Anadolu'da deynek yada değnek olarak kullanılan bir çeşit daldan yapılan dayanak.İlk insanlardan bu tarafa dal parçası insanlar için vahşi hayvanlardan korunma amacıyla,yada av yapmak vasıtasıyla kullanılan bir dal parçasıydı.Ağaç dalları zamanla işlenerek asa,baston ve insanoğlu için çok çeşitli amaçlarda kullanılan gereçler haline getirildi.Anadolu'daki çobanlar sığır,koyun ve diğer hayvanları gütmek ve kendilerini vahşi hayvanlardan yada kötü niyetli insanlardan korumak amacıyla bu dal parçalarını;zamanlarıda boş olduğu için kendilerine uğraş ve meşgale yaratmak amacıyla yontarlar,işlerler ve adeta bir sanat eseri icra ederlerdi.Merada ve dağda hayvan otlatan çobanlara denk gelen ağaç dalları genellikle dayanıklı olan;Karaağaç,badem ve meşe gibi ağaçlardı.Bu ağaçları kurutan,ateşde üten ve işleyen çobanların değnekleri adeta bir silah gibi olur;Hatda bu değnekle kurt öldürenler bile olurdu.Değnek bu çobanların arkadaşı,can yoldaşı ve korunağı,yeri gelince silahı,aleti ve edavatıydı.Çoban değnekleri kolay,kolay kırılmaz çoban değneğini yiyen asla iflah olmazdı.Bu nedenle benim sevmediğim işleri yapanlara bu sözü ara,sıra söylerim."Şimdi eline iyi bir Çoban Değneği geçecek,iyice bir döveceksin." Yukardaki sözüm bu cihetle;yoksa alakaya maydanoz değil! tabiki bazı arkadaşlar beni anlamak zorunda değil.Lakin;benimde uslubum bu ve böyle bir kültüre sahibim.Eeee..ne kadar sürçü lisan etdikse affola.
Duyuru
Collapse
No announcement yet.
DEĞNEK
Collapse
X
-
Cevap: DEĞNEK
Hiç dikkat ettiniz mi? Doğada, açık alanlarda veya ormanlık alanlarda insanlar ne zaman "Çok düzgün, 1 - 1,5 metre uzunluğunda" temiz ve pürüzsüz bir dal parçası görse mutlaka onu almak ve sahip olmak ister.
Hatta küçük aklı ermeyen çocukların bile ilgisini çeker.... Bende dahil...
Selamlar sevgiler...
-
Cevap: DEĞNEK
Bir Tv kanalında izledim bazı kuzey Avrupa ülkelerinde sabah yürüyüşlerinde bizim değneklere benzer plastik edavatlarla yürüyüş yapıyorlardı.Bunu Antalya'da da gördüm.Bu asalarla yürümenin boyun,omuz,bel ve ayak dahil pek çok kireçlenmelere iyi geldiği rivayet edilmekte.Sadece bu bile,bizim insanımızın;Mevla dostu güzel evliyanın ne kadar ileri görüşlü olduğu tarafımızdan tesbit edilmiştir.Ayrıca;bu konuya gösterilen ilgiden dolayı hepinize teşekkürler.
Comment
-
Cevap: DEĞNEK
.....henüz 8-10 yaşlarındayım. Yaz tatilinde camiye Kur'an kursuna yazıldım. Aynı zamanda bütün mahalle çocukları.....;D
Camide erkek ve kız çocukları kalabalık şekilde oturduk, önümüzde ise hocamız. Eline aldığı büyük ve kalın sopayı göstererek bize bir konuşma yaptı;
- Bu sopaya iyi bakın! Ne kadar kalın görüyor musunuz?
(Yaklaşık bir metre boyunda ve kürek sapı gibi kalın.)
- Bu hep yanımda rahlenin kenarında olacak! Kim o gün ödevini ve ezberini yapmazsa onu bu sopayla döveceğim! Camiden kaçan olursa sokakta tutup döveceğim. HEMDE BU SOPA KIRILANA KADAR!......
Hepimiz korkudan neredeyse altımıza ediyorduk.;D Sonra hemen eve koştum ve babama akşam anlattım.
- Hocanın çok kalın sopası var, eğer ödev yapmazsak o sopa kırılana kadar bizi dövecekmiş!
BABAM;
- İyi eder, derslerini ihmal etme sende....>
Allah'ım bütün yaz boyunca hepimiz çok çalıştık ve dersleri bitirdik. Kız çocukları bizden daha başarılı oldular. O sopa devamlı hocanın yanında durdu... Fakat kimseye vurmadı. Hatta 1-2 çocuk ezber yapamadı onlarla özel ders yaptı ama hiç dövmedi...
Meğer o sopa bizi korkutmak için bir oyunmuş....
Hepimiz inandık ve kızlar-oğlanlar sopanın korkusundan bütün sureleri ezberlemiştik....;D
Sonradan büyüdüğümüzde ise o hacamız ilgisini hiç bırakmadı. Ezandan önce Hoca ve diğer büyükler bütün çocukları sokaklardan
toplarlardı ve camiye namaza götürürlerdi. Biz kaçmak için "Abdestimiz yok" derdik. Onlar ise "Olsun çocuklar abdestsiz kılabilirler" derlerdi...;D
Allah c.c. cümlesinden razı olsun. Mekanları cennet olsun....
Comment


Comment