Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Türkiye'nin tarımsal üretim potansiyeli dikkate alınarak biyoyakıt üretim politikasının belirlenmesi gerektiğini belirterek, tarımın gıda gibi çok önemli fonksiyonunun yanında enerji ihtiyacını karşılama gibi stratejik bir fonksiyonunun daha eklendiğini, Türkiye'nin de tarım politikalarına enerji tarımını dahil etmesi gerektiğini ifade etti.
TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar yaptığı açıklamada, son yıllarda dünyada biyoyakıtlara olan ilginin artarak devam ettiğini belirterek, "Biyoyakıtlar, başta petrolde dışa bağımlılığın azaltılması olmak üzere, tarımsal üretimde çeşitliliğin artırılması, kırsal kalkınmayı desteklemesi ve yem sanayiine hammadde sağlaması gibi nedenlerle büyük önem taşıyor" dedi.
Dünyada üretilen biyoyakıtlar arasında en yaygın olanların biyoetanol ve biyodizel olduğunu kaydeden Bayraktar, "ABD, Brezilya, Çin, AB, Hindistan 2006 yılında toplam 38.5 milyon ton biyoetenol üretirken, bunun 2008'de 56 milyona ulaşacağı tahmin ediliyor. Bu ülkeler ayrıca biyoetanol üretimlerini 2015 yılına kadar yüzde 89 oranında artırmayı hedefliyor" diye konuştu.
-"TÜRKİYE YAĞLI TOHUM İTHAL EDEREK BİYODİZEL ÜRETİMİ YAPIYOR"
Bayraktar, biyodizel üretiminde de söz sahibi olan AB ülkeleri ile ABD'nin 2007 yılı üretiminin 7.9 milyon ton olduğunu vurguladı. Biyoyakıt üretiminde kullanılan ürünlerin ülkelere göre değiştiğine dikkat çeken Bayraktar, şunları söyledi:
"Türkiye'de biyoyakıt üretim çalışmaları, daha çok biyodizel üzerinde yoğunlaşmıştır. Firmalar, Türkiye'de üretilen yağlı tohumlar yeterli olmadığı için kanola, soya ve palmyağı gibi ürünleri ithal ederek biyodizel üretimi yapılıyor. Diğer ülkeler üretiminde söz sahibi oldukları ürünlerden biyoyakıt elde ederken, Türkiye'de, biyoyakıt üretimi ise biyodizelle başladı. Biyoyakıt üretiminde üretim açığı olan ürünler yerine, üretim potansiyelimiz büyük olan ürünleri tercih etmemiz daha doğru olacaktır"
-BİYOYAKIT ÜRETİM POLİTİKASI BELİRLENMELİ
2007 yılında dünyada başta yağlı tohumlar olmak üzere tarım ürünlerinin fiyatlarının önemli miktarlarda arttığını vurgulayan Bayraktar, gelecek yıllarda tarım ürünlerinin fiyatlarının artacağının tahmin edildiğini kaydetti.
Türkiye'de tarımsal üretim potansiyeli dikkate alınarak biyoyakıt üretim politikasının belirlenmesi gerektiğinin altını çizen Bayraktar, Türkiye'de biyodizelden ziyade biyoetanol üretiminin geliştirilmesinin daha uygun olacağını ifade etti.
-YAĞLI TOHUM ÜRETİMİ ARTIRILMALI
Türkiye'de yağlı tohum üretiminin artırılması için gerekli potansiyelin mevcut olduğunu belirten Bayraktar, "Özellikle GAP bölgesinde yağlı tohumların hemen hemen tamamı üretilebilmektedir. Ancak GAP'ın sulama hedefi çok az gerçekleştiği gibi bölgede bu ürünlerin ekilişi de oldukça yetersizdir. Bu potansiyel değerlendirilerek yağlı tohumların üretiminin artırılması sağlanmalıdır" diye konuştu.
Yağlı tohum üretiminin artırılarak uzun vadede biyodizel üretiminde kullanılması amacıyla bugünden üretim hedeflerinin belirlenmesi gerektiğini kaydeden Bayraktar, tarımın gıda temini gibi çok önemli bir fonksiyonu yanında enerji ihtiyacını karşılama gibi yine stratejik ve yeni bir fonksiyonun daha ortaya çıktığını belirtti.
Bu durumun, Türkiye gibi tarımsal potansiyeli olan ülkeler için değerlendirilmesi gereken bir fırsat olduğuna dikkat çeken Bayraktar, bu fırsatı değerlendirmek üzere tarım ve destekleme politikasında biyoyakıt üretimine, 'enerji tarımı'nı da dahil eden yeni düzenlemeler yapılması gerektiğini ifade etti. (ANKA)
TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar yaptığı açıklamada, son yıllarda dünyada biyoyakıtlara olan ilginin artarak devam ettiğini belirterek, "Biyoyakıtlar, başta petrolde dışa bağımlılığın azaltılması olmak üzere, tarımsal üretimde çeşitliliğin artırılması, kırsal kalkınmayı desteklemesi ve yem sanayiine hammadde sağlaması gibi nedenlerle büyük önem taşıyor" dedi.
Dünyada üretilen biyoyakıtlar arasında en yaygın olanların biyoetanol ve biyodizel olduğunu kaydeden Bayraktar, "ABD, Brezilya, Çin, AB, Hindistan 2006 yılında toplam 38.5 milyon ton biyoetenol üretirken, bunun 2008'de 56 milyona ulaşacağı tahmin ediliyor. Bu ülkeler ayrıca biyoetanol üretimlerini 2015 yılına kadar yüzde 89 oranında artırmayı hedefliyor" diye konuştu.
-"TÜRKİYE YAĞLI TOHUM İTHAL EDEREK BİYODİZEL ÜRETİMİ YAPIYOR"
Bayraktar, biyodizel üretiminde de söz sahibi olan AB ülkeleri ile ABD'nin 2007 yılı üretiminin 7.9 milyon ton olduğunu vurguladı. Biyoyakıt üretiminde kullanılan ürünlerin ülkelere göre değiştiğine dikkat çeken Bayraktar, şunları söyledi:
"Türkiye'de biyoyakıt üretim çalışmaları, daha çok biyodizel üzerinde yoğunlaşmıştır. Firmalar, Türkiye'de üretilen yağlı tohumlar yeterli olmadığı için kanola, soya ve palmyağı gibi ürünleri ithal ederek biyodizel üretimi yapılıyor. Diğer ülkeler üretiminde söz sahibi oldukları ürünlerden biyoyakıt elde ederken, Türkiye'de, biyoyakıt üretimi ise biyodizelle başladı. Biyoyakıt üretiminde üretim açığı olan ürünler yerine, üretim potansiyelimiz büyük olan ürünleri tercih etmemiz daha doğru olacaktır"
-BİYOYAKIT ÜRETİM POLİTİKASI BELİRLENMELİ
2007 yılında dünyada başta yağlı tohumlar olmak üzere tarım ürünlerinin fiyatlarının önemli miktarlarda arttığını vurgulayan Bayraktar, gelecek yıllarda tarım ürünlerinin fiyatlarının artacağının tahmin edildiğini kaydetti.
Türkiye'de tarımsal üretim potansiyeli dikkate alınarak biyoyakıt üretim politikasının belirlenmesi gerektiğinin altını çizen Bayraktar, Türkiye'de biyodizelden ziyade biyoetanol üretiminin geliştirilmesinin daha uygun olacağını ifade etti.
-YAĞLI TOHUM ÜRETİMİ ARTIRILMALI
Türkiye'de yağlı tohum üretiminin artırılması için gerekli potansiyelin mevcut olduğunu belirten Bayraktar, "Özellikle GAP bölgesinde yağlı tohumların hemen hemen tamamı üretilebilmektedir. Ancak GAP'ın sulama hedefi çok az gerçekleştiği gibi bölgede bu ürünlerin ekilişi de oldukça yetersizdir. Bu potansiyel değerlendirilerek yağlı tohumların üretiminin artırılması sağlanmalıdır" diye konuştu.
Yağlı tohum üretiminin artırılarak uzun vadede biyodizel üretiminde kullanılması amacıyla bugünden üretim hedeflerinin belirlenmesi gerektiğini kaydeden Bayraktar, tarımın gıda temini gibi çok önemli bir fonksiyonu yanında enerji ihtiyacını karşılama gibi yine stratejik ve yeni bir fonksiyonun daha ortaya çıktığını belirtti.
Bu durumun, Türkiye gibi tarımsal potansiyeli olan ülkeler için değerlendirilmesi gereken bir fırsat olduğuna dikkat çeken Bayraktar, bu fırsatı değerlendirmek üzere tarım ve destekleme politikasında biyoyakıt üretimine, 'enerji tarımı'nı da dahil eden yeni düzenlemeler yapılması gerektiğini ifade etti. (ANKA)

