fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Beynin frekansları: BETA ALFA TETHA kontrol altında

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
yeni mesajlar

  • Beynin frekansları: BETA ALFA TETHA kontrol altında

    İnsan beyni, bu kainatta herşeyin bir frekansı olduğu gibi farklı zamanlarda farklı beyin dalgaları yaymaktadır. Bunlar Beta, Alfa, Tetha ve Delta olarak sayılmaktadır. Bunlardan Alfa dalgasını bu sayfada uzun uzun ele almak ve zaman zaman önemli notlarımı buraya aktarmak istiyorum. Sizde katkıda bulunabilirsiniz.
    Bu yazımın temel konusu beyin frekanslarının istemekle yönetilebilirliği üzerine olacaktır.
    Birçok psikolojik sorun, uyku, yorgunluk, bitkinlik, stres, depresyon, nedeni belli olmayan bir çok sinirsel ağrı aslında beyin frekanslarının iyi kontrol edilememesinden kaynaklanmaktadır. Bu nedenle de beyin dalgalarının değiştirilmesinin öğretilmesi yöntemine dayalı biofeedback seansları ile tedavi yöntemi birçok istekliye veya hastaya uzmanlarca uygulanmaktadır. Beyin frekanslarını yeterince değiştirmeyi yapamayanlar biofeedback ile beyin dalgalarının nasıl değiştirileceğini öğrenmektedirler.
    Peki, beyin dalgalarımızı ayarlamamız mümkün mü? İstediğimiz anda istediğimiz frekansa geçmemiz o kadar kolay mı?
    Çalışarak, isteyerek ve inanarak EVET. Beyin dalgalarına yön vermemiz, kontrol etmemiz mümkün ve çok kolay. Hatta beyin dalgalarını değiştirerek kendimizi istediğimiz yöne sevkederek duygularımızın ve hislerimizin hatta tepkilerimizin kontrol altına alınması mümkün. Yani gerekli gördüğünüz zaman dalga boyutunu değiştirerek tepkilerimizi kontrol edebiliriz. Hemen bir örnek çok sinirlendiğimiz zaman “-Hasbunallah ve ni'mel vekil” demekle çok korktuğumuz ve telaşlandığımız zaman “-Tevekkeltü Alellah” demekle, bir şeyi çok istediğmiz zaman elimizi açıp dua etmekle, Hatta her işimize besmele ile başlamakla, rahatlama hissine kapılır ve dalga boyutunu anında olması gerektiği şekilde değiştirmiş oluruz. Tabiki bu değişikliği bilinçaltına kabul ettirip beyni kontrol altına alabilmek için belli bir çaba ve inanış içerisinde yapmalıyız.
    Beyin dalgalarını kontrol altında tutmayı öğrenirsek, sinirlenmeyen, aşırı heyecana kapılmayan, zihnini sürekli üretkenlik boyutunda tutan biri haline gelebiliriz. Kaslarımızı çalıştırır gibi beyin dalgalarımızı da çalıştırarak zihnimizi istediğimiz yönde hareket ettirebiliriz.
    Beynimizde hangi frekansın yoğun olarak yayıldığını, hangi duygu ve durumda olduğumuz tespit ediyor. Bizler halden hale geçtikçe frekanslar da değişiyor. O anki frekansımız ise, sağlığımızı, dengemizi ve mutluluğumuzu belirliyor. Beyindeki bu dört ayrı frekans (Beta, alfa, tetha ve delta dalgaları) sürekli üretiliyor ama yaşadığımız duygu durumuna göre birisi daha yoğunlaşıyor ve baskın hale geliyor. İşte biz burada bazı durumlarda bazı dalgaların aşırı yükselmesine karşı dur demeyi öğrenmekten bahsedeceğiz.
    Beta frekansı üzüntü, telaş ve korku frekansıdır. Günlük işlerimizi yaparken içinde bulunduğumuz frekanstır. Aktif öğrenme, uyanıklık hali, konsantrasyon gibi durumlarla da ifade edilmektedir. Stres, gerginlik, endişe anlarında ise yükselerek kızgınlık, öfke gibi durumların oluşmasını sağlar ve uç duygulara götürür insanı. Uzun süre bu frekansa maruz kalındığındaysa davranış bozuklukları, nevrozlar, bağımlılıklar görülür. Beta, insana zararlı ve hemen uzaklaşılması gereken en hızlı dalga boyudur.
    Günlük hayatımız da küçük şeylere takılıp öfkeleniyor, hırslanıyor, kıskanıyor, geriliyor, üzülüyoruz. Bunlar da negatif düşünce olarak gruplandırılabilir. “Şu an öyle öfkeliyim ki” “ondan nefret ediyorum” gibi sözlerle başladığımız an frekansımız yoğun betadır. Dış uyum ve dünyaya yönelik konsantrasyon için örneğin spor yaparken insanı korumak için gerekli olan yoğun beta hali, günlük yaşanan sorunlar arttığında yada uzaklaştırılamadığında ise hayırsız beta da olabiliyor. Bu durumu fark ettiğimiz anda yoğun beta frekansın da olduğumuzu bilebilir ve baktık ki hayırsız bir duygu durumuna girdik, hemen frekansımızı değiştirebiliriz.
    Peki bunu nasıl yapabiliriz? Önemli olan içinde bulunduğumuz durumu bilmek değil nasıl kötü durumdan çıkacağımızı bilmektir değil mi?
    Hemen bu hususta prensip olarak geçmemiz gereken frekans durumu ALFA dır. Alfa durumuna geçmeyi kontrol ederek BETA dan kaçabilir ve performansımızı artırdığımız gibi betanın zararlarından da kurtulabiliriz.
    Önce Alfayı tanıyalım. Alfa Dalgaları (7-11 Hertz) = Relaks halde iken ve Uykudan önceki safhada Beynin çıkardığı Elektro Manyetik Dalgalardır. Yakaza hali (Uyku ile uyanıklık arası) yaşam dalga boyudur. (7-11 Hertz) Alfa dalga düşünce boyutu, insan beyni’nin Relaks hali, Meditasyon hali, Namazdaki ( SALAT ) hali, uykudan önceki uyku ile uyanıklık arasındaki Yakaza halinde baskındır.
    Alfa, rahatlığın, sakinliğin, huzurlu kavrayışın frekansıdır. Uykuya geçmek üzere olduğumuz ilk evreyi hatırlayarak alfa durumunu anlayabiliriz. Sakin, huzurlu olunan ama asla uyuşukluk yaşanmayan, dünyayı ve gerçekleri algılamada en etkili ve uyumlu dalga boyudur. Beyin bu dalgadayken rahatlatıcı kimyasallar salgılar. Bu frekans yükseldiğinde ise, süper öğrenme dediğimiz hal meydana gelir. Bir kitaba derin bir şekilde daldığımızda beynimiz alfa dalgasındadır ve öğrenmemiz süperdir. Günlük işlerimizi yaparken yaşadığımız birçok stres karşısında gözlerimizi kapatıp derin bir nefes aldığımızda anında alfadayız. Elimizde ki iş bitince veya sıkıcı bir toplantıdan çıkıp hava aldığımızda frekansımız yine betadan alfaya döner. Demekki örneğin; sıkılınca rahatlamak için açık havaya çıkmak beynin alfa yaymasını sağlarmış değil mi?
    Hangi durumlar da yoğun beta frekansına girdiğimizi yukarıda bahsettim. Yoğun beta, dozunu artırıp duygu durumumuz negatif veya hayırsız olduğunda hemen vakit geçirmeden alfaya kaçmak gerekiyor. Alfa frekansına girmenin birçok yolu var. En kolayı bedeni kasmak sonra gevşetmek ve bu esnada derin nefes alıp vermektir. Nefes alırken vücudu kasarak verirken gevşeterek bir ahenk içinde yapılırsa sonuç muhteşem olur. İçimizden sürekli “Rahatlıyorum, gevşiyorum, sakinim, mutluyum” gibi cümleler söylersek bu dalgaya daha çabuk girerebiliriz.
    Alfa dalgası doğrudan bilinçaltıyla çalışır. Bu frekansa girdiğimizde yaptığımız olumlamalar, imgelemeler çok önemlidir. Alfa hipnoz anında girilen dalgadır. Tam uykuya dalma anında mutlaka bu frekansa gireriz. Onun için başımızı yastığa koyduğumuz anda, düşüncelerimize dikkat etmeliyiz. Bilinçaltımıza direk bu anlarda söz geçirebiliyoruz çünkü. İyi veya kötü yönde bilinçaltını bu anlarda besliyoruz. Hayatımızda yanlış giden bir şeyler varsa bunun en önemli sebeplerinden biri yanlış düşüncelerimizdir. Düşüncelerine yön veren, huzuru ve sakinliği yaşamanın frekansını yakalamayı öğrendikten sonra daha ileriye gitmek isteyenler Tetha frekansına geçebilirler.
    Ama tetha konusuna geçmeden önce Betadan kaçış ve alfaya geçiş için 1400 yıl önceden Peygamber efendimizin (SAV) inananlara tavsiyelerini de aktarmak istiyorum. Bilimin daha yeni yeni keşfettiği gerçekleri 14 asır önceden bizlere öğüt veren peygamberimizin ne kadar hak ve hakikat olduğunun delillerinden biridir bunlar.
    Peygamber efendimiz buyuruyor ki "Sizden biriniz öfkelendiği zaman ayakta ise otursun, öfkesi geçmediği takdirde uzansın. Şüphesiz ki öfke şeytandır, şeytan ise ateşten yaratılmıştır.Ancak su ile söner.O halde sizden biriniz öfkelendiğinde vakit kaybetmeden abdest alsın!"
    Çünkü: İnsan öfkelendiğinde kan beyine ve başta yüzümüz olmak üzere organlarımızın yüzeyine doğru hücum eder. Abdest aldığımızda kan normal haline döner, böylece öfkemizde geçmiş olur. Deneyin etkisini görün lütfen…
    Resulullah (sav) (bir gün): "Siz aranızda kimi pehlivan addedersiniz?" diye sordu. Ashab (ra): "Erkeklerin yenmeye muvaffak olamadığı kimseyi!" dediler. Resulullah (sav): "Hayır," dedi, "gerçek pehlivan öfkelendiği zaman nefsine hakim olabilen kimsedir."
    Kaynak: Müslim, Birr 106, (2608); Ebu Davud, Edeb 3, (4779)

    Şu hadis çok önemli bu konuda: İki kişi Resulullah (sav)'ın huzurunda küfürleştiler. (Öyle ki) birinin yüzünde (diğerine karşı) öfkesi gözüküyordu. Resulullah (sav): "Ben bir kelime biliyorum, eğer onu söyleyecek olsa, kendinden zuhur eden öfke giderdi; Euzu billahi mineşşeytanirracim!" buyurdular.
    Kaynak: Tirmizi, Da'avat 53, (3448); Ebu Davud, Edeb 4, (4780)


    Bir adam: "Ey Allah'ın Resulü! Bana kısa bir nasihatta bulun, uzun yapma! Ta ki nasihatini unutmayayım" demişti. [ve birkaç kere tekrar etmişti], Aleyhissalatu vesselam (bir kelimeyle): "Öfkelenme!" cevabını verdi.
    Kaynak: Buhari, Edeb 76; Tirmizi, Birr 73 (2021); Muvatta, Hüsnü'l-Hulk 11, (2, 906)

    Ebu Ümame (r.a.) rivayet ediyor: “Her türlü Öfke ve ağız kavgasının ilacı, iki rekât namazdır”

    Konuyu bağlarsak; öfkelendiğimiz anda beta dalgası baskındır beynimizde. Hemen alfaya almamız gerekir. Öfkemizi yenmek için yapacağımız her şey bizim alfaya geçmemize yardımcı olacaktır. Hatta euzubesmele çekmek bile. Öfkemizi kontrol altına alabilmemiz için yaparken veya yapınca kendimizi alfa yayar duruma getireceğimiz işlere yönelmeliyiz.

    Şimdi gelelim tethaya. Tetha derin bir şekilde iç dünyamızla olduğumuz andır. Alfa frekansının bir üst(ün) kademesi de diyebiliriz. Ustaca meditasyon yapabilenler, ibadet yaparken dış dünyayla bağlantısını kesen ulema ve evliyalar genelde bu dalga boyuna geçerlermiş. Sanatsal yeteneklerin tavan yaptığı bu frekansta; birçok ressam, müzisyen, şair kendi iç dünyalarına dönerek muhteşem ilham göstergesi sanat eserleri meydana getirmektedirler.
    Herkesin bildiği bir vakıa vardır. Hazreti Ali (RA) dan anlatırlar. Savaşta ayağına saplanan okun çıkarılması büyük eziyet verdiği için Hazreti Ali namazdayken çıkarılmasını ister ve namazdayken ok çıkarılır ve namaz bittikten sonra çıkarılıp çıkarılmadığını sorar. Bu durum Tetha frekansı durumuna uyuyor değil mi?
    Özetlersek; Günlük işler esnasında beta frekansındayız, üzüntü, gerginlik, stres, korku ve endişe anında beta yoğunlaşır. Hemen elimize kitabımızı aldık ve kitaba öyle bir daldık ki; dalgamız anında alfa. Ve birazdan ağır ağır uykumuz gelirse alfanın yoğunluğu artmış demektir. Uykuya daldığımız anda tetha sonrasında uyku derinleşti delta. Bu günlük yaşantımızdan çok basit bir örnektir. Aslında frekanslar arasında o kadar çok geziyoruz ki… Beynimiz sürekli dalgalanıyor aslında. Bazen dinlediğimiz bir müzik eşliğinde tethadayken, iken, dışarıdan duyduğumuz bir çığlıkla yoğun betaya dönebiliyoruz. Doğada kırlarda dolaşmak, yükseklerden geniş ufukları seyretmek, bol bol tefekkür etmek, doğayla iç içe yaşamak, kuş sesleri, denizin dalga sesleri, akarsu sesleri ve gece derin bir uyku, dengemizi sağlıyor. Düzenli ve stressiz hayat ritmimizi düzenler. Düzenli ritim, beyin frekans ayarlarını kolayca yapmamızı sağlar, frekans ayarlarını zamanında ve dozunda olması gerektiği şekilde yaptıkça dış dünyadan gelenlere dayanma gücümüz artıyor ve strese karşı bir nevi bağışıklık kazanıyoruz. Hepimiz için dünlerle ve yarınlarla değil, anı yaşayarak; frekans ayarlarımızı düzenleyip bugünün frekansıyla yaşamayı diliyorum.
    Hayatımızda beyin dalgalarının önemi çok açıktır. Yaşamda dengeli ve sağlıklı bir süreç içinde kalabilmek, Alfa dalgasında kalabilmekten geçiyor.
    Öyle ise herkes sağlıklı bir hayat yaşamak için kendine şu soruların cevaplarını bulmalı:
    -Alfa frekansında daha uzun kalabilmek için başka neler yapabilirim?

    -Bunu sürdürebilir hale getirebilmem için hangi kaynaklara ihtiyacım var?
  • Fidanligi.com

  • #2
    Meditasyon yapmak

    Comment

    Working...
    X