fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Takvimde Bugün

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
yeni mesajlar

  • 19 Nisan 2008

    Bugün 19 Nisan 2008 13 R.Ahir 1429 Nisan: 6 Kasım:164 Kırşehir Depremi (1938) - Osmanlı-Rus Savaşı (1877)

    GÜNÜN HADİS

    Şüphesiz ki, Allah’ın yeryüzünde (devriye) gezen melekleri vardır. Ümmetimin yaptıkları duaları ve gönderdikleri selamları, onlar bana ulaştırırlar.
    Hadis-i Şerif




    DUALAR KİŞİSEL DEĞİL TÜM MÜMİNLER İÇİN OLMALIDIR

    Kur'an 'da tarif edilen, mümin modelini yaşayan insan hem dünya hayatındaki güzellikleri, hem de ahiretdeki nimetleri diğer müminlerle birlikte yaşar. Dünyada nimetler kısıtlı olduğundan bunları onlarla paylaşması, bazen de kendi nefsinden fedakarlık yaparak kardeşine ikram etmesi gerekebilir. Nitekim Kur'an'da mümin vasıflan tanıtılırken bu özelliğe de ayrıca dikkat çekilir. Bir Ayette şöyle buyrulmaktadır:

    "... Kendilerinde bir açıklık (ihtiyaç) olsa bile (kardeşlerini) öz nefislerine tercih ederler. Kim nefsinin 'cimri ve bencil tutkularından' korunmuşsa, işte onlar, felah (kurtuluş) bulanlardır." (Haşr ,9)

    Müminlerin birbirlerine olan bu düşkünlükleri, birbirlerinin iyiliği için çaba sarf etmelerinin önemi Kur'an'in başka ayetlerinde de tasarlanmaktadır.

    "Mümin erkekler ve mümin kadınlar birbirlerinin velileridirler. İyiliği emreder, kötülükten sakındırırlar, namazı dosdoğru kılarlar, zekatı verirler ve Allah'a ve Resûlü'ne itaat ederler. İşte Allah'ın kendilerine rahmet edeceği bunlardır. Şüphesiz, Allah üstün ve güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir." (Tevbe Suresi,71)


    MANİ

    Armudu taşlayalım
    Dibinde kışlayalım
    Sevdiğimi görünce
    Maniye başlayalım



    BİLMECE
    Hangi kanun insanlari yargilamaz ?

    Cevabı yarın.

    Dünkü cevap:Is ve Isçi Bulmu Kurumu ' nda.

    Comment


    • 20 Nisan 2008

      Bugün 20 Nisan 2008 14 R.Ahir 1429 Nisan: 7 Kasım:165 Kutlu Doğum Haftası (20-26 Nisan)

      GÜNÜN HADİSİ

      Hastayı ziyaret için bir mil de olsa yürü. İki kişinin arasını düzeltmek (barıştırmak) için iki mil de olsa yürü. Allah için dost edindiğin birini ziyaret etmekiçin 3 mil de olsa yürü.
      Hadis (İbn-i Ebi’d-Dünya).





      MAL SEVGİSİ
      "Ademoğlu, "malım malım" der durur. Hâlbuki malından senin için ancak yediğin var ki yok olup gidiyor, giydiğin var ki eskiyip mahvoluyor, ancak sadaka olarak verdiğini ebedileştiriyorsun."

      Adamın biri Resûl-i Ekrem 'e :

      - Ya Resûllâllah, acaba ben neden ölümü sevmiyorum? diye sordu.

      Resûl-i Ekrem (s.a.v.):

      - Servetin var mı ? diye sordu

      Adam:

      - Evet malım mülküm var, dedi.

      Resûl-i Ekrem (s.a.v.):

      - Malını hayra ver ve kendinden önce gönder. Çünkü mü'minin kalbi malı ile beraberdir. Şayet kendinden önce servetini gönderirse, o da onun peşinden gitmek ister, şayet geride bırakırsa kendisi de geride kalmak ister. buyurdu.

      Yine Resûl-i Ekrem (s.a.v.): " İnsanoğlunun üç dostu vardır. Bunlardan biri, ölünceye kadar kendisine arkadaş olur, ikincisi mezara gidinceye kadar, üçüncüsü de mahşere kadar kendisinden ayrılmaz. Ölünceye kadar kendisine arkadaşlık eden servetidir. (Ölünce mal vereseye intikal eder). Mezara kadar gelen, aile efradı ve diğer ahbaplarıdır, (onlarda oradan geri dönerler) Mahşere kadar kendisine arkadaşlık edecek olan amelidir, (ihya 3.c.s:517)

      MANİ

      Bahçelerde pırasa
      Yaprağına kar yağsa
      Oğlanlar bekâr kalsa
      Şu kızlara yalvarsa



      BİLMECE

      Iskoçya' da komutani tabancayla yaralayan asker niçin Divan-i Harbe verilir ?

      Cevabı yarın.

      Dünkü cevap:Yer çekimi kanunu.

      Comment


      • 21 Nisan 2008

        Bugün 21 Nisan 2008 15 R.Ahir 1429 Nisan: 8 Kasım:166 Muhammed İkbal'in Vefatı (1928)

        GÜNÜN HADİSİ

        Silahla öldürülen nice kimse vardır ki, ne şehiddir ve ne de övülmeye değer bir kahraman. Yatağında eceliyle ölen nice kimseler de vardır ki, Allah katında şehiddir.
        Hadis (Ebu Nuaym).




        İBADETİN ZEVKİ

        Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: Dört adet vardır ki, hayırdır. Şunlardır;

        1. Allah'ın düşmanlarına karşı kılıçla savaşmak.

        2. Yazın oruç tutmak.

        3. Musibet zamanında sabretmek.

        4. Haklı olsa dahi çekişmeyi bırakmak.

        Fatih Semerkandi bana Ebû Derda (r.a.)'nın şöyle dediği anlatıldı:

        - Şu üç şey olmasaydı yaşamayı hiç düşünmezdim:

        1- Allah için secdeye kapanıp yüzümü toprağa sürmek.

        2- Uzun günlerde oruç tutmak. O kadar ki açlıktan ve susuzluktan sağa sola sallanayım.

        3- Öyle bir cemaatle oturmalıyım ki, sözün en güzelini seçerler. Tıpkı hurmanın en iyisini seçtikleri gibi.



        AYETEL KÜRSİ AÇIKLAMASI

        "Allah ki.(c.c) O'dan başka ilah yoktur. Diridir, kainatı koruyandır, O'nu ne uyuklama ne de uyku tutmaz. Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O'nundur. İzni olmadan O'nun huzurunda şefaat edecek kimdir? Kullarının önlerindekini ve arkalarındakini bilir. Onlar ise ; O'nun ilminden ancak dilediği kadarını kavraya bilirler. O'nun kürsüsü gökleri ve yeri kapsamıştır. Gökleri ve yeri korumak O'na ağır gelmez. O yücedir, büyüktür. (Bakara/255)

        MANİ

        Al giydim alsın diye
        Mor giydim sarsın diye
        İnadıma bakarım
        Sen bana yarsın diye



        BİLMECE

        Lokomotif kelimesini çogul yapmak için sonuna ne eklemeli ?

        Cevabı yarın.

        Dünkü cevap:Mermi israfindan.

        Comment


        • 23 Nisan 2008

          Bugün 23 Nisan 2008 17 R.Ahir 1429 Nisan: 10 Kasım:168 ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMI
          GÜNÜN HADİSİ

          Her şeyin bir anahtarı vardır. Cennetin anahtarı da, yoksul ve fakirleri sevmek ve onlarla ilgilenmektir.
          Hadis-i Şerif (İbn-i La’l).




          AHİRET HAYATI

          Ahiret hayatı "hem dünya hayatının sonunu hem de ölümle başlayan ebedi hayatı' içine alır. Ahiret, İsrafil (a.s.)'ın Allah'ın emri ile sûra ilk defa üflemesinden ikinci kere üflemesine, cennetliklerin cennete, cehennemliklerin de cehenneme girmelerine kadar geçen zaman demektir,

          Ahirete iman, İslam'ın inanç esaslarındandır. Kur’an'da genellikle Allah'a imanla ahiret gününe iman birlikte zikredilmiştir. Ahirete inanmamak kişiyi küfre götürür. Bir ayette "...Kim Allah'ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve ahiret gününü inkar ederse, derin bir sapıklığa düşmüş olur." (Nisa, 136) buyrulmuştur.

          Bu konuda bilgi edinilecek yegane kaynak vahiydir. Kur'an-ı Kerim ve sahih hadislerin bildirdiklerini olduğu gibi kabul etmek en uygun olanıdır.

          "Bu dünya hayatı ancak bir eğlence ve oyundan ibarettir. Ahiret yurduna gelince işte gerçek hayat odur. Keşke bilselerdi!" (Ankebût. 64) buyrulmuştur.

          Ahirete iman eden kimse kendisine bahşedilen ömür sermayesini en iyi şekilde değerlendirmeli ve o müthiş güne hazırlık yapmalıdır. Kur'an onun dehşetini şöyle anlatır: "Ey insanlar! Rabbinize karşı gelmekten sakının. Çünkü kıyamet sarsıntısı çok büyük bir şeydir. Onu göreceğiniz gün her emzikli kadın emzirmekte olduğu çocuğundan geçer ve her hamile kadın da karnındaki çocuğunu düşürür. İnsanları sarhoş görürsün, halbuki onlar sarhoş değildir. Ne var ki Allah'ın azabı çok şiddetlidir." (Hac, 1-2).

          MANİ

          Pembe giyerim pembe
          Pembe yakışır gence
          İnsan bir hoş oluyor
          Sevdiğini görünce



          BİLMECE

          Idama mahkum tembel bir devlet memuru, son arzusu soruldugunda ne cevap vermis ?

          Cevabı yarın.

          Dünkü cevap:Cep saatine bakarak.

          Comment


          • Cevap: Takvim de Bugün

            Bırakın da yattığım yerde 2 rekat namaz kılayım

            Comment


            • 24 Nisan 2008

              Bugün 24 Nisan 2008 18 R.Ahir 1429 Nisan: 11 Kasım:169 Molla Fenari'nin Doğumu (1350) - I.Selim'in Tahta Çıkışı (1512)

              GÜNÜN HADİSİ

              Allah eski dostluğu devam ettirmeyi, yani vefalı olunmasını sever. Öyle ise, onu devam ettirin.
              Hadis (Deylemi).




              DUANIN YERİ VE ZAMANI

              Allah'ın Kur’an'da tarif ettiği duada kişi Allah’ın kendisini gördüğünü, duyduğunu kavramış, Ona saygı ve korkuyla boyun eğmiş ve O'nun önünde kulluğunu açıkça kabul etmiştir.

              Kuran'a bakıldığında duanın açıkça bir zamanı olmadığı görülür.

              İnsanı dua etmeye yönelten her türlü istek, bu ibadetin vaktinin geldiğinin göstergesidir. İnsanın istek ve ihtiyaçtan sürekli olduğu için duası da sürekli olmaktır. Yani duanın belli bir vakti, saati yoktur.

              Ancak Kuran'da dua huzurun daha kolay sağlanacağı, günlük uğraşların dışında kalan saatlere, yani gece veya sabah namazı vaktine dikkat çekmektedir. Bir ayette müminler “… Seher vakitlerinde bağışlama dileyenler" (Ali İmran, 17) olarak tarif edilmekte ve dolayısıyla günün bu en erken saatinin önemini vurgulamaktadır Başka ayetlerde ise, gece vaktinin, hareketli olan gündüze göre düşünme, okuma ve duaya daha elverişli olduğu bildirilmektedir.

              MANİ

              Kaşların karasına
              Mim çekmiş arasına
              Yari ilaç diyorlar
              Kalbimin yarasına



              BİLMECE

              Türkiye' de yükselmenin en kolay yolu nedir ?

              Cevabı yarın.

              Dünkü cevap:Bugün git yarin gel.

              Comment


              • Cevap: Takvim de Bugün

                Tabii ki yalakalık

                Comment


                • 25 Nisan 2008

                  Bugün 25 Nisan 2008 19 R.Ahir 1429 Nisan: 12 Kasım:170 Anayasa Mahkemesi Kuruldu (1962)

                  GÜNÜN HADİSİ

                  İlim öğrenmeye çalışan, evine dönünceye kadar, Allah yolundadır.
                  Hadis-i Şerif (Ebu Nuaym).




                  GECE NAMAZ KILMANIN FAZİLETİ

                  Rasulüllah (s. a. v) buyurdular ki: "Size geceleyin kalkmayı tavsiye ederim. Çünkü o, sizden önce yaşayan Salihlerin adetidir; Rabbinize yakınlık (vesilesi) dir, günahlardan koruyucudur, kötülüklere kefarettir, bedenden hastalığı kovucudur." (Tirmizi.)

                  Rasulüllah (s.a.v) buyurdular ki: "Kim geceyi on ayet okuyarak ihya ederse gafiller arasına yazılmaz. Kim de yüz ayetle gecesini ihya ederse "kanitin"(Allah'a itaat ve ibadet eden) zümresine yazılır. Kim de bin ayet okuyarak geceyi ihya ederse mukantırin arasında yazılır." (Ebu Davud,)

                  Rasulüllah (s.a.v)'a: "Hangi amel efdaldir?" diye sorulmuştu. Şu cevabı verdi: "Kıyamı uzun olan." (Ebu Davud.)

                  Rasulüllah (s.a.v) buyurdular ki: "Geceleyin kim uyanırsa şunu söylesin: "Allah'tan başka ilah yoktur, O birdir, ortağı yoktur. Mülk Onundur, hamd de Ona aittir, O her şeye kadirdir. Hamd Allah'a aittir, Allah münezzehtir, Allah büyüktür, bütün amel ve ibadetler için gereken güç ve kuvvet Allah'tandır." Sonra Aleyhissalatu Vesselam buyurdular: "Rabbim beni affet!" desin veya dua ederse duasına cevap verilir. Eğer abdest alır ve namaz kılarsa namazı kabul edilir. "(Buharı.)

                  Rasulüllah (s.a.v) ayakları kabarıncaya kadar geceleri kalkıp namaz kılardı. Kendisine: "Allah senin geçmiş ve gelecek günahlarını affetti (niye kendini bu kadar hırpalıyorsun?)' denildi. "Şükredici bir kul olmayayım mı?" cevabını verdi." (Buhari.)

                  Rasulüllah (s.a.v) gece namazını hiç terk etmezdi. Öyle ki hastalanacak veya ağırlık hissedecek olsa oturarak kılardı. (Ebu Davud. Salat 307.)


                  MANİ

                  Derelerin çakılı
                  Kimden aldın akılı
                  Orta yerde oynayan
                  Ağabeyimin çakırı



                  BİLMECE

                  Lokantaya giden horoz garsona ne ismarlar ?

                  Cevabı yarın.

                  Dünkü cevap:Asansöre binmek.

                  Comment


                  • 26 Nisan 2008

                    Bugün 26 Nisan 2008 20 R.Ahir 1429 Nisan: 13 Kasım:171 Yüksek Seçim Kurulu Kuruldu (1961)

                    GÜNÜN HADİSİ

                    Günahlar rızkı azaltmaz. Sevaplar da rızkı çoğaltmaz. Duayı terketmek ise günahtır.
                    Hadis (Mu’cemu’s-sağir).




                    GAFLET HALİNDEKİ İNSANLARIN UYARILMASI

                    Örneğin Hz. Musa kavmini, Allah'ın varlığını ve üstün kudretini gösteren birçok mucizeyle uyarmıştır. Fakat kavmi tüm bu mucizelere rağmen, zulüm ve büyüklenmeleri nedeniyle inkarda diretmişlerdir. Vicdanları kabul ettiği halde inkarda direten ve gafletlerini sürdüren bu tür kimselerin durumu ayetlerde şöyle tarif edilir:

                    "Ayetlerimiz onlara, gözler önünde sergilenmiş olarak gelince dediler ki: "Bu, apaçık olan bir büyüdür. " Vicdanları kabul ettiği halde, zulüm ve büyüklenme dolayısıyla bunları inkar ettiler. Artık sen, bozguncuların nasıl bir sona uğratıldıklarına bir bak." (Nemi 13-14)

                    Allah insanları her an çeşitli vesilelerle uyarır. Şu anda okuduğunuz bu sayfalar imanlı bir kişinin sözleri, kişinin kendi vicdanı, basında çıkan ibret verici bir haber ya da yazı vasıtasıyla bu uyanlar insana ulaşır. İnsanın duyduğu ve gördüğü herşey aslında Allah'ın dilemesiyle insanların karşısına çıkan, Allah'tan geldiğinin bilincine vararak değerlendirdikleri takdirde, onları Allah'a yönelten birer uyarıcıdır.


                    MANİ

                    Karpuz kestim yiyen yok
                    Ağızım yandı diyen yok
                    Sevdiğime kavuştum
                    Gözün aydın diyen yok



                    BİLMECE

                    Kaplan avina giden bir avcinin tek bir kaplanla karsilasmamasi neyi gösterir ?

                    Cevabı yarın.

                    Dünkü cevap:Tavuk gögüsü.

                    Comment


                    • 27 Nisan 2008

                      Bugün 27 Nisan 2008 21 R.Ahir 1429 Nisan: 14 Kasım:172 Arıların Oğul Verme Zamanı

                      GÜNÜN HADİSİ

                      İslam temizdir. Öyle ise temizleniniz.Çünkü cennete temiz olandan başkası giremez.
                      Hadis-i Şerif (Taberani).




                      HAZRETİ ALİ

                      Hz. Ali, Hz. Peygamber'in amcası Ebû Tâlib'en en küçük oğludur. Hz. Ali, çocukluğunda bile hiç puta tapmadığı, yüzünü onlara hiç çevirmediği için kendisine ker-rema'llâhu veçhe (Allah yüzünü şereflendirsin) sıfatı layık görülmüştür. Hz. Ali, örnek şahsiyeti, imanı, bilgisi, adaleti, kararlığı ve üstün cesareti ile Hz. Muhammed'in (s.a.v.) yoğun bir sevgisini kazanmıştır. Hz. Peygamber, konu ile ilgili olarak "Ali'yi seven beni sevmiş olur. Beni seven de Allah'ı sevmiş olur, Ali'ye buğzeden bana buğzetmiş olur, bana buğzeden de Allah'a buğzetmiş olur." (et-Taberâni,)

                      "Ben kimin dostu isem, Ali de onun dostudur" (Tirmizi,) "Yâ Ali! Sen dünyada da ahirette de benim kardeşimsin" (Tirmizi,) "Her Peygamber'in nesli kendisinden, benimkisi ise Ali'den olacaktır." (Taberâni) buyurmuştur.

                      Hz. Ali, hicretin ikinci yılında, Hz. Peygamber'in çok sevdiği kızı, Hz. Fâtıma ile evlenmiştir. Bu evlilikten Hasan, Hüseyin ve ölü doğan Muhsin adlarında oğullan ile Zeynep ve Ümmü Gülsüm adlarında kızları dünyaya gelmiştir.

                      Hz. Ali, cesaret ve güzel ahlâkı ile birlikte bilgisi ile de, Hz. Peygamber'in iltifatına mazhar olmuş bir sahâbidir. Kur'an-ı Kerim'i, Hz. Peygamber hayatta iken ezberlemiştir. Ayetlerin ne zaman, nerede nazil olduğunu bildiği kaynaklarda yazılıdır. Hz. Ali, Hz. Peygamber'den 586 adet hadis rivayet etmiştir. Hz. Ali, Küfe'de, sabah namazını kılarken, bir hârici olan Abdurrahman bin Mülcem tarafından, zehirli bir hançerle yaralanmış ve aldığı yaranın etkisi ile 63 yaşında 661 tarihinde şehit olmuştur.


                      MANİ

                      Entarimi ben biçtim
                      Ateşine ben düştüm
                      Ne kadar cahilmişim
                      Asker oğlana düştüm



                      BİLMECE

                      Hiç kimsenin gitmek istemedigi köy hangisidir ?

                      Cevabı yarın.

                      Dünkü cevap:Avcinin sansli oldugunu.

                      Comment


                      • 28 Nisan 2008

                        Bugün 28 Nisan 2008 22 R.Ahir 1429 Nisan: 15 Kasım:173 "Hilal-i Ahmer" Adının "Kızılay" a Çevrilişi (1915)
                        GÜNÜN HADİSİ

                        Kıyamete yakın müslümanlar içinde en az bulunacak şey; helal para ile kendisine güvenilecek arkadaştır.
                        Hadis-i Şerif (İbn-i Adiyy).




                        PEYGAMBERİMİZE SALATÜ SELAM GETİRMEK

                        Salatü selam demek; tezkiye, dua, Peygamberimiz (s.a.v.)'e yapılan dua, istiğfar, Rahmet gibi anlamlara gelen bir terimdir. Salavat, belirli vakitlerde, Kur'an'da emredildiği tarzda ve Hz. Peygamberin tarif ettiği şekilde yapılan duadır Türkçe'de daha çok Hz. Peygambere yapılan dua manasında kullanılır.

                        Kur'an-ı Kerim’de şöyle buyrulur: "Allah ve O'nun melekleri Peygambere hep salat ederler. Ey müminler, siz de ona salat (ve dua) ve samimiyetle selam veriniz." (Ahzab Sûresi 56)

                        Rasûlü Ekrem Efendimiz de, "yanında benim adım anılıp da bana salat getirmeyen kişinin burnu sürtülsün, hakarete uğrasın” buyurmuştur. (et-Tâc. V. 145).

                        En kısa şekilde “Allahümme salli alâ Muhammed (Allah’ım Muhammedi rahmetinle tebrik et ve esen kıl” diye salat getirilir. Namaz da oturduğumuz zaman tahiyyattan sonra okuduğumuz "Allâhümme sallı, barik... " duaları da, Hz. Peygambere salat getirmeyi ifade eder.

                        Hz. Peygamber salat getirmenin fazileti hakkında şöyle buyurmuştur:

                        "Kim bana bir salat getirirse, Allah ona on salat (mağfiret) eder." (et-Tac. V.145).

                        Hz. Peygamberin ismi her işitildiğinde veya anıldığında salat getirilip getiremeyeceği hususunda bazı alimler; bir yerde, Hz. Peygamberin adı ne kadar anılırsa anılsın bir defa salat edilmesi yeterlidir derken bir kısmı ise, Hz. Peygamberin adı her anıldığında getirilmesi gereklidir demiştir. Nitekim hadis ilmiyle uğraşanlar, Hz. Peygamberin hadislerini rivayet ederken, “Sallallâhu aleyhi vesellem” diyerek saygılarını göstermişlerdir. (Tecrid-i Sarih Tercümesi, xl, 164)

                        MANİ

                        Bizim evin önüne
                        Kim attı mavi boya
                        Annem babam evde yok
                        Bakalım doya doya



                        BİLMECE

                        500 den fazla ameliyat yapmis, on yillik bir doktoru, simdiye kadar tek bir hastasi bile ziyarete gelmemis. Bu neyi belirtir ?

                        Cevabı yarın.

                        Dünkü cevap:Tahtaliköy.

                        Comment


                        • 28 Nisan 2008

                          Bugün 28 Nisan 2008 22 R.Ahir 1429 Nisan: 15 Kasım:173 "Hilal-i Ahmer" Adının "Kızılay" a Çevrilişi (1915)
                          GÜNÜN HADİSİ

                          Kıyamete yakın müslümanlar içinde en az bulunacak şey; helal para ile kendisine güvenilecek arkadaştır.
                          Hadis-i Şerif (İbn-i Adiyy).




                          PEYGAMBERİMİZE SALATÜ SELAM GETİRMEK

                          Salatü selam demek; tezkiye, dua, Peygamberimiz (s.a.v.)'e yapılan dua, istiğfar, Rahmet gibi anlamlara gelen bir terimdir. Salavat, belirli vakitlerde, Kur'an'da emredildiği tarzda ve Hz. Peygamberin tarif ettiği şekilde yapılan duadır Türkçe'de daha çok Hz. Peygambere yapılan dua manasında kullanılır.

                          Kur'an-ı Kerim’de şöyle buyrulur: "Allah ve O'nun melekleri Peygambere hep salat ederler. Ey müminler, siz de ona salat (ve dua) ve samimiyetle selam veriniz." (Ahzab Sûresi 56)

                          Rasûlü Ekrem Efendimiz de, "yanında benim adım anılıp da bana salat getirmeyen kişinin burnu sürtülsün, hakarete uğrasın” buyurmuştur. (et-Tâc. V. 145).

                          En kısa şekilde “Allahümme salli alâ Muhammed (Allah’ım Muhammedi rahmetinle tebrik et ve esen kıl” diye salat getirilir. Namaz da oturduğumuz zaman tahiyyattan sonra okuduğumuz "Allâhümme sallı, barik... " duaları da, Hz. Peygambere salat getirmeyi ifade eder.

                          Hz. Peygamber salat getirmenin fazileti hakkında şöyle buyurmuştur:

                          "Kim bana bir salat getirirse, Allah ona on salat (mağfiret) eder." (et-Tac. V.145).

                          Hz. Peygamberin ismi her işitildiğinde veya anıldığında salat getirilip getiremeyeceği hususunda bazı alimler; bir yerde, Hz. Peygamberin adı ne kadar anılırsa anılsın bir defa salat edilmesi yeterlidir derken bir kısmı ise, Hz. Peygamberin adı her anıldığında getirilmesi gereklidir demiştir. Nitekim hadis ilmiyle uğraşanlar, Hz. Peygamberin hadislerini rivayet ederken, “Sallallâhu aleyhi vesellem” diyerek saygılarını göstermişlerdir. (Tecrid-i Sarih Tercümesi, xl, 164)

                          MANİ

                          Bizim evin önüne
                          Kim attı mavi boya
                          Annem babam evde yok
                          Bakalım doya doya



                          BİLMECE

                          500 den fazla ameliyat yapmis, on yillik bir doktoru, simdiye kadar tek bir hastasi bile ziyarete gelmemis. Bu neyi belirtir ?

                          Cevabı yarın.

                          Dünkü cevap:Tahtaliköy.

                          Comment


                          • Cevap: 27 Nisan 2008

                            hastaları çok vefasızmış ya

                            Comment


                            • 29 Nisan 2008

                              Bugün 29 Nisan 2008 23 R.Ahir 1429 Nisan: 16 Kasım:174 İtalyanlar'ın Antalya'yı İşgali (1919)

                              GÜNÜN HADİSİ

                              Mü’minler, aralarında, duvarları birbirine destek veren bir bina gibidir.
                              Hadis (Buhari).




                              DENİZLERİN BİRBİRİNE KARIŞMAMASI

                              Denizlerin, araştırmacılar tarafından çok yakın bir geçmişte tespit edilen bir özelliği, Kur'an'in Rahman Suresi'nde şöyle bildiriliyor:

                              "Birbirleriyle kavuşmak üzere iki denizi saldı. İkisi arasında bir engel vardır; birbirine karışmazlar." (Rahman, 19-20)

                              Birbirine açılan fakat suları kesinlikle birbiriyle karışmayan denizlerin ayette bildirilen bu özelliği, okyanus bilimciler tarafından çok yakın bir zamanda önce keşfedilmiştir. "Yüzey gerilimi" adı verilen fiziksel bir kuvvet nedeniyle, komşu denizlerin sularının karışmadığı ortaya çıkmıştır. Denizlerin farklı yoğunluklarından kaynaklanan yüzey gerilimi, adeta bir duvar gibi sularının birbirine karışmasını engeller.

                              Elbette ki insanların, fizikten, yüzey geriliminden, okyanus biliminden haberdar olmadıkları bir devirde bu gerçeğin Kur'an'da bildirilmiş olması son derece çekici bir durumdur.

                              Kabre azıksız giren, vapursuz denize çıkmış gibidir.

                              Hz. Ebubekir (r.a.)

                              MANİ

                              Gülüm kurutmam seni
                              Suda çürütmem seni
                              Senelerce görmesem
                              Yine unutmam seni



                              BİLMECE

                              Duvar saati ile çok geveze biri arasinda ne gibi fark vardir ?

                              Cevabı yarın.

                              Dünkü cevap:Ölülerin konusamayacagini.

                              Comment


                              • 30 Nisan 2008

                                Bugün 30 Nisan 2008 24 R.Ahir 1429 Nisan: 17 Kasım:175 Muş'un Kurtuluşu (1917)

                                GÜNÜN HADİSİ

                                Dilleriyle söylemedikleri ve eyleme dönüştürmedikleri sürece, Allah, ümmetimin kalbinden geçirdiği negatif düşünceleri bağışlamıştır.
                                hadis (İbn-i Mace).




                                ÖFKE VE SABIR

                                Rasulüllah (s.a.v) (bir gün): "Siz aranızda kimi pehlivan addedersiniz?" diye sordu. Ashab (r.a): "Erkeklerin yenmeye muvaffak olamadığı kimseyi!" dediler. Rasulüllah (s.a.v): "Hayır," dedi, gerçek pehlivan öfkelendiği zaman nefsine hakim olabilen kimsedir." (Müslim.)

                                Rasulüllah (s.a.v) buyurdular ki: "Kuvvetli kimse, (güreşte hasmını yenen) pehlivan değildir. Hakiki kuvvetli, öfkelendiği zaman nefsini yenen kimsedir." (Buhari.)

                                Urve İbnu Muhammed es'Sadi'nin yanına girdik. Birisi kendisine konuştu ve Urve'yi kızdırdı. Urve kalkıp abdest aldı ve: "Babam, dedem Atiye (r.a)'den anlatır ki, o, Rasulüllah (s.a.v)'m şöyle söylediğini nakletmiştir. "Öfke şeytandandır, şeytan da ateşten yaratılmıştır, ateş ise su ile söndürülmektedir; öyleyse biriniz öfkelenince hemen kalkıp abdest alsın." (Ebu Davud,)

                                Rasulüllah (s.a.v) bize buyurmuştu ki: "Biriniz ayakta iken öfkelenirse hemen otursun. Öfkesi geçerse ne ala, geçmezse yatsın." (Ebu Davud,)

                                İki kişi Rasulüllah (s.a.v)'ın huzurunda küfürleştiler. (Öyle ki) birinin yüzünde (diğerine karşı) öfkesi gözüküyordu. Rasulüllah (s.a.v): "Ben bir kelime biliyorum, eğer onu söyleyecek olsa, kendinden zuhur eden öfke giderdi; “Euzu billahi mineşşeytanirracim!” buyurdular.

                                MANİ

                                Toprağında tasında
                                Benleri var kasında,
                                Sen bahar içindesin
                                Bense ömrüm kışında



                                BİLMECE

                                Nehrin bir tarafinda otlayan öküz, karsi tarafta otlayan öküzlere baktiktan sonra, arkasini dönüp iki ayak üstünde amuda kalkmis, Karsi taraftaki öküzler bundan birsey anlayamamis. Acaba ne yapmak istemis ?

                                Cevabı yarın.

                                Dünkü cevap:Birincisi hiç olmazsa ara sira durur.

                                Comment

                                Working...
                                X