türkiyede sürdürülen ağaçlandırma seferberliği hakkında neler düşünüyorsunuz
Duyuru
Collapse
No announcement yet.
ağaçlandırma seferberliği
Collapse
X
-
Cevap: ağaçlandırma seferberliği
linkini okursanız sevinirim
Comment
-
Cevap: ağaçlandırma seferberliği
Çok güzel bir çalışma olacak bittiğinde. Ama bu böyle kalmamalı her kişi üzerine düşen görevi yerine getirerek daha fazla çalışmalı. Bizler ağaçlandırma seferberliğine başlayarak hetürlü kendimizi parçalarken, köylerde oturan vatandaşlar, yanı başındaki ormandan veya artık yanıbaşında kalmayan uzak ormandan ağaçları keserek yakacak olarak kullanmaktadır. Bunun önüne de geçilmelidir.
Sen nekadar ağaçlandırayım diye uğraşırsan uğraş, diğer yandan vatandaş yok ederse bu amacına ulaşmaz. Bunu nasıl çözeriz ona bakmalıyız. ORKÖY (Orman - Köy İlişkileri Genel Müdürlüğ)tarafından orman bitişiği veya orman içi köylerde ikamet eden vatandaşlara güneş enerjisi sistemi için kredi verilmektedir. Bu her nekadar bir nebze orman üzerinden baskıyı azaltacağını düşünsek de orman tahribatının yine önüne geçemeyiz. Kışın ne yapacak bu vatandaşlar? Tabiki ormandan kesecekleri odunlarla ısınacaklar. Adamlar artık yakacak odunu bulamayınca o güzelim meşelerin köklerini bile sökmeye başlamışlar. Bu da ne demek oluyor? Ormanımız kökünden yok ediliyor. Artık sürgün vererek devamını sağlayacak bir kökü bile bırakmıyorlar. Bizim insanımız bunu hiç düşünmüyor. Sadece kendisini düşünüyor. Gelecekte ne olacak umurunda değil. Ben şahsen çok üzülüyorum. Bu yazıyı yazarken bile ürperiyorum bunları düşündükçe. Öncelikle ekosistemi tahrip etmenin kendi sonunu hazırlamak olduğunu bu insanlarımıza bir şekilde dikte ederek öğretmeliyiz. Yoksa çok çok geç olacak.
Bir seyahatim esnasında Konya'nın Ereğli ilçesinden geçerken evinin önünde elma satan yaşlı bir dedeye rastladım. Ondan bundan konuşurken ne iş yaptığımı sordu. Bende Orman Mühendisiyim dedim. "-Bak torun" dedi. Şu sözünü hiç unutmam "-Dağdaki odun biter. Ama bağdaki odun bitmez." dedi. "-Siz nekadar koruyacağız diye uğraşırsanız uğraşın, insan kendi yetiştirdiğinin kıymetini daha iyi biliyor." dedi.
işte, köylülerimizin yakacak ihityacını karşılayacak odunu kendilerine ürettirmeyi mecbur tutacaksın. Bunuda yaparken bağlarının, tarlalarının kenarlarındaki sınırlarda ne tür ağaç olursa olsun yetiştirmeyi zorunlu tutacaksın. Bölgesel olarak hızlı yetişen ve gelişen ağaçlara ağırlık verdireceksin.
Teşekkürler.
Comment
-
Cevap: ağaçlandırma seferberliği
SnFritillaria,emeğine sağlık,güzel yazmışsın.En Önemli konulardan biride bölgesel ağaçları,hiç ihmal etmemişsin.Affınıza sığınarak size bir teselleme yazacağım:<iki fakir arkadaş,sohbet ediyorlarmış.Biri diğerine sormuş:Zengin olsan ne yersin? Cevap"Soğananın cücüğünü yerim" demiş.ötekide başını sallamış."Bana bir şey kalmadı" demiş.bu sözün üzerine bize bir şey kalmadı.böyle güzel yazınızın devamını bekliyoruz.
Comment
-
Cevap: ağaçlandırma seferberliği
21 Mart 2008
Gila BENMAYOR
Ağaçlandırma seferberliği yoksa bir aldatmaca mı
BUGÜN Dünya Ormancılık Günü.
Dolayısıyla Çevre ve Orman Bakanlığı'nın 2 Aralık 2007 tarihinde başlattığı "Ağaçlandırma Seferberliği" konusunda yazmanın tam zamanı.
Peşinen söyleyeyim ki, söz konusu 2008-2012'yi kapsayan 5 yıllık seferberliği sorgulayan pek çok kişi var.
Bunlardan biri yıllar öncesinden tanıdığım emekli Ağaçlandırma ve Erozyon Kontrolü Genel Müdürü İsmail Özkahraman.
Özkahraman, Türkiye'de "Anı Ormanı" geleneği başlatmış kişidir.
Ülkemizin "ağaçlandırılmasına" çok emek vermiş, bu işi en iyi bilen uzmanlardan biridir.
Bu yüzden işaret ettiği noktalar çok ama çok önemli.
Özkahraman, seferberliği tam 7 sayfalık yazısında eleştiriyor.
Bakın ne diyor?
"Kamuoyu yanıltılıyor. Zira seferberlikle ilgili 'Eylem Planı' kitapçığının kapağında 'ağaçlandırma' denirken içerdeki sayfalarda 'rehabilitasyon' deniyor."
"Ağaçlandırma" ve "rehabilitasyon" ayrı şeyler.
"Rehabilitasyon" iyileştirme, ıslah anlamında.
Ağaçlandırma kampanyası gösterişli bir şekilde başladığında biz ne duyduk?
"Yeşil bir Türkiye için ağaçlandırma seferberliğine sen de katıl..."
Seferberlik, 5 yılda 2 milyon 300 bin hektarlık bir alan için.
Ama "Eylem Planı"nı nokta nokta incelemiş olan Özkahraman "1 milyon 683 bin hektarlık alanda 'rehabilitasyon' öngörülüyor" diyor.
Seferberliğin yüzde 70'i neredeyse "rehabilitasyon".
Yani kamuoyuna söylenen ayrı, eylem planındaki ayrı.
Bu bir.
Vatandaşa "rehabilitasyon" yerine "ağaçlandırma" diyorsunuz.
Artık bir "aldatmaca" mı, değil mi siz karar verin.
Özkahraman'ın dikkat çektiği ikinci nokta şu:
Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu kampanya başladığında ne demişti?
"Dünyadaki en büyük ağaçlandırma seferberliğinin meşalesini yakıyoruz. Ağaçlandırmada 2007 yılında dünya üçüncüsü olduk. 2008'de birinci olacağız."
Dünya birincisi olmak için elinizde fidan olması gerek değil mi?
Oysa AKP iktidarı 2002 yılından bu yana fidanlık sayısını azaltmış.
Özkahraman'a kulak verelim:
"2002 öncesi 178 tane fidanlık vardı. Yıllık toplam üretim sayısı 1 milyar adet fidana ulaşmıştı. Şu anda 111 tane fidanlık var. Kapasiteleri yıllık 460 milyon fidan."
Bu arada bir bilgi notu.
Atatürk döneminde açılan, Türkiye'nin ilk fidanlığı "Söğütözü Fidanlığı" da kapatılanlar arasında.
Fidanlıkları kapatan, kapasiteyi neredeyse yarı yarıya indiren bir hükümetin "ağaçlandırma seferberliği" biraz tuhaf kaçmıyor mu?
Peki bu içi kof görülen bu ağaçlandırma seferberliği neden bu kadar büyütüldü?
Özkahramana'a göre neden şu:
Orman vasfını kaybetmiş "2B arazileri"nin satışıyla ilgili eli kulağında yasayı kamufle etmek.
TEMA Vakfı ne diyor
UZMANLARIN "içi boş" olarak tanımladıkları ağaçlandırma seferberliğine TEMA Vakfı ne diyor?
Nasıl bir tutum izliyor?
TEMA geçtiğimiz ay, aralarında orman fakültelerinden bilim adamlarının, uzmanların ve bürokratların katıldığı bir çalıştay düzenliyor.
Yukarıda görüşlerine yer verdiğim İsmail Özkahraman da çalıştaya katılanlar arasında.
TEMA bu çalıştay sonucunda ortaya çıkan görüş ve önerileri bir rapor halinde kamuoyuna sunmak hazırlığında.
Elime ulaşan rapor taslağında Eylem Planı'yla içeriğin örtüşmediği vurgulanıyor örneğin.
Ancak kanımca rapor hazırlamak yeterli değil.
Ağaçlandırma ve erozyon konusunda en önemli STK olan TEMA'nın ağaçlandırma seferberliğini yakından izlemesi ve denetlemesi de gerek.
TEMA'nın çalıştayına katılmış olan İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi profesörlerinden Hüseyin Dirlik büyük oranda Özkahraman'ın görüşlerine katılıyor.
Dün telefonda sohbet ettiğim Hüseyin Dirlik, "Eylem Planı"nı teknik olarak çok çok zayıf buluyor.
Hatta "Ben öğrencilerimle 5 günde daha kapsamlı bir plan ortaya koyabilirdim" diyor.
"Bu ülkede 1937 ile 2007 yılı arasında yapılan ağaçlandırma 2 milyon hektar. Şimdi önümüzdeki 4-5 yılda hemen hemen aynı ölçüde bir ağaçlandırmadan söz ediliyor. Nasıl olur?" diye soruyor.
Profesör Hüseyin Dirlik de "2 B yasasına" karşı iktidarın yumuşak bir iklim yaratma çabasında olduğunu düşünüyor.
Vatandaşların bağışlarıyla da yürütülen "Ağaçlandırma Seferberliği"ni yakından izlemek herkesin görevi.
Hürriyet - Gila BENMAYOR-Ağaçlandırma seferberliği yoksa bir aldatmaca mı
Comment


Comment