*Büyük yatırımcı Jim Rogers ABD'nin daha zor günler göreceğini, Çin'in de
ekonominin merkezine oturacağını belirtiyor.
ABD'nin aslında resesyon sürecinde olduğunu ve durumun daha ciddi boyutlara
taşınacağını da sözlerine ekliyor. Fortune'dan Brian O'Keefe, Rogers'ı
telefonla Singapur'da yakaladı ve merak edilen detayları sordu.
Rogers sözlerine şöyle başladı: 'Gerçekten tedirginim. Aslında uzun süredir
bir tedirginlik yaşıyorum. Fakat şimdi durumların beklediğimden daha da
kötüye gittiğini görüyorum.' Rogers sözlerine şöyle devam ediyor:'Merkez
Bankası'nın normal zamanından bir hafta önce gerçekleştirdiği 75 puanlık
faiz indirimi ve düzeltme girişimi, bende Merkez Bankası'nın gerekli mali
düzeltmeyi tam anlamıyla gerçekleşiremeyeceği izlenimi yarattı.'
Olası bir şekilde, bir süredir aslında resesyon sürecini yaşıyoruz.
Enflasyon değerlerindeki oynaklık, düşük dolar zaten hayatımızı zorlaştırdı.
Ama daha kötü olacak. Bernanke büyük miktarlarda para basıyor. Artık kontrol
altına alınamaz bir sürece girdi. Keza FED de aynı şekilde. Çok yakında
İkinci Dünya Savaşı'ndan beri gördüğümüz en büyük resesyonu göreceğiz. Bu da
hiç iyi bir manzara olmayacak.'
Fırsatların kaynadığı bölge. Çin....
ABD'yi bırak, Çin'e bak... 1970'li yıllarda ilk defa piyasalarda adı geçen
Rogers o dönemde çok para yaptı. O günlerle bugünleri kıyasladığında,
bugünün dünyasında yine büyük fırsatların olduğunu söylüyor. Mesela son
düzeltme girişiminin aklı başında yatırımcılar için potansiyel ve müstesna
bir hediye olduğunu söylüyor. Aklı başında derken de şüphesiz yatırımlarını
Çin'de değerlendirenleri kastediyor.
Çin Rogers'ı adeta büyülüyor. Taa ki 20 yıl önce motorsikletiyle Çin
sokaklarında dolaştığı günden beri. Aralık ayında son kitabını yayınlayan
Rogers, kitabına 'Dünya'nın En Büyük Piyasasında Nasıl Yatırım Yapılır?'
ismini verdi. Aynı zamanda Manhattan'daki evini satarak ailesini de
Singapur'a taşıdı. Şangay ve Beijing'e daha yakın olabilmek için.
Çin'deki gelişmeler için şu yorumu yapıyor: 'Şangay ve Hong Kong'ta olanlar
bana büyük keyif veriyor. Söylediğim gibi, eğer piyasalardaki dalga
yatışmazsa, Çin piyasası belki balona dönme tehlikesiyle karşı karşıya
kalabilir. Bu durumu oldukça cesaret verici olarak değerlendiriyorum. Çin
Hükümeti de ekonimiyi biraz da olsa serinletebilmek için çok çaba harcıyor.
Hatta gayrimenkul yatırımlarıyla da ilgili girişimlerde bulunuyor. Bunun da
tabi borsalar üzerinde büyük etkisi oluyor.
Düzeltmenin Çin'e yeterli geleceği konusunda şüphelerim var. En kısa zamanda
Çin'de alacağım malların listesini yapacağım. Artık benim için Amerika diye
bir yer yok! Çin ekonomisinin bazı noktalarında da hala dokunulamayan
alanlar mevcut olsa da ABD'nin düştüğü durumu oldukça endişe verici
buluyorum.
Çin kurallarını kendi koyuyor. Bu da yatırımcıyı cesaretlendiriyor. ABD'nin
varlığı onların pek umurunda değil, galiba olmacacak da. Amerika'nın
resesyonda olup olmadığı da onlar için pek önem taşımıyor...'*
ekonominin merkezine oturacağını belirtiyor.
ABD'nin aslında resesyon sürecinde olduğunu ve durumun daha ciddi boyutlara
taşınacağını da sözlerine ekliyor. Fortune'dan Brian O'Keefe, Rogers'ı
telefonla Singapur'da yakaladı ve merak edilen detayları sordu.
Rogers sözlerine şöyle başladı: 'Gerçekten tedirginim. Aslında uzun süredir
bir tedirginlik yaşıyorum. Fakat şimdi durumların beklediğimden daha da
kötüye gittiğini görüyorum.' Rogers sözlerine şöyle devam ediyor:'Merkez
Bankası'nın normal zamanından bir hafta önce gerçekleştirdiği 75 puanlık
faiz indirimi ve düzeltme girişimi, bende Merkez Bankası'nın gerekli mali
düzeltmeyi tam anlamıyla gerçekleşiremeyeceği izlenimi yarattı.'
Olası bir şekilde, bir süredir aslında resesyon sürecini yaşıyoruz.
Enflasyon değerlerindeki oynaklık, düşük dolar zaten hayatımızı zorlaştırdı.
Ama daha kötü olacak. Bernanke büyük miktarlarda para basıyor. Artık kontrol
altına alınamaz bir sürece girdi. Keza FED de aynı şekilde. Çok yakında
İkinci Dünya Savaşı'ndan beri gördüğümüz en büyük resesyonu göreceğiz. Bu da
hiç iyi bir manzara olmayacak.'
Fırsatların kaynadığı bölge. Çin....
ABD'yi bırak, Çin'e bak... 1970'li yıllarda ilk defa piyasalarda adı geçen
Rogers o dönemde çok para yaptı. O günlerle bugünleri kıyasladığında,
bugünün dünyasında yine büyük fırsatların olduğunu söylüyor. Mesela son
düzeltme girişiminin aklı başında yatırımcılar için potansiyel ve müstesna
bir hediye olduğunu söylüyor. Aklı başında derken de şüphesiz yatırımlarını
Çin'de değerlendirenleri kastediyor.
Çin Rogers'ı adeta büyülüyor. Taa ki 20 yıl önce motorsikletiyle Çin
sokaklarında dolaştığı günden beri. Aralık ayında son kitabını yayınlayan
Rogers, kitabına 'Dünya'nın En Büyük Piyasasında Nasıl Yatırım Yapılır?'
ismini verdi. Aynı zamanda Manhattan'daki evini satarak ailesini de
Singapur'a taşıdı. Şangay ve Beijing'e daha yakın olabilmek için.
Çin'deki gelişmeler için şu yorumu yapıyor: 'Şangay ve Hong Kong'ta olanlar
bana büyük keyif veriyor. Söylediğim gibi, eğer piyasalardaki dalga
yatışmazsa, Çin piyasası belki balona dönme tehlikesiyle karşı karşıya
kalabilir. Bu durumu oldukça cesaret verici olarak değerlendiriyorum. Çin
Hükümeti de ekonimiyi biraz da olsa serinletebilmek için çok çaba harcıyor.
Hatta gayrimenkul yatırımlarıyla da ilgili girişimlerde bulunuyor. Bunun da
tabi borsalar üzerinde büyük etkisi oluyor.
Düzeltmenin Çin'e yeterli geleceği konusunda şüphelerim var. En kısa zamanda
Çin'de alacağım malların listesini yapacağım. Artık benim için Amerika diye
bir yer yok! Çin ekonomisinin bazı noktalarında da hala dokunulamayan
alanlar mevcut olsa da ABD'nin düştüğü durumu oldukça endişe verici
buluyorum.
Çin kurallarını kendi koyuyor. Bu da yatırımcıyı cesaretlendiriyor. ABD'nin
varlığı onların pek umurunda değil, galiba olmacacak da. Amerika'nın
resesyonda olup olmadığı da onlar için pek önem taşımıyor...'*


Comment