Ünvanları Bismarck-Schönhausen Kontu ve Lauenburg Dükü olan Otto von Bismarck (1815-1898), 19. yüzyılda gevşek bir konfederasyon olan Almanya’nın güçlü bir imparatorluğa dönüşmesinde en önemli rolü oynayan ve ilk şansölyesi (başbakan) Alman devlet adamıdır.
Bismark eserinde diyor ki: Kur'anı her cihetle tedkik ettim, her kelimesinde büyük bir hikmet gördüm. Bunun misli ve beşeriyeti idare edecek hiçbir eser yoktur ve gelemez." Ve Peygamber'e hitaben der:
"Ya Muhammed! Sana muasır olamadığımdan çok müteessirim. Beşeriyet senin gibi mümtaz bir kudreti bir defa görmüş, bâdema göremeyecektir. Binaenaleyh, senin huzurunda kemal-i hürmetle eğilirim."
"-Muhtelif devirlerde beşeriyeti idare etmek için taraf-ı lahutiden geldiği iddia olunan bütün münzel ve semavî kitapları, tam ve etraflıca tetkik etti isem de, hiç birisinde bir hikmet ve isabet göremedim. Bu kanunlar değil bir cemiyetin, bir hane halkının saadetini bile temin edecek mahiyetten pek uzaktır. Lâkin Muhammedî'lerin (S.A.M.) Kur'an'ı bu kayıttan âzadedir. Ben, Kur'an'ı her cihetten tetkik ettim, her kelimesinde büyük bir hikmet gördüm. Muhammedî'lerin (S.A.M.) düşmanları, bu kitabın Muhammed'in (S.A.M.) zâde-i tab'ı olduğunu iddia ediyorlarsa da, en mükemmel hatta en mütekâmil bir dimağda böyle bir harikanın zuhurunu iddia etmek hakikatlara göz kapayarak kin ve garaza alet olmak mânâsını ifade eder ki, bu da ilim ve hikmetle kabil-i telif değildir.
Ben şunu iddia ederim ki: Muhammed (S.A.M.) mümtaz bir kuvvettir. Destgâh-ı kudretin böyle ikinci bir vücudu imkân sahasına getirmesi, ihtimâlden uzaktır.
Sana muasır bir vücut olamadığımdan dolayı müteessirim ey Muhammed (S.A.M.)! Muallimi ve nâşiri olduğun bu kitap, senin değildir. O Lahutidir. Bunun lahuti olduğunu inkâr etmek, mevcut ilimlerin butlanını, ileri sürmek kadar gülünçtür. Bunun için beşeriyet senin gibi mümtaz bir kudreti bir defa görmüş, bundan sonra da görmeyecektir. Ben, huzur-u mehabetinde kemâl-i hürmetle eğilirim."
Alman hükümdarlarından Prens Bismark
"Başka kitablar, hiçbir cihette Kur'ana yetişemez. Hakikî söz odur, onu dinlemeliyiz."
NOT:Burada alıntı yaptığımız bütün sözler Prens Bismark ın tamamen kendi ifadeleridir.Artık takdir bizlerin...
Bismark eserinde diyor ki: Kur'anı her cihetle tedkik ettim, her kelimesinde büyük bir hikmet gördüm. Bunun misli ve beşeriyeti idare edecek hiçbir eser yoktur ve gelemez." Ve Peygamber'e hitaben der:
"Ya Muhammed! Sana muasır olamadığımdan çok müteessirim. Beşeriyet senin gibi mümtaz bir kudreti bir defa görmüş, bâdema göremeyecektir. Binaenaleyh, senin huzurunda kemal-i hürmetle eğilirim."
"-Muhtelif devirlerde beşeriyeti idare etmek için taraf-ı lahutiden geldiği iddia olunan bütün münzel ve semavî kitapları, tam ve etraflıca tetkik etti isem de, hiç birisinde bir hikmet ve isabet göremedim. Bu kanunlar değil bir cemiyetin, bir hane halkının saadetini bile temin edecek mahiyetten pek uzaktır. Lâkin Muhammedî'lerin (S.A.M.) Kur'an'ı bu kayıttan âzadedir. Ben, Kur'an'ı her cihetten tetkik ettim, her kelimesinde büyük bir hikmet gördüm. Muhammedî'lerin (S.A.M.) düşmanları, bu kitabın Muhammed'in (S.A.M.) zâde-i tab'ı olduğunu iddia ediyorlarsa da, en mükemmel hatta en mütekâmil bir dimağda böyle bir harikanın zuhurunu iddia etmek hakikatlara göz kapayarak kin ve garaza alet olmak mânâsını ifade eder ki, bu da ilim ve hikmetle kabil-i telif değildir.
Ben şunu iddia ederim ki: Muhammed (S.A.M.) mümtaz bir kuvvettir. Destgâh-ı kudretin böyle ikinci bir vücudu imkân sahasına getirmesi, ihtimâlden uzaktır.
Sana muasır bir vücut olamadığımdan dolayı müteessirim ey Muhammed (S.A.M.)! Muallimi ve nâşiri olduğun bu kitap, senin değildir. O Lahutidir. Bunun lahuti olduğunu inkâr etmek, mevcut ilimlerin butlanını, ileri sürmek kadar gülünçtür. Bunun için beşeriyet senin gibi mümtaz bir kudreti bir defa görmüş, bundan sonra da görmeyecektir. Ben, huzur-u mehabetinde kemâl-i hürmetle eğilirim."
Alman hükümdarlarından Prens Bismark
"Başka kitablar, hiçbir cihette Kur'ana yetişemez. Hakikî söz odur, onu dinlemeliyiz."
NOT:Burada alıntı yaptığımız bütün sözler Prens Bismark ın tamamen kendi ifadeleridir.Artık takdir bizlerin...

