Küresel ısınma, kuraklık gibi gerekçelerle suyun ticaret malı haline getirilmesine tepkiler yükseliyor. İnsanlığın ortak varlığı olan su üzerinden politika ve ticaret yapılması dünya barışını da tehdit ediyor.
2009’un Mart ayında İstanbul’da yapılacak Dünya Su Forumu’nda “küresel ölçekte suyun ticaretleştirilmesi için planlar yapılacağı” iddia edildi. Suyun Ticarileştirilmesine Hayır Platformu, suyun bir piyasa malı gibi alınıp satılmasının yol açacağı sorunlarla ilgili çalışmalar yapacak. DİSK Genel Sekreteri Tayfun Görgün, suyun ticarileştirilmesinin işsizlik, pahalılık, göç ve açlık demek olduğunu söyledi.
DİSK Genel Sekreteri Tayfun Görgün, DİSK, KESK, TMMOB ve TTB öncülüğünde kurulan ''Suyun Ticarileşmesine Hayır Platformu''nun 16-22 Mart 2009'da İstanbul'da yapılacak Dünya Su Forumu'na karşı etkinlikler düzenleyeceğini bildirdi.
Görgün, yaptığı yazılı açıklamada, Dünya Su Forumu'nda ''küresel ölçekte suyun ticarileştirilmesi için planlar yapılacağını'' savundu. ''Suyun Ticarileştirilmesine Hayır Platformu''nun Dünya Su Forumu'na karşı etkinlikler düzenleyeceğini, suyun bir piyasa malı gibi alınıp satılmasının yol açacağı sorunlarla ilgili çalışmalar yapacağını ifade eden Görgün, açıklamasında şu görüşlere yer verdi:
''Suyun ticarileşmesi, işsizlik, pahalılık, güvencesiz çalışma, göç ve açlık demektir. Forumda tartışılacak düzenlemeler sonrasında belediyelerin su işlerinde çalışan işçiler ya işten çıkarılacak ya da sözleşmeli güvencesiz istihdam koşullarına mahkum edilecekler. Tarımda sulama için kullanılan suyun ticarileşmesi sonucunda kırdan kente göç hızlanacak ve bu durum kentlerdeki işsizlik ordusunun hızla büyümesine neden olacak. Bugün Anadolu'daki pek çok tarım bölgesinde sulama kanallarına ön ödemeli sayaçlar takılmaktadır. Kısa süre içinde çiftçiler kontörlü su kullanmaya başlayacaklar.''
Özelleştirme, su fiyatlarını artırır
Suyun ticarileşmesi sürecinde artacak sermaye yatırımlarının su fiyatlarında artışa neden olacağını belirten DİSK Genel Sekreteri Tayfun Görgün, ''Gana, Bolivya hatta İngiltere, Fransa gibi ülkelerdeki örnekler gösteriyor ki, suyun özelleştirildiği her yerde düşük gelir grupları en temel ihtiyaçlarını bile karşılayamaz hale geliyorlar. Bu nedenle su, işçilerin ve emekçilerin meselesidir. Suyun insanlığın ve doğanın ortak varlığı olduğunu unutmamalıyız'' dedi.
2009’un Mart ayında İstanbul’da yapılacak Dünya Su Forumu’nda “küresel ölçekte suyun ticaretleştirilmesi için planlar yapılacağı” iddia edildi. Suyun Ticarileştirilmesine Hayır Platformu, suyun bir piyasa malı gibi alınıp satılmasının yol açacağı sorunlarla ilgili çalışmalar yapacak. DİSK Genel Sekreteri Tayfun Görgün, suyun ticarileştirilmesinin işsizlik, pahalılık, göç ve açlık demek olduğunu söyledi.
DİSK Genel Sekreteri Tayfun Görgün, DİSK, KESK, TMMOB ve TTB öncülüğünde kurulan ''Suyun Ticarileşmesine Hayır Platformu''nun 16-22 Mart 2009'da İstanbul'da yapılacak Dünya Su Forumu'na karşı etkinlikler düzenleyeceğini bildirdi.
Görgün, yaptığı yazılı açıklamada, Dünya Su Forumu'nda ''küresel ölçekte suyun ticarileştirilmesi için planlar yapılacağını'' savundu. ''Suyun Ticarileştirilmesine Hayır Platformu''nun Dünya Su Forumu'na karşı etkinlikler düzenleyeceğini, suyun bir piyasa malı gibi alınıp satılmasının yol açacağı sorunlarla ilgili çalışmalar yapacağını ifade eden Görgün, açıklamasında şu görüşlere yer verdi:
''Suyun ticarileşmesi, işsizlik, pahalılık, güvencesiz çalışma, göç ve açlık demektir. Forumda tartışılacak düzenlemeler sonrasında belediyelerin su işlerinde çalışan işçiler ya işten çıkarılacak ya da sözleşmeli güvencesiz istihdam koşullarına mahkum edilecekler. Tarımda sulama için kullanılan suyun ticarileşmesi sonucunda kırdan kente göç hızlanacak ve bu durum kentlerdeki işsizlik ordusunun hızla büyümesine neden olacak. Bugün Anadolu'daki pek çok tarım bölgesinde sulama kanallarına ön ödemeli sayaçlar takılmaktadır. Kısa süre içinde çiftçiler kontörlü su kullanmaya başlayacaklar.''
Özelleştirme, su fiyatlarını artırır
Suyun ticarileşmesi sürecinde artacak sermaye yatırımlarının su fiyatlarında artışa neden olacağını belirten DİSK Genel Sekreteri Tayfun Görgün, ''Gana, Bolivya hatta İngiltere, Fransa gibi ülkelerdeki örnekler gösteriyor ki, suyun özelleştirildiği her yerde düşük gelir grupları en temel ihtiyaçlarını bile karşılayamaz hale geliyorlar. Bu nedenle su, işçilerin ve emekçilerin meselesidir. Suyun insanlığın ve doğanın ortak varlığı olduğunu unutmamalıyız'' dedi.


Comment