fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

H

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
yeni mesajlar

  • H

    HABİTAT: Bir organizmanın doğal olarak yaşadığı ve üreyebildiği yer. (IŞITIR Erol, Biyoloji Sözlüğü)
    HAKSIZ FİİL: Yasa tarafından konmuş bir hak veya menfaatin zarara uğratılması.
    HAM DANE: Olgunlaşmasını tamamlayamadan hasat edilmiş hububat veya bakliyat taneleri. (TMO 2001 Depolama ve Muhafaza Ders Notu)
    HAMAL: Yük taşımayı veya kendi kuvvetiyle nakletmeyi meslek edinmiş kimse. HAMALİYE: Yük taşıyan hamalların aldıkları ücret.
    HAMMADDE: Bir ürün ya da mal meydana getirmek için gerekli maddelerin işlenmeden önceki durumu, işlenmemiş madde.
    HAMULE DEFTERİ: Denizyolu taşımalarında komisyoncu veya acentenin tuttuğu, gemiye yüklenen malların kaydına ait defter.
    HAMULE SENEDİ: Demiryolu ile eşya gönderen kimselerle, demiryolu idareleri arasında akdedilen nakil sözleşmesi.
    HAMULE: Bkz. yük
    HANGAR: Üstleri ağaç, demir vs. den, sütunlar üzerine tutturulmuş bir çatı ile örtülü ve zemini taş veya beton döşeli olup emtia muhafazasına yarayan yapı.
    HAPİS HAKKI: Alacaklının, alacağını tahsil edinceye kadar borçlu tarafından kendisine verilen borçla ilgili bir eşyayı elinde tutma hakkı.
    HARCAMA: Herhangi bir iş için para verme. HARÇ: Harcanan para. Bir çeşit vergi
    HAREKET İSTASYONU: Katarların belirli bir yolculuk için, bütün hazırlıkları tamamlamış olarak yolculuğa başladıkları, harekete geçtikleri istasyon.
    HAREKET LİMANI: Bkz. Çıkış limanı.
    HARRAN-95: Yazlık, kılçıklı, bin dane ağırlığı 54 gram olan, Makarnalık buğday çeşidi. (Tarım ve Köy. İş. Bak. Tohum Tes. Şubesi)
    HASAR: Malın yanma, kırılma, ezilme gibi sebeplerle değerini kaybetmesi hali.
    HASAT: Fizyolojik olum sonu ile tam olum dönemi başlangıcı arasında, %13 - 15 rutubette hububatın, hasat şekline ve ürün cinsine göre çeşitli aletlerle biçilmesidir.
    HASILA: Gelir, verim.
    HASILAT: Verim, ürün, gelir.
    HASIM: Bir davada taraflardan her birinin diğerine karşı durumu, karşı taraf.
    HASSAS TERAZİ: %0,05gr. Hassasiyetli mekanik basit bir terazi. Teşkilatımızda alımlarda ve laboratuvar analizlerinde yoğun olarak kullanılmaktadır.
    HASTALIKLI TANE: Tanelerin yetişmeleri sırasında birtakım hastalıklara maruz kalarak şekil ve renklerinin bozulması.
    HAŞERE TAHRİBATI: Tarla ve depo zararlılarınca ürüne verilen zarar.
    HAŞERE: Ürünlere şeklen ve hacmen zarar vererek kalitelerini bozan böcek ve akarlar.
    HAŞHAŞ (Papaver somniferum): Gelincikgiller familyasından bir yıllık otsu bitki. Anayurdu Anadoludur. Olgunlaşmamış haşhaş kapsüllerinin sütünden morfin, kodein ve papaverin gibi çeşitli alkaloitleri içeren afyon maddesi elde edilir. Yurdumuzda haşhaş alımı ve işlenmesi sadece kurumumuz tarafından yapılmaktadır. Haşhaş tohumu ise %44-55 oranında yağ içerdiğinden gıda, boya ve sabun sanayinde kullanılmaktadır. Çizilmemiş haşhaş kapsülleri tarlada kuruduktan sonra kontrol altında toplanarak tohumları ayrılarak işlenmek üzere alkaloit fabrikasına gönderilir ve uyuşturucu türevleri elde edilir.
    HAŞHAŞ KAPSÜLÜNDE PUSLULUK: Kapsül üzerinde bulunan ince bir film şeklindeki mum tabakası.
    HAŞHAŞ KÖK BOĞAZI YANIKLIĞI: Haşhaş bitkisinden sap, kapsül ve yapraklarda, fide devresinde kök boğazında zarar veren, tohumla taşınabilen verimde %50 ye varan hasarlara neden olabilen hastalık.
    HAŞHAŞ KÖK KURDU: Kın kanatlılardan hortumlu böcekler familyasına bağlı özellikle haşhaşta alt yapraklara larvalarıyla zarar veren tarla zararlısı.
    HAŞHAŞ MİLDİYOSU: Haşhaş yetiştirilen alanlarda özellikle rutubetli ve yağışlı geçen yıllarda görülen bir hastalık.
    HAVA HATTI(HAVAİ HAT): Direkler üzerinde taşınan alçak gerilimli veya yüksek gerilimli elektrik iletkenleri.
    HAVALİMANI: Hava nakil araçlarının havalanma ve inmeleri için özel tesisat ve donanımları bulunan, bu işe tahsis edilen yer.
    HAVA NAKLİYATI: Hava nakil araçları ile yapılan yolcu ve eşya taşıma işi.
    HAVA NAKLİYE MAKBUZU: Malların hava nakil araçları ile sevk edilmek üzere teslim alındığını gösteren belge.
    HAVA PARASI: Açıktan verilen para. Özellikle yasalarla dondurulan kira sınırını aşmak için alınan para.
    HAVA YOLU: Hava nakil araçlarının uçuşları sırasında takip etmeye mecbur oldukları yol.
    HAVALANDIRMA KAYIT KONTROL FORMU: Havalandırmaya ait ölçüm sonuçlarının işlendiği form.
    HAVALANDIRMA: Depolanan ürünün kalitesinde devamlılığı sağlamak, haşere akar ve fungus gelişimini önlemek için ürün içerisinden havalandırma fanları ve havalandırma kanalları yardımıyla emme ya da basma yoluyla hava geçirme işlemi. (Alım ve Muhafaza İşleri İzah namesi Havalandırma Kurutma İşleri Bölümü Madde: 1 ve 2, sayfa 177)
    HAYMANA 79 (Triticum aestivum v. Erythrospermum): Kılçıklı, beyaz çıplak kavuzlu, sert daneli, kışa, kurağa, yatmaya, pasa dayanıklı, sürme ve rastık hastalıklarına orta dayanıklı, verimli, tane dökmez, 1000 dane ağırlığı 32 gr. Civarında, ekmeklik kalitesi iyi, kırmızı sert buğday çeşidi. (Orta Anadolu Böl.Zir.Arş.Ens.)
    HAZİNE BONOSU: Devletin halktan borç para almak için çıkardığı faizli bono.
    HAZİNE TAHVİLİ: Devletçe çıkarılan orta vadeli tahvil.
    HEGEMONYA: Ekonomik egemenlik, bir devletin başka devletlere egemenliği.
    HEKTAR: 10.000 m2 (10 dekar) büyüklüğünde alan ölçüsü.
    HEKTOLİTRE ALETİ: Ürünlerin hektolitre ağırlığını tespit etmede kullanılan alet.
    HEKTOLİTRE 100 litre hacmindeki ürünün kilogram olarak ağırlığı.
    HENDEK: Derin çukur.
    HESAP CÜZDANI: Bankaya yatırılan ve bankadan çekilen paraların kaydedildiği defter.
    HESAP KESİMİ: Belli sürelerde alacağı ve vereceği hesaplayarak hesap kapatma.
    HİBE: Bir malın başkasına bağışlanması.
    HİBRİT: Melez, değişik türden veya soydan üremiş.
    HİGROMETRE (NEMÖLÇER): Hava nispî nemini gösteren (ölçen) alet.
    HİLE: Aldatma. Bir sözleşmeden önce karşı tarafı yanıltmak için yapılan düzen.
    HİLEİ ŞERİYE: Dine uygun hile.
    HİLELİ İFLAS: Alacaklıları zarara sokmak amacıyla hileli işlemler yapılarak gerçekleştirilen iflas.
    HİNTERLAND: Bir limanın gerisinde bulunan alan, Önemli bir alış veriş merkezi olan bir yerin müşterilerinin bulunduğu alan, TMO'da herhangi bir işyerinin coğrafi olarak görev ve sorumluluk alanı, o işyerinin alım yapacağı üreticilerin bulundukları yerleşim yerleri ile üretim yaptıkları yerlerin tamamı,
    HİSSE SENEDİ: Anonim şirketlerin anamalına katılma payını saptayan kıymetli evrak niteliğindeki senet.
    HİSSE: Bir şirkete katılan ortağın payı.
    HİSSEDAR: Bir şirkette hisse sahibi, ortak.
    HİSSEİ ŞAİYA: Ortak mülkiyette ayrılmamış pay.
    HİTAM: Son
    HİZMET AKDİ: Bir işi yapanla yaptıran arasındaki bir ücrete dayanan anlaşma.
    HİZMET: Başkasının işini yapmak.
    HOLDİNG: İktisadi gücün belli ellerde toplanması ve iktisadi büyümenin sağlanması amacıyla birçok şirketi içinde toplayan ve onların hisse senetlerine sahip olarak onları yöneten şirket.
    HOMOJEN: Özellikleri her noktasında aynı olan, tekdüze. HPLC: Yüksek basınçlı sıvı kromatografisi.
    HUBUBAT (TAHIL): Danelerinin büyük bir kısmı nişastadan oluşan, öğütüldüğünde un ve kepek elde edilen, ayrıca protein, yağ ve mineral maddeleri içeren yetiştirilmesi için belirli sıcaklık isteği olan Buğday, arpa, mısır, yulaf, çavdar, çeltik, darılar, kuşyemi gibi ürünlerin genel adı.
    HÜKMİ ŞAHIS: Tüzel kişi. Belli bir amaç için birçok kişi veya malların topluluğundan doğan, tek bir kişi sayılan varlık.
    HÜSNÜNİYET: İyi niyet.
Working...
X