fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Erozyon Nedir ve Erozyon Çeşitleri

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts

  • Erozyon Nedir ve Erozyon Çeşitleri

    EROZYON

    Erozyon, yeryüzünde ana kaya üzerindeki toprağın çeşitli etkenlerle aşınıp, taşınmasıdır. Erozyon, tabiatın normal süreci içinde meydana geliyorsa buna normal erozyon denir ve jeolojik oluşumlar içinde cereyan eder. Şayet, insanın tabiattaki toprak-su-bitki arasındaki dengeyi bozucu nitelikteki müdahaleleri sonucu meydana geliyorsa hızlandırılmış erozyon adı verilir.

    Erozyon sebeplerine göre şöyle sınıflandırılır:

    Su erozyonu,
    Rüzgar erozyonu,
    Çığ erozyonu,
    Kitle hareketleri,
    Buzul erozyonu.


    SU EROZYONU
    Su erozyonu diğer erozyon çeşitleri içerisinde en yaygın ve en etkilisi olduğundan bilhassa yurdumuzda toprak erozyonu denince suların sebep olduğu erozyon akla gelmektedir. Eğimli arazilerde, vejetasyon zayıfladığı veya tamamı yok olduğu zaman yere düşen yağmur damlaları, darbe etkisi ile toprak parçalarını yerinden koparır, parçalar ve yüzeysel akışa geçen yağmur suları bu toprak parçalarını sürükleyerek aşağılara taşırlar. Yüzeysel akış halindeki sular aşağılara indikçe, diğer yüzeysel akış suları ile birleşerek güçlenir ve giderek taşıma gücü artar. Böylece, beraberinde taşıdığı toprak ve iri materyal miktarı çoğalarak, taşkın şeklinde akan ve büyük zararlara sebep olabilen seller meydana gelir.

    Su erozyonunun oluşumu dört safhada meydana gelir:

    Toprak parçacıklarının yağmur damlası tesiriyle kopması,
    Parçacıkların süspanse olması,
    Toprağın su ile taşınması,
    Su içindeki süspanse halindeki toprağın çökelmesi.


    Bahsedilen bu olaylar, tabiatta, ayrı ayrı görülebildiği gibi, genellikle bu hareketler birbiri içine girer, bazen biri, ikisi veya üçü bir arada görülür.

    RÜZGAR EROZYONU

    Yeterli bitki örtüsü bulunmayan, oldukça düz ve geniş arazilerde, gevşek yapıdaki kuru ve ince bünyeli toprağın şiddetli rüzgarların etkisi ile parçacıklar halinde yerinden oynatılarak toz bulutları şeklinde yer değiştirmesi olayına rüzgar erozyonu denir.


    Rüzgarlar belli bir hızın üzerine çıktıkları zaman ilk önce toprak parçalarını yerlerinden oynatırlar. Daha sonra küçük toprak parçalarını toprak yüzeyi üzerinden kaldırırlar. Kalkan bu parçalar rüzgara en hassas olan ince elemanlar ve kumlardır. Rüzgar hızı, toprak üzerindeki ilk birkaç metre yüksekliğe kadar parabolik bir formül dahilinde yükselir, daha sonra bu hız süratle artar. Erozyonun şiddeti de rüzgar hızı ile orantılı olarak artar. 20-25 km/saatlik bir hız, rüzgar erozyonunun başlaması için yeterlidir. Daha sonra erozyon, rüzgar hızının küpü ile orantılı bir şekilde artar.

    Rüzgar erozyonunun 3 aşaması vardır:



    Hareketin başlaması
    Taşınma
    Yığılma,


    Rüzgar erozyonu genellikle kurak ve yarı kurak iklim şartlarının hüküm sürdüğü yörelerde oluşur. Rüzgar sayesinde verimli topraklar, yerlerinden koparılarak başka yerlere taşınır ve devamlı yığılma sonucu lös toprakları oluşur.


    Rüzgarın etkisi ile, yalnızca verimli toprakların kaybı sözkonusu olmaz, aynı zamanda buharlaşmanın hızlanması ile toprak nemliliği de azalır. Ayrıca, şiddetli rüzgarlar bitki büyümesinin yavaşlamasına ve verimin düşmesine sebeb olurlar.

    Kumul, Çeşitleri ve Oluşumu


    Kumullar, humus ve kil gibi bağlayıcı maddeleri olmayan yada çok az bulunan, temelde kuvartz’dan oluşan gevşek ve uçucu çok küçük (5-30 mm.) ve kuru durumdayken (halde iken) ölü veya diri koruyucu örtü bulunmadığı durumlarda, rüzgar aracılığıyla harekete geçerek taşınan birkaç metrekareden kilometrelerce kareye kadar değişen boyutlarda ve çeşitli şekillerde olabilen kumlardır.

    Rüzgar erozyonu sonucunda oluşan uçucu kumların, kökeni deniz ise sahil kumulu (Eksibe); karaların iç kısımlarında jeolojik devirlerden kalma bir göl ve iç deniz birikmesiyle oluşuyor ise kara kumulu (çöl) adını alan 2 kumul çeşidi bulunmaktadır. Kara kumulları probleminin yanında, kıyı kumulları da verimli toprakları kaplayarak problem sahalarının ortaya çıkmasına neden olmaktadır: su erozyonu ile verimli topraklar aşınıp taşınmakta, rüzgar erozyonunda ise verimli topraklar verimsiz topraklarla kaplanarak erozyonun diğer bir çeşidini oluşturmaktadır.

    Kumlar, dalgalar tarafında sahil boyunca sürekli savrularak kıyılara getirilmekte deniz çekildikten sonra da kısa sürede kurumaktadır. Kuruyan kumlar, rüzgarın belli bir hıza ulaşması sonucunda önce en küçük olanlardan başlayıp hakim rüzgar yönünde içerilere doğru hareket ederek, sahil hattına paralel bir biçimde rüzgar hızının parçaları taşımayacak ölçüde azaldığı yerlerde sıralar oluştururlar. Bu sıra halindeki kum tepeleri sürekli olarak ilerlerken, gerilerde denizin yeniden getirdiği kumlar ilerleyenlerin yerini doldurarak yeni sıralar oluştururlar. Hareket halindeki kumullar, hakim rüzgar tarafında meyli az, ters yönde, dik meyilli iki yamaç içerir. Hakim rüzgar, kumları, kumulun meyli az yamacından söküp kaldırarak tepenin gerisine, dik meyilli yamaç yönüne atar. Kumulların şekli rüzgarın esiş yönünün düzensiz olduğu yerlerde birbirini izleyen düzenli sıralar halinde olmayıp daha çok yuvarlak veya buna yakın tepeler şeklindedir.

    Kum kaynağının varlığı, kumul oluşumu için ana unsurdur. Sahil kumullarında bu kaynak doğal plajlardır. Sahil cereyanları ve dalgalar; nehirlerin denize açıldığı yerlerde kara içlerinden nehir aracılığıyla, denize taşınan kumları civardaki alçak sahillere yığarlar. Ayrıca dalgalar da mekanik etkileriyle kıyıları parçalayarak sahillerdeki kum oluşumuna katkı yapmaktadırlar.

    Su erozyonu ile taşınan toprak denize ulaştığında, bünyesinde bulunan kumlar, sığ deniz rölyeti içerisinde toplanmaktadır. Eğer dalga hareketleri bu kumları derinlere taşıyamıyorsa, sahil boyunca deniz içerisinde geniş kum depoları oluşmaktadır. Bu kumlar dalgalarla sahile taşınıp kıyıya yığılmaktadır.

    Klimatik (rüzgarın şiddeti ve kuraklık), Edafik-Topoğrafik (rüzgarla kolaylıkla sökülebilen materyal ve rüzgar hızını azaltamayan topoğrafik yapı); Vejetatif (yoğun ve etkin bitki örtüsü); Antropojen (insan faktörü; bitkilerin yok edilmesi; tarımsal, rekreasyonel ve yapısal çalışmalar) faktörler kumul oluşumunu etkileyen faktörlerdir.



    8333 km. uzunluğundaki sahil şeridimizde bulunan kumullar; kendine özgü flora ve faunasıyla yurdumuz ekosisteminin önemli bir bölümünü oluşturur. Kumullar, ekolojik olarak labil ve dış etkilere karşı çok değerli biyotoplardır. Antropojen etkilerle kolaylıkla harekete geçerek çevrelerine büyük zararlar vermektedir. Kumul vejetasyonunun tahrip edilmesi, yanlış arazi kullanımı ve aşırı otlatma, kumul erozyonunun hızlanmasına ve kumul özelliğinin bozulmasına neden olmaktadır. Biyomühendislik önlemlerle, kumulların stabilize edilmeleri ve ekosistem dengelerinin yeniden tesis edilmesi mümkün olabilmektedir.



  • #2
    Cevap: Erozyon Nedir ve Erozyon Çeşitleri

    DRENAJ TESİSLERİ

    Çürük yamaçlarda, hareketi etkileyen en önemli faktör, toprağın nemliliğidir. Toprakta, su miktarı arttıkça, toprağın iç sürtünme direnci azalmakta ve böylece yamaç stabilitesi azalmaktadır.

    Islak çürük yamaçlarda meydana gelen kütle hareketlerini durdurmak için ilk yapılacak iş yamaç topuğunun kuru veya harçlı duvarlarla sağlamlaştırdıktan sonra, ıslah edilecek yamacın yukarı kısmından gelen yüzey akışlarını saptırma kanalı ile çevirerek sağlam bir alana akıtılmasıdır.

    Drenaj hendekleri ot ekimleri yapılarak stabil hale getirilmeli veya taş kaplamalı inşa edilmelidir.


    ÇİZGİ OT EKİMİ


    Eğimin çok dik ve yüzeysel taşınmanın fazla olmadığı iyi topraklı çürük yamaçların ıslahında, ot ekimleri faydalı sonuçlar vermektedir. Tesviye eğrilerine paralel olarak 25-30 cm. aralıkla, kazma ucu ile 4-5 cm.derinlikte açılan çizgilere Gramineae (Buğdaygil) veya Leguminosae (Baklagiller) familyasına dahil bitkiler bu amaçla ekilebilir. Ekim yapıldıkdan sonra çizgilerin üzeri kapatılmalı fakat yamaç üzerinde ekim çıkıntısı bırakılmamaya gayret edilmelidir. Aksi halde meydana gelen küçük teraslarda biriken yağmur suları erozyona sebep olabilir.


    ÖRME ÇİT TESİSİ


    Toprağı gevşek çürük yamaçlarda, toprağın taşınmasını önlemek için çoğu yerlerde örme çitler yapılır. Bu çitler, yağmur sularının akışını yavaşlatarak toprağın aşınmasını ve taşınmasını önlerler.


    Örme çitlerin inşaatında ince çapları 4-6 cm. olan 90-100 cm. boyunda kazıklar kullanılır. Çakılan kazıkların birbirine olan mesafesi 30-40 cm. olmalıdır. Sıralar arasındaki mesafe 1-1.5 metredir.

    Kazık çakmada kılavuz kazık kullanılması ve toprağın tavda olması kazık çakılmasını kolaylaştırır. Ayrıca, sürgün verme özelliği olan kazıklar tercih edilmelidir.

    Kazıkların üçte ikisi toprağa girmelidir. Toprağın gevşek ve yamaç eğiminin fazlalığı oranında kazıklar derin çakılmalıdır. Kazıklar yamaca ne tam düşey, ne de araziye dik olmalı bunun ikisinin arası yönde ve daha ziyade yukarı doğru çakılmalıdır. Zira, kazıklar düşey olarak çakıldıkları takdirde, yağmur suları ile kazık dipleri kolaylıkla oyulmakta ve kazıklar devrilmektedir. Kazıkların yamaca dik olarak çakılması halinde ise gevşek topraklarda, hareket halindeki toprağın basıncı ile dışarıya itilmektedir.

    Kazıklar rutubete dayanıklı ağaç türlerinden olmalı, ancak, öncelikle o mıntıkada mevcut ağaçlar seçilmelidir. Mevcut türlerden dayanıklılığı sebebiyle (varsa) meşe tercih edilebilir. Kazık aralarının örülmesi için de söğüt, kavak gibi elastikiyeti fazla olan dallar kullanılır.

    Örme Çit Kazıkların Çakılması



    Örme çitlerin tesis zamanı genellikle İlkbahardır. Çünkü, ağaç budama bu mevsimde yapılır. Ayrıca, yağışların bol olması nedeniyle toprak yumuşak olduğu için kazıkların çakılması bu mevsimde daha kolaydır.


    Kazık çakma ve örme işlemleri tamamlandıktan sonra çitlerin arkası toprakla doldurulur ve üst kısımlarına da ağaç nevilerinden uygun olanları dikilir.

    Yamaç üzerine inşa edilecek örme çitlerin tertip tarzları değişiktir. Toprağın gevşek oluşu ve yamacın eğimi oranında örme çitler yatay ve devamlı sıralar halinde veyahut aralıklı ve şaşırtmalı bir biçimde inşa edilir. Şaşırtmalı örme çitlerde 2 m. çit, 2 m. boşluk bırakılacak şekilde tertip tarzı olabilir. Böylece malzemeden ve işçilikten % 50 tasarruf sağlanmış olur.

    Çitler, aralıklı ve şaşırtmalı sıralar halinde tertiplendikleri takdirde yukarıdan aşağıya doğru sıra başlarının birbirlerini karşılamaları lazımdır. Çünkü, sıra başlarında akan suyun ve taşınan materyalin oyma etkileri görülür.


    ÇALI DEMETLİ ÇİT TESİSİ


    Çürük yamaçların stabil hale getirilmesinde kullanılan diğer bir metotdur. Sıralar arasındaki mesafe, örme çitte olduğu gibi 1-2 metredir. Yalnız, örme söz konusu olmadığından, iki kazık arasındaki mesafe biraz daha fazla olabilir. Bu nedenle, çalı demetleri tesisinde kazıklar arası mesafe 0.50 m. olarak kabul edilebilir. Bölgeden sağlanan çeşitli boydaki çalı ve çırpılar toplanarak demetler haline getirilir. Çakılan kazıkların üst kısmına bir hendek açılarak demetler yerleştirilir. İklim şartları uygun ise kazıklar sürgün veren cinsten olmalıdır. Kazık çakma ve demetlerin yerleştirilmeleri tamamlandıktan sonra çalı demetleri sıralarının alt ve üst kısmına yöreye uygun ve hemen kök yapabilen buğdaygil ve baklagil yem bitkileri ekilmelidir. Ayrıca, sıra aralarına da dikimi uygun fidanlar dikilmelidir.

    ÇALI DEMETLİ TERAS YAPIMI

    Çalı demetli teraslar meyilli, rüzgar erozyonuna hassas, ince kumlu yapıda, ince materyal taşınan yamaçların stabil hale getirilmesinde kullanılır. Yamaç arazide kazı tabanının içe doğru meyli % 10 olacak şekilde bir teras açılır. Bu teras üzerine civardan temin edilen her türlü dallar demetler halinde yatırılır. Demetlerin ucu topraktan dışardadır. Daha sonra, bu terasın üzerine toprak çekilerek tam bir gradoni tipi terasa dönüştürülür. Teras üzerinden toprak sıkıştırılarak % 35-40 meyil verilir. Daha sonra açılan çukurlara projesinde belirtilen fidanlar dikilir. Bu metotda kazık kullanılmamaktadır.

    Çalı demetli terasın üzerine fidan dikilecekse, çalı demetleri terasa yerleştirilirken, fidan dikilecek yerin çalı demetleri ile kapatılmamasına dikkat edilmelidir.



    DİĞER TESİSLER


    Çürük yamaçların stabilizasyonunda ot keseklerinin yerleştirilmesi, malç tatbikatı (Mulching) gibi teknik önlemler ile dikenli tel çitle koruma erozyon kontrolu çalışmaları kapsamında yer almaktadır.


    a. Ot Keseklerinin Yerleştirilmesi İle Çürük Yamaçların Islahı

    Eğimin çok dik ve yüzeysel taşınmanın fazla olmadığı iyi topraklı, çizgi ekimi yönteminin kullanılabileceği şartlara sahip çürük yamaçların ıslahında ot keseklerinin yerleştirilmesi yöntemi de uygulanabilir. Yerine göre iyi sonuç verebilecek bir yöntemdir. Ancak, bu metodun uygulanabilmesi için yakın yörede çim keseklerinin alınacağı yeterli çayırlık bir alanın bulunması ve yağışın da sulama yapmayacak kadar yeterli olması gerekir. Keseklerin söküldüğü yerde erozyona sebep olunmaması için dikkatli olunması lazımdır. Ayrıca, ot keseklerinin söküldüğü yamaçlarla, yerleştirildiği yamaçlar arasında, yetişme ortamı açısından benzerlik olmasına, sökümlerin vejetasyon mevsiminden önce, sakin ve güneşsiz havada yapılmasına dikkat edilmelidir.


    Keseklerin yerleştirileceği yamaçlarda hendekler açılır ve hendek tabanına ince ve humuslu toprak serilir. Bu toprak tabakası, kesekle açılan hendeğin birleşmesine yardımcı olur. Hendek tabanları, hafifçe yukarıya doğru eğik kazılır.

    b. Malç Tatbikatı (Mulching)



    Dik ve çıplak yamaçların yeşillendirilmesinde bu metodun uygulanması gerekebilir. Bunun için, yamaç üzerine 5-10 cm. kalınlıkta civardan temin edilebilecek dal, yaprak, saman ve her türlü bitki artıkları serilir. Yamaç toprakları sıkı ve toprağa düşecek tohumların çimlenmesine elverişli değilse malç materyali serilmeden önce toprağın bir çapa ile hafifçe işlenmesinde yarar vardır. Yamaç üzerine serilecek olan bitki örtüsünün yağmur, rüzgar v.s. tesiri ile aşağılara akması tehlikesi varsa malç tatbikatı yapılacak olan saha üzerine kazık çakmakta yarar vardır. Kazıklar 5 cm. kalınlıkta 45-60 cm. uzunlukta olup 30-45 cm.’si toprağa çakılır. Kazıkların aralık ve mesafeleri ihtiyaca göre 0.50-1.50 m. olabilir.


    Malç tatbikatından önce veya sonra sahaya tohum atılabilir. Fakat doğal tohumlama esas kabul edilmelidir.


    Malç malzemesi toprağı erozyona karşı koruduğu gibi, toprağı gölgeleyerek tohumların çimlenmesine yardım eder, toprağın hızlı kurumasını önler, toprağın strüktürünü ıslah eder ve organik madde ilave etmek suretiyle mikro-organik aktiviteyi artırır.


    OYUNTU EROZYONU İLE MÜCADELE

    Yüzey erozyonu devam etmesi halinde oyuntu erozyonuna dönüşür. Yüzeyden akan sular kanalize olunca oyulmalar meydana getirir ve böylece oyuntu erozyonu başlamış olur. Genel olarak, oyuntu erozyonunun başlamasını önlemek için yapılan masraflar ıslahı için yapılandan daha az ve ekonomiktir. Bir sel deresinde oyuntu erozyonuna maruz bulunan araziler, havza içinde pek fazla bir miktar teşkil etmiyorsa veya oyuntu erozyonu ile oluşan sediment miktarı havzanın tümünden gelen sediment miktarına oranla pek fazla değilse, bu arazilerde oyuntu erozyonunu önlemek için yoğun önlemler alınmasına gerek yoktur. Oyuntu erozyonuna maruz bulunan bu sahalarda havzada uygulanmakta olan diğer uygulamalar çerçevesinde çalışılır.


    Oyuntu erozyonu için alınacak önlemler yamaç ıslahı için alınacak diğer önlemlerden (yüzey erozyonuna karşı alınacak önlemlerden) ayrı düşünülemez. Yamaç ıslahının tümü içinde mütelaa edilir. Doğal dengenin bozulduğu bir yağış alanında, bu dengeyi yeniden sağlayacak kültürel önlemler alınmaksızın yalnızca oyuntuların tahkimine dönük önlemlerle bir oyuntu ıslahının gerçekleşmesi de beklenemez.


    Sonuç olarak, oyuntu erozyonuna karşı alınacak önlemlerin, yüzey erozyonunu önleme çalışmaları ile birlikte düşünülmesi halinde beklenen sonuç alınabilir. Bu nedenle, oyuntu erozyonu ile mücadele önlemlerinden söz edilirken, yüzey erozyonu ile mücadele çalışmalarının yapılacağı kabul edilmiştir.

    Oyuntuların çeşitli zararları vardır. Toprağın yerinden sökülüp taşınmasını kolaylaştırdığı için oyuntular, yüzeysel erozyonu arttırır. Oyuntunun sathı daha geniş olduğu için drenaj hendeğinden daha fazla su kaybına sebep olur. Bu nedenle, oyuntu araziyi drenaj hendeğinden daha süratli kurutur. Bu durum, yağışı az olan bölgelerde çok önemlidir. Ayrıca, araziyi derin hendeklerle bölerek kullanımını zorlaştırır.

    SU TOPLAMA BÖLGESİNDEKİ OYUNTULARDA ALINACAK ÖNLEMLER



    Su toplama bölgesinde yapılacak erozyon kontrolu çalışmalarında oyuntu erozyonu için alınacak önlemler çalışmaların en etkili bölümünü oluşturmaktadır.


    Su toplama bölgesinde yapılacak çalışmaların amacı ise;



    Tabanı ve yamaçları sağlamlaştırmak,
    Mümkün olduğu kadar yamaçlardaki yüzeysel akışı önlemek, toprağın dere yatağına taşınmasını durdurmak,
    Vadiye giden su ve materyal miktarını azaltmak,
    Toprak taşınmasını durdurarak, havzanın verim gücünü muhafaza etmek veya yükseltmek
    şeklinde özetlenebilir.

    Su toplama havzasında alınacak önlemler; yamaçlarda alınacak önlemler ve dere yatağında alınması söz konusu olan önlemler olarak iki bölümde değerlendirilebilir. Yamaçlarda, daha çok, ağaçlandırma, otlandırma ve otlak ıslahı gibi bitki örtüsünü güçlendirmeye dönük çalışmalar ağırlık kazanmaktadır. Dere yatağı ıslahında ise genellikle sınai tesisler söz konusudur.

    Genel bir kaide olarak su toplama bölgesinde alınacak tedbirlerle (Ağaçlandırma, teraslama, otlandırma v.s.) yüzeysel akım tamamen önlenecek ve dere tabanında oyulma söz konusu olmayacaksa sınai tesis yapılmasına gerek kalmaz; ancak, bu dere içlerinin de uygun tür ve metodlarla ağaçlandırılması veya otlandırılması gerekir. Şayet, su toplama havzasında yüzeysel erozyonu önlemeye dönük tedbirlere rağmen, yağışlar sonunda derelerden akan sular oyulma ve taşınmalara sebep olacaksa, dere yataklarının mekanik ve bitkisel tedbirlerle stabil hale getirilmesi lazımdır. Bir dere yatağı enine sınai yapılarla tahkim edildikten sonra, bitkisel önlemlerle takviye edilmelidir.

    ÇEVİRME HENDEKLERİ (SAPTIRMA KANALLARI )



    Oyuntu ıslahı yapılacak yerlerde, oyuntuda toplanan suların geldiği alanda yüzeysel suların tutulması için teras, v.b. tesis yapılması söz konusu değilse, bu suların oyuntu alanına gelmeden akıtıcı bir hendekte toplayarak bir boşaltma kanalına veya bir dereye akıtılması gerekmektedir.


    Bu nedenle, oyuntuya gelen yüzeysel sular, oyuntu içine girmeden, oyuntunun memba kısmının üzerinden bir kanal vasıtası ile başka bir alana akıtılır. Saptırma kanalı (veya Çevirme Hendekleri) olarak adlandırılan bu kanallar, 2-4 dekar yağış alanına sahip oyuntularda başarı ile kullanılmaktadır. Çevirme hendekleri, yalnızca oyuntuya gelen suları önlemek için kullanılmaz. Bu kanallar, fazla yüzeysel suların ve sedimentin zararlarından herhangi bir sınai tesisi veya tarım arazilerini korumak için de tesis edilirler.

    BOŞALTMA KANALLARI (SU YOLLARI)


    Boşaltma kanalları, eğimli teras şebekesi tesis edilen yamaçlardaki teras kanallarından gelen fazla suları veya teraslama gibi herhangi bir su tutucu tesis çalışması yapılmayan arazilerde yüzeysel akışa geçen suları toplayarak zararsız bir şekilde doğal bir su kanalına (dere, ırmak v.b.) veya oyuntu ve yüzey erozyonuna karşı güvenli olan bir alana ya da yapay bir su kanalına ulaştıran kanallardır.

    Boşaltma kanallarının bitki örtüsü ile takviyesi, yapılan eşiklerin etkisini artırır. Bazen canlı barajlar veya otlandırmalar da boşaltma kanallarının oyulmasını önleyebilir. Eğimi az ve geniş tabanlı boşaltma kanallarının enine şeritler şeklinde otlandırılması suretiyle kanalın oyulması önlenebilir. Bu şekilde tahkim edilen kanal birkaç yıl sonra tamamen otlanarak otlu kanal teşekkül eder.

    SINAİ TESİSLER ( ENİNE YAPILAR )

    Sınai tesisler, oyuntularda, taban oyulmasının önlenmesi ve böylece taban meyilinin düşürülerek, su hızının azaltılması için su akım doğrultusuna dik gelecek şekilde inşa edilen canlı ve cansız tesislerdir. Bu sayede, taban ve kıyı oyulmaları önlenmekte ve dikilmesi düşünülen bitkilere iyi bir ortam sağlanmış olacaktır.


    Küçük havzalarda bir sel deresinin su toplama havzası genellikle 100 hektar kadardır.

    Islahı yapılacak bir derede, tesisin türü çok önemlidir. Şayet, derede bol miktarda taş mevcut ise ıslah sekileri kuru duvar eşik şeklinde yapılmalıdır. Civarda taş bulunmuyorsa ve sahada bol miktarda bitki örtüsü varsa ıslah sekilerin yapılmasında bu malzemeden faydalanılmalıdır.

    Islah sekileri sistematik olarak yapıldığı takdirde, yukarı havzadan gelen materyalin tamamını tutarlar. Aynı zamanda, taban ve yan oyulmalarına mani olurlar. Birbirini takip eden düşüşler dolayısıyla suların süratini azaltan yeni bir mecra meydana geldiği için de su akıntısını düzene sokarlar.

    3 metreye kadar olan derelerin (Sel yarıntısı ve sel dereciği) ıslahında ana sel derelerinin ıslahından değişik metodlar kullanılmaktadır.



    Kuru duvar eşikler, harçsız olarak inşa edilen enine yapılardır. Fazla su taşımayan mecralarda, küçük oyuntularda inşa edilirler.


    Kuru duvar eşikler, genel olarak su toplama havzası 100 hektardan küçük olan derelerin (sel yarıntısı, sel dereciği) ıslahında kullanılır.


    Islah edilecek dere civarında bol miktarda ve maksada uygun, sağlam taş varsa sel yarıntılarının ve dereciklerinin kuru duvar eşiklerle ıslah edilmesi uygun olur. Kullanılacak taşların mahallinde bulunması gerekir. Uzak mesafelerden taş taşınarak eşik yapılmasında maliyet çok yükselir. Bu gibi hallerde, daha ekonomik olan başka metodlar düşünülmelidir.

    Kuru duvar eşikler, genellikle 0.70 - 2.00 metre yüksekliğinde yapılır.

    Miks Eşikler

    Kuru duvar eşiklerin yeterli olmayacağı daha derin veya geniş oyuntuların (Q max=15-20 m3/sn. taşkın debileri bulunan oyuntu ve yan derelerin) tahkiminde miks eşikler kullanılır. Miks eşikler, sel deresinin yan kollarında, taban ve yan oyulmalarının devam ettiği oyuntularda harçlı kargir ve kuru olarak inşa edilir. Üst sıra taşları 250 doz çimento harçla örülür. Ön ve arka yüzleri harçla derz yapılır. Çok dik yamaçlardaki eşikler merdiven basamakları gibi birbirini takip edecek şekilde inşa edilmelidir.

    Kuru duvar ve miks eşiklerin memba tarafı taşınan materyalle tamamen dolduktan sonra oluşan düzlükte, yatakda akım seksiyonu kadar bir boşluk bırakıldıktan sonra, diğer kısımlara özellikle tesis kanatlarının gerisindeki şevlere Kavak, Söğüt, İğde çelikleri veya Dışbudak, Akasya, Akçaağaç v.b. yöreye en uygun ağaç türlerine ait fidanlar dikilir ya da Meşe, Badem, Ceviz tohumları ekilir.

    Havzadaki ıslah çalışmaları tamamlandıktan sonra, enine yapıların memba taraflarının dolmasını bekleyerek 2-3 sene sonra yeniden sahaya girmek ve tesislerin arka kısımlarını ağaçlandırmak uygulamada pratik olmayabilir. O nedenle, tesis inşa edildikten sonra kazıdan çıkan ve mecra şevlerinden sıyrılan toprak memba tarafına doldurulduktan sonra hemen ağaçlandırma yapılabilir.


    BİYOLOJİK YAPILAR


    Dere yataklarında kullanılacak enine yapıların tesisinde sürgün verme kabiliyeti yüksek canlı bitki malzemesi kullanılabilir. Bu durumda, kullanılan malzeme sürgün vererek canlı bir tesis ortaya çıkar ki bunlara biyolojik yapılar denilmektedir.

    Islahı söz konusu olan sel yarıntısının veya sel dereciklerinin civarında, 50 metreye kadar mesafede yeterli taş malzemesi yoksa, kuru duvar eşik yapımı ekonomik olmayabilir. Böyle durumlarda, dere yatağının biyolojik yapılarla tahkimi düşünülmelidir. Biyolojik tesislerden, dere yatağı ıslahında başarılı ve kalıcı sonuç alınmaktadır. Bu nedenle, biyolojik tesisler ekonomik olması halinde tavsiye edilir. Kazık, kolay çakılabilen ve rutubetli derelerde, canlı eşikler olarak da, isimlendirdiğimiz biyolojik yapılar tercihan kullanılır.

    Örme Canlı Çitler
    Taban ve yanlarda oyulmalarının devam ettiği derecikler örme canlı çitlerle tahkim edilebilir.

    Oyuntu kenarları doğal şev açısına uygun düzeltilir. Oyuntu eksenine dik olarak 25-30 cm. derinliğinde ve 30 cm. genişliğinde bir hendek açılır. Bu hendeğin içerisine 1.00-1.50 m. uzunluğunda, çapları 6-15 cm. olan kazıklar, 0.30-0.50 m. ara ile çakılır, bozuk meşe baltalıklarının imarında, seyreltme ve teklemelerden elde edilen Meşe, Söğüt veya Kavak dalları ile kazıkların arası örülür. Kazıkların en az üçte biri sürgün verecek ağaç türlerinden seçilmelidir. Kazıklar en az 1/3’ü toprağa girecek şekilde çakıldıktan sonra araları örülür ve sonra çitin arkası doldurulur ve gerekirse kazıklar latalarla veya tellerle birbirlerine bağlanır ve mansap tarafına çakılacak payandalarla kuvvetlendirilir.

    Çalı Demetli Canlı Çitler:

    Örmeye elverişli olmayan materyal, 20-30 cm. çaplı demetler halinde bağlanır. Bu dal demetleri, örme canlı eşikteki gibi sürgün verme özelliği olan türlerden hazırlanan kazıkların arkasına üst üste konmak ve toprakla desteklemek suretiyle eşik tesis edilir. Buna, Çalı Demetli Canlı Eşik denilir.

    Çalı demetli çitlerde kazıkların ince çapları en az 8-12 cm., boyları 1.20-1.80 m. olmalıdır. Kazıklar, en az 1/3’ü toprağa girecek ve toprak üzerinde kalan kısmın yüksekliği 1 metreyi geçmeyecek şekilde çakılmalıdır. Kazıkların mümkün olduğu kadar sürgün verme kabiliyeti yüksek ağaç türlerinden olması tercih edilmelidir.

    Diğer Tesisler


    çalı Demetli Toprak Sedde:
    Derenin toprak sedde yapılacağı yer, çalı demetleri uzunluğunda (0.60-0.70 m.), temel kazısı gibi, derin olmayacak fakat, sadece mansaptan menbaya doğru %10 meyilli bir şekilde düzeltilir. Düzeltilen zemin üzerine çalılar 20 cm. yüksekliğinde dere akışı istikametinde serilir. Dalların kalın uçları memba tarafına, ince uçları mansap tarafına bakacak şekilde yerleştirilir. Üzerine 10 cm. yüksekliğinde toprak serilerek iyice sıkıştırılır, tekrar 20 cm. çalı demeti serilir, yine 10 cm. toprak serilerek sıkıştırılır, istenen seviyeye kadar bu işlem tekrarlanarak en üst kısımdaki toprak sıkıştırıldıktan sonra, orta kısmında suyun akacağı yere taş kaplama yapılır. Ayrıca diğer eşiklerde olduğu gibi seddenin menba tarafı mutlaka toprakla doldurularak sıkıştırılır.







    Delikli Saç Levhalar:
    Sel derelerinin tahkiminde, delikli saç levhalar, teneke, v.b. madeni malzemeler de kullanılabilir. Uygun bir maliyetle, malzeme temin edilebildiği takdirde, pratik oluşu nedeniyle tercih edilebilir.


    Saç levhaların dere tabanı ve kenarlarına iyice gömülerek sıkıştırılması ve mümkün olduğu kadar levhaların kazıklara (ahşap ise) çivilenmesi ve arkasının diğer metodlarda olduğu gibi hemen toprakla doldurularak sun’i birikinti teşkil edilmesi ve ağaçlandırılması gereklidir.







    Kafes Tel Eşikler:
    Bu tip eşikler 70 cm. den daha yüksek olmazlar. İnşaası için kazık, 3 mm.lik çelik tel ve kafes tel kullanılır. Kazıklar arasına 1 m. mesafe verilir. Bu sistem, açıklıkları 1.50-2.00 m.’yi geçmeyen dar boğazlarda faydalı

    Comment


    • #3
      Cevap: Erozyon Nedir ve Erozyon Çeşitleri

      kusura bakmayın sayın ubeyd hocam, bu gün biraz kederliyim galiba
      bilim adamlarımız bu kadar inceliyorlar da ne oluyor? uygulamada koca bir SIFIR. halen toprak kaybımız devam ediyor. 1 gram temiz toprağa muhtacız, değil ki milyonlarca ton toprağı, göz göre göre denizlere gönderiyoruz. biz adam olmayız vesselam...

      Comment


      • #4
        Cevap: Erozyon Nedir ve Erozyon Çeşitleri

        mavikartal5 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
        kusura bakmayın sayın ubeyd hocam, bu gün biraz kederliyim galiba
        bilim adamlarımız bu kadar inceliyorlar da ne oluyor? uygulamada koca bir SIFIR. halen toprak kaybımız devam ediyor. 1 gram temiz toprağa muhtacız, değil ki milyonlarca ton toprağı, göz göre göre denizlere gönderiyoruz. biz adam olmayız vesselam...
        Arkadaşlar erozyonun sebebi makinalı tarımdan geçiyor, toprak ne kadar işlenirse okadar çok çoraklaşarak erozyonun kurbanı oluyor, toprağı korumanın bilinci içinde topraklar işlenmiyor.

        Ormanları keserek tarıma, yerleşime açarak bu da işin tuzu biberi oluyor, toprağın üstünü örtmediğimiz gibi yabani otlarıda diplersek toprak tamamen korumasız kalıyor.

        Bir başka uygulamada miras yolu ile bölünen topraklar amaç dışı kullanıma uygun hale geliyor, topraklar gerçek sahiplerinin elinde değil, insanımıza toprak sevgisi verilmemişki, sadece hırs sahiplerinin elinde tasarruf buluyor, bu konuda yeterli kanun olmadığı gibi olan yasalarda yaşama geçirilmiyor.

        Bir örnek kırsal insanımız hor görülüyor, kalkınmayı şehirlerde gerçekleştirenler, köylüyüde buralarda yaşama özendirerek, onu oradaki toprakla olan mücadelesinde yanlızlığa mahkum ettiklerinden, o da topraklara gereği gibi önem vererek koruyup kollayamıyor.

        Olaylar iplik söküğü gibi dağılıp gidince kırsal insanın erozyonu toprak erozyonu ile özdeş duruma geliyor.
        Yaşamın şifreleri topraklarda saklıdır.

        Comment

        Working...
        X