dokuz y?l evveldi.
Stockholm'e gitmi?tim.
Bir otele indim. Geceydi.
Sabahleyin, tra? olmak için lavaboya
gitti?imde,
aynan?n yan?nda ilginç bir not gördüm.
> >Lütfen diyordu, trastan sonra jiletinizi çöpe
atmay?n.
Yanda bir kutu var,oraya b?rak?n.
Bir tek jiletle dahi olsa,
?sveç çelik sanayisine yard?mc?
olun.
> >Do?rusu hayretler içinde
kald?m.
Çocuklu?umdan beri çelik e?ya
> >denince akla ?sveç çeli?i gelir.
Birçok
e?ya üzerinde
"?sveç çeli?inden yap?lm??t?r" diye yazard?.
> >?ste o ülke, kullan?lm?? bir tek ufac?k jiletin
bile
çöpe gitmesini istemiyor,
ona sahip ç?k?yor,
gelen turistlere rica yollu uyar?da
bulunuyordu.
> >?sviçre'de zaman zaman,
belli periyotlarda,
radyolar, televizyonlar, bir haberi
duyurur.
?u tarihte, su saatte, adamlar?m?z
gelecek.
Siz lütfen haz?rl???n?z? yap?n.
>Okumad???n?z,ilgilenmedi?iniz, kullanmad???n?z ne kadar
kitap,dergi, gazete varsa,
kâ??t, ambalaj,kutu
varsa,
velev ki, bir ilaç prospektüsü dahi
olsa,
kap?n?n önüne
koyun.
?sviçre'nin kalk?nmas?na yard?mc?
olun.
Fazla a?aç ziyan?na engel olun.
> >Be? ya??nda idim.
Babaannem rahmetli,
pirinç ay?kl?yordu.
Bir tane yere dü?tü.
Babaannem e?ildi,aramaya ba?lad?.
Sa?a bak?yor, sola bak?yor,
bulmaya
çal???yor.
Çocukluk iste,
"aman babaanne dedim.
Bir pirinç tanesi için
bu kadar caba harcamaya,yorulmaya de?er mi?"
Rahmetli ilk defa sertle?ti bana kar??,
öfkeyle
do?ruldu.
"Sen
> >oturdu?un yerden ahkâm kesiyorsun,"dedi.
> >"Hiç pirinç üretilirken gördün mü?
?nsanlar ne kadar zorluk çekiyorlar.
Bir pirinç tanesinde kaç
insanin göz nuru,
al?n teri, eme?i,çilesi var biliyor musun?"
> >Utanc?mdan k?pk?rm?z? olmu?tum.
> >Aradan y?llar geçti.
Hukuk Fakültesinde
ö?renciyim.
> >Alain'in proposlarini okuyorum.
Birden irkildim.
> >Babaannemi hat?rlad?m.
Alain,
bir insan yerde bir i?ne görüp de e?ilip
almazsa,
bütün uygarl??a kar?? ihanet etmi? olur
diyordu.
?lave
ediyordu.
Bir i?nenin üretiminde binlerce
insanin al?n teri, göz nuru, el eme?i
vard?r diyordu.
> >Japonlar son derece sade,
basit,yal?n mütevaz? yasayan
insanlard?r.
Evlerini mobilya ile e?ya ile dolduranlar
Japonlara göre ruhen tekamül edememi? ,
hayat?n manas?n? anlayamam?? , zavall?
kimselerdir.
Böyleleriyle,
zavall?, evini mezat salonuna çevirmi? diye
e?lenirler.
> >Bir insanin gösteri? için e?yan?n esiri olmas? ne
kadar
ac?d?r.
Vaktiyle Japon ekonomisi bir
darbo?azdan geçiyor.
?ç borçlar,d?? borçlar
g?rtla?? a??yor.
Zaman?n ba?bakan? meclisi
toplar.
Kürsüye
ç?kar.
Durumu olanca aç?kl??? ve tehlikeleri
ile anlat?r
ve su andan itibaren der,
Allah ?ahidim olsun ki,
Japonlar?n iç ve d?? borçlar?
son kuru?una kadar ödenmeden,
pirinçten ba?ka bir ?ey yemeyece?im.
Su üstümdeki elbiseden
ba?ka elbise giymeyece?im.
Dediklerini yapar,
en üstten en alta bir israftan kaç?nma
kampanyas? aç?l?r.
Japonya bütün borçlar?n? öder.Bu durumun
toplumun bütün
kesimlerini, tek istisna olmadan kapsad???n? söylemeye
gerek yok.
> >Geçenlerde Japon imparatorunun saray?n? gördüm.
> >Yarabbim, ne kadar sade, ne kadar mütevaz?,
ne kadar gösteri?ten uzak...
> >Gerekmedi?i halde elektri?i
yakmakla,
Suyu kapamadan bos yere ak?tmakta,
Gece çamurlu ayakkab?lar?m?z? temizlemeden
yatmakla,
Yemek yedi?imiz kaplar? y?kamadan
b?rakmakla
biz de zalimler s?n?f?na geçmiyor
muyuz?
> >Hayat çok ince,
akil almaz incelikte
ipliklerle örülmü?tür.
Her ?ey o kadar
birbirine ba?l?d?r ki,
?lkokul okuma kitab?m?zdaki bir sözü hiç
unutmad?m.
> >Bir m?h bir nal? kurtar?r.
Bir nal bir at?,
bir at bir komutan?,
bir komutan bir orduyu,
bir ordu bir ülkeyi kurtar?r
diyordu..
>
>Maddi durumumuz ne olursa olsun,
ister zengin olal?m, ister
fakir,
hepimiz çok dikkatli olmak
zorunday?z.
> >Bunda paray? da, maddiyat? da
a?an
büyük bir edep ve incelik
vard?r.
Stockholm'e gitmi?tim.
Bir otele indim. Geceydi.
Sabahleyin, tra? olmak için lavaboya
gitti?imde,
aynan?n yan?nda ilginç bir not gördüm.
> >Lütfen diyordu, trastan sonra jiletinizi çöpe
atmay?n.
Yanda bir kutu var,oraya b?rak?n.
Bir tek jiletle dahi olsa,
?sveç çelik sanayisine yard?mc?
olun.
> >Do?rusu hayretler içinde
kald?m.
Çocuklu?umdan beri çelik e?ya
> >denince akla ?sveç çeli?i gelir.
Birçok
e?ya üzerinde
"?sveç çeli?inden yap?lm??t?r" diye yazard?.
> >?ste o ülke, kullan?lm?? bir tek ufac?k jiletin
bile
çöpe gitmesini istemiyor,
ona sahip ç?k?yor,
gelen turistlere rica yollu uyar?da
bulunuyordu.
> >?sviçre'de zaman zaman,
belli periyotlarda,
radyolar, televizyonlar, bir haberi
duyurur.
?u tarihte, su saatte, adamlar?m?z
gelecek.
Siz lütfen haz?rl???n?z? yap?n.
>Okumad???n?z,ilgilenmedi?iniz, kullanmad???n?z ne kadar
kitap,dergi, gazete varsa,
kâ??t, ambalaj,kutu
varsa,
velev ki, bir ilaç prospektüsü dahi
olsa,
kap?n?n önüne
koyun.
?sviçre'nin kalk?nmas?na yard?mc?
olun.
Fazla a?aç ziyan?na engel olun.
> >Be? ya??nda idim.
Babaannem rahmetli,
pirinç ay?kl?yordu.
Bir tane yere dü?tü.
Babaannem e?ildi,aramaya ba?lad?.
Sa?a bak?yor, sola bak?yor,
bulmaya
çal???yor.
Çocukluk iste,
"aman babaanne dedim.
Bir pirinç tanesi için
bu kadar caba harcamaya,yorulmaya de?er mi?"
Rahmetli ilk defa sertle?ti bana kar??,
öfkeyle
do?ruldu.
"Sen
> >oturdu?un yerden ahkâm kesiyorsun,"dedi.
> >"Hiç pirinç üretilirken gördün mü?
?nsanlar ne kadar zorluk çekiyorlar.
Bir pirinç tanesinde kaç
insanin göz nuru,
al?n teri, eme?i,çilesi var biliyor musun?"
> >Utanc?mdan k?pk?rm?z? olmu?tum.
> >Aradan y?llar geçti.
Hukuk Fakültesinde
ö?renciyim.
> >Alain'in proposlarini okuyorum.
Birden irkildim.
> >Babaannemi hat?rlad?m.
Alain,
bir insan yerde bir i?ne görüp de e?ilip
almazsa,
bütün uygarl??a kar?? ihanet etmi? olur
diyordu.
?lave
ediyordu.
Bir i?nenin üretiminde binlerce
insanin al?n teri, göz nuru, el eme?i
vard?r diyordu.
> >Japonlar son derece sade,
basit,yal?n mütevaz? yasayan
insanlard?r.
Evlerini mobilya ile e?ya ile dolduranlar
Japonlara göre ruhen tekamül edememi? ,
hayat?n manas?n? anlayamam?? , zavall?
kimselerdir.
Böyleleriyle,
zavall?, evini mezat salonuna çevirmi? diye
e?lenirler.
> >Bir insanin gösteri? için e?yan?n esiri olmas? ne
kadar
ac?d?r.
Vaktiyle Japon ekonomisi bir
darbo?azdan geçiyor.
?ç borçlar,d?? borçlar
g?rtla?? a??yor.
Zaman?n ba?bakan? meclisi
toplar.
Kürsüye
ç?kar.
Durumu olanca aç?kl??? ve tehlikeleri
ile anlat?r
ve su andan itibaren der,
Allah ?ahidim olsun ki,
Japonlar?n iç ve d?? borçlar?
son kuru?una kadar ödenmeden,
pirinçten ba?ka bir ?ey yemeyece?im.
Su üstümdeki elbiseden
ba?ka elbise giymeyece?im.
Dediklerini yapar,
en üstten en alta bir israftan kaç?nma
kampanyas? aç?l?r.
Japonya bütün borçlar?n? öder.Bu durumun
toplumun bütün
kesimlerini, tek istisna olmadan kapsad???n? söylemeye
gerek yok.
> >Geçenlerde Japon imparatorunun saray?n? gördüm.
> >Yarabbim, ne kadar sade, ne kadar mütevaz?,
ne kadar gösteri?ten uzak...
> >Gerekmedi?i halde elektri?i
yakmakla,
Suyu kapamadan bos yere ak?tmakta,
Gece çamurlu ayakkab?lar?m?z? temizlemeden
yatmakla,
Yemek yedi?imiz kaplar? y?kamadan
b?rakmakla
biz de zalimler s?n?f?na geçmiyor
muyuz?
> >Hayat çok ince,
akil almaz incelikte
ipliklerle örülmü?tür.
Her ?ey o kadar
birbirine ba?l?d?r ki,
?lkokul okuma kitab?m?zdaki bir sözü hiç
unutmad?m.
> >Bir m?h bir nal? kurtar?r.
Bir nal bir at?,
bir at bir komutan?,
bir komutan bir orduyu,
bir ordu bir ülkeyi kurtar?r
diyordu..
>
>Maddi durumumuz ne olursa olsun,
ister zengin olal?m, ister
fakir,
hepimiz çok dikkatli olmak
zorunday?z.
> >Bunda paray? da, maddiyat? da
a?an
büyük bir edep ve incelik
vard?r.


Comment