fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Ruhumdan dökülenler...

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
yeni mesajlar

  • Ruhumdan dökülenler...

    Ruhumdan dökülenler- 1 (varlığa ve aşka dair)

    Varlık ve aşk…
    Yaratıcı yarattıklarının arasına sonsuz muhabbetinden bir parça serpiştirmiştir ki; onunla bir birlerine muhabbet edip aşık olabilsinler vede ilahi cezbeye kapılabilsinler diye.

    Değilmiki her varlık çift yaratıldı,çiftler arasında vazgeçilmezdir aşk.Aşkı sadece insanla sınırlandırmak kimin ne haddine yada sadece canlılarla sınırlandırmak.

    Aşk cazibedir, cezbedicisine gebe.

    Deniz cezbetmeseydi akarmıydı ırmak denizine. Hemde ne akma.Cazibeye kapılmış ırmak ne söz dinler nede bend tanır.Yıkar dağıtır bütün bendleri cezp edicisi uğruna.

    Leyle ile mecnunda, hep aşkından deli olan mecnuna gıpta ettikde asıl cezp edici Leyla, ona biraz haksızlık ettik galiba. Canlı cansız her varlığın vazgeçilmezidir aşk.Yağmurun toprağa,toprağın tohuma,tohumun renk renk çiçeklere ve meyveye muhabbetidir aşk.
    Ananın yavrusuna şefkati ve merhametidir aşk ,şefkatten ve merhametten öte…

    Aşk bedene değil ruhadır,etten ve kemikden öte.

    VE VARLIK MECBURDUR AŞKA… AŞIK OLMAYA.

    İnkar edemez,yok sayamaz Bütün varlık idrak ederde aşkı,hakkını verirde maşukuna. Bir insan gaflettedir, aşk nedir,nasıl ulaştırır Yaradan’a.Aşk ruhunda vardır vede mecburdur aşık olmaya fakat, idrak edemez hakikatini,hakkını veremez aşkın.Bu idraksizlikdir ki onu aşkında vasıtaya aşık etti ve varlık alemine hapsetti, dışarı çıkarmaz.Bir ceylan göze,gül çehreye , boya,endama,kanar,bir gülüşe,kendini feda eder güya ve aldanırda satıverir aşkını bir anlık hevese vede üç beş kuruş uğruna.Aldanırda nefsine kanar.

    O İNSAN Kİ;AŞK SANDI ŞEHVETİNİ.
    O her bahar aşık oldu, yağmur oldu,rüzgar olduda,tatmin etti kendini ve yeni aşklar aradı durdu.AŞK TEKDİR,O DA MAŞUKADIR, hakikatine…,Hayır…! geçici delilik halidir, hele bir visale er soğut yüreğini, hiç bir şey kalmaz diye tanımlar vede çareler uydurdu.

    Hasılı dostlar !Aşk bir muamma ve sırrı garibi Halık’ın,Ondan söz etmek kimin ne haddine.Sadece bildiğim; Yaradan adına severim yaradılan’ı ve Bir tek O’na aşığım Yaradan’a ulaşma adına…Yaradan aşkına…

    domatesçi 08.06.2009/08:10
  • Fidanligi.com

  • #2
    Cevap: Ruhumdan dökülenler...

    "Aşk bedene değil ruhadır,etten ve kemikden öte."

    "VE VARLIK MECBURDUR AŞKA… AŞIK OLMAYA."

    "O İNSAN Kİ;AŞK SANDI ŞEHVETİNİ."

    "Aşk bir muamma ve sırrı garibi Halık’ın"


    Tebrikler...

    Comment


    • #3
      Cevap: Ruhumdan dökülenler...

      Şefkat dahi aşk gibi, belki daha keskin ve daha geniş bir tariktir ki, Rahîm ismine îsal eder.


      Hazret-i Yâkup Aleyhisselâmın Yusuf Aleyhisselâma karşı şedit ve parlak hissiyatı, muhabbet ve aşk değildir, belki şefkattir. Çünkü, şefkat, aşk ve muhabbetten çok keskin ve parlak ve ulvî ve nezihtir ve makam-ı nübüvvete lâyıktır. Fakat muhabbet ve aşk, mecazî mahbuplara ve mahlûklara karşı derece-i şiddette olsa, o makam-ı muallâ-yı nübüvvete lâyık düşmüyor. Demek, Kur'ân-ı Hakîmin parlak bir i'câz ile, parlak bir surette gösterdiği ve ism-i Rahîm'in vusulüne vesile olan hissiyat-ı Yâkubiye, yüksek bir derece-i şefkattir. İsm-i Vedûda vesile-i vusul olan aşk ise, Züleyhâ'nın Yusuf Aleyhisselâma karşı olan muhabbet meselesindedir. Demek Kur'ân-ı Mu'cizü'l-Beyan, Hazret-i Yâkup Aleyhisselâmın hissiyatını ne derece Züleyhâ'nın hissiyatından yüksek göstermişse, şefkat dahi o derece aşktan daha yüksek görünüyor.Üstadım İmam-ı Rabbânî, aşk-ı mecazîyi makam-ı nübüvvete pek münasip görmediği için demiş ki: "Mehâsin-i Yusufiye, mehâsin-i uhreviye nevinden olduğundan, ona muhabbet ise mecazî muhabbetler nevinden değildir ki, kusur olsun."

      Ben de derim: Ey Üstad, o tekellüflü bir tevildir Hakikat şu olmak gerektir ki: O muhabbet değil, belki yüz defa muhabbetten daha parlak, daha geniş, daha yüksek bir mertebe-i şefkattir.

      Evet, şefkat bütün envâıyla lâtîf ve nezihtir. Aşk ve muhabbet ise, çok envâına tenezzül edilmiyor.
      Hem şefkat pek geniştir. Bir zat, şefkat ettiği evlâdı münasebetiyle, bütün yavrulara, hattâ zîruhlara şefkatini ihata eder ve Rahîm isminin ihatasına bir nevi aynadarlık gösterir. Halbuki aşk, mahbubuna hasr-ı nazar edip herşeyi mahbubuna feda eder. Yahut mahbubunu îlâ ve senâ etmek için başkalarını tenzil ve mânen zemmeder ve hürmetlerini kırar. Meselâ biri demiş: "Güneş mahbubumun hüsnünü görüp utanıyor; görmemek için bulut perdesini başına çekiyor." Hey âşık efendi! Ne hakkın var, sekiz İsm-i Âzamın bir sahife-i nuranîsi olan güneşi böyle utandırıyorsun?

      Hem şefkat hâlistir, mukabele istemiyor, sâfi ve ivazsızdır. Hattâ en âdi mertebede olan hayvânâtın yavrularına karşı fedakârâne, ivazsız şefkatleri buna delildir. Halbuki aşk ücret ister ve mukabele talep eder. Aşkın ağlamaları bir nevi taleptir, bir ücret istemektir.
      Demek, suver-i Kur'âniyenin en parlağı olan Sûre-i Yusuf'un en parlak nuru olan Hazret-i Yâkup'un (a.s.) şefkati, ism-i Rahmân ve Rahîm'i gösterir ve şefkat yolu rahmet yolu olduğunu bildirir. Ve o elem-i şefkate devâ olarak da "Fallahu hayrun hafızan..." dedirtir.(mektubat)

      Comment


      • #4
        Cevap: Ruhumdan dökülenler...

        Yukardaki yazıyı yazan ve ulvi duygularımızı perçinleştiren kardeşlerimize sonsuz saygı ve selamlar.Burada bir hususuda tekrar yinelemedn geçmiyeceğim.İster küsün,ister kızın.Değerli site yönetici kardeşlerim!!! Böyle güzel bir yazının içine,böyle abuk,subuk reklam olurmu yaaa???Şimdi adama demezlermi,bune perhiz,bune lahana turşusu.Bu çeşit yayınlara zaten karşıyım.Ancak illaki yayınlayacksanız başka bölümde veya başka bir yer açıp orda yayınlayın.Selamlar.

        Comment


        • #5
          Cevap: Ruhumdan dökülenler...

          TABİATCI Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
          Yukardaki yazıyı yazan ve ulvi duygularımızı perçinleştiren kardeşlerimize sonsuz saygı ve selamlar.Burada bir hususuda tekrar yinelemedn geçmiyeceğim.İster küsün,ister kızın.Değerli site yönetici kardeşlerim!!! Böyle güzel bir yazının içine,böyle abuk,subuk reklam olurmu yaaa???Şimdi adama demezlermi,bune perhiz,bune lahana turşusu.Bu çeşit yayınlara zaten karşıyım.Ancak illaki yayınlayacksanız başka bölümde veya başka bir yer açıp orda yayınlayın.Selamlar.
          Tabiatçi kardeşim,duygularıma tercuman olduğunuz için Size teşekkür ediyorum.Forumda yeniyim ve forumun formatını iyice öğrendikten sonra Ruhumdan dökülenlerin içeriğiyle uyuşmayan reklamlar hakkında temennilerimi iletmeyi düşünüyordum,siz benden önce davrandınız.

          Fakat yanlış anlaşılmak istemem,yönetimde görevli arkadaşların kişilikleri hakkında azda olsa fikir sahibiyim ve hüsnü zan besliyorum. Mutlaka gözden kaçmıştır diye düşünüyorum zira forum oldukça geniş içerikli ve gözden kaçması gayet normal.

          Forumda zirai paylaşımlarda bulunmanın yanı sıra bu başlık altındada yeri geldikçe ve ruhumuzdan döküldükçe paylaşımlarda bulunmayı isterim fakat,dediğim gibi içerikle örtüşmeyen reklamların başka sayfalara taşınması kaydıyla.

          Yöneticilerin bu konuya gerekli hassasiyeti gösterecekleri ümidiyle selamlarımı iletiyorum...

          Comment


          • #6
            Cevap: Ruhumdan dökülenler...

            Kesinlikle sizlere katılıyorum...Alakaya maydonoz bir reklam.

            Comment


            • #7
              Cevap: Ruhumdan dökülenler...

              Ruhumdan dökülenler- 2 (Beklentiler)

              İnsan bu; bir andahi yoktur ki,bir şeyleri beklemesin.Zaten hayatın tek kelimelik özeti değilmidir,beklentilerimiz.Hayattan beklentilerimize kavuşalım veya kavuşmayalım biz yinede bir şeyleri bekler dururuz, şu yaşımıza kadar beklediğimiz gibi.

              Neleri bekledim :Ruhdum, bir bedene kavuşmayı ve bu dünyaya doğmayı bekledim. Hatırlamıyorum.
              Annemin sıcak kucağını bekledim 9 ay 10 gün boyunca,
              Emeklemeyi,yürümeyi,koşmayı,bekledim kundakta olduğum aylar boyunca.
              Gençliğim,ilk aşkım,sevdim ve sevilmeyi bekledim karşılıksız, en safından,dillere destan.
              Para,şan ,şöhret gibi en en kofti,şeyleride beklediğim olmadı değil,arada bir, en salakcasına.
              Sabırsızlıkla beklediklerimin çoğuna kavuştum ama çok çabuk unuttum,kavuştuklarıma,ah bir kavuşsam dediğim günleri...
              Hala bekliyorum, deseler ki neyi,şudur diye söyleyemeyeceğim bir şeyleri...
              Belkide hiç tanımadığım ve bu dünyada tanımayacağım, kırık bir kalbe sahip,bir kadının, mutluluğunu saadetini...
              Veya zulm eden bir adamın, zulmettiklerine muhabbet etmesini...
              Ne bileyim işte bekliyorum bir şeyleri belkide aceleci yanımla, sabırsızlıkla,mazlumların,sevenlerin,umutsuzların, mutluluğa ulaşamayacağı endişemin gerçek olacağını,ahiret boyutu birazcık göz ardı ederek,
              Yinede umutluyum,Gecenin, sabahın yalancı şafağına ulaştığı şu saatte,umutsuzluklarımın,gerçek şafakla bir bir yok olacağına,ve yerini umuda,mutluluğa, sevmeye, sevilmeye hasılı güzel olan her şeye dair beklentilerimin gerçek olacağına...

              ÖYLEYSE DURMAK YOK ÇALIŞMAYA VE BEKLEMEYE DEVAM, CENNET VE CEMALE ULAŞTIRACAK HER NE VARSA...

              Domatesçi. !4/04/2009

              Comment

              Working...
              X