AB KONSEYİ (European Council): Avrupa Birliği Devlet Başkanları ya da Dışişleri bakanlarından oluşan en üst düzeyde karar verme organıdır.
AB MÜKTESEBATI (AcquisCommunautaire): Avrupa Birliği'ne üye ülkeleri Birliğine bağlayan ve Türkiye, Hırvatistan ile yürütülen tarama çalışmalarında 35 ana başlıktan oluşan, Avrupa Birliği'ni kuran anlaşmalar ve ortak politikaların oluşturulup uygulanmasına yönelik ortak hukuki yapıdır.
AB ORTAK PİYASA DÜZENİ (EU Common Market Organization): Avrupa Birliğinde 21 ürün grubunda her bir sektör için tarımsal ürünlerin üretimi, desteklenmesi, dış ticareti, fiyatları, müdahaleleri, topluluk içi serbest dolaşımı, üçüncüülkelerle ticareti, rekabet ve finansman politikalarını içeren düzendir.
ABONE: Bir mal veya hizmetin alıcısı ile satıcısı arasında yapılan süreli ya da sürekli anlaşmadır.
ACENTE: Mali veya ticari bir kuruluşun şubesi ve geniş anlamda tüccarın vekili veya temsilcisi olup, onun adına mesleğin yürütülmesine ait her türlü hukuki işlemleri yapmaya yetkili kimse.
ACIMIK: (Pelemir) Yabancı ot tohumu.
ACİYO: Senetli kredi işlemleri dolayısıyla, bankaların müşterilerinden yaptıkları tahsilât.
ACİZ: Bir borçlunun borçlarınıödeyemeyecek durumda olması.
AÇIK BONO: Değerlendirilmesi verilene bırakılmış ve hiçbir değer yazılmadan imzalanmış bono.
AÇIK DENİZ: Kıyıya paralel olarak çizilen ve belli bir uzaklıktan geçen hattın dışında kalıp, uluslar arası ticarete açık bulunan deniz.
AÇIK VE KAPALI ÇUVAL SONDASI: Çuvalları değişik yerlerinden (alt, orta ve üst) delmek suretiyle primer numuneleri almada kullanılan sonda.
AÇIK YIĞIN: Ofisin mevcut kapalı depolarının yetersiz kaldığı durumlarda ofis malı veya kira ile tutulacak açık arazilerde yapılan bir depolama şekli. (Alım ve Muhafaza İşleri İzah namesi Depolama İşleri Bölümü Madde: 2, sayfa 56 ve madde: 10: sayfa 74)
ADANA-99: Bitki boyu 95-110 cm olup yatmaya dayanıklıdır. Beyaz sık kılçıklı bir başak yapısına sahiptir. Beyaz, renkli oval yapıda sert bir tanesi olup 1000 tane ağırlığı 40-42 gr. dır. Kışa ve kurağa orta derecede dayanıklı, sarı, kahverengi paslara ve septoria'ya karşı dayanıklı, ekmeklik beyaz yarı sert buğday çeşidi. (Çukurova Tar. Arş. Ens/Adana1999)
ÂDEMİ MERKEZİYET: Merkeze ait genel hizmetlerden bir kısmını merkeze karşı bağımsız, fakat merkez denetimi altında mahalli idarelere bırakan sistemdir.
ADİŞİRKET: İki ya da daha çok kişinin ortak bir amacı gerçekleştirmek için emek ya da mallarını birleştiren bir sözleşme ile kurdukları ortaklık.
AFLATOKSİN: Aspergillus flavus ve Aspergillus paraciticus küflerinin ürettiği bir toksin çeşididir. (A.M.İ. İzah namesi, Cilt II, Madde 50, Sayfa 207)
AFYON ALKALOİDLERİ: a) Haşhaş bitkisinde veya afyon sakızında bulunan alkaloitler. b) Haşhaş bitkisi kökenli, yapısında muhakkak tuz oluşturacak bir azot atomu bulunduran organik kimyasal maddelerdir.
AFYON BIÇAĞI: Afyon kozağının sütünü almakta kullanılan araç.
AFYON: Bkz. haşhaş.
AGRESİF BANKA: Fazla atılgan olan, riski yüksek işlemlere girişmekten çekinmeyen, klasik bankacılık ilkelerine pek uymayan, bankalar arası centilmenlik anlaşmasına girmeyen bankalardır.
AĞRI"S"093: Saplar 70-75 cm uzunluğunda, Başakları kılçıklı, taneleri beyaz renkli, oval ve serttir. Kışa mukavemeti orta, kuraklığa mukavemeti iyidir. Yatmaz. Orta erkencidir. Gübreye reaksiyonu iyi, sürme, rastık ve paslara karşı mukavemeti iyi olan ekmeklik buğday çeşidi. (Trakya Tar. Arş. Ens./EDİRNE)
AHŞAP AMBAR: Kurumumuz işyerlerinde bulunan ve özellikle çuvallıürünlerin depolamasında kullanılan çatısı ve konstrüksiyonu ahşap olan ambar.
AHŞAP LATA: Belli ölçülerde kesilerek tesviye edilmiş ve özellikle pirinç, çeltik, un bakliyat vb. ürünlerin çuvallı olarak depolanmasında çuval istiflerinin depo tabanıyla temasını önlemek amacıyla döşenmiş kalın ağaç parçası.
AHZ-Ü KABZ: Ahz ve kabz kelimelerinin her ikisi de almak anlamına gelir. Bu terim bir sözleşme gereği teslimi gerekli şeyin ya da bir miktar paranın alınması konusunda verilen yetkiyi ifada etmek için kullanılır.
AİDAT: Belli vadelerle para ya da mal olarak verilmesi gereken yükümlülük. AJAN: Bir ya da birkaç ticaret kurumu arasında ve onların hesabına iş gören kişi.
AJANS: 1-TMO'daŞube Müdürlüklerine bağlı olarak faaliyet gösteren işyeri. 2- Bir şirketi, sınırlı bir yetki çerçevesinde, temsil etmeye görevli kılınan kişi.
AKAR: Sekonder (ikinci dereceli) depo zararlısı. Buğday ve tahılların embriyolarını yiyerek zarar verirler. Bazı türleri: Un akarı (Acarus siro L.), Un akarı (Troglyphus farinae L.), Kum meyve akarı (Carpoglyphus Lactis L.) (A.M.İ. İ.Mücadele Bölümünün Madde 19, sayfa 14
AKIM (Debi): Bir kanal veya bir taşıyıcının belirli bir enkesitinden birim zamanda geçen su hacmi.
AKİT SERBESTÎSİ: (Freedom of contract) Konu ve sonuçları kanunun reddetmediği hususlarda akdin taraflarca serbestçe belirlenmesi.
AKİT YAPMA MECBURİYETİ: (Obligation to contract) Kanuni bir hükümden veya idari bir tasarruftan doğan mecburiyet.
AKİT: Sözleşme (Contract) Tarafların birbirine uygun irade beyanlarıyla oluşan ve onlara karşılıklı hukuki yükümlülükler yükleyen anlaşma.
AKİTTEN DOĞAN BORÇLAR: (Contracttual obligation) İki veya daha fazla tarafların karşılıklı ve birbirlerine uygun irade beyanlarıyla onların leh ve aleyhinde oluşan borç ilişkisi.
AKOVA (T.Aestivum L.ssp.vulgare v.albidum): Kılçıksız, beyaz ve çıplak kavuzlu,Adapazarı Tohum Islah İstasyonunda ıslah edilmiş,Marmara Bölgesinin doğu ve güney kısımlarında yetiştirilen,yatmaya dayanıklı,tarımsal karakterleri normal olan beyaz yarı sert buğday çeşidi.
AKREDİTİF (Letter of credit): Bir bankanın ihracatçı veya ithalatçı firma veya bir kimse lehinde açtığı itibar hesabı, kredi mektubu.
AKSİYON: Kıymetli evrak niteliğindeki hisse senedi.
AKTARMA EŞYASI (Goods in transit): Yabancı bir ülkeden gelip gümrük harcı verilmeksizin Türkiye limanlarının birinden diğerine veya yabancı bir limana sevk edilen eşya.
AKTİF MÜCADELE: Haşerelenmişürünün kimyasal maddelerle ilaçlanması işlemi.(A.M.İ.İ. Mücadele Bölümü madde:4, sayfa 105)
AKTİF: Alacakların tümü.
AKYEL: 1- Batıdan ya da Güney batıdan esen rüzgâr, 2- lodos, Güneyden esen yel.
ALACAĞIN TEMLİKİ: Alacaklı ile onu devralan üçüncü kişi arasında, borçlunun rızasına ihtiyaç duymaksızın yapılan ve sadece kazandırıcı bir tasarruf işlemi niteliğini taşıyan, şekle bağlı bir sözleşme ya da yasayla veya yargısal kararla gerçekleşen bir devirdir.
ALACAK: Alınması gereken para ya da mal. Borç karşılığında da kullanılır. ALATAV: Yarı yaş yarı kuru olan az tavlı toprak.
ALÇAK GERİLİM: Alet ile ölçülen (etkin) değeri 1000 Volt'un altında olan elektriksi gerilim.
ALGARİNA (Floating crane): Ağır bir cismi denizden çıkarmak veya denize indirmek işinde kullanılan büyük vinçli deniz teknesi.
ALIM BAREMİ: Alımı gerçekleştirilecek hububat ve bakliyat ürünleri ile haşhaşın üreticilerden satın alınma esas, yöntem, kalite, had ve fiyatlarının yer aldığı, ürün cinslerine göre kalite ve hadlerin her yıl değişebildiği genel bilgiler.
ALIM KAMPANYASI: Teşebbüsümüzde Hububat, Mısır, Çeltik, Haşhaş alımlarının başlangıcı ile bitişi arasındaki devre.
ALIM MERKEZİ: Geçici veya sabit olarak her yıl veya Genel Müdürlükçe verilen talimatlar doğrultusunda bazı yıllarda alım işlemi gerçekleştirilen işyeri.
ALIM NUMUNESİ: Alımı yapılacak ürünlerin bedelini tespit amacıyla alınan numune.
ALIM YOĞUN DÖNEM: Teşebbüsümüzde hububat alımlarında ortalama olarak 1 - 31 Temmuz arasındaki yoğun alımların olduğu dönemdir.
ALIM: Toprak Mahsulleri Ofisi'nce her kampanya döneminde Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenmiş esaslar çerçevesinde hububat ve bakliyat ürünleri ile haşhaşın gerçek üreticilerden satın alınması işlemi.
ALİVRE: Öncel satış. Bir ürünün üretildiğinde belli bir tarih ve fiyattan teslim edilmek üzere önceden yapılan şartlı satışlardır.
ALKALOİD: Azot içeren, tadı acı, büyük organik moleküllü, alkalilere benzer anlamında, aldehit fonksiyonlu organik grup içeren bazik özelliği olan kimyasal bileşikler.
ALMAŞIK EKİM: Toprağı güçsüzleştirmeden ondan en çok ve en iyi ürün almak amacıyla her yıl ürün değiştirilerek yapılan ekim işlemi.
ALÖRON: Buğdayda endospermin en dış tabakası.
ALT NUMUNE: Partinin bir yerinden alınan az miktar numune.
ALTAY 2000: Sap 100-110 cm boyundadır. Başakları kahverengi, dane beyaz renkli, yatmaya ve kurağa dayanıklıdır. Tarla koşullarında sarı pas, sürme, rastık ve virüse dayanıklı olan ekmeklik beyaz yarı sert buğday çeşidi.(Anadolu Tar. Arş. Ens. / ESKİŞEHİR 2000)
ALTINTAŞ-95: Sap 110-120 cm boyundadır. Başakları kılçıklı ve kahverengi kavuzludur. Dane kehribar renkli, camsı yapılıdır. Yatmaya ve kurağa dayanıklıdır. 1000 tane ağırlığı ve hektolitresi yüksek, makarnalık kalitesi iyidir. Tarla koşullarında sarı pas, kara pas, sürme ve rastığa dayanıklı, kahverengi pasa ise orta dayanıklı olan makarnalık buğday çeşidi. (Anadolu Tarımsal Arş. Ens./Eskişehir1995.)
AMA: İngilizce anhydrous morphine alkaloids kelimelerinin baş harfleri olup, susuz morfin alkaloitidir.
AMBALAJ: Bir ürünün veya maddenin dış etkenlerden zarar görmemesi için etrafının kaplandığı materyal.
AMBAR: 1 - Zahire koymaya yarar büyük ve yerli sandık; 2- Ürün saklanan yer.
AMBAR FAZLALIĞI AÇIKLAMA BELGESİ::Kurumumuz işyerlerinde her depo ünitesinin boşaltılması sonucunda, teftiş ve kontroller sonucunda ve yılsonu sayımlarında meydana gelecek farklar dâhil olmak üzere, tartı veya sayım suretiyle tespit edilecek olan hububat, bakliyat, un vb. ürünlerde meydana gelen fazlalığın miktar, tutar ve partisine oranını, nedenleriyle gösteren ve açıklayan belge. (Alım ve Muhafaza İşleri İzah namesi Depolama İşleri Bölümü Madde: 24, sayfa 93)
AMBAR KIYMET KAYBI AÇIKLAMA BELGESİ: Kurumumuz işyerlerinde her depo ünitesinin boşaltılması sonucunda veya depolama süresi içinde ürünlerde meydana gelen kıymet kayıplarının miktar, tutar ve partisine oranını, nedenleriyle gösteren ve açıklayan belge. (Alım ve Muhafaza İşleri İzah namesi Depolama İşleri Bölümü Madde: 24, sayfa 93)
AMBAR NOKSANLIĞI AÇIKLAMA BELGESİ: Kurumumuz işyerlerinde her depo ünitesinin boşaltılması sonucunda, teftiş ve kontroller sonucunda ve yıl sonu sayımlarında meydana gelecek farklar dahil olmak üzere, tartı veya sayım suretiyle tespit edilecek olan hububat, bakliyat, un vb. ürünlerde meydana gelen noksanlığın miktar, tutar ve partisine oranını, nedenleriyle gösteren ve açıklayan belge. (Alım ve Muhafaza İşleri İzah namesi Depolama İşleri Bölümü Madde: 24, sayfa 93)
AMBARGO: Anlaşmalara uymayan devletlere gönderilecek her türlü mala el koyma, durdurma, kısıtlama, önlem alma.
AMORTİSMAN: Sınaî veya ticari bir işletmede kullanılan makine ve demirbaş değerlerinin, her yıl belli fiziksel, teknolojik ve hukuksal bir miktarının aşınma payı olarak indirilmesidir.
AMPER: Elektrik akımıölçü birimi.
ANADOLU BEYAZ BUĞDAYLAR (T.aestivum L. ssp. vulgare v. delfii): Beyaz sert buğday grubundan, Orta Anadolu koşulları için en elverişli çeşit olup, kurağa ve kışa dayanıklı, hastalıklara dayanıksız, yörelere göre Köse, Zerun, Zeron, Zerin, Kırık, Con kesme adlarını alan kılçıksız, kırmızı tüylü kavuzlu, Ankara Zirai Araştırma Enstitüsü tarafından ıslah edilmiş orta erkenci beyaz sert buğday çeşidi.
ANALI KUZULU İSTİF: Kapalı depolarda çeltik, pirinç, un, bakliyat vb. ürünlerin bir ve bir buçuk çuval genişliğinde yapılabilen çuvallı istif türü. (Alım ve Muhafaza İşleri İzah namesi Depolama İşleri Bölümü Madde: 5, sayfa 64)
ANALİTİK TERAZİ: 0,0001 gr. hassasiyetinde, maksimum 200 gr. tartı yapabilen, optik skala donanımlı mekanik veya elektrik ile çalışan terazi.
ANALİZ NUMUNESİ: Yapılacak analiz için temsili numuneden yeterli miktarda ve usulüne uygun olarak alınan numunedir.
ANALİZ: Fiziksel veya kimyasal muayene. (çözümleme)
ANAMAL: Artık değer elde edebilmek için gereken para ve mal.(Sermaye, kapital)
ANAMALCI: Anamal sahibi, sermayedar.
ANGAJMAN: Verilmiş söz, yüküm, üstlenme.
ANGARYA: Zorla ve karşılıksız gördürülen iş, bir geminin yola çıkmasına engel olma.
ANIZ BOZMA: Hasat ile tarladan alınamayan bitki aksamlarının sürülerek toprağa karıştırılması işlemi.
ANIZA EKİM: Anız bozulmadan ve tarla işlenmeden, tohumluğun doğrudan doğruya anız üzerine atılıp toprağa gömülmesi.
ANKASTRE: Gömme, sıva altında.
ANLAŞMA: Tarafların birbirleri ile uyuşan isteklerinin gerçekleştirildiği bağıt.(Akit, kontrat)
ANONİM ŞİRKET: Bir unvana sahip, sermayesi belirli paylara bölünmüş, ortaklarının sorumluluğu payları ile sınırlı olan şirket tipi.
ANTREPO: Limanlara gelip gümrük ve gümrük idaresi tarafından tahsil edilen vergi ve resimleri ödenmemiş olan ihraç ve ithal malların muhafazasına yarayan depo.
APİKO: Geminin zincirini germesi ve demirini almaya hazır bulunması.
ARA LİMANI: Geminin hareket ettiği liman ile varacağı liman arasındaki limanlar.
ARACI: İki taraf arasındaki bir ticaret işini kolaylaştıran kişi
ARAÇ SONDASI: Araç ve vagonlardan numune almak için kullanılan sonda
ARAP BAKLASI (vaccaria pyramidata):Yabancı ot tohum. (ekin arasında yetişen otsu bitki)
ARBİTRAJ: Menkul kıymetler, kıymetli madenler, para, kıymetli evrak gibi değerlerin, iki piyasa arasındaki fiyat farklarından yararlanmak amacıyla fiyatlarının düşük olduğu yerlerden alınması,fiyatlarının yüksek olduğu yerlerde satılması.
ARDİYE ÜCRETİ: Depo kirası.
ARDİYE: Depo
ARIZA: Ürünün bünyesindeki değişiklikten dolayı evsafında meydana gelen ve gıda değerini azaltan fiziki ve kimyevi değişikliklerdir.(Koku, kızışma, küflenme, çimlenme, çürüme, tutukluk, yanma, haşerelenme gibi.)
ARK: Açık yığınlar arasında yağış sularının tahliyesi için açılan kanallar.
ARMATÖR: Sahip olduğu gemi veya gemileri deniz ticaretinde kullanan gerçek veya tüzel kişi.
ARPA ANALİZ FİŞİ: Analizi yapılmak üzere laboratuvara gelen arpa etüt numunesinin fiziksel ve kimyasal analiz sonuçlarının işlendiği belge.
ARPA: (Hordeum) Üretim olarak dünya da buğday, mısır ve pirinçten sonra dördüncü sırada bulunan, çeşitli zamanlarda ekmek yapımında da kullanılan, daha çok hayvan yemi ve bira yapımında kullanılan, beyaz, siyah ve çakır renklerde olabilen bir tahıl cinsi.
ARPATHAN-9: Kılçıksız, beyaz kavuzlu, verimli, kışa dayanıklı, ekmeklik kalitesi iyi, Trakya Bölgesi için uygun, Macaristan orijinli kırmızı sert buğday çeşidi.
ARTIRMA-EKSİLTME: Alınacak ya da satılacak mallarda en uygun koşulları sağlamak için yapılan yasal bir ihale yöntemi, müzayede.
ARZ TALEP KANUNU: Bir malın değerinin ya da bu değerin para ile ifadesi demek olan fiyatının, arz ve talep arasındaki ilişkiye bağlı olarak değişmesi veya tespitidir.
ASGARİ TARİFE: Uygulanabilecek en düşük fiyat.
AB MÜKTESEBATI (AcquisCommunautaire): Avrupa Birliği'ne üye ülkeleri Birliğine bağlayan ve Türkiye, Hırvatistan ile yürütülen tarama çalışmalarında 35 ana başlıktan oluşan, Avrupa Birliği'ni kuran anlaşmalar ve ortak politikaların oluşturulup uygulanmasına yönelik ortak hukuki yapıdır.
AB ORTAK PİYASA DÜZENİ (EU Common Market Organization): Avrupa Birliğinde 21 ürün grubunda her bir sektör için tarımsal ürünlerin üretimi, desteklenmesi, dış ticareti, fiyatları, müdahaleleri, topluluk içi serbest dolaşımı, üçüncüülkelerle ticareti, rekabet ve finansman politikalarını içeren düzendir.
ABONE: Bir mal veya hizmetin alıcısı ile satıcısı arasında yapılan süreli ya da sürekli anlaşmadır.
ACENTE: Mali veya ticari bir kuruluşun şubesi ve geniş anlamda tüccarın vekili veya temsilcisi olup, onun adına mesleğin yürütülmesine ait her türlü hukuki işlemleri yapmaya yetkili kimse.
ACIMIK: (Pelemir) Yabancı ot tohumu.
ACİYO: Senetli kredi işlemleri dolayısıyla, bankaların müşterilerinden yaptıkları tahsilât.
ACİZ: Bir borçlunun borçlarınıödeyemeyecek durumda olması.
AÇIK BONO: Değerlendirilmesi verilene bırakılmış ve hiçbir değer yazılmadan imzalanmış bono.
AÇIK DENİZ: Kıyıya paralel olarak çizilen ve belli bir uzaklıktan geçen hattın dışında kalıp, uluslar arası ticarete açık bulunan deniz.
AÇIK VE KAPALI ÇUVAL SONDASI: Çuvalları değişik yerlerinden (alt, orta ve üst) delmek suretiyle primer numuneleri almada kullanılan sonda.
AÇIK YIĞIN: Ofisin mevcut kapalı depolarının yetersiz kaldığı durumlarda ofis malı veya kira ile tutulacak açık arazilerde yapılan bir depolama şekli. (Alım ve Muhafaza İşleri İzah namesi Depolama İşleri Bölümü Madde: 2, sayfa 56 ve madde: 10: sayfa 74)
ADANA-99: Bitki boyu 95-110 cm olup yatmaya dayanıklıdır. Beyaz sık kılçıklı bir başak yapısına sahiptir. Beyaz, renkli oval yapıda sert bir tanesi olup 1000 tane ağırlığı 40-42 gr. dır. Kışa ve kurağa orta derecede dayanıklı, sarı, kahverengi paslara ve septoria'ya karşı dayanıklı, ekmeklik beyaz yarı sert buğday çeşidi. (Çukurova Tar. Arş. Ens/Adana1999)
ÂDEMİ MERKEZİYET: Merkeze ait genel hizmetlerden bir kısmını merkeze karşı bağımsız, fakat merkez denetimi altında mahalli idarelere bırakan sistemdir.
ADİŞİRKET: İki ya da daha çok kişinin ortak bir amacı gerçekleştirmek için emek ya da mallarını birleştiren bir sözleşme ile kurdukları ortaklık.
AFLATOKSİN: Aspergillus flavus ve Aspergillus paraciticus küflerinin ürettiği bir toksin çeşididir. (A.M.İ. İzah namesi, Cilt II, Madde 50, Sayfa 207)
AFYON ALKALOİDLERİ: a) Haşhaş bitkisinde veya afyon sakızında bulunan alkaloitler. b) Haşhaş bitkisi kökenli, yapısında muhakkak tuz oluşturacak bir azot atomu bulunduran organik kimyasal maddelerdir.
AFYON BIÇAĞI: Afyon kozağının sütünü almakta kullanılan araç.
AFYON: Bkz. haşhaş.
AGRESİF BANKA: Fazla atılgan olan, riski yüksek işlemlere girişmekten çekinmeyen, klasik bankacılık ilkelerine pek uymayan, bankalar arası centilmenlik anlaşmasına girmeyen bankalardır.
AĞRI"S"093: Saplar 70-75 cm uzunluğunda, Başakları kılçıklı, taneleri beyaz renkli, oval ve serttir. Kışa mukavemeti orta, kuraklığa mukavemeti iyidir. Yatmaz. Orta erkencidir. Gübreye reaksiyonu iyi, sürme, rastık ve paslara karşı mukavemeti iyi olan ekmeklik buğday çeşidi. (Trakya Tar. Arş. Ens./EDİRNE)
AHŞAP AMBAR: Kurumumuz işyerlerinde bulunan ve özellikle çuvallıürünlerin depolamasında kullanılan çatısı ve konstrüksiyonu ahşap olan ambar.
AHŞAP LATA: Belli ölçülerde kesilerek tesviye edilmiş ve özellikle pirinç, çeltik, un bakliyat vb. ürünlerin çuvallı olarak depolanmasında çuval istiflerinin depo tabanıyla temasını önlemek amacıyla döşenmiş kalın ağaç parçası.
AHZ-Ü KABZ: Ahz ve kabz kelimelerinin her ikisi de almak anlamına gelir. Bu terim bir sözleşme gereği teslimi gerekli şeyin ya da bir miktar paranın alınması konusunda verilen yetkiyi ifada etmek için kullanılır.
AİDAT: Belli vadelerle para ya da mal olarak verilmesi gereken yükümlülük. AJAN: Bir ya da birkaç ticaret kurumu arasında ve onların hesabına iş gören kişi.
AJANS: 1-TMO'daŞube Müdürlüklerine bağlı olarak faaliyet gösteren işyeri. 2- Bir şirketi, sınırlı bir yetki çerçevesinde, temsil etmeye görevli kılınan kişi.
AKAR: Sekonder (ikinci dereceli) depo zararlısı. Buğday ve tahılların embriyolarını yiyerek zarar verirler. Bazı türleri: Un akarı (Acarus siro L.), Un akarı (Troglyphus farinae L.), Kum meyve akarı (Carpoglyphus Lactis L.) (A.M.İ. İ.Mücadele Bölümünün Madde 19, sayfa 14
AKIM (Debi): Bir kanal veya bir taşıyıcının belirli bir enkesitinden birim zamanda geçen su hacmi.
AKİT SERBESTÎSİ: (Freedom of contract) Konu ve sonuçları kanunun reddetmediği hususlarda akdin taraflarca serbestçe belirlenmesi.
AKİT YAPMA MECBURİYETİ: (Obligation to contract) Kanuni bir hükümden veya idari bir tasarruftan doğan mecburiyet.
AKİT: Sözleşme (Contract) Tarafların birbirine uygun irade beyanlarıyla oluşan ve onlara karşılıklı hukuki yükümlülükler yükleyen anlaşma.
AKİTTEN DOĞAN BORÇLAR: (Contracttual obligation) İki veya daha fazla tarafların karşılıklı ve birbirlerine uygun irade beyanlarıyla onların leh ve aleyhinde oluşan borç ilişkisi.
AKOVA (T.Aestivum L.ssp.vulgare v.albidum): Kılçıksız, beyaz ve çıplak kavuzlu,Adapazarı Tohum Islah İstasyonunda ıslah edilmiş,Marmara Bölgesinin doğu ve güney kısımlarında yetiştirilen,yatmaya dayanıklı,tarımsal karakterleri normal olan beyaz yarı sert buğday çeşidi.
AKREDİTİF (Letter of credit): Bir bankanın ihracatçı veya ithalatçı firma veya bir kimse lehinde açtığı itibar hesabı, kredi mektubu.
AKSİYON: Kıymetli evrak niteliğindeki hisse senedi.
AKTARMA EŞYASI (Goods in transit): Yabancı bir ülkeden gelip gümrük harcı verilmeksizin Türkiye limanlarının birinden diğerine veya yabancı bir limana sevk edilen eşya.
AKTİF MÜCADELE: Haşerelenmişürünün kimyasal maddelerle ilaçlanması işlemi.(A.M.İ.İ. Mücadele Bölümü madde:4, sayfa 105)
AKTİF: Alacakların tümü.
AKYEL: 1- Batıdan ya da Güney batıdan esen rüzgâr, 2- lodos, Güneyden esen yel.
ALACAĞIN TEMLİKİ: Alacaklı ile onu devralan üçüncü kişi arasında, borçlunun rızasına ihtiyaç duymaksızın yapılan ve sadece kazandırıcı bir tasarruf işlemi niteliğini taşıyan, şekle bağlı bir sözleşme ya da yasayla veya yargısal kararla gerçekleşen bir devirdir.
ALACAK: Alınması gereken para ya da mal. Borç karşılığında da kullanılır. ALATAV: Yarı yaş yarı kuru olan az tavlı toprak.
ALÇAK GERİLİM: Alet ile ölçülen (etkin) değeri 1000 Volt'un altında olan elektriksi gerilim.
ALGARİNA (Floating crane): Ağır bir cismi denizden çıkarmak veya denize indirmek işinde kullanılan büyük vinçli deniz teknesi.
ALIM BAREMİ: Alımı gerçekleştirilecek hububat ve bakliyat ürünleri ile haşhaşın üreticilerden satın alınma esas, yöntem, kalite, had ve fiyatlarının yer aldığı, ürün cinslerine göre kalite ve hadlerin her yıl değişebildiği genel bilgiler.
ALIM KAMPANYASI: Teşebbüsümüzde Hububat, Mısır, Çeltik, Haşhaş alımlarının başlangıcı ile bitişi arasındaki devre.
ALIM MERKEZİ: Geçici veya sabit olarak her yıl veya Genel Müdürlükçe verilen talimatlar doğrultusunda bazı yıllarda alım işlemi gerçekleştirilen işyeri.
ALIM NUMUNESİ: Alımı yapılacak ürünlerin bedelini tespit amacıyla alınan numune.
ALIM YOĞUN DÖNEM: Teşebbüsümüzde hububat alımlarında ortalama olarak 1 - 31 Temmuz arasındaki yoğun alımların olduğu dönemdir.
ALIM: Toprak Mahsulleri Ofisi'nce her kampanya döneminde Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenmiş esaslar çerçevesinde hububat ve bakliyat ürünleri ile haşhaşın gerçek üreticilerden satın alınması işlemi.
ALİVRE: Öncel satış. Bir ürünün üretildiğinde belli bir tarih ve fiyattan teslim edilmek üzere önceden yapılan şartlı satışlardır.
ALKALOİD: Azot içeren, tadı acı, büyük organik moleküllü, alkalilere benzer anlamında, aldehit fonksiyonlu organik grup içeren bazik özelliği olan kimyasal bileşikler.
ALMAŞIK EKİM: Toprağı güçsüzleştirmeden ondan en çok ve en iyi ürün almak amacıyla her yıl ürün değiştirilerek yapılan ekim işlemi.
ALÖRON: Buğdayda endospermin en dış tabakası.
ALT NUMUNE: Partinin bir yerinden alınan az miktar numune.
ALTAY 2000: Sap 100-110 cm boyundadır. Başakları kahverengi, dane beyaz renkli, yatmaya ve kurağa dayanıklıdır. Tarla koşullarında sarı pas, sürme, rastık ve virüse dayanıklı olan ekmeklik beyaz yarı sert buğday çeşidi.(Anadolu Tar. Arş. Ens. / ESKİŞEHİR 2000)
ALTINTAŞ-95: Sap 110-120 cm boyundadır. Başakları kılçıklı ve kahverengi kavuzludur. Dane kehribar renkli, camsı yapılıdır. Yatmaya ve kurağa dayanıklıdır. 1000 tane ağırlığı ve hektolitresi yüksek, makarnalık kalitesi iyidir. Tarla koşullarında sarı pas, kara pas, sürme ve rastığa dayanıklı, kahverengi pasa ise orta dayanıklı olan makarnalık buğday çeşidi. (Anadolu Tarımsal Arş. Ens./Eskişehir1995.)
AMA: İngilizce anhydrous morphine alkaloids kelimelerinin baş harfleri olup, susuz morfin alkaloitidir.
AMBALAJ: Bir ürünün veya maddenin dış etkenlerden zarar görmemesi için etrafının kaplandığı materyal.
AMBAR: 1 - Zahire koymaya yarar büyük ve yerli sandık; 2- Ürün saklanan yer.
AMBAR FAZLALIĞI AÇIKLAMA BELGESİ::Kurumumuz işyerlerinde her depo ünitesinin boşaltılması sonucunda, teftiş ve kontroller sonucunda ve yılsonu sayımlarında meydana gelecek farklar dâhil olmak üzere, tartı veya sayım suretiyle tespit edilecek olan hububat, bakliyat, un vb. ürünlerde meydana gelen fazlalığın miktar, tutar ve partisine oranını, nedenleriyle gösteren ve açıklayan belge. (Alım ve Muhafaza İşleri İzah namesi Depolama İşleri Bölümü Madde: 24, sayfa 93)
AMBAR KIYMET KAYBI AÇIKLAMA BELGESİ: Kurumumuz işyerlerinde her depo ünitesinin boşaltılması sonucunda veya depolama süresi içinde ürünlerde meydana gelen kıymet kayıplarının miktar, tutar ve partisine oranını, nedenleriyle gösteren ve açıklayan belge. (Alım ve Muhafaza İşleri İzah namesi Depolama İşleri Bölümü Madde: 24, sayfa 93)
AMBAR NOKSANLIĞI AÇIKLAMA BELGESİ: Kurumumuz işyerlerinde her depo ünitesinin boşaltılması sonucunda, teftiş ve kontroller sonucunda ve yıl sonu sayımlarında meydana gelecek farklar dahil olmak üzere, tartı veya sayım suretiyle tespit edilecek olan hububat, bakliyat, un vb. ürünlerde meydana gelen noksanlığın miktar, tutar ve partisine oranını, nedenleriyle gösteren ve açıklayan belge. (Alım ve Muhafaza İşleri İzah namesi Depolama İşleri Bölümü Madde: 24, sayfa 93)
AMBARGO: Anlaşmalara uymayan devletlere gönderilecek her türlü mala el koyma, durdurma, kısıtlama, önlem alma.
AMORTİSMAN: Sınaî veya ticari bir işletmede kullanılan makine ve demirbaş değerlerinin, her yıl belli fiziksel, teknolojik ve hukuksal bir miktarının aşınma payı olarak indirilmesidir.
AMPER: Elektrik akımıölçü birimi.
ANADOLU BEYAZ BUĞDAYLAR (T.aestivum L. ssp. vulgare v. delfii): Beyaz sert buğday grubundan, Orta Anadolu koşulları için en elverişli çeşit olup, kurağa ve kışa dayanıklı, hastalıklara dayanıksız, yörelere göre Köse, Zerun, Zeron, Zerin, Kırık, Con kesme adlarını alan kılçıksız, kırmızı tüylü kavuzlu, Ankara Zirai Araştırma Enstitüsü tarafından ıslah edilmiş orta erkenci beyaz sert buğday çeşidi.
ANALI KUZULU İSTİF: Kapalı depolarda çeltik, pirinç, un, bakliyat vb. ürünlerin bir ve bir buçuk çuval genişliğinde yapılabilen çuvallı istif türü. (Alım ve Muhafaza İşleri İzah namesi Depolama İşleri Bölümü Madde: 5, sayfa 64)
ANALİTİK TERAZİ: 0,0001 gr. hassasiyetinde, maksimum 200 gr. tartı yapabilen, optik skala donanımlı mekanik veya elektrik ile çalışan terazi.
ANALİZ NUMUNESİ: Yapılacak analiz için temsili numuneden yeterli miktarda ve usulüne uygun olarak alınan numunedir.
ANALİZ: Fiziksel veya kimyasal muayene. (çözümleme)
ANAMAL: Artık değer elde edebilmek için gereken para ve mal.(Sermaye, kapital)
ANAMALCI: Anamal sahibi, sermayedar.
ANGAJMAN: Verilmiş söz, yüküm, üstlenme.
ANGARYA: Zorla ve karşılıksız gördürülen iş, bir geminin yola çıkmasına engel olma.
ANIZ BOZMA: Hasat ile tarladan alınamayan bitki aksamlarının sürülerek toprağa karıştırılması işlemi.
ANIZA EKİM: Anız bozulmadan ve tarla işlenmeden, tohumluğun doğrudan doğruya anız üzerine atılıp toprağa gömülmesi.
ANKASTRE: Gömme, sıva altında.
ANLAŞMA: Tarafların birbirleri ile uyuşan isteklerinin gerçekleştirildiği bağıt.(Akit, kontrat)
ANONİM ŞİRKET: Bir unvana sahip, sermayesi belirli paylara bölünmüş, ortaklarının sorumluluğu payları ile sınırlı olan şirket tipi.
ANTREPO: Limanlara gelip gümrük ve gümrük idaresi tarafından tahsil edilen vergi ve resimleri ödenmemiş olan ihraç ve ithal malların muhafazasına yarayan depo.
APİKO: Geminin zincirini germesi ve demirini almaya hazır bulunması.
ARA LİMANI: Geminin hareket ettiği liman ile varacağı liman arasındaki limanlar.
ARACI: İki taraf arasındaki bir ticaret işini kolaylaştıran kişi
ARAÇ SONDASI: Araç ve vagonlardan numune almak için kullanılan sonda
ARAP BAKLASI (vaccaria pyramidata):Yabancı ot tohum. (ekin arasında yetişen otsu bitki)
ARBİTRAJ: Menkul kıymetler, kıymetli madenler, para, kıymetli evrak gibi değerlerin, iki piyasa arasındaki fiyat farklarından yararlanmak amacıyla fiyatlarının düşük olduğu yerlerden alınması,fiyatlarının yüksek olduğu yerlerde satılması.
ARDİYE ÜCRETİ: Depo kirası.
ARDİYE: Depo
ARIZA: Ürünün bünyesindeki değişiklikten dolayı evsafında meydana gelen ve gıda değerini azaltan fiziki ve kimyevi değişikliklerdir.(Koku, kızışma, küflenme, çimlenme, çürüme, tutukluk, yanma, haşerelenme gibi.)
ARK: Açık yığınlar arasında yağış sularının tahliyesi için açılan kanallar.
ARMATÖR: Sahip olduğu gemi veya gemileri deniz ticaretinde kullanan gerçek veya tüzel kişi.
ARPA ANALİZ FİŞİ: Analizi yapılmak üzere laboratuvara gelen arpa etüt numunesinin fiziksel ve kimyasal analiz sonuçlarının işlendiği belge.
ARPA: (Hordeum) Üretim olarak dünya da buğday, mısır ve pirinçten sonra dördüncü sırada bulunan, çeşitli zamanlarda ekmek yapımında da kullanılan, daha çok hayvan yemi ve bira yapımında kullanılan, beyaz, siyah ve çakır renklerde olabilen bir tahıl cinsi.
ARPATHAN-9: Kılçıksız, beyaz kavuzlu, verimli, kışa dayanıklı, ekmeklik kalitesi iyi, Trakya Bölgesi için uygun, Macaristan orijinli kırmızı sert buğday çeşidi.
ARTIRMA-EKSİLTME: Alınacak ya da satılacak mallarda en uygun koşulları sağlamak için yapılan yasal bir ihale yöntemi, müzayede.
ARZ TALEP KANUNU: Bir malın değerinin ya da bu değerin para ile ifadesi demek olan fiyatının, arz ve talep arasındaki ilişkiye bağlı olarak değişmesi veya tespitidir.
ASGARİ TARİFE: Uygulanabilecek en düşük fiyat.


Comment