fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

NEDEN ALKOL ALMIYORUM

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts

  • #46
    Cevap: NEDEN ALKOL ALMIYORUM

    Peki kuran dışında bir çok kitap var bu hepsi için geçerlidir. Birisi okur öle der birisi okur böyle der. Çekmek istedikten sonra her kitap tersine çekebilir.

    Herkez her şey diyebilir önemli olan o konunun uzmanları nediyor. Geçmişte bir çok islam alimi gelip geçmiştir halada bunların arkasından gidilmektedir bu tür insanlar nadir çıkar. Herkez bu insanlar gibi olamaz çünkü her insan anı zamanda farscayı hem arabcayı hem islam tarihini hemde bir milyon hadisi ravileri ile bereber ezberleyemez. Bu insanlar bu işin profesörü olan insanlar bir ayet ne manaya gelir hangi olay üzerine inmiştir. Kullanılan kelimeler hangi durumlarda kullanılır inanın olağan üstü insanlardır. Ve bu insalar ufak tefek mevzular dışında muhalif olmazlar Alkol gibi temel konular hep aynıdır. Mesela namaz konusu fark yapmaz aralarında kadın yabancı erkeklerin yanında açık namaz kılamaz. Bu hepsince sabittir. Ama evinde yanlızken kimi kılar diyebilir kimi kılmamalı diyebilkir bunlar teferruattır. Anamevzular aynıdır. Günümüzde ortalık karıştırmak için çıkanlara bakmayın lütfen.

    Comment


    • #47
      Cevap: NEDEN ALKOL ALMIYORUM

      karaselvi Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
      Peki kuran dışında bir çok kitap var bu hepsi için geçerlidir. Birisi okur öle der birisi okur böyle der. Çekmek istedikten sonra her kitap tersine çekebilir.

      Herkez her şey diyebilir önemli olan o konunun uzmanları nediyor. Geçmişte bir çok islam alimi gelip geçmiştir halada bunların arkasından gidilmektedir bu tür insanlar nadir çıkar. Herkez bu insanlar gibi olamaz çünkü her insan anı zamanda farscayı hem arabcayı hem islam tarihini hemde bir milyon hadisi ravileri ile bereber ezberleyemez. Bu insanlar bu işin profesörü olan insanlar bir ayet ne manaya gelir hangi olay üzerine inmiştir. Kullanılan kelimeler hangi durumlarda kullanılır inanın olağan üstü insanlardır. Ve bu insalar ufak tefek mevzular dışında muhalif olmazlar Alkol gibi temel konular hep aynıdır. Mesela namaz konusu fark yapmaz aralarında kadın yabancı erkeklerin yanında açık namaz kılamaz. Bu hepsince sabittir. Ama evinde yanlızken kimi kılar diyebilir kimi kılmamalı diyebilkir bunlar teferruattır. Anamevzular aynıdır. Günümüzde ortalık karıştırmak için çıkanlara bakmayın lütfen.
      Yani sonucta yine geldik dedigime.Insanlar ogrendikleri insanlar gibi dusunuyor.

      Comment


      • #48
        Cevap: NEDEN ALKOL ALMIYORUM

        Adaşım buradan herhangi bir konuyla alakalı bir ayeti arattır ve mealleri arasında fark olup olmadığını buradan bizimle paylaş. Bu siteyi google da ararken buldum. Birden fazla alimin tercümesi var.

        Comment


        • #49
          Cevap: NEDEN ALKOL ALMIYORUM

          Şimdi konu kuranı kerim olunca konu çok çekiştiriliyor. Başka bir konuyu mesela doktorluğu tıp ilmini düşünelim. Herekez bir hastalığa farklı tedaviler uygulayabilir çıkıkcısı var okuyucusu var. Ama konuyu uzmandan öğrenmek gerektir. Yani doktordan ama doktorlar arasındada küçük tedavi farkları olabilir. Şimdi bu durumda çıkıkçının dediğiyle profösörün dediğini bir tutup herkez farklı bir şey söylüyor diyebilirmiyiz. Doktorun biri 3 günde bir bu ilacı kullan dedi başkasıda o ilacı receteye yazdı ama o birazdaha ihtiyatlı davranıp 4 günde bir kullan dedi.

          Şimdi teşhis aynı tedavi ilaç aynı ama ama küçük bir gün farkı var. Şimdi küçük bir ayrıntı yüzünden sanki biri veba dedi öteki sıtma dedi biri şunu kullan dedi bir diğeri başkasını kullan dedi muamelesimi yapacağız. Kuran konusunda çok ayrıntıya takılıyoruz.


          o kadar okumuş tecrübe kazanmış doktor olmuş biri varken yok ben kendim yaparım kendi görüşümle tedavi olacağım diyormuyuz. Zaten denenmiş oturtulmuş kabul edilmiş bir hastalığı baştanmı keşfetmeye çalışacağız. Üstelik ölüm tehlikemiz varken.

          Tabi öğrenip doktor olmak başkasına muhtaç olmak en iyisi ama kimsenin buna imkanı yok. Yani uzmanların görüşlerinden faydalanmaya mecburuz.

          Comment


          • #50
            Cevap: NEDEN ALKOL ALMIYORUM

            Kimsin bilmiyorum ama teorik bir yapiyi almis bulunmaktasin.Dogrudur kurani kattigimizda isler iyice karismaktadir.Bilimsel yaklasalim olaylara.Bir insanda bagsur var ve bu bagsur insana çok zarar ve acilar çektiriyor.Sen bir uzman olarak diyorsunki bu aciyi dindirmek gerek ve bende diyorumki insan vucudunda ise yaramayan harici hiç bir organ mevcut degildir.Simdi bu kosullarda bu iki tip insanin alacagi karar nedir? Yada bir kisi kollari kopmus bacagida kopmus ve yapabilecegin hiç bir tibbi imkan mevcut degils uyusturmakta dahil buna.Ben diyorumki tek mermi ile oldurelim en azindan aci cekmesin.Sende diyorsunki hayir efendim insanlarin kendi kendine olme haklari mevcuttur.Simdi burada iki uzman hekimin anlasmasi mumkun degil ise nasil olurda isin uzmani olmayan kisier mantikli bir mudahale inancina sahip olabilir.Yada kisinin ailesi nasil bir karar verebilir.Ornek abim aci cekiyor ve ablam dediki asla kursun sikamazsiniz ve bende dedimki sikilsin sonucta aci cekiyor.Bu iki doktorun alacagi karar ne olabilir.Dinde buna benzer aslinda .Uzmanlar anladiklarini anlatirlar içinde ne olduklarini degil.

            Comment


            • #51
              Cevap: NEDEN ALKOL ALMIYORUM

              biomer Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
              Adaşım buradan herhangi bir konuyla alakalı bir ayeti arattır ve mealleri arasında fark olup olmadığını buradan bizimle paylaş. Bu siteyi google da ararken buldum. Birden fazla alimin tercümesi var.
              Sagol linke baktimda diyaney isleri baskanlig mealleri yaziyor yani kaldirip rafa konulmasi gereken yazilar onlar.Kisisel gorusum tabiki.

              Comment


              • #52
                Cevap: NEDEN ALKOL ALMIYORUM

                Adas sende bu linke bir bak .Kurandaki Bilgiler [Arşiv] - Turan Dursun Sitesi Forumları

                Comment


                • #53
                  Cevap: NEDEN ALKOL ALMIYORUM

                  Burda bir mantık hatası var. Doktorlar htedavi konusunda uzmandır doğru ama burda yapabilecekleri bir şey kalmamış ve iş uzmanlık alanları dışına yani etik bir konuya gelimiş. Burda doktorlar acıya son verip vermemeyi tatışamazlar çünkü konu değişmiş. Görevleri bitmiştir. Gerisine O canı veren Allah sormak lazım bu konuda alimlerin uzmanlık alanına girmektedir. Onlarda bu konuda hem fikirdir. Allahın verdiği canı Allah alır biz o olayı kötü gibi görebiliriz ama altında ne hikmetler hayırlar yatıyor olabilir. Çok zor bir durum anlıyorum. geçmiş olsun. Allah sabırlar versin

                  Comment


                  • #54
                    Cevap: NEDEN ALKOL ALMIYORUM

                    Internnette buldum adas

                    Kur’an-ı kerimi kelime kelime tercüme etmek mümkün mü?
                    Kur'an-ı kerimin tefsiri ve tevili ancak ehli olan âlimler tarafından yapılır. Fakat kelime kelime tercümesi mümkün olmaz. Tercüme ile murad-ı ilahi anlaşılamaz. Hadis-i şeriflerin de kelime kelime tercümesi çok zaman yanlış manalara gelir. Hatta bir dildeki deyim, terim ve atasözlerinin bile kelime kelime tercümesi çok yanlış olur.

                    Mesela Fransızca, De bonne guerre,kelime olarak, iyi savaştan demektir. Deyim olarak, kanunlara uygun demektir.

                    İngilizce, Rain cats and dogs = kedi köpek yağıyor demektir. Deyim olarak sağanak halinde yağmur yağıyor demektir. Bir Gazetenin İngilizce bilen muhabiri, bu ifadeyi okuyunca, Amerika’ya kedi köpek yağdı diye haber vermişti. İngilizce’de bu hatayı yapan, Kur’an-ı kerimdeki ifadelerde ne çamlar devirmez ki.

                    Selefilerin Allah gökte demesi bu yüzdendir. Allahü teâlâyı eli gözü kulağı olan bir insan gibi düşünmeleri bu sebepledir. Arapça’daki deyimlere geçmeden önce Türkçe’deki deyimlere bakarsak konunun önemi iyi anlaşılır.

                    Mesela Göz boyamak tabirini kelime kelime yabancı bir dile çevirirsek, gözün üstüne boya sürmek gibi bir mana çıkar. Halbuki, Türkçe’de göz boyamak, aldatmak demektir. Göze girmek gözün içine girmek değil, takdir toplamak, itibar kazanmak demektir. Gözden düşmek de itibarını kaybetmek demektir. Eli açık deyiminde de, el ve açık kelimelerini kullanmadan, cömert anlamına gelen kelimelerle tercüme etmek gerekir. Türkçe’de hırsızlık yapana eli uzun derler. Arapça’da ise cömert demektir. Hazret-i Zeyneb binti Cahş, cömert ve marifetli idi. Peygamber efendimiz onun hakkında, (Bana en önce kavuşacak olanı, eli uzun [cömert] olanıdır) buyurmuştur.

                    Dünya
                    kelimesi, Türkçe’de, yeryüzü manasından başka, fikir ve inanç bütünlüğü manasına İslam dünyası denir. Görüş manasına da gelir. Dünyaları ayrı iki insan gibi. Çok kalabalık manasına da, Dünyanın insanı gelmiş denir. Başka manaları da vardır. Bunlar dünya olarak başka dile nasıl tercüme edilir ki. Elbette açıklayarak çevrilir. Kur’an-ı kerimin böyle kelime kelime yapılan mealleri çok yanlıştır.

                    Dünya, Arapça’da alçak, mal gibi başka manalara da gelir. Üç örnek:
                    (Dünya [deni, alçak şeyler, haram ve mekruhlar] melundur.) [İbni Mace]

                    (Dünya
                    [dünya malı] bana yaklaşmak istedi. "Benden uzaklaş" dedim. Giderken, "Sen benden kurtuldun ama, senden sonrakiler benden kurtulamaz" dedi.) [Bezzar]

                    (Cennet anaların ayakları altındadır)
                    hadis-i şerifini, (Cennet, ananın rızası altındadır) şeklinde açıklamak gerekir. Ancak bu kadar bir açıklama da kâfi gelmez. Çünkü ana babanın gayrı meşru emirlerine de riayet edilmesi gerekeceği anlaşılır. Ayrıca bir çocuk, Müslüman olmasa; ama ana babasının rızasını alsa, Cennete gideceği de zannedilebilir. O halde hadis-i şerifi İslam âlimlerinin açıkladığı şekilde bildirmelidir. Yani, (Müslüman bir evlat, Müslüman ana babanın dine uygun emirlerine riayet edip rızalarını kazanırsa, Cenneti kazanır) demek gerekir.

                    (Eş-şeru tahtesseyf) ve (El Cennetü tahte zılalissüyuf) hadis-i şeriflerini kelime kelime tercüme edersek (İslam kılıç altındadır) ve (Cennet kılıçların gölgesi altındadır) demektir. İslam kılıcın altında ne demektir? Kılıç ile atom bombası, roket, radar, füze gibi her çeşit savaş araçları kastedilmektedir. Müslümanlar, ekonomide, teknolojide ileri seviyede olursa, dinlerini korumuş olurlar. Yani, İslamiyet, kılıç ve diğer araçların koruması altındadır. Amerika’nın, Rusya’nın tekniğini almak gerekir. O halde yukarıdaki hadis-i şeriflerin açıklaması şöyle olur:
                    (İslamiyet, kâfirlerdeki silahların hepsini yapmakla ve bunları iyi kullanmakla sağlam kalır.)


                    Kur’anı yanlış tercüme etmek
                    Birçok kelimenin bir hakiki manası, bir de, kinaye mecaz manası olur. Kinaye, bir şeyi, açık anlamı başka olan kelimelerle anlatmaktır. Kur’an-ı kerimde mecazi ifadelerden başka, Müteşabih âyetler vardır. Bunlara görünen manayı vermek çok yanlış olur. Bilhassa Allahü teâlâ ile ilgili mecazlar, müteşabih olanlar daha önemlidir. Allahü teâlâ hiçbir yaratığa benzemez. Çünkü, Kur’an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
                    (Leyse kemislihi şeyün [Onun benzeri hiçbir şey yoktur].) [Şura 11]
                    (Sübhanekellahümme [Allah’ım, Seni noksan sıfatlardan tenzih, kemal sıfatlarla tavsif ederim].) [Yunus 10]Allahü teâlâ hiçbir şeye benzemezken benzediği sanılan âyetler de vardır. Birkaçı şöyledir:
                    (Kıyamet günü yeryüzü Allah’ın kabzasında olur, gökler de sağ eliyle dürülür.) [Zümer 67]
                    (Yahudiler, Allah'ın eli bağlıdır, dediler. Hayır, Allah’ın iki eli de açıktır.) [Maide 64]

                    (Allah’ın eli onların ellerinin üzerindedir.)
                    [Fetih 10]
                    (Doğu da batı da Allah’ındır. Nereye dönerseniz Allah’ın yüzü oradadır.)
                    [Bekara115]
                    (Allah Arşa istiva edendir. Nerede olsanız, O sizinle beraberdir.) [Hadid 4]

                    Bu âyetlerde bildirilen el, yüz ifadeleri, bir mahlukun eli veya yüzü gibi sanılabilir. Halbuki Allah hiçbir mahluka benzemez. Benzemediğini de birinci âyette bildirdik. İstiva kelimesi oturmak sanılırsa Allah mahluklara benzetilmiş olur ve yukarıdaki âyetlere aykırı olur. Nerede olursanız sizinle beraberdir ifadesi de mecazidir. Çünkü O mekandan münezzehtir. Selefiler bu âyeti tevil ettikleri halde, ötekileri tevil etmiyorlar. Selefilere değil, Ehl-i sünnet âlimlerinin açıklamalarına itibar etmeli.

                    Açıklamasız tercümeler yanlış olur. Kur’an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
                    (Kadınlara dokununca gusledin.) [Maide6] (Cima için lems [dokunmak] kelimesi kullanılmıştır. Bu haliyle yazılırsa kadına dokunanın gusletmesi gerektiği anlaşılır.)

                    (Kanadını müminler için indir.)
                    [Hicr 88] (Şefkat et, tevazu göster demektir. Sadece kanadını indir dememeli.)

                    (Ellerini boynuna bağlama, büsbütün de açma.)
                    [İsra 29] (Cimrilik etme, israfa da kaçma demektir. Açıklamasız yazmamalı.)

                    (İbil’in nasıl yaratıldığına bakmazlar mı?)
                    [Gasiye 17] (İbil deve demektir. İbil’in başka manalarını da düşünen bir Yahudi dönmesi, İbil’i yağmur yüklü bulut diye tercüme ederek Kur'anın manasını değiştirmeye çalışmıştır.)

                    Rahman suresinin baş taraflarında vezn, mizan kelimeleri geçiyor. Piyasadaki bazı meallerde vezn, tartı, terazi diye tercüme edilmiştir. Vezn kelimesinin tartı, terazi olarak tercüme edilmesi hatalı olur. Âyet-i kerimede güneş ve ayın bir hesap, bir muvazene, bir denge, bir sistem, bir nizam üzere hareket ettikleri bildirilmektedir.

                    Mümin, kâfir, fasık, salih, münafık gibi kelimeler aynen alınmalı, bundan sonra gerekli açıklamalar yapılabilir. Bunların yerine tercümesi diye uydurma bir kelime konursa manası bozulur. Mesela birisi, kâfirun suresindeki kâfir kelimesini nankör diye tercüme etmiştir. Bir başkası da salih kelimesini barışsever olarak tercüme etmiştir. Bir başka mezhepsiz de, Salat kelimesini dua diye tercüme etmiştir. Salat kelimesi dua anlamına da gelirse de, birçok yerde namaz yerine kullanılmaktadır. Salat, duadır diyen mezhepsizlere göre namaz diye bir şey yoktur. Biraz dua etmekle namaz kılınmış olur.

                    Bu acı örnekler gösteriyor ki, Kur’an-ı kerimi kelime kelime tercüme etmek yanlış olduğu gibi, böyle yanlış tercümelerle amel etmeye kalkmak da çok yanlış olur.

                    Comment


                    • #55
                      Cevap: NEDEN ALKOL ALMIYORUM

                      Yine konu kurana gelince çok çekiştiriliyor demek zorundayım. Çünkü çeviri olayı sadece kuranı kerimde değil filim ve kitaplardada kullanıyor. Yabancı bir filim tercume edilirken kelime kelime tercume edilmez o deyimin türkçe manası yada türçede onu karşılayan bir deyim varsa o kullanılır. Bunu yapmak içinde sadece düz ingilizce bilmek yetmez ingilizce deyimleri anlayışları akla ne getirdiğini belki deyimin çıkış sebebini bilmek gerekir. Eğer konunun uzmanlarıysa on ayrı kişi tercume etse sonuç değişmez. Mesele gine konunun uzmanı olmaya geliyor. Uzman olmayanlar direk çevirmeye kalkıp yanlışlık yapabilir biz onları dikkate alamayız.

                      Comment


                      • #56
                        Cevap: NEDEN ALKOL ALMIYORUM

                        Gene mealler arası çok fark var tercüme imkansızdır muamaelesi yapamyalım. Bu kadar yabancı insan konuşuyor anlaşıyor filimler kitaplar çevriliyorda konu kuarana gelincemi çeviri imkansızlaşıyor. Çeviri dediğiniz kadar zor olsaydı yabancılarlka anlaşmak imkansız olur burokratık işlemler imkansızlaşırdı neyseki öğle değil


                        Artık ben çıkıyorum tekrar görüşmek üzere hayırlı geceler.

                        Comment


                        • #57
                          Cevap: NEDEN ALKOL ALMIYORUM

                          karaselvi Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
                          Burda bir mantık hatası var. Doktorlar htedavi konusunda uzmandır doğru ama burda yapabilecekleri bir şey kalmamış ve iş uzmanlık alanları dışına yani etik bir konuya gelimiş. Burda doktorlar acıya son verip vermemeyi tatışamazlar çünkü konu değişmiş. Görevleri bitmiştir. Gerisine O canı veren Allah sormak lazım bu konuda alimlerin uzmanlık alanına girmektedir. Onlarda bu konuda hem fikirdir. Allahın verdiği canı Allah alır biz o olayı kötü gibi görebiliriz ama altında ne hikmetler hayırlar yatıyor olabilir. Çok zor bir durum anlıyorum. geçmiş olsun. Allah sabırlar versin
                          Doktorlarin gorevi insan oldugu anda biter .Resmiolarak olum gerçeklesmedikce doktorlarin gorevi devam eder.Yani fisi çekmek yada çekmemek karari aileye aittir ancak fisin neden cekilmeli yada cekilmemeli anlamini doktorlar anlatir.

                          Comment


                          • #58
                            Cevap: NEDEN ALKOL ALMIYORUM

                            Ben bu verdigim link ve yazilarin dogrulugunu savunmuyorum.Sadece gostermek istedigim isin dogrusu nedir?

                            Comment


                            • #59
                              Cevap: NEDEN ALKOL ALMIYORUM

                              Simdi burada iki uzman hekimin anlasmasi mumkun degil ise nasil olurda isin uzmani olmayan kisier mantikli bir mudahale inancina sahip olabilir.
                              Evet şimdi aynı görüşteyiz. Bitirmek doktorların görevi değil onlar istediği kadar tartışsınlar. Kanunlar dini kuralları uygulayıp uygulamama hakkını size vermiş.

                              Comment


                              • #60
                                Cevap: NEDEN ALKOL ALMIYORUM

                                1260 - Hintliler halka göstermek için karanlık bir ahıra bir fil getirmişlerdi.



                                Fili görmek için o karanlık yere bir çok kişi toplanmıştı.



                                Fili o karanlıkta görmenin imkanı yoktu; herkes file el sürmedeydi.



                                Birinin eline, filin hortumu geçti; fil dedi, bir oluğa benziyor.



                                Birinin eli, kulağına dokundu; fil onai yelpazeye benzer bir şey zannını verdi.



                                Birisi, eliyle ayağına dokundu; filin şeklini dedi, direk dibi gördüm.



                                Birisi, elini sırtına koydu; bu fil dedi, bir taht gibiymiş.



                                Böylece herkes, filin bir yerine dokundu; neresine dokunduysa ona göre anladı; fili o çeşit anlatmaya başladı.



                                Bu bakımdan sözleri, birbirine aykırı oldu; birisi dal dedi ona, öbürü elif adını taktı.



                                Her birinin elinde bir mumu olsaydı, sözlerindeki ayrılık, aykırılık kalkar giderdi.



                                Duygu gözü, elin avucuna benzer ancak; insanın avucu, filin her yanını kavrayamaz ki.



                                1271 - Denizi gören göz başka, köpüğü gören göz başka... Köpüğü bırak da denizi gören gözle bak.

                                Abdülbaki Gölpınarlı, Mesnevî Tercemesi ve Şerhi, III-IV Cilt, S. 99, İnkılâp Kitapevi, 3. Basım, 1983

                                Comment

                                Working...
                                X