fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Geri Dönüşüm ve Geri Kazanım Hakkında Eğitici Görsel Medya

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts

  • Geri Dönüşüm ve Geri Kazanım Hakkında Eğitici Görsel Medya

    İstanbul Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma Müdürlüğünün çocuklar için
    hazırlamış olduğu geri-donusum-ve-geri-kazanim-hakkindaki bu güzel çalışmayı
    istifadelerinize sunuyoruz. Böylesi nitelikli çalışmaların devam etmesi dileklerimizle, teşekkür ederiz. Aşağıdaki linki inceleyiniz.
    [iframe]http://www1.ibb.gov.tr/CevreKoruma/DocLib/cocuklaricin/index.html[/iframe]

  • #2
    Kedilerin Geceleri Çok İyi Gördüklerini Biliyor musunuz?

    Kediler, yalnız yaşayan, bağımsız yaratılışlı hayvanlardır. Evcil köpekler gibi sahiplerinin isteklerine hiçbir zaman boyun eğmezler. Sizin de bildiğiniz gibi kediler aç kaldıklarında miyavlar, sevilmek istediklerinde sürtünür, tüyleri okşandığında aldıkları zevkten ötürü mırıldanır ve daha bunlara benzer pek çok hareketle istedikleri mesajı verirler.

    - Kedilerin Geceleri Çok İyi Gördüklerini Biliyor musunuz?

    Evet, bu tüy yumaklarının görmesi için azıcık ışık yeterlidir. Çünkü kedilerin gözleri bizim gözlerimizden farklı yaratılmıştır. Onların gözbebekleri karanlıkta, olabildiğince çok ışık alabilmek için büyüyerek yuvarlaklaşır. Bu da onların karanlıkta rahatça görebilmelerini sağlar.

    Ayrıca, kedilerin gözlerinde insanların gözlerinde bulunmayan bir tabaka vardır. Bu tabaka, retina tabakasının hemen arkasındadır. Retinadan geçip buraya gelen ışık tekrar retinaya doğru yansır. İşte, bu tabaka ışığı geri yansıtabildiği için retinadan iki kere ışık geçmiş olur. Bu sayede kediler çok az ışıkta, hatta insan gözünün göremeyeceği kadar karanlık ortamlarda bile gayet iyi görür.
    - Peki Hiç Düşündünüz mü Gözleri Geceleri Neden Parlar?

    Bu parlama, kedinin gözlerindeki biraz önce bahsettiğimiz tabaka ile ilgilidir. Artık sizin de bildiğiniz gibi, bu tabaka gelen ışığı ayna gibi geri yansıtır. İşte, onların gözlerini daha parlak gösteren, gözlerindeki aynadan yansıyan ışıktır.

    - Pençelerinin Özelliğini Biliyor musunuz?

    Bu sevimlilerin minik patileri, tehlike anlarında yırtıcı bir pençeye dönüşürler. Bunları tehlikeli hale getiren, içlerinde sakladıkları sivri ve keskin tırnaklarıdır. Tehlike anlarında bu tırnakları dışarı çıkarmak için yaptıkları hareket, aynı zamanda pençelerin yayılarak genişlemesini de sağlar.

    - Niçin Hep Dört Ayak Üzerine Düşerler?

    Hepiniz biliyorsunuzdur, metrelerce yükseklikten düşseler dahi kediler her seferinde dört ayakları üzerine düşerler. Dört ayak üstüne düşmenin kedilerdeki gerçek sebebi onların düşerken dengelerini sağlamak için kuyruklarını kullanmaları ve gövdelerinin ağırlık merkezini bu sayede değiştirip, patileri üzerinde yere düşebilmeleridir.

    Ağaçların üzerinde, yüksek yerlerde dolaşmaktan keyif alan bu sevimli hayvancıklara düşme tehlikesi karşısında bu koruyucu özelliği veren, sonsuz şefkat ve merhamet sahibi olan yüce Rabbimizdir
    Umut çocuk

    Comment


    • #3
      ARI GİBİ ÇALIŞKAN OLMAK

      Arılar, 20 bin tür ile geniş bir aileye sahiptir. Bir mimar ve mühendis kadar yetenekli, sosyal hayatı ile hayvanlar dünyasının en becerikli canlısıdır.

      Arılar çok ilginç böceklerdir. En bilinen ve yaygın olanları balarılarıdır. Yediğimiz balı yapan da bu arılardır.

      Arının vücudu baş, göğüs ve karından oluşur. Bütün böcek türleri gibi arıların da her iki yanında üçer olmak üzere toplam altı bacakları vardır.

      Arının kuyruk kısmındaki iğne, onu düşmanlarından korur.

      Balarıları, ağaç kovukları ya da benzeri yerlerde kendilerine yuva yaparlar. Arı topluluğu bir kraliçe, yüzlerce erkek ve 10 -70 bin arasında değişen işçiden oluşur. Görünüş olarak birbirinden farklı olan bu üç arıdan kraliçe arı ile işçi arılar dişidir.

      Arı yuvalarının her birinde sadece bir kraliçe bulunur ve bu kraliçe arı diğer dişilere göre daha büyüktür. Görevi ise yumurtlamaktır. Çoğalma sadece kraliçe arı ile olur.

      Diğer dişiler erkeklerle çiftleşemez. Kraliçenin görevi sadece yumurtlamak değildir. Grubun düzenini sağlar, kovan içindeki işleyişi düzenler.

      Kuvvetli ve şişman olan erkek arılar, kraliçe arı kadar önemli bir yere sahiptir. Koloninin gücü, çalışkanlığı, hastalıklara karşı dayanıklı oluşu, huyları, bal verimi gibi özellikleri ana arı kadar onunla çiftleştirilen erkek arılara da bağlıdır. Erkekler dişilerden daha büyüktür. Buna karşın, ne iğneleri vardır, ne de besin toplayacak organları.Tek özellikleri kraliçeyi döllemektir.

      Kovanda petek örme, arı sütü üretme, kovan ısısını ayarlama, yiyecek toplama, temizlik, savunma gibi akla gelebilecek tüm işleri işçi arılar yapar.

      1 arı gün içinde 8-10 bin arasında çiçek ziyaret eder.

      Yavru Arılar

      Bazı canlı türlerinde yavruların bakımı zordur. Bunların içine İnsanda girer. Hayvanların bir kısmı doğumdan sonra, bir kısmı da yavru ayağa kalkıp kendine gelince anne yavru ilişkisi biter.

      Arılar da bu durum farklıdır. Öncelikle, işçi arılar kraliçenin yumurtlaması için peteklerin içine kuluçka bölümleri hazırlar. Bu bölümlere yumurtlamak için gelen kraliçe arı, hücrenin temizliğini kontrol eder. Kontroller bittikten sonra her peteğe bir yumurta bırakır.

      Yumurtaların gelişimi, yumurtadan çıkacak larvaların beslenmeleri, ortam sıcaklığı ve güvenlikleri İşçi arılar tarafından sağlanır.

      Kraliçe arının altıgen peteklere yerleştirdiği yumurtalar 3 gün içinde gelişir. Hücrelerden beyaz kurt şeklinde arı larvaları çıkar.

      Yumurtadan çıkan bu canlının gözleri, kanatları ve bacakları yoktur. Dış görünüş olarak balarısına hiç benzemez.

      İşçi arılar bu yeni doğmuş larvaları son derece dikkatli ve özenli bir şekilde besler.

      Bir larvanın büyüme aşamasında, ortalama 12 bin işçi arı tarafından ziyaret edildiği gözlenmiştir.

      Larvalar yumurtadan çıktıktan sonra üç gün boyunca arı sütü ile beslenir.

      Kovanda bulunan binlerce larvaya karşılık, o kadar da bakıcı arı vardır. Larvaların hangisinin kaç günlük olduğu, hangisinin ne ile besleneceği gibi detaylar işçi arılar tarafından sürekli kontrol edilir.

      Arı kovanındaki peteklerde büyümeye devam eden larvaların yedinci gün beslenmesi kesilir. Bakıcı arılar larvanın bulunduğu hücrenin ağzını mumdan yapılmış, bir kapak ile kapatır.

      Larva da kendi ürettiği bir madde ile bulunduğu odanın içine koza örerek kendini buraya hapseder. Arı larvaları bu dönemde pupa evresine geçerler.

      Yumurtadan, kraliçe 16, işçi arı 21 gün, erkek arı 24 günde ergin olarak çıkar.


      Larvadan çıkan kraliçe arı 7 yıl, erkek arı 1 hafta, işçi arı ise 30 ile 150 gün yaşar.

      Bal arıları dakikada 11400 kez kanat çırpar. Bu bir uçağın pervanesi gibidir. İşte arı vızıltısının nedeni budur.


      Kraliçenin radarı

      Arıların işitme duyuları gelişmemiştir. Buna karşın olağanüstü bir koku alma sistemleri vardır. Kendi kendine beslenemeyen kraliçe arı, işçi arılarca salgılanan arı sütünün onlar tarafından yedirilmesiyle beslenir.

      Kraliçe arı, radar gibi çalışır. Tüm arıları gözler, salgıladığı hormonla arıları kontrol altında tutar.

      Bal arılarının düşmanı eşek arılarıdır. Kovana girmek isterse kraliçe arı, diğer arıları uyarır. Kovana girmek isteyen eşek arısına, işçi arılar saldırır. 50 dereceye varan bir sıcaklık yaratarak eşek arısını yok ederler.

      Bir bal arısı yaklaşık olarak saatte 25 km hızla uçabilir.


      Arıların Dansı

      Arılar bir yiyecek bulduklarında bunu diğer arılarla paylaşır. Bu yiyeceği haber vermenin yolu dans etmektir. Dairesel dansla arkadaşlarına yiyeceğin nerede ve ne kadar uzaklıkta olduğunu haber verirler. 15 metrekarelik bir alan için daire dansı, 100 metrekarelik alan için sallanma dansı ve 100 metrekareden fazla alanlar için 8 işaretli dans yaparlar. Bu dansların ne anlama geldiği tüm arılar tarafından bilinir.

      Bir bal arısı bir peteği doldurabilmek için 100 milyon çiçeği ziyaret edip 100 bin km kanat çırpar.

      Çalışkan kime denir

      Genç işçi arıların kovan içerisinde hizmet verenlerine kovan arıları denir. Bunlar, Larva gıdasını hazırlar ve dağıtır, ana arının beslenmesini ve temizliğini sağlarlar. Kovan sıcaklığının belli bir düzeyde tutulmasını ve kovanın havalandırılmasını da yine işçi arılar sağlar. Kovandaki çatlak ve delikleri kapatarak zararlıların içeri girmesini önleyen işçi arılar aynı zamanda gerekli mumu salgılayarak örme işlemini de yaparlar. Kovan içinde getirilen bal özü ve çiçek tozunun depolanması da onların görevleri arasında yer alır.

      Yaşlı işçi arılar ise larvalar için yem hazırlama, mum salgılama gibi görevleri yerine getirirler. Daha çok kovan dışında çalışan yaşlı işçi arılar bal özü ve çiçek tozu toplar ve taşırlar. Koloninin gerekli su ihtiyacını temin ederler.

      ***

      Bal

      Bitkilerin çiçeklerindeki balözü ile bitkiler üzerinde yaşayan bazı böceklerin salgıladığı tatlı maddelerini bal arısı toplar. Bu maddeler değişikliğe uğradıktan sonra, peteklere doldurulur. Balın rengi ve lezzeti arıların topladıkları bal özüne göre değişir. İnsanların beslenmesinde önemli bir maddedir. İnsanın dışında bir canlı da bala dayanamaz. Bu canlı ayıdır. Ayılar bal kokusunu çok uzaklardan alır. Ağaçlarda ya da kovandaki balı yer. Tabi arada arıların saldırısına da uğrar.

      Eulophid yaban arısı böcek dünyası içinde büyüklüğü 0. 5 mm ile en küçük canlılardan biridir.

      Arılar saldırgan böceklerden değildir. İnsanlar yine de arı görünce korkar. Arı kendisine bir saldırı olursa ya da korkarsa taşıdığı iğneyle saldırır.

      Umut Çocuk

      Comment


      • #4
        Cevap: Geri Dönüşüm ve Geri Kazanım Hakkında Eğitici Görsel Medya

        Çocuk Öncüsü Olmak

        Yaşlı adam yaklaşır okyanusun kıyısına ve seslenir çocuğa:
        -Niçin okyanusa atıyorsun deniz yıldızlarını? Zaten gücün de yetmez ki hepsini toplamaya. Yaptığın işin de anlamı yok!
        Deniz yıldızlarını kurtarmaya çabalayan çocuk, şaşarak
        seslenir adama:
        -Hepsini okyanusa atamayacağımın farkındayım. Fakat, okyanusa atmayı başardığım deniz yıldızları için yaptığım işin anlamının çok büyük olduğunu iyi biliyorum.
        Çocuk öncüleri de kıyıdaki deniz yıldızlarını okyanusa geri
        atan çocuğa benzer daha çok.
        Hep çocuğa dönüktür yürekleri, yüzleri ve eylemleri.
        Sevgi, şefkat ve sosyal duygu yüklüdürler.
        Biraz da çocuk gibi şaşarak ve her an yeniden
        başlamak isterler hayata.
        Güzel olan her şeyin zor elde edildiğini de iyi bilirler.
        İnsanlığı çocukların ilerleteceğini de.
        Bilge duruşludur çocuk bilgeleri.
        Güler yüzlü, heyecanlı, biraz romantik ve de ciddi.
        En belirgin işaretleri, çocuklara dönük yaşamaktır.
        Çocuk yüzlü devrimlerle dünyanın daha güzelleşeceğine
        inanırlar.
        Yoksulları alınlarında bir çizgi gibi taşımaktan asla yorulmazlar.
        Her yeni gün yeni bir çocuk bildirisini yaşamak için çocuk
        dünyasına karışırlarken, biriktirirler sömürülen ve tüketilen
        çocukluğu.
        Beyazlarla barış yapmaya gelen Kızılderili kabile reisi,
        buluşma yerine yaklaşırken yolda bir çocuğun dövüldüğünü
        görür: "Ben" der Kızılderili Reis, "Çocuk döven barbarlarla
        barış görüşmesi yapmam!"

        Çocuk öncüleri Kızılderili Reisle akrabadırlar. Bu cehennemi
        döngünün, bu vahşi dünyanın, çocuk öldüren bu çağın
        postmodern barbarları ile hesaplaşmaktan çekinmezler.
        Çocuk öncülerinin ırkları, ülkeleri, kıtaları yoktur.
        Çocuklara o kadar yakındırlarki oyunların adları ile çağırırlar
        çocukları. Ve dünya ev'cikten büyük ev'e yolculuktur onlar için.
        En yoksul ve zengin çocuğun düşsel ve gerçekçi alfabesini
        okumayı bilir çocuk bilgeleri.
        Çocuklarla çocuklaşmanın şifreleri bağışlanmıştır çocuk
        bilgelerine.
        Çocukların dünyasına mı karışmak istiyorsunuz?
        Çevirin yüzünüzü, yüreğinizi çocuklardan yana.
        Kutlu olsun çocuksu yolculuğunuz.
        Sevinciniz hiç eksilmesin!

        Birçok çocuğa adanmış yürek gibi Gabriela Mistral de
        Çocuklar İçin Biraraya Gelme Çağrısı yapmıştı: Gereksinim
        duyduğumuz şeylerin birçoğu bekleyebilir: Ama ÇOCUK
        bekleyemez. Şu anda onun kemikleri olgunlaşmakta,
        kanı çoğalmakta ve duyuları harekete geçmekte.
        Ona "Yarını Bekle" diye cevap verilemez.
        Onun adı "Şimdi"dir.

        Çocuk Vakfı, Türkiye Çocuk Hareketi'nin
        başlayabilmesi için çağrısını tekrarlamayı bir görev
        kabul ediyor: Mutlu bir çocukluğun yaşanacağı
        bir dünya için çocuk'ta buluşalım.

        Mustafa Ruhi ŞİRİN
        Çocuk Vakfı Başkanı

        Comment


        • #5
          23 Nisan coşkusunun yankıları hâlâ devam ediyor...

          Çocuklarımızın, kayıtsız şartsız egemen olduğu, bilinçli bir geleceğin umudu ile, çocuklarımıza kocaman kocaman sevgler diliyorum...

          Koltuğa yeni oturduk ne revizyonu?-İzle - SAMANYOLUHABER

          Comment


          • #6
            BALIKLARIN YÜZME TEKNİĞİ

            Balıkların suda ne kadar kıvrak ve hızlı hareket ettiklerine hepiniz şahit olmuşsunuzdur. Balığın yüzebilmesi için ekstra bir hareket yapmasına gerek yoktur, bunun için kuyruğunu sağa sola sallaması yeterlidir. İşte balıkların suyun içindeki bu rahat hareketleri kıvrak omurgaları ve vücutlarındaki bazı sistemler sayesinde gerçekleşir.
            Balıklar, yüzerken büyük miktarda enerji harcarlar. Bunun nedeni suda uzun süre yüksek hızda yüzmeleri değildir. Balıklar, durgun halde iken aniden yüksek hızlara ulaşabilmek için çok fazla enerjiye ihtiyaç duyarlar. Ani hızlanabilmek onlar için çok önemlidir; çünkü avcılardan kaçabilmek için buna ihtiyaçları vardır.

            Üstelik balıklar suyun içinde çoğu zaman akıntıya karşı hareket etmektedirler. Siz kendinizin suyun içindeyken ne kadar zor hareket ettiğinizi, yolda yürürken ise ne kadar kolay hareket ettiğinizi düşünün. Ve bu şekilde suyun içinde yaşamak ile yeryüzünde yaşamak arasındaki farkı karşılaştırın.

            Balıkta böyle bir gücün ortaya çıkmasını sağlayan omurgasının ve kaslarının özel yapılarıdır. Omurga balığın vücudunun dik durmasını, ayrıca yüzgeçlerin ve kasların kendisine bağlanmasını sağlayacak bir yapıya sahiptir. Eğer böyle olmasaydı balıkların suda hareket etmeleri imkansız hale gelirdi. Ancak yalnızca omurgasının özel biçiminin olması bir balığın yüzebilmesi için yeterli değildir. Çünkü balığın su içindeki tek hareketi ileri geri değildir, eğer bir balık su içinde aşağı yukarı da hareket edemezse yaşayamaz. Bu hareketi de balık başka bir vücut sistemi ile başarır. Balıkların vücutlarında hava keseleri vardır. Bu keseleri hava ile doldurarak balıklar derinlere inebilir veya havayı boşaltarak su yüzeyine doğru çıkışa geçebilirler.

            Peki şunu hiç düşündünüz mü: Balıklar sürekli su içinde olmalarına rağmen nasıl olup da zarar görmemektedirler? Biz suyun içinde belli bir süre kaldıktan sonra derimiz bu durumdan etkilenmeye başlar, bu süre uzarsa cildimiz zarar görür. Oysa balıklarda böyle bir şey olmaz. Çünkü balıkların üst derisinde sert parlak bir tabaka vardır. Bu tabaka suyun vücuda girmesini engeller. Eğer bu tabaka olmasaydı, balığın vücudu zarar görecek, hatta içeri su girmesi nedeniyle dengesi bozulacak ve balık da ölecekti. Ancak bunların hiçbiri olmaz ve balıklar suyun içindeki yaşamlarını sürdürürler.

            Yeryüzündeki bütün balık türleri bu özelliklerin tamamına eksiksiz olarak sahiptir. Günümüzden çok daha önce yaşamış balıklarda da bunların hepsi vardır. Balıklar milyonlarca yıldır hiç değişmemişler, hep aynı mükemmel yapıya sahip olmuşlardır. Bunu, milyonlarca yıl öncesinde yaşamış balıklardan günümüze gelen kalıntılarda görmek mümkündür. Fosil denen bu kalıntılarda balıkların geçmişte de yine bugünkü ile aynı oldukları, hiç değişmedikleri açıkça belli olmaktadır. Bu durum bize balıkların bir anda ortaya çıktıklarını gösterir. Yani balıklar yaratılmışlardır. Balıkların sahip oldukları bütün özellikleri onlara veren, evrendeki herşeyi yaratan Allah'tır. Allah bütün canlıların ihtiyaçlarından haberdar olandır.

            umut çocuk

            Comment


            • #7
              Cevap: Geri Dönüşüm ve Geri Kazanım Hakkında Eğitici Görsel Medya

              mrb arkadaşlar benim projem çocuklara geri dönüşümü anlatma ve bu sitede ki sunumu çok begegnmdim yanlız sunumu burdan alamıyorum bu konuda yardımcı olabilirmısnız. ilk okulala yapıcagım sunu tam onların seviyesine göre olmuş

              Comment


              • #8
                Cevap: Geri Dönüşüm ve Geri Kazanım Hakkında Eğitici Görsel Medya

                ebruuu Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
                mrb arkadaşlar benim projem çocuklara geri dönüşümü anlatma ve bu sitede ki sunumu çok begegnmdim yanlız sunumu burdan alamıyorum bu konuda yardımcı olabilirmısnız. ilk okulala yapıcagım sunum tam onların seviyesine göre olmuş
                ebru, öncelikle güzel hedefine ulaşmanı ve ondada başarılar temenni ederim.

                http://www1.ibb.gov.tr/CevreKoruma/D...cin/index.html

                Hizmet ettiğiniz okulda net bağlantısı var ise PC üzerinden Bimer aracılığı ile sunum yapabilirsin. Bağlantı yok ise istanbul büyükşehir Çevre koruma Müdürlüğü sayfasından
                E mail ile iletişim kurup CD taleb edebilirsin, sanırım yardımcı olacaklardır.

                Birde forumda Bilgisayar tekniğinden anlayan kardeşlerimiz var ise bu linkteki sunumun bilgisayarına (mümkünmü bilemiyorum tabii) yükleme konusunda yardımcı olsalar güzel olur diyorum.

                selamlar

                Comment

                Working...
                X