fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Yaşlı Usta Genç Kalfaya İşin Püf Noktasını Nasıl Anlattı?

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
yeni mesajlar

  • Yaşlı Usta Genç Kalfaya İşin Püf Noktasını Nasıl Anlattı?

    Fincancı ustası çok haklı bir şöhrete sahipti. Ürettiği fincanlar hemen satılıyor, hatta müşteri-
    lerin sıra beklediği bile oluyordu. Yaşlı adam seramik fırınına eğilmiş, merakla az önce fırına attığı fincanların pişmesini izliyordu. Genç yardımcısı, ustasının etrafında pervane gibi dolanmaktaydı. Genç adam bir taraftan ustasından kapacağı ayrıntıları yakalamaya çalışırken diğer
    taraftan da gelecekte kendi tezgahını kurmanın tatlı düşlerini kuruyordu. Fincanlar tam zamanında fırından çıkarıldı, genç kalfanın yakalayamadığı bir andan geçti ve sonuç her zamanki
    gibi mükemmeldi.

    Genç kalfa daha küçücük çocukken bu iyi ustanın yanında çalışma nimetine mazhar olmuş
    Birkaç kişiden biriydi. Çok azimli ve hırslıydı. Mutlaka o da kendi atölyesinde en güzel fincanları üretecek; yıllardır beklediği şan, şöhret ve zenginliğe kavuşacaktı.
    Aradan birkaç yıl daha geçti. Kalfa kendisi için artık zamanın geldiğini düşünmeye başladı
    ve ustasına giderek el vermesini istedi. Yaşlı usta bir an duraksadı, ancak tereddüt anı fazla
    sürmedi ve genç adama dönerek "Yolun açık, başarın daim olsun!" dedi.

    Genç adam kısa sürede atölyesini kurdu, fırınını yaktı ve ilk fincanlarını içeri verdi. Ustasının yaşadığı heyecanı şimdi daha iyi anlıyordu, kendisi de adeta fincanlarla birlikte fırında
    pişti. Artık zamanı gelmişti. Heyecandan elleri titreyerek fırının kapağını açtı ve ilk fincanı
    eline aldı. Ancak o da ne? Fincan dokunur dokunmaz çatlamıştı. Genç adam "Dokunmakta
    acele ettim, biraz beklemeliydim!" diye düşündü. Yaşadığı telaşı bastırmaya çalışarak bekledi,
    bekledi. Sonuç yine olumsuzdu. Dokunmadığı fincanlar da birer birer çatlıyordu. Ne yapacağını bilemez halde paniğe kapıldı. Aklına gelen her yöntemi uyguladı, olmadı. Ustasından
    öğrendiği çözümleri düşünüp uyguladı, yine olmadı. Artık ustalığından endişeye düşerek
    korkmaya başlamıştı ki, aklına ustasına danışabileceği geldi. Bu seçenek yüreğine su serpmişti; zaman geçirmedi, ustasına koştu. Yaşlı adam tezgahının başında, yaktığı fırının hararetinde
    ve yine aynı heyecandaydı. Eski kalfasını görünce hiç şaşırmadı, işine tüm sükunetiyle devam
    etti. Eski kalfa, yeni usta yaşadıklarını anlattı. her şeyi doğru şekilde ve doğru zamanlamayla
    gerçekleştirmişti ama olmamıştı. Anlatırken sınavdan geçememiş öğrencinin utancını yaşıyordu, mutsuzdu. Hayallerinin parmaklarının arasından uçup gittiğini görmek onu kahrediyordu.
    Yaşlı usta genci sözlerini bitirene dek sessizce dinledi ve başını sallayıp yerinden kalktı,
    gözleriyle kalfasına "Gel!" dedi. Sessizce izledi, ustasının yanında saygıyla durdu genç adam.
    Usta fırının kapağını yavaşça açtı, yeni pişmiş fincanlardan birini alıp kalfasının kendisini
    Görebileceği pozisyon seçti, nefesinin bütün gücüyle sıcak fincana "Püf!" dedi. Kalfası bu
    Safhayı daha önce hiç görmemişti, merakla ustasını izlemeye devam etti. Yaşlı ustanın elindeki fincanda olumsuz bir gelişme yoktu ve sapasağlam avuçlarının içinde parlamaktaydı.
    Gen. adama dönerek "Sana on bir ders! Fincanları fırında gerektiğinden fazla tutar veya erken
    Çıkarırsan çatlayacaklardır. Fincanlar piştiklerinde çok sıcaktır ve hemen dışarı alınmalıdır.
    Dışarıdaki havayla fırın sıcaklığı arasındaki fark ortadan kaldırılmazsa fincan çatlar. Ben bu
    Farkı nefesimin hararetiyle ortadan kaldırıyorum. Her işin bir "püf noktası" vardır ve ustalar
    onları usta yapan bu ayrıntıyı yılların tecrübesiyle öğrenirler! Dedi.
    Başkalarını yönetmek isteyen, Önce kendisinin ustası olmalıdır.
Working...
X