fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Ekolojik doğrular.."çevreci"! yanlışlar

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts

  • Ekolojik doğrular.."çevreci"! yanlışlar



    Ekolojik açıdan uygun olmayan ağaçlandırma çalışmaları

    "Bitkilendirme" ile "ağaçlandırma" arasındaki farkı algılamayan "çevrecilere ithaf edilmiştir.





    Ağaçlandırma, gittikçe ormansızlaşan Türkiye'de orman alanlarının yeniden kazanılmasında ve erozyonla savaşımda çok önemli bir role sahip ve yer yer oldukça başarılı sonuçlar vermiş bir uygulamadır.

    Ağaçlandırma, gittikçe ormansızlaşan Türkiye'de orman alanlarının yeniden kazanılmasında ve erozyonla savaşımda çok önemli bir role sahip ve yer yer oldukça başarılı sonuçlar vermiş bir uygulamadır. Ancak, ağaçlandırmada dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, çalışma yapılacak alanın ekolojik özellikleridir. İyi niyetle başlanan girişimler zaman zaman doğal çevre için fayda yerine zararlı sonuçlara da neden olabilmektedir. Bunun en tipik örneği, aslen orman niteliğinde olmayan alanların ağaçlandırma ile ormana dönüştürülmesidir. Kendine özgü ekolojik koşullara ve ekosistem bütünlüğüne sahip kumul, sulakalan, turbalık, fundalık, maki, çayırlık, mera ya da bozkır ekosistemlerini ağaçsız diye ağaçlandırmak yalnızca alanın doğal peyzajını değiştirmekle kalmaz, aynı zamanda biyolojik dengesini yok eder; bu nadir ekosistemlerin ve sahip oldukları değerli doğal yaşam ortamlarının yokolmasına neden olur.


    Ağaç dikmek her zaman doğal sistemi desteklemek anlamına gelmeyebilir. Sulakalanlarda okaliptüs gibi türlerin kullanılması alanın kurumasına neden olabilir. Örneğin Tarsus'da Berdan bataklıkları okaliptüs dikilerek büyük ölçüde kurutulmuştur. Ayrıca özgün bitki örtüsünün (bozkır, fundalık, makilik, turbalık vs. ) yerine ağaçlandırma yapılması, farklı ağaç türlerinin dikilmesi (diş budaklar yerine iğne yapraklar gibi) alandaki bazı türlerin yok olmasına neden olabilir.


    Sulakalan ekosistemlerini destekleyen önemli doğal sistemlerden biri de ormanlardır. Örneğin subasar "longoz" ormanlar, sistemin su dengesinin korunmasında ve canlılara barınak oluşturmakta son derece önemli roller oynarlar (kuşlar için yuvalama alanı gibi). Bu sistemin tahribatı bir çok canlıyı olumsuz etkiler. Orman tahribatı sadece ağaç kesmekle olmaz, sistemdeki su dengesinin ve kalitesinin bozulması da ağaçların tahrip olmasına neden olabilir.


    Ağaçlandırmada kullanılacak bitki türleri öncelikle ülkemize ve hatta çalışmanın yapıldığı bölgeye ait olmalıdır. Yabancı türler, yerel genetik değerler için risk taşır; istilacı yapıları ya da patolojik tehlikeleri ile yerel türleri tehdit edebilir. Bu nedenle yabancı türlerle ağaçlandırma çalışması yapmak, yerel biyolojik çeşitliliği tahrip etmek anlamına gelir. Ayrıca, geniş alanların tek türle monoton bir şekilde ağaçlandırılması yerine çok türle yapılan ağaçlandırma doğa açısından daha uygundur. Orman içinde, biyolojik çeşitlilik için uygun farklı yaşam ortamları yaratılması açısından ağaçların yanısıra daha küçük ağaççıkların hatta yabani meyve ağaçlarının kullanılması, açık sahaların mutlaka bırakılmasına özen gösterilmelidir. Makineli çalışmalardan olabildiğince kaçınılmalıdır. Çok yoğun ve geniş alanlarda yapılan makineli toprak hazırlığı alanın doğal yapısında oldukça önemli değişiklikler meydana getirir.
    Başvuru Kuruluşları ve İlgili Kuruluşlar:


    Alanın Koruma statüsü varsa ilgili kurum ya da mülki amirliği
    Çevre Bakanlığı Çevre Koruma Genel Müdürlüğü
    Orman Ağaçlandırma Başmühendislikleri
    Orman Bakanlığı Ağaçlandırma ve Erozyon Kontrol Genel Müdürlüğü (AGM)
    Ankara'da bulunan AGM'nin konuyla ilgili birimi Ağaçlandırma Şube Müdürlüğü'dür.
    Yasal Dayanak:


    Alanın koruma statüsü varsa ilgili yasa
    Orman Kanunu
    Başbakanlık Sulakalanların Korunması Genelgesi (1994)
    Eylem / Öneri:

    Tahrip edilen ormanların ya da ağaçların bulunduğu alanın statüsünü/mülkiyet durumunu öğrenmeye çalışın.
    Ağaçlandırılma yapılmadan önce haber alırsanız, ilgili kurumu uyarın ve ağaçlandırmadan önce sistemin tümünü göz önüne alan bir planlama yapılmasına dikkat edin.
    Ekolojik olarak uygun olmadığına inandığınız bir ağaçlandırma çalışmasına tanık olduğunuzda en yakın Ağaçlandırma Mühendisliği ile iletişim kurup konu hakkında ayrıntılı fikir alışverişinde bulunabilir ve gerekirse çalışmanın durdurulması için kişisel ya da örgütsel düzeyde başvuruda bulunabilirsiniz.
    Yerel düzeyde sonuç alınamaması durumunda, sözkonusu yörenin bağlı bulunduğu Orman Bölge Müdürlüğüne başvurulabilir. Orman Bölge Müdürlüklerinde konu ile ilgili birim Ağaçlandırma (AGM) Başmühendislikleridir. Ağaçlandırma ve Erozyon Kontrolü Genel Müdürlüğü’ne bir dilekçe ile başvurabilirsiniz.
    Savununuzun bilimsel ve hukuksal temelini oluşturmak için üniversitelerin, Fen-Edebiyat, Orman, Ziraat Fakültelerinin, Botanik, Bitki Coğrafyası, Ekoloji gibi bölümleri ile DHKD, TEMA, Kırsal Çevre ve Ormancılık Sorunları Araştırma Derneği gibi sivil toplum kuruluşlarından destek alabilirsiniz.
    Kamuoyu desteği için yukarıdaki gönüllü kuruluşlara, mümkünse yerel temsilcileri kanalı ile, yoksa konuyu anlatan bir dilekçe ile merkezi birimlerine başvurabilirsiniz.

    Görüşünü
    Bildir
    Not Ver Arkadaşına
    gönder
    Haberi yazdır

    Bu site, Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş. tarafından T.C. yasalarına uygun olarak yayınlanmaktadır.



  • #2
    Cevap: Ekolojik doğrular.."çevreci"! yanlışlar

    SAKIZ AĞACI Genel Bilgi

    Şifalı ve ölümsüz olan daima yeşil olan , kuraklığa meydan okuyan dayanıklı bir ağaçtır. Kendine özgü dağınık bir görünümü vardır.

    Bu duruma karşı form budaması yapılarak ağaç şekli verilir erozyona karşı mücadele edebilen ve havayı temizleme özelliğine sahip bir ağaçtır.

    Sakız Ağacı’nın reçinesi hiçbir işlem görmeden kullanıldığı gibi işlem görerek bir çok alanda ( 300 den fazla ) kullanılmaktadır. Sakız , gıda , içki , ilaç ve kozmetikte çok yönlü kullanılmaktadır.

    SAKIZ AĞACI’NIN EKİMİ

    Fidan , herhangi bir tahta parçası ile destrk verilerek pamuk ipliği ile bu desteğe bağlanarak dikilmelidir.

    Fidan eğer saksıya dikilecekse , çiçek bakımı gibi bakılarak bakılmalıdır.
    Toprağa dikilecekse çok su istememektedir. Özellikle yazın ayda 2 veya 3 kez sulanması yeterlidir.

    Toprağa dikilen fidanın zamanla gövdeye bağlı dalları çıkacaktır bunlar form tipi verilerek budanmalıdır. Bu işlem yapılmazsa eğer yanlarada doğruda genişleyerek maki görünümü alabilir. Budama şekline dikkat edilmelidir.

    Sakız Ağacı uzun ömürlü bir bitki olduğu için 40-50 yılda bir gençleştirme budaması ile yapılmalıdır. Bu gençleştirme budamasının yapılmasıyla Sakız Ağacı ölümsüzleşir.
    Sakız Ağacı dikildikten 7 veya 8 yıl sonra ürün vermeye başlar.
    Sakız Ağacı dikilirken toprağın yapısına dikkat etmek gerekir. Sakız Ağacı taşlı toprağı sever. Taşlı toprak bitkinin kök kısmının daima serin olmasını sağlar ekilecek toprağa yüzde 70 gübre konulmalıdır. Mutlaka keçi , koyun ve sığır gübresi olmalıdır. Kümes hayvanlarının gübresi verilmemelidir gübrenin az 2 yıllık olması gerekmektedir. Ağaca zarar verebilir. Toprağın milli olmalısında fayda vardır.

    Sakız Ağacını dikerken kök kısmına taşlar konulmalıdır. Konulacak taşların rengi çok önemlidir. Ekilecek yerin toprağının rengi ile zıt olan taşlar seçilerek konulmalıdır. Topraktan alacağı birçok bitki için önemlidir. Topraktan alacağı demir , kalsiyum ve çinko gibi maddeler sayesinde gelişip büyüyecektir.

    Bu ölümsüz fidanı ekenler , fidanlarla ölümsüzleşirler. Zamana meydan okuyarak sonsuza kadar yaşarlar.
    Göz yaşı.

    Comment

    Working...
    X