fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

TELEVİZYON

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
yeni mesajlar

  • TELEVİZYON

    Hemen her evde bulunur. Hem de baş köşede. Günde 2 saatten 12 saate kadar kendisini ona bağlayan insanlar var. Haber, spor, eğlence, eğitim gibi birçok alanda ondan istifade ederler.

    Televizyonun icadı:
    Televizyon tek bir kişi tarafından icat edilmedi. Birçok insanın küçük buluşları ve fikirleri birleşip sonunda televizyonu ortaya çıkardı. Hani damlaya damlaya göl olur diyoruz ya işte onun gibi bilgiler zamanla toplanarak televizyon ortaya çıktı. Televizyon ile ilgili ilk çalışmalar 1884 yılında başladı. 1923 yılında ilk televizyon yayını yapıldı.


    Televizyon nasıl çalışır?
    Televizyonların arkasında biraz uzunca bir tüp vardır. Bu tüp içerisinde elektriğin yönü değiştirilebiliyor. Elektrik sağa-sola ve aşağıya-yukarıya hareket ettirilerek ekran üzerinde istenilen noktaya gönderiliyor. Elektrik hangi yere çarparsa orada renkli bir nokta meydana getiriyor. Ekran üzerinde bir çiçek resmi meydana getirmek için aynı anda binlerce noktaya elektrik ulaştırmak gerekiyor.


    Televizyon ve beynimiz
    Televizyona baktığımız zaman bir saniyede bir adamın 25 resmini görürüz. Bu resimler peş peşe çok hızlı gelirler. Beynimiz de adamı hareket ediyormuş gibi algılar. Çizgi filmler de benzer şekilde yapılır. Önce resimler tek tek çizilir. Sonra bunlar çok hızlı bir şekilde gözünüzün önünden geçirilir. Siz de hareket eden şeyler görürsünüz. Bir dakika televizyona baktığınızda 1500 resim görürsünüz. Bir saatte ise 90 bin resim... Yazık beynimizi bu kadar yormayalım!


    TV yayını evinize nasıl ulaşır?
    Önce bir kamera ile görüntüler ve ses kaydedilir. Sonra bu görüntüler ve sesler elektriğe çevrilir. Görüntüler ve sesler anten vasıtası ile elektrik şeklinde atmosferde her tarafa ışık hızı ile yayılır. Sonra televizyonumuzdaki antenler bu elektrikleri yakalayıp televizyonumuza verirler. Televizyonumuzun içinde bu elektrikler tekrar görüntüye ve sese dönüştürülüyor.


    Ülkemizde ilk TV yayını:
    Ülkemizde ilk televizyon yayıncılığı 1952 yılında İstanbul’da test yayınlarıyla başladı. 1964 yılında TRT kuruldu. 1968 yılında ülkemizin ilk resmî televizyonu yayın hayatına başladı. Ülkemizde siyah-beyaz yayınlar yapılırken ABD’de 1953 yılından itibaren renkli yayınlar başlamıştı bile. Türkiye’de ilk renkli yayın 1981 yılını 1982 yılına bağlayan yılbaşı gecesi gerçekleştirildi.


    Aklınızda olsun
    Televizyon, insanlara hizmet etmelidir. Onları esir etmemelidir. Televizyonu uzun süre izleyenlerin zamanla gözleri bozulur, işlerini yapmayı unuturlar, hareket etmedikleri için şişmanlarlar. Televizyon izlemeden önce hangi programlar bize göre ise onları anne ve babamıza danışarak seçmeliyiz.



    Bir soru bir cevap:
    Günde kaç saatimiz televizyon başında geçiyor?: Haydi yaklaşık bir hesapla günde 3 saat TV izlediğinizi varsayalım. İlk başta hiç ürkütücü gelmiyor. Ancak günler damlaya damlaya hafta olur, ay olur, yıl olur, sonunda bir ömür olur. Günde 3 saat TV izliyorsanız, bu, yılda 45 gün eder. Yani 12 ayınızın bir buçuk ayı sadece televizyon başında geçer. Acaba bu kadar zamanda ne yapılabilir? Mesela bir dil öğrenebilirsiniz. Birkaç ansiklopediyi okuyup bitirebilirsiniz…
  • Fidanligi.com

  • #2
    TELEVİZYON ÇOCUĞU NASIL ETKİLİYOR?

    Uzmanlara göre, TV 0-3 yaşları arasında daha etkili oluyor. Çünkü, bu yaşlar hayat boyu kullanılacak bazı psikososyal ve psikomotor özelliklerin kazanıldığı çok önemli bir devredir. Bu devrede oluşabilecek herhangi bir sorunun bütün hayatı etkilediği belirtiliyor. Uzmanlar, televizyonun yaşalara göre etkisini şöyle açıklıyor...


    0-3 yaş gurubuna etkiler


    0-3 yaş için TV bazı durumlarda ciddi sıkıntıların kaynağı olabiliyor. Ailelerin sosyoekonomik zorlukları, çalışan annelerin durumu, çocuğun-ilgilenilmesi gereken - ek kardeş durumu, anne babaların kendilerine ait sorunları, yapılması gereken ev işleri, anne babaların sosyoekonomik zorluklardan dolayı ek işlerde çalışmaları, anne babalardan birinin veya ev içerisindeki bireylerden birinin kronik hastalığı, ailelerin kendi psikososyal ihtiyaçları için zaman ayıramaması, anne babaların kendilerinin psikiyatrik sorunları, istenmyen hamilelik sonucu bebeğin doğmuş olması , çocuğun bedensel bir hastalığının olması ve buna benzer sayacağımız onlarca etken nedeni ile anne ve babalar çocuklarına yeterince zaman ayırmamakta veya ayıramamaktadır. Bu nedenlerden dolayı anne babalar isteyerek veya istemeyerek çocuğu ile fazla ilgilinemiyor. Çocuğu ile ilgilenme fiziksel bakım ( karnını doyurma, altını temizleme vb. ) ötesine çok fazla geçemiyor.


    Onunla gerçekten ilgilenin
    Bu dönemde çocukların duygusal doyum sağlaması ve onun ile her bakımdan ilgilenilmesi onun sağlam ve güçlü bir psikolojik yapısının oluşmasına zemin hazırlar. Bu dönem için bebeği okşamak, kucaklamak, onun ile konuşmak, sevildiğini hissettirmek, onun ile oynamak, onun ile birlikte vakit geçirmek , onu gezdirmek, psikomotor ve psikososyal yönünün gelişimine çok büyük katkılarda bulunur. Bebek ile birlikte vakit geçirmek , onun insanlar arası ilişkilere yabancılaşmasını engeller ve ilgilenen bakıcısı vasıtası ile önce karşısındaki bireyi , aile ortamını ve yavaş yavaş sosyal çevresini tanımasına yol açar . Bu bağlanma yolu ile önce anneye karşı bir ilişki gelişir . Bu durum anne karnında başlar ve bebeklik döneminde devam eder. Çocuk bu bakım veren aracılığı ile iletişim geliştirmeye , kendini ifade etmeye , ihtayaçlarını anlatmaya çalışmaya , kısacası sosyal ortamın gereklerini yaparak yanında ve çevresinde bulunan insanlar ile iletişim ve etkileşim içerisine girmeye başlar.


    Hareket eden ve seven olun
    Çocuk cansız bir varlığın karşısında, duygusal ve sosyal uyarıdan mahrum, sevgiden ve bağlandığı kişiden uzak, çocuğun konuşmasına, bakışına, gülümsemesine karşılık vermeyen, gönderdiği iletişim ve etkileşim mesajlarına cevap vermeyen, sert, soğuk bir cismin karşısında kaldığında ( ne kadar ses ve görüntü olursa olsun çocuk onları yorumlayacak ve kabul edecek durumda ve psikososyal seviyede değildir ) biraz önce saydığımız sosyalleşme ve bireyselleşme ve kendiliğinden gelişecek olan psikososyal yönlerin hepsi eksik veya yetersiz kalacaktır. Neden küçük çocuklar için bu biraz daha sıkıntılı bir durum ? çünkü çocuğun busosyal ve duygusal eksikliği telafi edeceği arkadaş ve sosyal ortamı, konuşmak veya vakit geçirmek için gideceği ikinci bir ortam ve bunu telafi edebilecek psikomotor, psikososyal yeterlilik henüz gelişmemiştir ayrıca alternatif bir gelişim ortamı yoktur .

    4 -7 Yaş Çocuklar Ve Tv


    Bu yaş grubunda çocuğun gelişimi ile ilgili önemli adımlar atılır. 0-3 yaş grubunda olduğu gibi çocuğun gelişimi bu dönemde de çok hızlı bir şekilde devam eder. Bu dönemde anne baba , arkadaş ve sosyal çevre ile etkileşim ve iletişim belirgin olarak artmış ve artık erişkinlerle birlikte belirgin olarak uyum sağlanmıştır. Bu dönemde gerek dil gelişimi , gerek motor gelişim de önemli aşamalar kaydedilir. Bu dönemde çocukta ki etkilenmeler hayat boyu çocuk için çok önemli olmaktadır.
    Soyut ve somut kargaşası yaşanabilir .


    TV nin bu dönemde çok aşırı izlenmesi çocuğun dil ve sosyal gelişiminde bazı sıkıntıların ve eksikliklerin oluşmasına neden olabilir. Bu dönemde çocuklar TV de gördükleri görüntüleri tamamen somut olarak yorumlarlar yani çocuklarda tam olarak soyut düşünce gelişmediği için gerek çizgi filmler gerek filmler de görülen görüntüler olduğu gibi algılanır. Çocuk bütün bunları olduğu gibi uygulamaya çalışabilir. Yani çizgi filmde gördüğü bir hareket veya sahneyi olduğu gibi yapmaya çalışabilir. Çocuk için bu dönemde şiddet içeren ve aşırı abartılı konulardan oluşan çizgi filmler oldukça sakıncalı olabilir. Bilinçaltı şiddet duygularının yerleşmesine neden olabilir. Aynı zamanda çocuğun bu dönemde izleyeceği gerilim, korku veya aşırı şiddet içeren görüntülerden çocuklar oldukça aşırı etkilenebilir , bu durum onları akla gelen görüntüler ve düşünceler ile günlerce rahatsız edebilir. Ek olarak çocukta uyku bozukluğu , yalnız kalmak istmememe , korku ve endişe duyguları yerleşebilir ( klinik ortamda bunun örneklerini görmekteyiz ) . O nedenle anne babaların bu dönede izlenen programlara özellikle dikkat etmesi gerekir.

    Comment


    • #3
      Cevap: TELEVİZYON ÇOCUĞU NASIL ETKİLİYOR?

      7-12 Yaş çocukların Durumu


      Bu dönemdeki çocuklar genelde ağır eğitim şartları içinde olan grubu oluşturmaktadır. Aynı zamanda TV nin eğitim amaçlı kullanımından daha fazla yararlanacak bir yaş grubunu oluşturmaktadır. Yukarıda saydıklarımıza ek olarak bu yaş grubunda soyut düşünce yerleşmeye başlamış olmasının etkileri görülür. Çocuklar TV deki görüntülerden etrişkin düzeyinde etkilenmeye başlarlar. Yukarıda değindiğimiz gibi bu yaş grubunda da şiddet içeren , korku ve gerilime neden olan sahnelerin çocuğun gelişiminde problem oluşturacağını söylemek gerekir. Yukarıda bahsettiğimiz iletişim ve sosyal adaptasyon üzerine etkileri 0-3 yaş ve 4-7 yaş grubundaki kadar negatif şekilde olmaz . Çocukların bu yaşlardan itibaren TV üzerinden kazanımları eğer iyi yönlendirilir ve seçici davranılırsa devam eder. Bu yaştaki çocukların ders ve okul saatleri de göz önüne alınarak TV izleme saatleri uygun bir şekilde sağlanmalıdır. TV izlemenin aşırılığı durumunda çocuğun sosyal aktivitelerinde , arkadaş ilişkilerinde , ders başarısında , sportif faaliyetlerinde , yaşa uygun becerilerin geliştirilmesinde sorunlar yaşanabilir.


      Tv Sosyalleşmeyi Engelliyor

      Çocuğun sosyalleşmesi , yakınları ile diyalog kurması , sosyal adaptasyonu , dil gelişimi ve buna benzer konular TV izleme (aşırı miktarlarda) ile eksik kalabilir. Bu yaşlardaki çocukların eğitici programlar harici özellikle şiddet içeren ve çocuklar için travmatik olacak görüntülerden uzak kalmaları uygun olur. Bu hazırlıksız karşılaşılan görüntüler onlarda bilinçaltı kaygı , gerilim , korku , şiddete eğilim gibi sıkıntılara yol açabilir. Amerika ve Avrupada uzmanlar küçük yaşlarda gösterilen şiddet davranışlarının önüne geçmek için çok büyük gayretler sarfetmekte ,özellikle son zamanlarda okullarda gösterilen şiddet olaylarından sonra meselenin öneminin daha da arttığı anlaşılmaktadır . Mühim olan ve yapılması daha basit olan şey çocukların ruh sağlığı bozulmadan koruyucu önlemlerin alınması gerekliliğidir.


      Fazla Tv İzleyen Çocuklarda Neler Gözlenebilir ?

      Bu dönemde uzun süre çok aşırı miktarda TV karşısında kalan çocuklarda başka hazırlayıcı nedenler yok ise, başka nedenler de eklenerek bazı psikiyatrik tablolar gelişebilir. Bu tür çocuklarda etrafa karşı ilgisizlik, seslenince bakmama, göz kontağı kurmama, insanlara ve yaşıtlarına ilgisizlik, onlarla duygusal ve sosyal iletişime geçmeme, kendi halinde olmaya çalışma , kendi etrafında dönme, sallanma, aşırı derecede cansız nesneler ile ilgilenme , konuşmama , cümle kurmama , iletişim ve etkileşimde problemler , duygusal olarak karşılık verememe vb. bir çok belirti görülebilir. Bu nedenle ane babaların özellikle bu yaş için TV izleme konusunda sınırlamalar ile birlikte durumu yönlendirmeleri , normal psikomotor ve psikososyal gelişim için uygun olur.

      Comment

      Working...
      X