama mahkeme kararından bahsediyor ve tarih veriyor. Gösterdiği delilleri ve anlatılanları bir de siz öğrenin istedim. Yorum size ait. İster inanın, ister inanmayın.
        Türkiye'de hatta, dünyada ilk kez *15 Eylül 2006* günü Coca-Cola'ya karşı,içeriğini açıklaması için Antalya Tüketici Mahkemesinde dava açıldı...
        Açılan davada, merkezi Atlanta'da olan ve *1886* yılında Eczacı Dr. John S.Pemberton tarafından faaliyete geçen Coca-Cola, 120 yıllık geçmişi ile *"dünyanın hiçbir yerinde hiç kimseye açıklamam"* dediği sırını açıklayacak mıydı? 19 Mart 2007 tarihinde açılan davanın 3. duruşması yapıldı.
        Sıkı durun şimdi. Bu *"dünyanın hiçbir yerinde hiç kimseye açıklamam"* denilen gizli sır açıklandı ama Türkiye'deki ve dünyadaki çoğu basın-yayın organları çok fazla ciddiye almadı."O büyük bir kuruluş, uğraşılmaz" anlayışı, davanın nedenlerini mercek altına alınmasına engel oldu.Ne de olsa Coca-Cola'nın büyük oranda reklam bütçesi vardı.
        İstedikleri her türden *değerler* ile oyun oynayacaklar. Ayıbı kendileri yapacak, fakat siz yalnızca tüketici olacaksınız. Sesinizi çıkartmayacaksınız. Soru sormayacaksınız.
        İşte Coca-Cola’nın gizli sırrı.


        Coca-Cola özütü diye gizli tutulan formül aslında bir böcek çeşidinin (Cochineal) ezilmesi ile elde edilen sıvıdır. Cochineal; Kanarya adalarında ve Meksika'da yaşayan bir böcektir. Doğal ortamında çoğaldığı gibi kültürel olarak da yetiştirilmektedir.


        Bu böcekler ve larvaları, Meksikalı köylüler tarafından toplanır..... Ezilmiş bir Cochineal böceği ve suyu çıkarılmış bir sürü böcek. Bu böceğinin dişilerinden veya yumurtalarından çıkartılan bir boya pigmentine Karmin denir.

        Aztekler ve Latinler, böcekten elde edilen bu boyayı, ip boyamada kullandılar. İşte bütün kolaların özütü bu. Markası önemli mi?
        Önce Hindistan Yüksek Mahkemesi, Cola'nın sağlığa zararlı olduğu gerekçesiyle yasaklanması yönünde bir adım attı. Arkasından Letonya'da ilköğretim okullarında Coca-Cola ve Pepsi yasaklandı. İngiltere ve Ukrania'da bazı okullarda yasaklandı. Ülkemizde de özel olarak İstanbul Gösteri Sanatları Merkezinde de yasaklandı.
        Şimdi yazacağım hikaye ne derece doğru bilmiyorum. Çünkü delil gösteremiyorum. 23 yıl kola fabrikasında çalışan birisinin naklettiği iddia edilen bir hikaye. malumunuz kola denilen içeceğin en temel hammaddesi meyan köküdür ve meyan kökü ile beslenen canlılar arasında fare de bulunmaktadır. büyük şirketler tonlarca üretim yaptıkları için kepçelerle toplamaktadırlar meyan köklerini. Tonlarca topladıkları için de fareleri ayıklamaya uğraşmamakta, daha doğrusu uğraşamamaktadırlar.
        Bu yüzden de meyan köklerini içindekilerle beraber preslemekte. Sadece kalan deri, ayak, bacak parçalarını elekten geçirerek ayıklamaktadırlar. Meyan köklerinin suyunun yanında farenin kanı, mide özsuyu vs. gibi sıvılar da karışmakta renk siyah olduğu için estetik açıdan bir sorun olmamaktadır. Tabi kola üretimi yapan şirketin kimyasal yöntemlerle bunu sağlığa zararsız hale getirme ihtimali de var... Bu olayı anlatan kişi çalıştığı 23 yıl boyunca bir bardak bile kola içmemiş.
        Cochineal böceğinin suyu yani Karmin, Musevilerden ‘kosher sertifikasi’ alamadığı için ticari olarak önemli bir engelle karşı karşıya bulunmaktadır. İnternette Vikipedi: Özgür Ansiklopedi adresinden de Cochineal yazarak arattınız mı aynı bilgilere ulaşabiliyorsunuz.
        (Bende pek inanmış değilim ama düşünmek bile yetiyor.Bir ihtimalde olsa cola içmemek o kadar zor olmasa gerek.şahsen colayı zaten sevmezdim,şimdi iyice tiksiniyorum.Colada Cochineal olmasa bile birsürü zararı mevcut,bir tane faydası henüz bulunamadı.İyi düşünelim sadece paylaşmak istedim tercih sizin yanlış anlaşılmasın lütfen.)
        Hala içmek isteyenler varsa, bu bilgiyi kulak arkası yapabilirler. Ama, hiç değilse söz dinleyecek yaştaki çocuklarımıza kola yerine "halis" meyve sularımızdan, sütümüzden, ayranımızdan içirelim. Kolasız günlere...Colanın sırrı (Cochineal) - Mutluluk,mutlu etmekten aldığım zevktir. - Blogcu
        çok haklısınız sayın selsarac aynı mail banada geldi ben adresimde olan herkese yolladım bunlara oğlum,kızım, gelinim ve tüm akrabalar dahil ben mümkün olduğunca torunumu kolluyorum ama öbürleri ne yapıyor bilmem aslında dediğiniz gibi bizim kendi öz içeceklerimiz var vişne suyu , limonata, ayran, karadut , şeftali suyu daha bunlar gibi birsürü içecek fakat insanların para hırsımı desem nedir bilmiyorum etrafımıza baktığımda bir tane türk markalı içecek göremiyorum maalesef hepsi yabancı olmuş yada markaları yabancılaşmış . çok güzel bir konuya değinmişiniz teşekkür ederim tabii anlayana güzel konu anlamayana sivri sinek saz hesabı saygılar sevgiler

        Comment


        • #5
          Cevap: COLA KUTULARINA DİKKAT EDELİM

          Değerli kardeşlerim:Öncelikle bu konuyu gündeme getiren herkese teşekkürler.Fikirlerine ve şahsiyetine hayran olduğum Milli şairimiz safahat adlı Kitabının bir şiirinin mısrasında bakın ne diyor"Bıraktı ayranı,içkiye döndü kahrolası".nur içinde yatsın yıllar önce bu tehlikeye işaret etmiş.Gençlerimiz sadece Kola ile kalmayıp pek çok tehlikeli içecek ve maddelerle kendilerine ve çevreler zarar vermekteler Ben şuna inanmaktayım;Küçükken aşırı koşa içenler ileride sigara,bira ve diğer tehlikeli içeceklere daha yatkın oluyorlar.Ama bu konuda toplumun bilinçlendirilmesi gerekiyor.Tabi bu bahse konu içecekler devasa bir konumda ve sektör.Bu bizim boyutumuzu çookkk aşar,ancak;ortada toplum sağlığı olunca devletin ve insanlığın el atması gereklidir.Antalyadaki tüketici hakları gibi yürekli örgütlerede ihtiyaç fazlaaa.Bu Konuda Sn Ebrar'ın yaptığı gibi ebeveyn'lerede görevler düşüyor.Bence en önemlisi bu. Toplumun halkası genişledikce ve tüketiciler bilinçlendikce sorunda epeyce mesafe kat edilir.Esen kalınız.

          Comment

          Working...
          X