Size ve hayvânâtınıza rızkı yetiştirmek için su semâdan (gökten)geliyor. O suda(yağmur), size ve hayvânâtınıza acıyıp, şefkat edip rızık yetiştirmek kabiliyeti olmadığından, su gelmiyor, gönderiliyor demektir. Hem toprak nebâtâtıyla(bitkileriyle) açılıp, rızkınız oradan geliyor. Hissiz, şuursuz toprak sizin rızkınızı düşünüp şefkat etmek kabiliyetinden pek uzak olduğundan, toprak kendi kendine açılmıyor; Birisi o kapıyı açıyor, nimetleri ellerinize veriyor. Hem otlar, ağaçlar sizin rızkınızı düşünüp merhameten size meyveleri, hububatı yetiştirmekten pek çok uzak olduğundan, âyet gösteriyor ki, onlar bir Hakîm-i Rahîmin perde arkasından uzattığı ipler ve şeritlerdir ki, nimetlerini onlara takmış, zîhayatlara(insan ve hayvanlar) uzatıyor. İşte şu beyanattan Rahîm(merhametli), Rezzak(rızıkları veren), Mün'im(nimet veren), Kerîm(ikram edici) gibi çok esmânın(Allah'ın isimleri) matlaları görünüyor.(R.N.K)
"İnsan, yediklerine bir baksın. Biz suyu bol bol indirdik. Toprağı yardıkça yardık. Ondan daneler, üzümler, sebzeler, zeytinlikler, hurmalıklar, bol ağaçlı bahçeler, çeşit çeşit meyveler ve otlar bitirdik-size ve hayvanlarınıza rızık olsun diye." Abese Sûresi, 80:24-32.
"İnsan, yediklerine bir baksın. Biz suyu bol bol indirdik. Toprağı yardıkça yardık. Ondan daneler, üzümler, sebzeler, zeytinlikler, hurmalıklar, bol ağaçlı bahçeler, çeşit çeşit meyveler ve otlar bitirdik-size ve hayvanlarınıza rızık olsun diye." Abese Sûresi, 80:24-32.



Comment