fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

D

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
yeni mesajlar

  • D

    DAĞDAŞ-94: Sap 90-110 cm uzunluğundadır. Başak beyaz kılçıklıdır. Dane beyaz renkli ve oval şekillidir. Camsı sayılabilecek yarı sertlikte olup, 1000 tane ağırlığı 35-40 gr'dır. Kışa, kuraklığa ve yatmaya dayanması iyidir. Rastığa karşı hassas olup, yaprak hastalıklarına tarla şartlarında dayanıklı ekmeklik buğday çeşidi. (B.D.M. Kışlık Hububat Arş. Ens. / Konya 1994)
    DAĞITIM: Üretilen malların tüketicinin eline geçinceye kadar geçirdiği işlemlerin tümü. Yazışmalarda yazının hangi birim ya da makamlara gönderileceğinin belirtildiği dip not.
    DÂHİLDE İŞLEME İZİN BELGESİ (D.İ.İ.B.): Gümrük muafiyetli ithalat ve /veya yurtiçi alımlara imkân sağlayan ve Dış Ticaret Müsteşarlığı’nca düzenlenen belge.
    DAİMİ İŞYERİ: Sürekli faaliyette bulunup norm kadroya göre sabit personeli ve tesisleri olan işyeri.
    DALGAKIRAN: Liman ağızlarında veya iskele önlerinde dalgaların liman trafiğine, faaliyetine ve tesislerine zarar vermelerini önlemek amacıyla yapılan set.
    DALGALANMA: Mal fiyatlarının çeşitli etmenlerin etkisiyle inişi ve çıkışı.
    DAMPİNG: Stoklardan kurtulmak ve piyasada avantajlı duruma geçmek için malların maliyet fiyatından aşağı bir fiyatla satışa çıkarılması.
    DANE AĞIRLIĞI: Hububat veya bakliyatın bir adedinin ağırlığı.
    DANE: Tahılları veya salkım halindeki meyveleri oluşturan tohumlardan her biri.
    DAR MÜKELLEFİYET: Türkiye'de yerleşmiş olmayan gerçek kişilerin yalnız Türkiye'de elde ettikleri kazanç ve iratları üzerinden vergilendirilmesi.
    DARA: Bir aracın, vagonun, ambalaj kabının boş olarak ağırlığı.
    DARICAN: Pirinç içinde bulunan bir çeşit darı.
    DARIEL: Beyaz renkli, iri taneli ve sert yapıda bir çeşittir. 1000 tane ağırlığı 38 gr'dır.
    DAVA-YI MÜTEKABİLE: Karşılık dava.
    DEBİ: Bkz. akım.
    DEF'İ: Savunma, itiraz.
    DEFLASYON: Tedavüldeki paranın azaltılması, enflasyonun karşıtı.
    DEFTER TUTMAK: Gelir ve giderlerin bir deftere yazılması.
    DEFTERİ KEBİR: İşletmelerce tutulması zorunlu olan gelir ve giderleri, kar ve zararı gösterir büyük defter.
    DEĞER: Malda toplanan insan emeği, kıymet. DEKAR (Dönüm): Bin metrekarelik alan ölçüsü. DEKLARE: Açıklama, belirtme.
    DEKONT: Bir hesap kapatılırken ya da belli dönemlerde hesap sahibine bildirilen hesabın son durumu.
    DELİCE (Lolium Temulentum) Bir yabancı ot tohumu.
    DELİL: Bir hukuki uyuşmazlıkta hakkın kanıtı için mahkeme önünde kullanılan her türlü araç.
    DEMİR 2000: Sağlam saplı ve uzun boyludur. Başakları kılçıklı ve beyaz renklidir. Başaktaki dane sayısı oldukça yüksektir. Daneleri kırmızı renkli olup, sert bir yapısı vardır. Soğuğu, kurağa ve yatmaya mukavemeti yüksek ekmeklik buğday çeşidi. (Tarla Bit. Merkez Arş. Ens. 2000)
    DEMİRBAŞ: Bir yerde, iş gereği bulunan ve görevli değiştikçe sorumluluğu ile birlikte elden ele geçen malzeme, cihaz, makine ve bunun gibi değerler.
    DEMİRLEME YERİ: Gemilerin yük ve yolcu indirmek veya almak için demirleyip hareketsiz hale gelmelerine en müsait mevki.
    DEMİRLEMEK: Geminin demirini suya bırakarak yük ve yolcu almak veya indirmek veya başka maksatlar için akıntı ve denize karşı durduğu yerde kalabilmesini temin etmek.
    DEMİRYOLU İSTASYONU: Demiryolu seferlerinin güvenle ve düzenli olarak her türlü yolcu ve eşya taşıma hizmetlerini sağlayan demiryolu işletmesinin en küçük birimi.
    DEMİRYOLU NAKLİYATI: Bir ücret karşılığında ve taşıma sözleşmesine (hamule senedi) göre demiryollarıyla yapılan nakliyat.
    DEMİRYOLU ŞEBEKESİ: Demiryollarına ait tüm müştemilat.
    DEMİRYOLU TARİFELERİ: Demiryollarında yapılan nakliyata uygulanan ücret ve şartları ihtiva eden tarife.
    DEMİRYOLU: Demiryolu araçlarının üzerinde seyrettiği, elverişli bir şekilde döşenmiş bir çift çelik ray dizisi.
    DENEME ÜRETİMİ TUTANAĞI: Üretime verilecek çeltik partisinden usulüne göre numune alınıp, deneme üretimi yapılarak elde edilen ürün, yan ürün ve çıkıntıların teker teker tartılıp işlendiği tutanak denetlenmesi.
    DENETİM: Belirli bir ekonomik birime ait bilgilerle önceden belirlenmiş standartlar arasındaki fiili uygunluk derecesinin saptanması, yorumlanması, düzeltici önlemlerin alınması amacı ile bağımsız bir denetçi tarafından delil toplama ve değerlendirme sürecidir.
    DENGE NEMİ: Tane ile hava arasındaki rutubet alışverişinin durduğu zamanda tanede teşekkül eden neme denir.
    DENİZ HUKUKU: Denizyolu ile ticaretin doğurduğu bütün ilişkileri tanzim eden kurallar.
    DENİZ İŞLETMELERİ: İnsan, eşya ve hayvanların deniz kıyısında bir yerden diğer bir yere denizyolu ile taşınmasını doğrudan doğruya veya bir aracı ile temin edici hizmetleri ifa eden işletmeler.
    DENİZ LİMANI: Suların kara içine tabii veya suni olarak girmesi sayesinde gemilerin barındığı, yolcu alıp indirdiği ve yük alıp boşalttığı yer.
    DENİZ MİLİ: 1852 metre uzunluğa karşılık gelen mesafe.
    DENİZYOLU: Gemilerin sefer yolu.
    DEPLASMAN TON: Liman hizmetleri tarifesinde savaş gemileri için uygulanmak üzere geminin ağırlığı.
    DEPO BOKSU: Ufki depolarda deponun eşit hacimlerde ayrılmış bölümlerinden her biri.
    DEPO: Genel anlamda mutlaka her eşyanın yağmur, güneş, rutubet vb. dış etkenlerden korunması için hukuki bir sorumluluk altında muhafaza edildiği açık ve kapalı mahaller. Kuruluşumuzda genellikle hububat ve bakliyatın muhafazasının sağlandığı yerler anlamında kullanılmaktadır.
    DEPOLAMA: İhtiyaç fazlası çeşitli ürün, mamul madde vs.nin çeşitli amaçlarla değerlendirilmesine kadar, bir plan dahilinde belli depolarda çeşitli şekillerde stok edilmesi işlemi.
    DEPOLAR ARASI AKTARMA: Bir depoda bulunan ürünün bir kısmının veya tamamının başka bir depoya nakledilmesi işlemi.
    DEPOZİTO: Herhangi bir anlaşmada alıcının satıcıya bağlandığını belirtmek için verdiği peşin para.
    DERDEST: Açılmış ve görülmekte olan dava.
    DERİN SÜRME: Diskaro, kazayağı, soklu, pulluk gibi aletlerle toprağı devirerek sürme işlemi.
    DERİVE(TÜREV) İŞLEMLERİ: AAF derive ünitesinde ham madde olarak morfin kullanılmak suretiyle kodein, dionin ve tuzları gibi çeşitli ürünlerin üretilmesi prosesidir. (Haşhaş Alk. İşl. İzah namesi Madde:45, sayfa 29)
    DESİKATÖR: Hassas tartımı yapılacak olan ürün ve materyallerin dış hava rutubetini bünyelerinde toplamalarını engellemek amacıyla içine nem alıcı kimyasal madde konulan(genellikle CaCl2) kapaklı cam kap.
    DESTEKLEME POLİTİKASI: Tarımsal ürünlerin fiyatlandırılmasında belli bir fiyat düzeyinin altına düşülmemesi için hükümetler tarafından getirilen fiyat garantisidir.
    DESTİLASYON: Buharlaştırma ve yoğunlaştırma suretiyle saflaştırma işlemi. .(Haşhaş Alk. İşl. İzahnamesi Madde:45, sayfa 29)
    DETVEYT: Geminin azami yükleme kabiliyeti.
    DEVALÜASYON: Dış dengeyi sağlamak için ulusal paranın dış satın alma değerinin azalması
    DEVİR: Bir hakkın bir şahıstan diğer bir şahsa geçmesini sağlayan muamele.
    DEZENFEKSİYON: Ürünün depolanacağı ünitelerin temizlenmesinden sonra deponun taban, tavan, duvar, döşeme ve tüm kısımları ile buna bağlı olarak depo çevresindeki belirli bir alanın ve açık yığın yerlerinin birtakım kimyasal ilaçlarla ilaçlanması işlemi.
    DEZENFEKTAN: Dezenfeksiyon işleminde kullanılan kimyasal terkipli ilaçlar. DIŞ TİCARET: Bir ülkenin yabancı ülkelerle yaptığı ticaret.
    DİCLE 74 (Triticum durum v. Leucurum): Beyaz çıplak başaklı, beyaz daneli, orta boylu, kurağa, kışa ve yatmaya dayanıklı, ekmeklik kalitesi iyi, makarnalık kalitesi orta olan bir buğday çeşididir. Bu çeşit son yıllarda ofisimizce yemlik buğdaylar grubundan işlem görmekte ve satın alınmaktadır.
    DİĞER DURUM BUĞDAYLAR: Anadolu Durum Buğdaylar dışında kalan makarnalık buğday çeşitleri.
    DİNGİL AĞIRLIĞI: Bir nakil vasıtası veya makinenin yüklü veya boş olarak aynı dingile bağlı tekerlekleri vasıtasıyla zemine intikal eden ağırlığı.
    DİSİPLİN CEZALARI: Uyarma, kınama, aylıktan kesme, kademe ilerlemesinin durdurulması ve hizmetten çıkarma şeklinde uygulanmaktadır.
    DİSİPLİN: İnsanların içinde yaşadığı topluluğun, kurumların, ailenin, genel düşünce ve davranışlarına uymalarını sağlamak amacıyla alınan önlemler bütünüdür.
    DİSPEÇ: Özellikle sigorta işlerinde avaryanın içeriğine bakılmaksızın yapılan avarya hesaplaşmaları, deniz taşımalarında belirtilen, yükleme ve boşaltma günlerinden önce bitirilen günler için, gemi sahibi tarafından kiracıya veya gönderilene aradaki mutabakata istinaden verilip alınan paralar.
    DİYARBAKIR-81: Beyaz kılçıklı, beyaz çıplak kavuzlu, verimi yüksek, Güneydoğu Anadolu Bölgesi için uygun bir makarnalık buğday çeşidi. (Güneydoğu Anadolu Tar. Arş. Ens.)
    DİZBARKO: Bazı limanlarda yükün gemiden boşaltılarak karaya getirilinceye kadar yapılan masraflar toplamı.
    DOBRUCA: Ekmeklik kalitesi orta, bir kırmızı yarı sert ekmeklik buğday çeşidi.
    DOCKAGE(DOKAJ):Analiz için ayrılmış 1 Kg. üründen 3,6 mm. uzun delikli elek üzerinde kalan ve 2,2 mm. yuvarlak delikli elek altına geçen kısmın ağırlık yüzdesi. Ürün içindeki kaba ve ince yabancı madde toplamını ifade eder.
    DOĞANKENT-I: Saplar 80-100 cm uzunluğunda, başaklar beyaz kılçıklıdır. Daneler beyaz renkli, oval yapılıdır. 1000 tane ağırlığı 39-40 gr olup, yumuşak yapıdadır. Kışa, kurağa ve yatmaya karşı dayanıklı, Sürme, rastık ve paslara mukavemeti iyi ekmeklik buğday çeşidi. (Çukurova Tar. Arş. Ens. 1991)
    DOĞU-88: Sap orta uzunlukta olup, başakları kılçıklı ve beyazdır. Daneler kırmızı renkli, oval yapıda ve camsıdır. 1000 tane ağırlığı 42 gr'dır. Sürme, rastık ve paslara karşı mukavemeti iyi kırmızı ekmeklik buğday çeşidi. (Doğu Anadolu Tar. Arş. Ens./ Erzurum 1988)
    DOK LİMANI: Liman içindeki gemileri med ve cezir etkisinden koruyan ağzı kapaklı liman.
    DOLUM KULESİ: MAYDÜ ünitelerinin ünite merkezinde bulunan ve yukarıdan aşağıya dolumun yapıldığı kule.
    DONATAN: Armatör, sahip olduğu gemi veya gemileri deniz ticaretinde kullanan gerçek veya tüzel kişi.
    DONATMA: Bir geminin denize çıkabilmesi için gerekli malzeme ve evraklarla teçhiz edilmesi.
    DOYMA NEMİ: Belli bir sıcaklık derecesinde 1 m3 havayı doymuş hale getiren su buharı miktarının gram ağırlığı.
    DOZ: Fümigasyonda farklı ürün sıcaklık dereceleri ve depo cinslerine göre bir tona atılacak tablet adedi. (A.M.İ. İ. Mücadele Bölümü sayfa 115)
    DOZAJ CETVELİ: Fümigasyonda farklı ürün sıcaklık dereceleri ve depo cinslerine göre bir tona atılacak tablet adedini gösteren cetvel (A.M.İ. İ. Mücadele Bölümü sayfa 115)
    DÖLLENME: Bitkilerde dişicik tepesinde çimlenerek mikrofile ilk erişen çiçek tozu çekirdeğinin, yumurta hücresi ve endosperm ana hücresiyle birleşmesi.
    DÖNEN VARLIKLAR: Nakit olarak elde ve bankada tutulan varlıklar ile normal koşullarda en fazla bir yıl veya işletmenin normal faaliyet dönemi içinde paraya çevrilmesi veya tüketilmesi öngörülen varlık unsurları.
    DÖNMELİ TANE: Dış görünüş veya enine kesitlerinde ufak veya büyük unsu leke bulunan buğday taneleri.
    DÖNÜM: Bkz. dekar.
    DÖVİZ: Yabancı para.
    DRAFT: Geminin su çekimi, geminin suyun içinde olan miktarı.
    DRENAJ: Toprakta kültür bitkilerinin yetişmelerine zararlı olan fazla suların ya da bataklıkların direnler açarak akıtılması ve kurutulması.
    DUBA: Fıçı biçiminde içi boş ve altından denizin dibine bağlı büyük şamandıra.
    DURAN VARLIK: Normal şartlar altında bir yıl içinde elden çıkarılması düşünülmeyen veya yararları bir yılda tükenmeyecek olan varlıklar.
    DÜĞMECİK: Pelemir.
    DÜOPOL: Bir piyasada aynı malı üreten iki satıcı bulunması durumu.
    DÜŞME SAYISI(Falling Number): Öğütülmüş tarım ürünlerinin sudaki süspansiyonunun kaynayan su banyosundahızlajelleşmesi ve bu jelin amilaz enzimi etkisiyle sıvılaşmasının saniye cinsinden ölçümü. Bkz. Sıvılaşma sayısı.
Working...
X