fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Ben, O’nu Sevmeye Muhtac?m!..

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
yeni mesajlar

  • Ben, O’nu Sevmeye Muhtac?m!..

    Halime Demire?ik
    “Bilesiniz ki, Allah’?n dostlar?na korku yoktur; onlar üzülmeyecekler de... Onlar, iman edip tâkvaya ermi? olanlard?r.” (Yûnus Sûresi, 62-63)
    Hayat?m?z?n her a?amas?nda çe?it çe?it insanla tan??ma f?rsat? buluruz. Kimilerinden ho?lan?r?z, kimilerinden ise -yeni tâbirle söylemek gerekirse- elektrik almay?z. Ama baz? insanlar vard?r ki, ilk tan??t???n?z andan itibaren büyüleniriz. Onunla birlikte oldu?umuz zaman?n hiç bitmemesini isteriz, ruhumuz sanki onun nefesiyle feyz ya?murlar?nda y?kanm?? gibi berrakla??r.
    Biz, tertemiz bir yürekle tan??t?k, hayat?n?n bahar?nda felç olmu?. Felç olmas?yla birlikte ilâhî a?ka yelken açm??, gönlü huzur dolu!.. O, Rabbinden ve kaderinden ho?nut! Biz de kendisiyle tan??m?? olmay? bir ayr?cal?k olarak görüyoruz.
    Röportaj?m?z? okuyan herkesin bu ayr?cal??? hissedece?inden eminim. Çünkü sevgili Züleyha ablac???mla tan???p sohbet ettikten sonra, hayata bak???m çok de?i?ti. Kalpten ç?kan kalbi bulur ya, onun kalbinden ç?kan nasihatler de kalbi buluyor. O, Rabbine â??k, Rabbi de onu sevmi? ve onu herkese sevdiriyor.
    Her sat?r? alt? çizilecek, bir kitap olabilecek, hayat?m?z? yönlendirecek bir röportaj…
    Buyurun, Züleyha Han?m’la siz de tan???n. “Hayat?n anlam?n? ve Cenâb-? Hak’tan nas?l râz? olunur, Efendimiz nas?l sevilir?” ondan ö?renelim.

    * * *

    “–Hay?rl? bir ?ekilde sorular?nla beni yönlendir ki, ben, sana ona göre cevap verebileyim Halimem!.. Yaln?z sordu?un sorular?n cevab? bizde olan sorular olsun… Buyur ablac???m…”

    Öncelikle sevgili Züleyha ablac???m, kendinizi bize tan?t?r m?s?n?z? Züleyha Han?m kimdir, kaç y?ld?r felçlisiniz?
    Kayseri’de do?dum. Allah, 1966 y?l?nda orada do?mam? nasip etti. ?ki ya??na kadar orada kalm???z. ?ki ya??nda ?stanbul’a geldik. ?lkö?retim ve liseyi burada tamamlad?m. On yedi ya??mdayken küçük bir kaza sonucu boynumdan a?a??s? felçli duruma geldi.
    Ne tür bir kaza, aç?klayabilir misiniz?
    Bu birazc?k ba?kalar?n?n can?n? yakabilir diye söylemekten çekiniyorum. Çünkü o kazaya küçük bir çocuk sebebiyet verdi, daha do?rusu arac?l?k etti. Sebep oldu demeyelim, Rabbimin de yazd?klar? vard? muhakkak! O yazd?klar?n?n bir ?ekilde olabilmesi için baz? arac?lar olmas? lâz?md?. O yavru arac?l?k etti. Korkum ?udur ki, o yavru kendisini suçlu hisseder bir ?ekilde dergi eline geçer de:
    “–Züleyha Teyze’m benden bahsetmi?.” der, kendini suçlu hisseder.
    Hâlbuki kendisini suçlu hissetmesine gerek yok!.. O olmasayd? ba?kas? arac?l?k edecekti. O yüzden bu k?sm? kaza diyelim geçelim. Bizden sebep, kimse kendisini üzmesin ve suçlu hissetmesin. E?er biz bu durumda olacaksak, bahane Rabbime çook!.. Hiçbir bahane olmadan da verebilirdi. Çünkü daha do?madan kaderimiz yaz?l?p çizilmi?, bu bize Rabbimiz’in nasibidir. Bize hay?rla gelen bir hediyedir. Hakikâten bu Rabbimin bana on yedi ya??mda verdi?i en güzel hediyesidir.

    Felç olduktan sonra hayat?n?z?n ak???nda ne tür de?i?iklikler oldu?
    Rabbim, beni oturttu yavrum:
    “–Kulum, sen otur.” dedi.
    Elhamdülillah ben de oturuyorum, ?ükürler olsun. Belki on yedi ya??m?za kadar Müslüman’d?m tabiî, emir ve yasaklar?na uymaya çal???yordum. Ama on yedi ya??mdan sonra Rabbimle aramda öyle bir muhabbet, öyle bir güzellik ba?lad? ki, benim hayat?m oldu!..
    (A?layarak) Neyi anlad?m biliyor musunuz? Bana, O’ndan de?erli bir ?ey yok!.. Hiç bir ?ey ve hiçbir kimse bana ondan daha de?erli de?il… O’nun sevgisi benim o kadar muhtaç oldu?um bir ?ey ki… O sevginin yerini hiçbir ?ey doldurmuyor. Ben, O’nu sevmeye muhtac?m!.. Allah’?m biliyor ki, O’nsuz bir tek günüm geçmesin in?allah!.. Bir tek gün de?il, ya Rabbi!! Beni affet, gün çok oldu; Allah’?m dakika-saniye geçirtmesin!.. Yani O’nunla muhabbetsiz dakikam saniyem geçmesin!.. Tek benim de?il, Rabbim!.. Kimsenin geçmesin. Yani bir ?ey yaparken, sa??mdan-solumdan döndürülürken, dü?ünürken tek hedefim O, tek iste?im O… Nas?l anlat?l?r ki, bu bilmiyorum Halimeci?im, yavrum.. Bu öyle bir hissiyat ki… Ben kendimi anlatacakt?m, kendimle ilgili bir ?ey bulam?yorum ki…

    Siz içinizden gelenleri anlat?n Züleyha ablac???m, Rabbim öncelikle bizim ve dergimizi okuyanlar?n ne ihtiyac? varsa, onlar? konu?turtsun! Soru sormak icab ederse biz soru da sorar?z… (Öyle tatl? ve içten gözya?lar?yla anlat?yor ki insan?n soru sormaya mecali kalm?yor.)
    Bu öyle bir hissiyat ki, benim içinO’nsuz ya?amak, ölümden beter!.. Bana:
    “–Dünya hayat?nda bir kez, sadece bir kez “Allah!” deme; sana gençlik verilecek, güzellik ve sa?l?k verilecek, yürüyeceksin, yürümekle kalmayacak uçacaks?n, ilâve olarak istedi?in kadar dünya nimetleri verelim deseler…. Size yemin ediyorum, o bir kez Allah demeyi hiçbir ?eye de?i?mem. Çünkü benim için bu a?k!..
    Anlad?m ki, asl?nda Züleyha diye bir ?ey yok. (H?çk?rarak a?l?yor) Sadece O var, ben diye bir ?ey yok!.. Ben neyim ki yaa.. O varken ben neyim ki!.. Ben O’nunlayken bir ?eyim.. O, olmadan Züleyha yok. Hiçbir ?ey yok. O yoksa hayat yok!.. O yoksa güzellik yok! O yoksa ne olabilir ki yaa… Siz görüyor musunuz? Bana bakarken sen mi bak?yorsun bana Halime yavrum, Siz mi bak?yorsunuz? Acaba biz mi, yoksa Rabbim mi bak?yor? O demese, ?u görüntüyü görmek mümkün olur mu?
    Siz gelmeden önce bir telefon görü?mesi yap?yordum. Allah ondan râz? olsun, gözünün biri görmedi?i için bir hayli s?k?nt?s? olan karde?imizdi. Bir göz nimeti ne kadar önemli… Allah’?m biraz tek gözümü kapatt?m.
    “–Ayy Rabbim!..” dedim. “Nimetin al?nmas?, ?ükretmenin ba?ka bir yoludur.”
    Tek göz bile yetmiyor gibi geliyor ya, iki gözü olmayan birini dü?ün! Ne kadar ?ansl? bir kulum ben!.. Ama dese ki, bana:
    “–Kulum, senin gözünü de alaca??m, kula??n da duymas?n!.. Als?n, hepsini als?n, ama bir tek ?eyi almas?n, yürekten söylüyorum «O’ nu anmay? ve O’nunla muhabbeti» almas?n! Öyle bir ?ey olmas?n. Öyle olmas?ndansa, O’nu anarken, O’na en çok muhabbet duydu?umuz zamanda can?m?z? als?n!.. ?n?allah tek bizim de?il, bütün kullar? için, O’nunla muhabbetsiz ya?amaktansa… Ölüm nedir ki?! Ya Ölmek ne? Ölmek kötü bir ?ey de?ildir, ona bakmay? bilene… E?er hay?rl? kul olabiliyorsa, yürekten söylüyorum, ölüm o zaman güzeldir.’’
  • Fidanligi.com

  • #2
    devam?

    “Her nefis ölümü tad?c?d?r.”Bunu biraz daha açal?m. Ölümü, gidilmek istenmeyen son olarak görenlere ne demek istersiniz?
    O da ba?ka bir câhillik!.. Bilmemekten kaynaklan?yor. Ölüm bir bulu?mad?r. O bulu?may? Allah’tan dilemek, ne güzel bir hediyedir. Ama kimler için hediyedir, buna da dikkat etmek lâz?md?r. Ölüm; Rabbiyle, Rasulüyle bir olan kullar için hediyedir. Ama Rabbini bilmeyen, peygamberini bilmeyen ve onlara götürecek olan i?lerle me?gul bulunmayan insanlar için ?zd?rapt?r. Niye ölmeyi istesin? Tabiî korkar. Tabiî istemez. Çünkü gidilecek yerde, ya o denilen ?eyler varsa…
    Tabiî var. Biz biliyoruz ki var. Haa, bizim ne kadar iyi bir kul oldu?umuzdan de?il. Bunu bilemem. Allah’a s???n?r?m. Rabbim bilir, ancak onu…
    “–Ben iyiyim de korkum yok!” demek de?ildir bu…
    Ben tabiî ki ölümden, ?st?rab?ndan, Rabbimin r?zas?n? bulamad?ysam ondan korkar?m. Ama nedir? Ben onun merhametine de yürekten inanan bir kulum!.. Ancak merhamet deyip de -çok affedersin- her ?eyi yapaca??m, ooh!.. Çok güzel… Dünya hayat?nda birileri s?cak demeyecek, so?uk demeyecek ba??n? kapatacak, Allah’?n r?zas?na ve edebe uygun giyinecek… Ama di?eri de s?cak diyecek, kolunu-ba??n?, oras?n?-buras?n? açacak. Ondan sonra merhamet!.. Olmaz öyle!! ?kisi aras?nda çok fark var. Allah, birine:
    “–Benim r?zam için, beni bildi?i için yapt?!..” diyecek…
    Aman k?z?m, Rabbi bilmek o kadar önemli ki… Akl?n ve kalbin en güzeli bilmesi, Yaratan? bilmesi!.. Bakt???n?z her ?eyde e?er o yoksa, bilin ki, sizlerde, bizlerde bir eksiklik var. Çünkü her ?ey, O demek. ?öyle birbirimize bakarken, sizlerde ben onu görüyorum yaa.. ?u perdede, ?u koltukta, ?u a?açta… O yok da ne var… Ald???m?z nefes de O de?il de nedir? Ne olabilir ki, ba?ka yavrum!.. Onun için bizi ölüm korkutmuyor. Bizi korkutan ?ey, sevdi?imizden ayr? kalmak!.. Âhirete var?p da cemalini görememektir, bizim kayg?m?z. Cennet kayg?s?ndan de?il bu...
    Cennet; bize verilen nimetlerin güzelli?inden de?il… Cennet demek, cemal demek… Cennet demek, Peygamberimiz -sallallâhu aleyhi ve sellem-demek… O yüzden tabiî ki kul olarak bunlara da tâlibiz. Tabiî ki istiyoruz.
    Bu röportaj? okuyanlar, -in?allah inanan karde?lerimin okuyaca??na da yürekten inan?yorum- bilsinler ki, bir âhiret hayat? var. Bilsinler ki, bir cennet ve cehennem hayat? var. Bilsinler ki, yap?lan her ?eyin sorgusu var!.. Bilsinler ki, her k?l?nan ve k?l?nmayan namaz?n sorgusu-suâli var. Buradan bütün inanan karde?lerime yalvar?yorum, kendi adlar?na yalvar?yorum. Çünkü onlara ula?mak için bu dergi bir vâs?ta… Züleyha karde?leri onlara diyor ki:
    “–Ne olursunuz kendinizi ate?e atmay?n.”
    (A?layarak yalvar?yor.)
    Bazen bir insan? ate?in üzerinde z?plarken görüyorsunuz. O zaman soruyorum, bu neden ate?in üzerinde z?pl?yor. Bir aya?? yerde, bir aya?? havada neden z?pl?yordur? Bir k?l?yordur, bir k?lm?yordur. Bir yap?yordur, bir yapm?yordur. Allah’?m! bilenlerle bilmeyenler aras?nda çok fark var. Bilip de yapmayanlardan Allah’a s???n?yorum.

    Ablac???m, Allah’? sevmeyi ö?ret bize… ?ükürle sab?rla Allah’a varmay? ö?ret!..
    Gerçek apaç?k ortadayken, biz hâlâ baz? ?eyleri kafam?zla çözmeye çal???rsak elbette ne sabredebiliriz, ne de ?ükredebiliriz? Bir kul, gerçek mânâda bir kul ne demektir biliyor musunuz? Kendi kafas?yla de?il, sizi yaratan?n vahyiyle O’na hizmet etmektir. Onun gönderdi?i emirleri yapmak, yasaklar?ndan kaçmak, yap dedi?ini yapmak, yapma dedi?inden kaçmakt?r kulluk!.. «Bana göre ?öyle, böyle…» demek yok. «Bana göre…» diye bir ?ey yok! ?nanan insanda, «bana göre» diye bir ?ey olmaz; Rabbime göre bir ?ey var. Bakarken, yaparken, giyerken:
    “–Rabbim ne diyor?” demektir kulluk…
    Sab?r deyince, dün di?çiye gittik. Çok basit bir örnek… Di?imiz çürümü?, çekilmesi lâz?m geldi. Çekilirken parçaland?, baya?? da zor oldu. Ben sabredebiliyorum, fakat di?çi sabredemiyor. Di?im dayanam?yor. Ben:
    “–Siz yap?n, ben dayan?r?m, sabrederim; siz devam edin!..” diyorum.
    Biliyorum ki, her i?in ve her ac?n?n sonu var. Mutlulu?un da, güzelli?in de sonu var. Biz dayand?k, ama di?çi dayanamad?. Di?in kökü apse yapm??, b?rakmak zorunda kald?:
    “–Ben dayanam?yorum.” dedi.
    Yani ben oraya oturdu?umda tek benim kayg?m, Allah’?m ?urda verdi?in nimeti kullanamad?m çürüttüm. Yüzüm yok, diye oturdum. Oraya ben a?r?m var diye gitmedim yavrum. Ben bana verilen nimetin de?erini bilemedim, onun kayg?s?yla oturdum. O di?çi zannediyor ki, (A?layarak) ben oraya oturunca, a?layaca??m, feryad edece?im. Benim feryad?m bamba?ka bir ?eye!.. Çünkü Rabbimin verdi?i nimeti iyi kullanamad?m.
    Evet, belki bahanemiz olacak, elim tutmad?, herkese f?rçalatamad?m, herkesin midesi f?rçalamay? kald?ramad?. Böyle diyebilece?iz belki ama… Benim korkum:
    “–Ben sana nimet vermi?tim. O nimetin k?ymetini bilmedin!..”
    E?er böyle derse, ben ne derim?

    Comment


    • #3
      Devam?

      ?lk bu duruma dü?tü?ünüzde ne hissetiniz, ben ne olurum diye dü?ündünüz mü?
      Hani ilk tepki çok önemlidir ya.. O zamana bak?yorum, ?u durumumdan daha metanetliydim. Allah’a s???n?yorum. Bu duyguyu veren de Allah’t?r. Kimse bizden bilmesin. Çünkü bizim hastal???m?z esnas?nda kafaya bir âlet tak?l?yor. O âlet tak?ld??? zaman, boyun oldu?u için hiç k?p?rdamamak gerekiyor. Bu yatma bir hafta de?il, bir ay de?il... Bu yatmalar yakla??k sekiz ay veya bir y?l… O çekilme süresi çok uzun sürer. O âlete, 12 tane serum ?i?esi tak?l?r k?p?rdaman?z mümkün de?ildir. Yani o tak?lan âletler, vesâire, bunlar önemli de?il!.. Önemli olan orada Rabbim bizi bir terbiyeye soktu. Orada hakîkaten gerçek mânâda kullu?a haz?rland???ma inan?yorum. Orada aylarca sadece tavana bakt?m. Zannettiler ki, orada sadece tavan? seyrettim. Yürekten söylüyorum, gönül e?er Rabbiyle bir ise, e?er onu anarak bir ömür geçiriyorsa, o herkese tavan gözüken yer; size inan?lmaz manzaralar inan?lmaz güzellikler açar. Ben o tavan? ?imdi bulsam da öpsem… Allah’?m! Ama bir defa de?il, böyle aylarca alt? defa ya?ad?m bu olay?… Yani sekiz ay yatt?m da kurtuldum de?il!
      Burada neyi ö?retti Rabbim; kuluna terbiye etmeyi, sabr? ö?retti. Ve verdiklerinin asl?nda ne kadar de?erli oldu?unu ö?retti. Anlad?m ki, elimiz, aya??m?z hakikaten çok de?erliymi?. Ama ?öyle dü?ündü?ümde Rabbim bana:
      “–Kulum!..” dese, “Senin gözünü alaca??m, kula??n? alaca??m… vs.”
      Sadece tek bir dile?im iste?im var, akl?m? almas?n!.. Akl?m? deyince, Onu anamayacak bir ak?l istemiyorum, onunla olmayan bir ak?l bana en büyük ceza!.. Seviyorum ya!.. Ba?ka yolu yok. Ben Rabbimi seviyorum. Onsuz bir hayat, benim için yok! Olamaz! Ald???m nefes O, gören gözüm O, kula??m?z, her ?eyimiz O!.. Ba?ka bir ?ey yok, ba?ka bir gerçek dü?ünemem.
      O güzeller güzeli ad?n?, ad?n?n yan?na yazd??? O varl?k nuru Peygamber Efendimiz’i o kadar çok seviyorum ki, Allah’?m, O’ndan râz? ol!.. O’nu Makam-? Mahmud’a ula?t?r. Ayr?ca Allah’?m, sen Osman babac???mdan râz? ol! Senin için, senin r?zan için hizmet eden kullar?na güç ve kuvvet nasip et!
      ?u eve çe?it çe?it yerlerden ismimizi duyup birçok insan geliyor. Bir gün nur yüzlü birisi geldi. Koltu?un ?uras?na oturdu. Bir anda içim içime s??mad?:
      “–??te ruhumun arad??? ki?i bu!.. ?u dünya hayat?nda, ?u vakitte arad???n gerçek bu, do?ru bunda…” dedim.
      Sonra ö?rendim ki, o Osman Nûri Topba? Hocaefendi imi?. Rabbim, ona öyle bir güzellik ve tatl?l?k vermi? ki... Ona ba?land???mda âhiretimin daha iyi olaca??na gönülden inan?yorum. Yürekten söylüyorum, böyle temiz bir insan?, kimsenin bulmas? mümkün de?il. Belki as?rlar sonra bile böyle güzel bir insan olmayacak. Buradan rica ediyorum, hiç bir?ey yapam?yorsan?z kitaplar?n? bulup okuyun, diyorum. Bu kadar bilgi ve imanla donat?lm?? bir insandan, in?allah herkes faydalans?n. ?nternette sohbetlerinin oldu?unu ö?rendim. Bizim internetimiz yok. Ama arkada?lar?m faydaland?klar?n? söylüyorlar.
      Ben, ömr ü hayat?m boyunca Mûsâ Topba? Efendi’yi görmedim, nasip olmad?. Ne zaman ki, Alt?noluk Dergisi’nde resmini gördüm, neredeyse bayg?nl?k geçirecektim, içim yand?. Bu insan ben hayattayken ya??yordu ve ben onu göremedim, kaç?rd?m. (H?çk?r?klarla a?l?yor.) O yüzden en az?ndan onlar? buradan uyar?yorum. Böyle güzel bir insan?n elinden tutun. O da bizi b?rakmas?n. Allah, ondan râz? olsun! Biz, onu Allah r?zas? için çok seviyoruz.

      Bir soru daha sormak istiyorum. Çok güzel duygular içindesiniz. Sab?r ve ?ükür hâlindesiniz, fakat sonuç itibariyle siz de insans?n?z. ?eytan hiç yoklam?yor mu? “Niye ben?” dedi?iniz hiç oluyor mu? Öyle bir duygu geldiyse onun üstesinden nas?l geldiniz veyahut bu duygular? ya?ayan insanlara ne tavsiye edersiniz?
      Ne dü?ündüm biliyor musun? Tabiî ki ?eytan bizi de yokluyor. Ancak ?öyle dü?ündüm: Biz olmasak ba?kas? olacakt? be karde?im!.. Ben olmasam, sen olacakt?n. Sen olmasan ba?kas? olacakt?. ?imdi niye sen olmad?n da, ben oldum diye isyan m? edeyim? Ben olmasam, Rabbim bir ?ekilde bunu ba?kalar?na gösterecekti. Bir ?ekilde bu misal olacakt?. Bak?n; yürümek, elinizin tutmas? bir nîmettir. Bunu göstermek için elbette benim gibi yürüyemeyen, kendi yeme?ini ve ?ahsî ihtiyaçlar?n? kar??layamayan birisinde gösterecekti. Ben, beni tercih etti?i için Rabbimi çok seviyorum. Çünkü bana ne yapt?r?yor biliyor musun, bu dünyada en zengin insana bile vermedi?i nimetleri veriyor. En ba?ta kendisini lutfetti, gönlüme koydu. O gelmeseydi gönlüme, ben bir ad?m gidemezdim ki. O güzeller güzeli Peygamberimizin ve Osman babac???m?n sevgisini verdi. Ben daha ne isteyeyim ki… ?imdi bu sevgilerin yan?nda, kim neyini fedâ eder bilmiyorum, ben her ?eyimi fedâ ederim. Allâh’a ?ükür!..
      Bir tek ?ey için içim c?z eder, o da namaz için… En hasret çekti?im ?ey, namazda aln?m?n secdeye varamamas?… En büyük hasretlik secde… Bu bizi çok vuruyor. Elbette namaz k?l?yoruz, oturdu?umuz yerden ama… Rabbim, bunu isyan saymas?n, in?âallâh. Böyle k?ld?rd??? için de ?ükürdeyiz. Bunun d???nda hiçbir ?ey beni vurmuyor.

      Bir de Peygamber Efendimiz’e muhabbetten bahsedersek, bu konuda okuyucular?m?za ne söylemek istersiniz. Bir hadis-i ?erîfte ?öyle buyrulur: “Öyle bir zaman gelecek ki, benim ümmetimden baz? kimseler, beni bir defa görmek için mal?n?, evlâd ü iyalini her ?eyini terk edecekler.”
      ?nsan ancak bildi?ini yaparsa veya hissetti?ini anlat?rsa do?ru olur. O yüzden yapt???mdan ve hissetti?imden bahsedersem do?ru olur. Birisi Rabbini çok seviyor, Rabbi de O’nu çok seviyor ki, ad?n?, ad?n?n yan?na yazm??. Demek ki, Rabbim, Peygamber Efendimiz’i ne kadar çok seviyor ve ona ne kadar k?ymet veriyor?!.. O kadar muhte?em biri ki ad?n?n yan?na ad?n? yazacak kadar... Rabbini seven bir kul, O’nun sevdiklerini sevmez mi? Allâh’a sonsuz kereler ?ükürler olsun ki, bize böyle muhte?em birisini peygamber olarak göndermi?. Bize her hâliyle misal olan hay?rl? bir Peygamber yollam??. ?ükürler olsun! O’nu sevmemek mümkün mü? Her hâlini, her güzelli?ini, Allah taraf?ndan dillendirilen, övülen o güzel hâllerini sevmemek mümkün mü? Seviyorum tabiî… O, benim can?m, ci?erim… ?n?aallah sanca??n?n alt?nda bulu?ana kadar Rabbim bizi O’na lây?k etsin, O’nun muhabbetinden ay?rmas?n. ?n?aâllâh biliyoruz ki, ona salat ü selâm getirmedikçe duâlar kabul olmuyor. ?n?aâllâh, bol bol salat u selâm getirelim. Bu aylar, o güzeller güzeliyle bulu?mak için bir f?rsatt?r. Sevdi?inle beraber olmak için bir f?rsatt?r.
      Baz? ?eyler vard?r, ancak ya?ars?n?z. ?imdi size ?eftalinin armuttan ne fark? var desem anlat?rs?n?z. Ama yemeyen bir insana nas?l anlat?rs?n?z? Ben de O’na olan sevgimi anlatam?yorum i?te... O kadar becerim yok, hakk?n?z? helâl edin. Yeterince veremiyorsam, Allah bizi affetsin.
      Peygamberi görmek kadar muhte?em bir ?ey var m?? Gördükten sonra çekilen hasretin ?zd?rab? da ne ac?d?r!.. Görmedi?iniz zaman ne oldu?unu bilmiyorsunuz, bilmedi?iniz ?ey sizin can?n?z? yakmaz. Ama bilip de, görüp de o hasretlik nas?l bir ?ey biliyor musunuz? (A?l?yor.) Allah, bu hasretli?i herkese versin mi diyeyim, vermesin mi diyeyim? Ne diyece?imi de bilemiyorum. Ancak çok büyük bir gurbet ac?s?d?r bu, hiçbir ?eye benzemez. Hep içinizde bir ac?yla, bir hasretlikle, bir gurbetlikle ya??yorsunuz.
      Bazen çok özlüyorum, gündüzden ba?l?yorum salavât çekmeye, duâ etmeye, yap?labilecek her ?eyi yapmaya gayret ediyorum. Ama bir ?ey yok!.. Rabbime s???n?yorum. Sonra Peygamber Efendimiz’i görüyorum. Bu sefer oradan geriye döndüm diye üzülüyorum. Allah dâim görmeyi nasip etsin. Bir yat?yorum, görüyorum. Sonra uyan?nca niye uyand?m diye a?l?yorum. Niye o hâldeyken kalmad?m. ?nsan onu gördüyse, iyi bilir; onun hasretli?i hiçbir ?eye benzemiyor.
      (Devam edecek…)
      http://www.sebnemdergisi.com/Dergi.p...&No=d033s008m1

      Comment

      Working...
      X