fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Ben Kötü Gelin miyim?

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
yeni mesajlar

  • Ben Kötü Gelin miyim?

    Bir okurum, mektubunda şöyle bir soru sormuş;

    "Size bir sıkıntımdan bahsetmek istiyorum: Eşimin ailesi hiç düşünmeden para harcıyor ve kredi kartlarına borçlanıyorlar. Lüks yaşamdan vazgeçmiyorlar. Borçlarını da eşime ödettiriyorlar.

    Bu konuda eşimle tartışıyoruz. Onların borçlarını ödemek zorunda değiliz, diyorum. Sonuçta biz de bir ev aldık ve bir taraftan da onun borçlarını ödüyoruz. Eşim, 'Ailem... Ne yapayım?' diyor. Şimdi ben düşüncelerimden dolayı kötü gelin miyim?"

    1939 Erzincan depreminden sonra, anneme psikolojik bir hastalık geldi. Ona göre sadece Erzincan değil, dünyanın bütünü batmıştı. Sinir sistemi çökmüştü. Çok zor günler geçirdi. Ölene kadar depresyonu atamadı üzerinden. Onu bazen sırtlayarak, bazen bisikletime bindirip doktora götürürdüm. "Oğlum yetiş!" diye feryat ederdi; bir gecede 3-4 defa annem için kalkardım.

    O memleketteyken her ay maaşımın üçte birini anneme gönderirdim. Kız kardeşimi de ben okuttum. Bu yaptığım işlerin bütünü annemi çok mutlu ederdi. Annemin çok duasını aldım. Bu duaların hayatım boyunca bana destek olduğunu hissetmişimdir. Annem bana "Boş keseye el sokmayasın" diye dua ederdi. Ömrüm boyunca ekonomik sıkıntı çekmedim. Pek çok tecrübelerle görülmüştür ki, anne-babasına hürmet eden, daha güzel bir hayat yaşamıştır.

    Bu meselede önemli olan, anneme yaptığım maddi yardımlar benim kendi evimi sarsmıyordu!.. Hem anneme para gönderir hem de kendi hanımıma sadece evin ihtiyaçları için değil, kendisi için harcasın diye de ayrıca para verirdim.

    Her ailede çeşitli problemler vardır. Problemlerin ana sebebi, zevklerimiz ve menfaatlerimizdir. Hayatımızda attığımız her adımı, İslam'ın mihengine vuracağız.

    Mademki her aile, üyelerden oluşur; bunların her birinin hukukuna ayrı ayrı dikkat etmek, adil davranmak lazım.

    Müslüman her problemde hem savcı, hem hâkim olacak. Evvela dava konusunu gündeme alacak. Bu dava ilmihale göre nasıl çözülebilir, nasıl aşılabilir, sorularının cevabı aranacak. Bir de aile problemlerine yaklaşım şöyle olmalı: "Bu olayı büyütmeyeceğim, küçülteceğim."

    Akrabalarımıza maddi yönden yardımcı olmak şarttır. Fakat bunun da bir ölçüsü olmalıdır. Müslüman başkalarına faydalı olan insandır. İmkân nispetinde herkese faydalı olmak lazım... Allah bu imkânı tayin etmiştir. Fitre, zekat, sadaka akrabalara verilir. Bunlar da yardım olarak yeter. Yetmezse o kabahat kendilerine (verilene) aittir.

    Diyor ki, kredi kartına borçlanıyor, evladına ödetiyor... Hiç kimse kimsenin kredi kartı borcunu ödemek zorunda değil. Fakir düşmek bir bakıma insanların kendi hatasıdır.

    Bir arkadaşa dedim ki: "Şu küçücük bahçene on kök domates diksen, yaz kış senin ihtiyacını karşılar. Böyle yapsan da evladından beklemesen daha iyi değil mi?" Dedi ki: "Kim o işle uğraşacak!" Dedim ki: "Bir baba olarak ne kızımdan ne de oğlumdan, hatta torunlarımdan hiçbir şey beklemiyorum. Çünkü ihtiyaçlarımı kendim temin edebiliyorum çok şükür. İmkânı olup da evladından bir şeyler beklemek bana göre akılsızlıktır. Deliliği kabul ederim amma ahmaklığı asla!"

    Kim olursa olsun, yakınlarımızın, yapılması gereken işleri yapmayıp bizden aldıkları parayla geçimlerini sağlamak istemeleri helal olmaz. İki el bir baş içindir...

    Hekimoğlu İsmail
  • Fidanligi.com

  • #2
    Cevap: Ben Kötü Gelin miyim?

    Başta sayın Ağabeyimiz H.İsmalil'e ve paylaşıma sunan ebrar hanım'a teşekkür ederiz.

    Comment


    • #3
      Cevap: Ben Kötü Gelin miyim?

      Sn Ubeyd:Öncelikle bu yazıyı yazan kardeşimiz'e ve değerli Ebrar Bacımız'a saygılar teşekkürler ederek başlamak istiyorum.Savurganlık insanı kemiren ve bitiren bir illetdir.Yüce kitabımızda bir ayet mealinde" Yiyiniz,içiniz ama israf etmeyiniz" buyurmuşlardır.Ayrıca bu konuda pek çok ayet ve hadisler mevcutdur.Para kazanmaktan çok, harcamasını bilmek önemlidir.Batının bu israf ve savurganlık hastalığı malesef halkımıza da bulaşmıştır.Çalişmadan,üretmeden,kazanmadan harcamak insanı felakete götürür.Ben ve benden yaşlı olanların hepsi bilirler.eskiden eskiyen pantalonlara, çoraplara hatda ceketlere bile yama vurulup giyilirdi.Ben Ağbeyimin ve büyüklerimin eskileriyel büyüdüm.Ayakkabılarımıza pençe vurdurulur,tamir ettirilir ve giyilirdi.Evlerde kadınlar halı dokur,her evde büyükbaş vede küçükbaş hayvan olur.Eti,sütü,yünü ve yumurtalarından istifade edilir.Her evin ayrı bir kileri olur. o evlerde pekmez,meyve kuruları,hevenk üzümleri,yufka ekmekler ve diğer gıdalar olurdu ve hiç kimse ekonomik sıkıntı çekmezdi.Babab 80 yaşında hala çalışmaya devam ediyorBen bir kamu kuruluşundayım,3 çocuk sahibiyim,2 çocuğum Üniversite öğrencisi evim ve arabam var.Çok şükür....boş zamanım nerdeyse hiç yoktur.Arıcılık harici,bağ-bahçe işleriyle meşgulum.Özellikle bahar aylarında yıllık iznimi alarak meyve budama,aşı- Üzüm bağı budama yapıyorum.Üç beş kuruş alıyoruz.Her malzemeyi değerlendiririm atmam,attırmam.varsın ne derlerse desinler.Kredi kartını ödemeyip,eve haciz getirmekten her zaman iyidir.tasarruflu insan her zaman iyidir.Bunu tüm çocuklarımıza aşılamalıyız.Bir atasözü vardır."Yılan bile toprağı azar,azar yalar".derler.Büyüklerimiz saymak,onların gönlünü almak bizim en büyük erdemimizdir.Ancak bir deyişi hatırlatmadan geçemiyeceğim"Atın kazancı,eşek için değildir."her kes kendi hesabını kendi yapacak .hakkaniyet ölçülerini elden bırakmamak gereklidir.Başınızı ağrıtdığım için kusura kalmayınız.Esen kalınız.

      Comment

      Working...
      X