fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

‘’Var’’sın Yok Desinler!

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts

  • ‘’Var’’sın Yok Desinler!

    ‘’Var’’sın Yok Desinler!

    VAR’A ‘yok’ demekle, nesi değişir ki ‘var’ın? Varsın Allah’ım varsın! Diller yok diyorsa yalan, kalplerde senin adın yazılı... Canlar Seninle yaşıyor... Eller, sen istersen tutabilir, dizler de öyle...

    Alâim-i Semâ senin.

    Gökkuşağında renkler Seni gösteriyor, ‘ressam’ yok dese dert midir? Şarkılarda ismin geçmese ne gam? Sesler seni söylüyor. Senin besteni şakıyor bülbüller!

    Gül gülümsüyorsa senin güzelliğinden... Rahmetinin katresidir yağmur, bahçeler hep senin.
    En şefkatli sensin Allah’ım. Çünki sensin anneleri yaratan... En kudretli sensin Allah’ım Çünki sensin dağları dik tutan,denizleri dökmeden gezdiren...

    Çocukların pamukçacık ellerinde, çimenlerin yeşermelerinde, sevdâlıların sıcacık yüreklerinde ‘apaçık’ sen ‘saklısın’...
    Sana ‘yok’ diyeni ‘yok’tan ‘var’ eden de sensin.

    Bolluklar mükâfatın, kıtlıklar ikazın... Ferahlıklar, sıkıntılarımıza teselli, üzüntüler seni hatırlamamız için...
    O kadar varsın ki... Varlığının heybeti karşısında başımız dönüyor, tıpkı dünya gibi... Sensiz yaşanmıyor...

    Milyonlarca yıldır, milyarlarca hayat ve her hayat sahibine her an taptaze nefesler veren nasıl ‘yok’ olur, nasıl ‘yaşamaz’?
    Hayatı veren sensin. Hayat da, hayatım da senin. Kendini bilmeyen seni tanımamış; kim neylesin?
    Anlamayı, bir adıma karşılık bin adımla koşuşturan sensin.

    ‘İnanılan’ da sensin ‘inandıran’ da... ‘Var’ daha ‘yok’ iken ‘var’ olan da sensin. Her zaman her yerde ‘var’ olan da!
    Asırlar bir ince perde, mekân bildiğimiz, ayak bastığımız, paylaşamadığımız dünya bir durak...

    Bir hak verdin... Akıl, duygu, dudak verdin, söyleyeceğiz...

    Hayatımız müteharrik bir kalem...
    Kaderimizi bu kalemle bize ‘yazdıran’ da sensin.

    Yarattın, yaşatıyorsun, dirilişimiz vaadin... Sen vaadinden dönmeyensin, senindir sonsuzluk!
    ‘Küçükler’ Senden uzaklaştıkça küçüldüler, ‘büyükler’ sana yaklaştıkça büyüdüler.
    Yûnus balığın karnında, Yûsuf zindanda senin kölendi. Hürriyet sendeydi, sen Rabbimizsin...

    Serinlik Sendendi, İbrahim’i ateşin yakışından kurtaran... Mûsa’yı Firavun’un sarayında büyüten sendin.
    Sendin hem yetim, hem öksüz Muhammed’i (asm) Mirâc’a çıkaran...
    Her şeyi senin için yarattım dediğinde, ben de herşeyi senin için terk ettim diyen zata(asm) bunu söyleten sendin.
    Eyyüb senin için sabretti,Yûsuf Züleyha’yı senin için reddetti... O, her şeyi! Allahım:

    Rüzgârdan, ışıktan, lisandan, insandan deliller gönderdin.. Her oluş, her tükeniş işâretindi!
    Peygamberlerin, nizâmını anlatan yazının satırbaşlarıydı, kelimelerindi velilerin: dostların, senin imla işaretlerin...
    Doksan sene ömrümde dünya zevki namına bir şey bilmedim diyen zat, bunu senin aşkınla yaşadı, söyledi...
    Geylânî seni söyledi, Rabbanî seni, Mevlânâ sana çağırdı, Gazâlî sana ,Yunus dillerde seni metheyledi. “Bildim seni ey Rab, bilinmez meşhur” dedi Necip Fazıl, Sen çileyi mutluluk yapansın. Varsın Allah’ım varsın...

    Hilekârsa bilim, edepsizse edebiyat, sahteyse san’at,gerçeğini; amacını kaybetmişse ‘yok’ diyorsa desin!
    Küçük kitaplar ‘yok’ yazsa? Kâinat ‘var’ yazan koca kitap! Yazan sensin, okutan sensin.
    Selâm sana sevgili. “Bir nakışta bin nakşı nakşeden nakkaş...” İnsanım ve inanıyorum sana.

    Kundaktan kefene, beşikten musallaya ve oradan ‘asıl hayata’ uzanan rahmetine... Şelâlelerde çağıldayan, mercanlarda parıldayan güzelliğine... Toprak kokan mahsuller, kovanlar, peteklerce ikram ikram üstüne bereketine...

    Kan kırmızı karanfillerden, gözbebeklerine kadar, binbir çeşit ve rengârenk sanatına inanıyorum...
    ‘Yok’a inanmak ‘yok!’ Şüphesiz inanılacak yalnız sensin.
    Sebepler! Size söylüyorum, sizi sebep gösterenlerde suç, Sevgilim ‘ol’der ve ‘olur’...

    Allah'ım...

    Bir sevdâdır sana inanmak... Gurbette âniden kavuşmaktır! Her şeyimi sen verdin, her şeyim senin.

    Dönüşümüzde sana...

    Seni sana lâyık anlatamadım affet! Kelimem yetmedi! İşte Allah’ım bu kulunun bütün söyleyebildiği bu kadar.
    Ey akılların anlamaktan, dillerin layıkıyla methetmekten aciz kaldığı;Zat
    Ben bu kadarım... Şükür ki sen bu kadar değilsin!

    Tanıt bizlere kendini ey mevcud u meçhul..!

    Evet! Evet! Evet..! Onu tanıyan ve itaat eden zindanda dahi olsa bahtiyardır. Onu unutan saraylarda da olsa zindandadır, bedbahttır.

  • #2
    Cevap: ‘’Var’’sın Yok Desinler!

    ne kadar guzel !
    sizim sizim sizlatti yuregimi bu sevgili cumleleriniz..
    sevgi.. O'na olan sevgi..sigmiyor degilmi kalbe..tasiyor degil mi..
    Allah razi olsun..

    Comment


    • #3
      Cevap: ‘’Var’’sın Yok Desinler!

      Değerli seyyah kardeşim, teşekkürler.

      Onu anlamayanlar birgün anlayacaklar... varsın yok desinler. Onu bulan neyi kaybeder? onu kaybeden neyi bulur?
      Güneşe gözünü kapatan, sadece kendine gündüzü gece yapar.

      Küçük bir hatırlatma: Bu değerli tefekkür yazısı size aitse lütfen adınızı altına yazınız eğer size ait değilse bu eseri yazanın adını hakkını vermek için altına kaynak olarak belirtiniz.

      yazınız için teşekkür ederim. Çok güzel bir yazı olmuş.

      Comment


      • #4
        Cevap: ‘’Var’’sın Yok Desinler!

        Mustafa Cihat kardeşimize teşekkür ederiz.

        Comment


        • #5
          Cevap: ‘’Var’’sın Yok Desinler!

          ‘’Var’’sın Yok Desinler!

          İNKAR EDENLERİN YÜREGİNDE HERZAMAN VARDIR.... BİRGÜN MUTLAKA!

          Comment


          • #6
            Cevap: ‘’Var’’sın Yok Desinler!

            alem bir nakıştır nakkaşını gösterir, varsın yok desinler

            Comment


            • #7
              Cevap: ‘’Var’’sın Yok Desinler!

              evet önemli olan zaten nakışın arkasında nakkaşı, harfin arkasında gizli katibi görmek değil mi?

              Comment


              • #8
                Cevap: ‘’Var’’sın Yok Desinler!

                izzet ve azamet isterki esbab(sebepler) perdedarı desti kudret(kudret elinin perdesi) ola aklın nazarında, tevhid ve celal isterki esbab çeksinler elini tesiri hakikiden, allah razı olsun seyyah

                Comment


                • #9
                  Cevap: ‘’Var’’sın Yok Desinler!

                  Bir saat tefekkür,bir sene nafile ibadetten daha hayırlıdır.(Hadis-i şerif)

                  Comment


                  • #10
                    Cevap: ‘’Var’’sın Yok Desinler!

                    Üst cihet: Yani, semâvât cihetine felsefe ile bakan bir adam, şu sonsuz boşlukta, milyarlarca yıldız ve kürelerin at koşusu gibi veya askerî bir manevra gibi yaptıkları pek sür’atli ve muhtelif hareketlerinden büyük bir dehşete, vahşete, korkuya mâruz kalacaktır.

                    Fakat imanlı bir adam baktığı vakit o garip, acip manevranın bir kumandanın emri ile nezareti altında yapıldığı gibi, semâvât âlemini tezyin eden ve o yıldızların bize de ziyadar kandiller şeklinde olduklarını görecek ve o atlar koşusunda korku, dehşet değil, ünsiyet ve muhabbet edecektir. Âlem-i semâvâtı-gökyüzünü- şöylece tasvir eden iman nimetine elbette binlerce “Elhamdü lillâh” söylemek azdır.

                    Comment


                    • #11
                      Cevap: ‘’Var’’sın Yok Desinler!

                      Bir köy muhtarsız olmaz. Bir iğne ustasız olmaz, sahipsiz olamaz. Bir harf kâtipsiz olamaz, biliyorsun. Nasıl oluyor ki, nihayet derecede muntazam şu memleket hâkimsiz olur?

                      Comment


                      • #12
                        Cevap: ‘’Var’’sın Yok Desinler!

                        Ben kimin san’atıyım; bulunduğum sandıklar ve dükkânlar da onun mülküdür.” Ve herbir nakış der: “Beni kim dokuduysa, bulunduğum top da onun dokumasıdır.” Herbir tatlı lokma der: “Beni kim yapıyor, pişiriyorsa, bulunduğum kazan dahi onundur.” Herbir makine der: “Beni kim yapmışsa, memlekette intişar eden bütün emsalimi de o yapıyor. Ve bütün memleketin her tarafında bizi yetiştiren odur. Demek memleketin mâliki de odur. Öyle ise, bütün bu memlekete, bu saraya mâlik kimse, o bize mâlik olabilir.” Meselâ, nasıl mîrîye mahsus tek bir palaska veyahut birtek düğmeye mâlik olmak için, onları yapan bütün fabrikalara mâlik olmak lâzımdır ki, onlara hakikî mâlik olsun.

                        Comment


                        • #13
                          Cevap: ‘’Var’’sın Yok Desinler!

                          Dine muhalif felsefe, her şeyi çirkin, korkunç gösteren siyah bir gözlüktür. İman ise, her şeyi güzel, ünsiyetli gösteren şeffaf, berrak, nuranî bir gözlüktür.

                          Comment


                          • #14
                            Cevap: ‘’Var’’sın Yok Desinler!

                            Ben ben diyorsam da,bana benlik yine senden ey yüceler yücesi!

                            Comment


                            • #15
                              Cevap: ‘’Var’’sın Yok Desinler!

                              ağzına sağlık yüce rabbim kalbine göre versin.hayırlı işler,sağlık ,sıhhat ve afiyet dileklerimle

                              Comment

                              Working...
                              X