Her şey Allah namına hareket eder, her şey hal diliyle “Bismillah” der, nasıl?
Nasıl görsen bir tek adam geldi, bütün şehir ahalisini cebren(zorla) bir yere götürdü, zorla işlerde çalıştırdı. Kesinlikle bilirsin ki, o adam kendi namıyla, kendi kuvvetiyle hareket etmiyor.
Belki o bir askerdir, devlet namına hareket ediyor.
Aynen öyle de zerrecikler gibi tohumlar, çekirdekler başlarında koca ağaçları taşıyor, dağ gibi yükleri kaldırıyorlar.
Demek her bir ağaç, “Bismillah” der.
Rahmet hazinesinin meyvelerinden ellerini dolduruyorlar, bize tablacılık ediyorlar.
Her bir bostan “Bismillah” der, Kudret Mutfağından bir kazan olur ki, çeşit çeşit pek çok lezzetli yemekler, farklı yiyecekler içinde beraber pişiriliyor.
Her bir inek, deve, koyun, keçi gibi mübarek hayvanlar “Bismillah” der Rahmetin bolluğundan bir süt çeşmesi olurlar. Bizlere Rezzak, yani rızk veren Rabbimiz namına en hoş, en güzel ve en temiz gıdayı takdim ediyorlar.
Her bir bitki, ağaç ve otların ipek gibi yumuşak kök ve damarları “Bismillah” der. Sert olan taş ve toprağı deler, geçer. Allah namına, Rahman namına der, her şey ona hizmetkar olur.
Havada dalların yayılması ve meyve vermesi gibi; o sert taş ve topraktaki köklerin mükemmel bir kolaylıkla yayılması ve yer altında yemiş vermesi, hem şiddetli sıcaklığa karşı nazik, yeşil yaprakların aylarca yaş kalması gösteriyor ki, sertlik ve sıcaklık dahi emir altında hareket ederler. O ipek gibi yumuşak damarlar, birer Asa-yı Musa (A.S.) gibi; “Asanı taşa vur” (Bakara-60) emrine uyarak taşları şakk eder.
Ve o sigara kağıdı gibi ince nazenin yapraklar, birer aza-yı İbrahim(A.S.) gibi ateş saçan sıcaklığa karşı: “Ey ateş! İbrahim için serin ve selametli ol!” (Enbiya-69) ayetini okuyorlar.
Madem her şey manen “Bismillah” der, Allah namına Allah’ın nimetlerini getirip, bizlere veriyorlar; biz dahi “Bismillah” demeliyiz. Allah namına vermeli ve Allah namına almalıyız.(R.N.K.)
YANİ;BİZLERE HİZMET EDEN EŞYA,BİZİ TANIYIP BİZE MERHAMET ETMEK KABİLİYETİNDE OLMADIĞINDAN, BİZİ TANIYAN, SEVEN,BİLEN BİR ZAT(C.C.)BİZLERE BU İKRAMLARI YAPIYOR,YAPTIRIYOR.BÖYLE BİR ZAT İBADETE LAYIKTIR.İBADETİNİ ETMELİYİZ.
Nasıl görsen bir tek adam geldi, bütün şehir ahalisini cebren(zorla) bir yere götürdü, zorla işlerde çalıştırdı. Kesinlikle bilirsin ki, o adam kendi namıyla, kendi kuvvetiyle hareket etmiyor.
Belki o bir askerdir, devlet namına hareket ediyor.
Aynen öyle de zerrecikler gibi tohumlar, çekirdekler başlarında koca ağaçları taşıyor, dağ gibi yükleri kaldırıyorlar.
Demek her bir ağaç, “Bismillah” der.
Rahmet hazinesinin meyvelerinden ellerini dolduruyorlar, bize tablacılık ediyorlar.
Her bir bostan “Bismillah” der, Kudret Mutfağından bir kazan olur ki, çeşit çeşit pek çok lezzetli yemekler, farklı yiyecekler içinde beraber pişiriliyor.
Her bir inek, deve, koyun, keçi gibi mübarek hayvanlar “Bismillah” der Rahmetin bolluğundan bir süt çeşmesi olurlar. Bizlere Rezzak, yani rızk veren Rabbimiz namına en hoş, en güzel ve en temiz gıdayı takdim ediyorlar.
Her bir bitki, ağaç ve otların ipek gibi yumuşak kök ve damarları “Bismillah” der. Sert olan taş ve toprağı deler, geçer. Allah namına, Rahman namına der, her şey ona hizmetkar olur.
Havada dalların yayılması ve meyve vermesi gibi; o sert taş ve topraktaki köklerin mükemmel bir kolaylıkla yayılması ve yer altında yemiş vermesi, hem şiddetli sıcaklığa karşı nazik, yeşil yaprakların aylarca yaş kalması gösteriyor ki, sertlik ve sıcaklık dahi emir altında hareket ederler. O ipek gibi yumuşak damarlar, birer Asa-yı Musa (A.S.) gibi; “Asanı taşa vur” (Bakara-60) emrine uyarak taşları şakk eder.
Ve o sigara kağıdı gibi ince nazenin yapraklar, birer aza-yı İbrahim(A.S.) gibi ateş saçan sıcaklığa karşı: “Ey ateş! İbrahim için serin ve selametli ol!” (Enbiya-69) ayetini okuyorlar.
Madem her şey manen “Bismillah” der, Allah namına Allah’ın nimetlerini getirip, bizlere veriyorlar; biz dahi “Bismillah” demeliyiz. Allah namına vermeli ve Allah namına almalıyız.(R.N.K.)
YANİ;BİZLERE HİZMET EDEN EŞYA,BİZİ TANIYIP BİZE MERHAMET ETMEK KABİLİYETİNDE OLMADIĞINDAN, BİZİ TANIYAN, SEVEN,BİLEN BİR ZAT(C.C.)BİZLERE BU İKRAMLARI YAPIYOR,YAPTIRIYOR.BÖYLE BİR ZAT İBADETE LAYIKTIR.İBADETİNİ ETMELİYİZ.


Comment