4 Mart 2008
Bugün 04 Mart 2008 26 Safer 1429 Şubat: 20 Kasım:118 Güvenlik Konseyi'nin Kıbrıs'a Uluslararası Kuvvet Gönderme Kararı (1964)
GÜNÜN HADİSİ
Resulüllah, kafa karıştırıcı, anlaşılması zor sözler söylemekten (mü’minleri) menetti.
Hadis (Ebu Davud).

YEMİN KEFARETİ
Dini terim olarak "kefaret", işlenen günahlar veya yapılan hatalar nedeniyle Allah (c.c.)'dan af dilemek için yerine getirilen bazı bedeni veya mali ibadetlerdir. Bir işi yapmaya veya yapmamaya yemin eden kişi, yemininin gereğini yerine getirmezse günah işlemiş olur. Yeminin kefareti, Mâide sûresinin 89. ayetinde şöyle açıklanmıştır:
"Allah, boş bulunarak ettiğiniz yeminlerle sizi sorumlu tutmaz. Ama bile bile yaptığınız yeminlerle sizi sorumlu tutar. Bu durumda yeminin keffareti, ailenize yedirdiğinizin orta hallisinden on yoksulu doyurmak, yahut onları giydirmek ya da bir köle azat etmektir. Kim (bu imkânı) bulamazsa onun keffareti üç gün oruç tutmaktır, işte yemin ettiğiniz vakit yeminlerinizin keffareti budur. Yeminlerinizi tutun. Allah size ayetlerini işte böyle açıklıyor ki şükredesiniz."
Kefaret gerektiren yemin, "vallahi şu işi yapacağım " şeklindeki geleceğe yönelik sözlerdir (mün 'akide yemini). Böyle bir yemini bozan, kefaret olarak on yoksulu bir gün (veya bir yoksulu on gün) doyurmalı veya sosyal konumuna ve kazancına uygun olarak giydirmeli veya üç gün oruç tutmalıdır. Hanefi ve Hanbeli'ye göre orucun üç gün arka arkaya tutulması gerekir.
Yanlışlıkla veya bir şeyin doğru olduğunu düşünerek yapılan yeminler için kefaret gerekmez. Kasden yalan yere yeminin ise kefareti yoktur. Bu kişi tevbe ederek Allah'tan af dilemelidir.
MANİ
Bağa girdim nar için
Dolaşırım yar için
Anneler kız büyütür
Delikanlılar için

BİLMECE
Adamın biri gece yarısı yatağının etrafında koşuyormuş. Niçin ?
Cevabı yarın.
Dünkü cevap:İsteği yerine gelince zevkten dört köse olmuş.
Bugün 04 Mart 2008 26 Safer 1429 Şubat: 20 Kasım:118 Güvenlik Konseyi'nin Kıbrıs'a Uluslararası Kuvvet Gönderme Kararı (1964)
GÜNÜN HADİSİ
Resulüllah, kafa karıştırıcı, anlaşılması zor sözler söylemekten (mü’minleri) menetti.
Hadis (Ebu Davud).

YEMİN KEFARETİ
Dini terim olarak "kefaret", işlenen günahlar veya yapılan hatalar nedeniyle Allah (c.c.)'dan af dilemek için yerine getirilen bazı bedeni veya mali ibadetlerdir. Bir işi yapmaya veya yapmamaya yemin eden kişi, yemininin gereğini yerine getirmezse günah işlemiş olur. Yeminin kefareti, Mâide sûresinin 89. ayetinde şöyle açıklanmıştır:
"Allah, boş bulunarak ettiğiniz yeminlerle sizi sorumlu tutmaz. Ama bile bile yaptığınız yeminlerle sizi sorumlu tutar. Bu durumda yeminin keffareti, ailenize yedirdiğinizin orta hallisinden on yoksulu doyurmak, yahut onları giydirmek ya da bir köle azat etmektir. Kim (bu imkânı) bulamazsa onun keffareti üç gün oruç tutmaktır, işte yemin ettiğiniz vakit yeminlerinizin keffareti budur. Yeminlerinizi tutun. Allah size ayetlerini işte böyle açıklıyor ki şükredesiniz."
Kefaret gerektiren yemin, "vallahi şu işi yapacağım " şeklindeki geleceğe yönelik sözlerdir (mün 'akide yemini). Böyle bir yemini bozan, kefaret olarak on yoksulu bir gün (veya bir yoksulu on gün) doyurmalı veya sosyal konumuna ve kazancına uygun olarak giydirmeli veya üç gün oruç tutmalıdır. Hanefi ve Hanbeli'ye göre orucun üç gün arka arkaya tutulması gerekir.
Yanlışlıkla veya bir şeyin doğru olduğunu düşünerek yapılan yeminler için kefaret gerekmez. Kasden yalan yere yeminin ise kefareti yoktur. Bu kişi tevbe ederek Allah'tan af dilemelidir.
MANİ
Bağa girdim nar için
Dolaşırım yar için
Anneler kız büyütür
Delikanlılar için

BİLMECE
Adamın biri gece yarısı yatağının etrafında koşuyormuş. Niçin ?
Cevabı yarın.
Dünkü cevap:İsteği yerine gelince zevkten dört köse olmuş.



















ikenli tel.











Comment