TAADDÜT: Birden fazla, çok
TAAHHÜT: Bir malı vermeyi ya da bir işi yapmayı üstüne alma.
TABAN FİYAT: Üreticiye, malını hükümetin tespit edip ilan ettiği fiyattan görevlendirilen kuruluşa satma imkân ve garantisini veren fiyattır.
TABAN SUYU: Serbest bir su tablasında bulunan yeraltı suyu.
TACİR: Tüccar, alım satım işi yapan.
TADİL ETMEK: Değiştirme, değişiklik, düzeltme, azaltma.
TADİLAT: Tamir, onarım, değişiklik.
TAĞYİR: Bozma, değiştirme, başkalaştırmak.
TAHAKKUK: Gerçekleşme, uygulanma, yürürlüğe girme.
TAHIL (HUBUBAT): Buğday, arpa, mısır, yulaf, çavdar, pirinç gibi ürünlerin genel adı.
TAHIL ANALİZ BİLGİSAYARI(Grain Analysis Computer):İnfrared ışınlarını kullanarak kısa sürede protein, selüloz, yağ ve rutubet tayini yapan, sonuçlarını ekranda gösteren ya da yazıcısında yazdıran gelişmiş bir cihazdır.
TAHİROVA-2000: Bitki boyu orta uzunlukta, başaklar beyaz renkte, kılçıklı, daneler beyaz renktedir. 1000 tane ağırlığı 36 gr'dır. Sarı pas, kara pas ve küllemeye dayanıklı ekmeklik buğday çeşidi. (Sakarya Tar. Arş. Ens. 2000)
TAHKİM: Herhangi bir anlaşmazlığın çözümünü mahkemeye havale etme.
TAHLİYE: Boşaltma, serbest bırakma.
TAHMİL: Yükleme.
TAHMİN: Oranlama.
TAHSİS: Verilmesi uygun görülen para ya da mal.
TAHSİSAT: Bkz. Ödenek.
TAHVİL: Devletçe ya da şirketler tarafından ödünç para almak için çıkarılan faizli kâğıt.
TAKAS: Vereceği alacağa karşı tutma, Ödeşme.
TAKRİR: Yazı ile bildirme, önerge.
TAKYİT: Bağlama, sınırlama.
TALEP: Bir malı ya da hizmeti elde etmek için gösterilen istek.
TALİK: Bir zamana bırakma, erteleme.
TAM OLUM: Bkz. Olgunlaşma.
TARAMA (screening): Aday ülkelerle katılım müzakerelerinin başlamasından önce Topluluk müktesebatının bölümler halinde detaylı bir incelemesinin gerçekleştirilmesi süreci olup bu süreçte aday ülkeler Topluluk müktesebatının üstlenilmesindeki temel noktalar ve AB'nin temel kuralları hakkında bilgilendirilirler.
TARH: Vergilendirme.
TARIM EKONOMİSİ: İlke olarak insanın beslenme, giyinme ve barınma ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla doğal kaynakları işlemeye yönelik tüm uğraşları kapsar.
TARIM SEKTÖRÜ: Tarım, toprakla, bitkisel ürünlerle, hayvanlarla ve hayvan ürünlerinin üretimiyle ilgili tüm faaliyetleri kapsar.
TARIM: Çiftçilik, Ziraat; Bitkisel ve hayvansal üretimin teknolojik koşullar altında ve en ekonomik yollardan yapılması ve pazarlanması faaliyetleri.
TARİFE: Fiyat ve zaman gösteren çizelge.
Tarla koşullarında pasa, ve rastığa hassas, sürmeye karşı ise orta derecede hassas ekmeklik beyaz yarı sert buğday çeşidi. (Anadolu Tar. Arş. Ens./ Eskişehir.)
TARPOLİN MUŞAMBA: Kurumumuzda gerek ürün muhafazasında gerekse depolardaki dökme ürünlerin fümigasyonu esnasında yalıtımı sağlamak için kullanılan çeşitli ebatlarda olabilen bir polimer malzeme.
TARTI ALETLERİ: Kurumumuzda emtia ve araç tartılarında kullanılan mekanik, elektronik, tumbalı, hassas vb. aletler.
TARTMA: Bir malın ağırlığını tespit etmek için başvurulan işlem.
TASARRUFLU FLORESAN AMPUL (KOMPAKT FLORESAN AMPUL): Işık verimi ve normal ampule göre tasarruf açısından klasik (18- 20 veya 36- 40 Watt'lık) flüoresan ampuller ile benzer özelliklere sahip olmakla birlikte, 1 veya daha fazla sayıda bükülmüş ve küçük boyutlu cam çubuktan oluşan flüoresan ampul. Normal (akkor Flamanlı) ampullerin yerine kullanılabilmesine imkân veren (vidalı duy ve elektronik balast ihtiva eden) tipleri konutlarda yaygın kabul görmektedir.
TASFİYE: Arıtım, ofisimizde depoda stoklu bir ürünün boşaltılması.
TASNİF KODU: Varlık, ekipman-yedek parça, malzeme ve demirbaş belirleyen bir sistemle oluşan numaradır.
TAŞ NODA: Açıkta ürün muhafaza etmek amacıyla kullanılan ve arazinin durumuna göre uzunluk ve genişliği değişen tabanı beton veya toprak, yan duvarları taş veya briket olan muhafaza yerleri. (Alım ve Muhafaza İşleri İzah namesi Depolama İşleri Bölümü Madde: 10, sayfa 77)
TAŞERON: Bir işi belli bir sürede belli bir fiyatla üstüne alan müteahhit, müteahhide hizmet eden müteahhit.
TAŞIMA SENEDİ: Bkz. Nakliye senedi.
TAŞIMA SÜRESİ: Yükün, sözleşme veya ticari gelenek ile belli olan bir zaman içinde taşınmasında geçen zaman.
TAŞIMA ÜCRETİ: Yolcu ve yük naklinde bu işin karşılığı olarak taşıyıcı veya taşıyana ödenen bedel.
TAŞIMA: Aktarma, nakletme.
TAŞIMADA ZIYA VE HASAR: Taşımada meydana gelen ve malın hiçbir şekilde alıcıya teslim edilememesi haline kayıp (zıya),malın yanma, kırılma, ezilme vs. sebeplerle değerini kaybetmesi haline hasar denir.
TAŞINIR MAL: Bir yerden başka bir yere götürülebilen mal.(Menkul)
TAŞITAN: Genel anlamda bir ücret ödeyerek herhangi bir nakil aracıyla yükünün taşınmasını temin eden kimse.
TAŞIYAN: Ücret karşılığı yolcu ve yük taşıma işlerini üzerine alan kimse. TATİL: Durdurma, kesme, geçici olarak iş bırakma. TATİLİ EDEVAT: Bkz. Somaj.
TAVLAMA: Temiz buğdaya su verilip belirli bir süre dinlendirmek suretiyle buğdayın fiziksel özelliklerini öğütmeye elverişli duruma getirme işlemi.
TAVZİH: Açıklama, aydınlatma.
TAYFA: Gemi kaptan ve subayları dışında kalan gemi adamı.
TAZAMMUN: Kapsama, içine alma.
TAZMİN: Zarar ve ziyan ödeme, karşılık.
TEBLİGAT: Hukuki bir işlemden, ilgili kimsenin haber almasını sağlamak için yazı veya ilan ile yapılan duyuru.
TEDAVÜL: Mal ya da paranın elden ele geçmesi.
TEDİYE BİLÂNÇOSU: Bir ülkenin bir yılda eline geçirdiği ve elinden çıkardığı altın ve dövizleri gösteren hesap (Ödemeler Dengesi).
TEDİYE: Ödeme, verme.
TEFHİM: Yüze karşı sözle anlatma.
TEFRİK: Ayırım, ayırma.
TEFTİŞ: Denetleme, kontrol, tahkik, tetkik.
TEKEL: Bir malın üretiminin tek firmanın elinde bulunduğu durum, bu malın üretim alanını tek elde tutmak, onun satışını tek elden yönetmek ve fiyatına egemen olmak.
TEMADİ: Sürme, uzama, devam etme. TEMDİT: Uzatma, sürdürme.
TEMERRÜT: Gecikme, direnme. Yasa veya sözleşmeye göre yapılması gerekeni zamanında yapmama.
TEMİNAT MEKTUBU: Bir borcun sağlamlığını göstermek ve alacağı garantili kılmak için bankalarca iş yapan müteahhitlere verilen değerli kâğıt.
TEMİNAT: Bir borcun sağlamlığını göstermek ve alacağı garantili kılmak için gösterilen kefil, mal ya da para.
TEMİZ KONŞİMENTO: Gemi taşımacılığında, mallardaki ya da ambalajlardaki noksanlıkları açıkça belirten konşimento.
TEMİZLEMEDEN ALINAN ÇIKINTI TUTANAĞI: Hububat ve bakliyat temizleme işlemleri sırasında kıymetli ve kıymetsiz çıkıntıların analizleri yapıldıktan sonra çıkıntıların satışı yapılması veya imha edilmesi için düzenlenen tutanak(Alım ve Muhafaza İşleri İzah namesi Temizleme Kalibrasyon İmalat ihracat paçal İşleri Bölümü ek: 3, sayfa 204)
TEMİZLEMEYE VERİLEN ÜRÜN TUTANAĞI: Temizleme işlemine tabi tutulacak ürünün özelliklerin belirtildiği tutanak. (Alım ve Muhafaza İşleri İzah namesi Temizleme Kalibrasyon İmalat ihracat paçal İşleri Bölümü ek: 2, sayfa 201)
TEMLİK: Bir malı başkasının mülküne geçirmek, devretmek.
TEMSİLİ NUMUNE: Ürün partisini temsil edecek şekilde, paçal numuneden alınan numune. En az 1 Kg. olmalıdır.
TENFİZ: Bir hâkimin hükmü diğer hâkime arz ve bu hâkim önünde de bir müdafaa yapılarak inceledikten sonra ikinci hâkimin o hükmü onaylaması.
TERKİN: Resmi sicil ve kütüklere kaydedilen şerhlerle kazanılan hakların kaldırılması için resmi sicil, defter ve kütüklerdeki kayıt ve şerhlerin silinmesi.
TESELLÜM İŞYERİ: Ürünün ya da malın teslim alındığı işyeri.
TESELLÜM KONŞİMENTOSU: Yükletenin izni ile malların belirtilen limana sevk edilmek veya gemiye yüklenmek üzere tesellüm edildiği kaydını ihtiva eden konşimento.
TESELLÜM TUTANAĞI: Tesellüm işyerince teslim alınan bir malın tüm özelliklerini gösteren, işyeri yetkililerince onaylanmış evrak. (Alım ve Muhafaza İşleri İzah namesi temizleme Kalibrasyon İmalat ihracat paçal İşleri Bölümü ek: 20, sayfa 234)
TESELLÜM: Bir malın teslim alınması, haklarının ele geçirilmesi.
TESİSAT: Döşeme, bir yere döşenen araçlar.
TESLİMAT: Parça parça ödenen para ya da verilen mallar.
TESTA: Buğday tanesinin tohum kabuğu.
TAAHHÜT: Bir malı vermeyi ya da bir işi yapmayı üstüne alma.
TABAN FİYAT: Üreticiye, malını hükümetin tespit edip ilan ettiği fiyattan görevlendirilen kuruluşa satma imkân ve garantisini veren fiyattır.
TABAN SUYU: Serbest bir su tablasında bulunan yeraltı suyu.
TACİR: Tüccar, alım satım işi yapan.
TADİL ETMEK: Değiştirme, değişiklik, düzeltme, azaltma.
TADİLAT: Tamir, onarım, değişiklik.
TAĞYİR: Bozma, değiştirme, başkalaştırmak.
TAHAKKUK: Gerçekleşme, uygulanma, yürürlüğe girme.
TAHIL (HUBUBAT): Buğday, arpa, mısır, yulaf, çavdar, pirinç gibi ürünlerin genel adı.
TAHIL ANALİZ BİLGİSAYARI(Grain Analysis Computer):İnfrared ışınlarını kullanarak kısa sürede protein, selüloz, yağ ve rutubet tayini yapan, sonuçlarını ekranda gösteren ya da yazıcısında yazdıran gelişmiş bir cihazdır.
TAHİROVA-2000: Bitki boyu orta uzunlukta, başaklar beyaz renkte, kılçıklı, daneler beyaz renktedir. 1000 tane ağırlığı 36 gr'dır. Sarı pas, kara pas ve küllemeye dayanıklı ekmeklik buğday çeşidi. (Sakarya Tar. Arş. Ens. 2000)
TAHKİM: Herhangi bir anlaşmazlığın çözümünü mahkemeye havale etme.
TAHLİYE: Boşaltma, serbest bırakma.
TAHMİL: Yükleme.
TAHMİN: Oranlama.
TAHSİS: Verilmesi uygun görülen para ya da mal.
TAHSİSAT: Bkz. Ödenek.
TAHVİL: Devletçe ya da şirketler tarafından ödünç para almak için çıkarılan faizli kâğıt.
TAKAS: Vereceği alacağa karşı tutma, Ödeşme.
TAKRİR: Yazı ile bildirme, önerge.
TAKYİT: Bağlama, sınırlama.
TALEP: Bir malı ya da hizmeti elde etmek için gösterilen istek.
TALİK: Bir zamana bırakma, erteleme.
TAM OLUM: Bkz. Olgunlaşma.
TARAMA (screening): Aday ülkelerle katılım müzakerelerinin başlamasından önce Topluluk müktesebatının bölümler halinde detaylı bir incelemesinin gerçekleştirilmesi süreci olup bu süreçte aday ülkeler Topluluk müktesebatının üstlenilmesindeki temel noktalar ve AB'nin temel kuralları hakkında bilgilendirilirler.
TARH: Vergilendirme.
TARIM EKONOMİSİ: İlke olarak insanın beslenme, giyinme ve barınma ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla doğal kaynakları işlemeye yönelik tüm uğraşları kapsar.
TARIM SEKTÖRÜ: Tarım, toprakla, bitkisel ürünlerle, hayvanlarla ve hayvan ürünlerinin üretimiyle ilgili tüm faaliyetleri kapsar.
TARIM: Çiftçilik, Ziraat; Bitkisel ve hayvansal üretimin teknolojik koşullar altında ve en ekonomik yollardan yapılması ve pazarlanması faaliyetleri.
TARİFE: Fiyat ve zaman gösteren çizelge.
Tarla koşullarında pasa, ve rastığa hassas, sürmeye karşı ise orta derecede hassas ekmeklik beyaz yarı sert buğday çeşidi. (Anadolu Tar. Arş. Ens./ Eskişehir.)
TARPOLİN MUŞAMBA: Kurumumuzda gerek ürün muhafazasında gerekse depolardaki dökme ürünlerin fümigasyonu esnasında yalıtımı sağlamak için kullanılan çeşitli ebatlarda olabilen bir polimer malzeme.
TARTI ALETLERİ: Kurumumuzda emtia ve araç tartılarında kullanılan mekanik, elektronik, tumbalı, hassas vb. aletler.
TARTMA: Bir malın ağırlığını tespit etmek için başvurulan işlem.
TASARRUFLU FLORESAN AMPUL (KOMPAKT FLORESAN AMPUL): Işık verimi ve normal ampule göre tasarruf açısından klasik (18- 20 veya 36- 40 Watt'lık) flüoresan ampuller ile benzer özelliklere sahip olmakla birlikte, 1 veya daha fazla sayıda bükülmüş ve küçük boyutlu cam çubuktan oluşan flüoresan ampul. Normal (akkor Flamanlı) ampullerin yerine kullanılabilmesine imkân veren (vidalı duy ve elektronik balast ihtiva eden) tipleri konutlarda yaygın kabul görmektedir.
TASFİYE: Arıtım, ofisimizde depoda stoklu bir ürünün boşaltılması.
TASNİF KODU: Varlık, ekipman-yedek parça, malzeme ve demirbaş belirleyen bir sistemle oluşan numaradır.
TAŞ NODA: Açıkta ürün muhafaza etmek amacıyla kullanılan ve arazinin durumuna göre uzunluk ve genişliği değişen tabanı beton veya toprak, yan duvarları taş veya briket olan muhafaza yerleri. (Alım ve Muhafaza İşleri İzah namesi Depolama İşleri Bölümü Madde: 10, sayfa 77)
TAŞERON: Bir işi belli bir sürede belli bir fiyatla üstüne alan müteahhit, müteahhide hizmet eden müteahhit.
TAŞIMA SENEDİ: Bkz. Nakliye senedi.
TAŞIMA SÜRESİ: Yükün, sözleşme veya ticari gelenek ile belli olan bir zaman içinde taşınmasında geçen zaman.
TAŞIMA ÜCRETİ: Yolcu ve yük naklinde bu işin karşılığı olarak taşıyıcı veya taşıyana ödenen bedel.
TAŞIMA: Aktarma, nakletme.
TAŞIMADA ZIYA VE HASAR: Taşımada meydana gelen ve malın hiçbir şekilde alıcıya teslim edilememesi haline kayıp (zıya),malın yanma, kırılma, ezilme vs. sebeplerle değerini kaybetmesi haline hasar denir.
TAŞINIR MAL: Bir yerden başka bir yere götürülebilen mal.(Menkul)
TAŞITAN: Genel anlamda bir ücret ödeyerek herhangi bir nakil aracıyla yükünün taşınmasını temin eden kimse.
TAŞIYAN: Ücret karşılığı yolcu ve yük taşıma işlerini üzerine alan kimse. TATİL: Durdurma, kesme, geçici olarak iş bırakma. TATİLİ EDEVAT: Bkz. Somaj.
TAVLAMA: Temiz buğdaya su verilip belirli bir süre dinlendirmek suretiyle buğdayın fiziksel özelliklerini öğütmeye elverişli duruma getirme işlemi.
TAVZİH: Açıklama, aydınlatma.
TAYFA: Gemi kaptan ve subayları dışında kalan gemi adamı.
TAZAMMUN: Kapsama, içine alma.
TAZMİN: Zarar ve ziyan ödeme, karşılık.
TEBLİGAT: Hukuki bir işlemden, ilgili kimsenin haber almasını sağlamak için yazı veya ilan ile yapılan duyuru.
TEDAVÜL: Mal ya da paranın elden ele geçmesi.
TEDİYE BİLÂNÇOSU: Bir ülkenin bir yılda eline geçirdiği ve elinden çıkardığı altın ve dövizleri gösteren hesap (Ödemeler Dengesi).
TEDİYE: Ödeme, verme.
TEFHİM: Yüze karşı sözle anlatma.
TEFRİK: Ayırım, ayırma.
TEFTİŞ: Denetleme, kontrol, tahkik, tetkik.
TEKEL: Bir malın üretiminin tek firmanın elinde bulunduğu durum, bu malın üretim alanını tek elde tutmak, onun satışını tek elden yönetmek ve fiyatına egemen olmak.
TEMADİ: Sürme, uzama, devam etme. TEMDİT: Uzatma, sürdürme.
TEMERRÜT: Gecikme, direnme. Yasa veya sözleşmeye göre yapılması gerekeni zamanında yapmama.
TEMİNAT MEKTUBU: Bir borcun sağlamlığını göstermek ve alacağı garantili kılmak için bankalarca iş yapan müteahhitlere verilen değerli kâğıt.
TEMİNAT: Bir borcun sağlamlığını göstermek ve alacağı garantili kılmak için gösterilen kefil, mal ya da para.
TEMİZ KONŞİMENTO: Gemi taşımacılığında, mallardaki ya da ambalajlardaki noksanlıkları açıkça belirten konşimento.
TEMİZLEMEDEN ALINAN ÇIKINTI TUTANAĞI: Hububat ve bakliyat temizleme işlemleri sırasında kıymetli ve kıymetsiz çıkıntıların analizleri yapıldıktan sonra çıkıntıların satışı yapılması veya imha edilmesi için düzenlenen tutanak(Alım ve Muhafaza İşleri İzah namesi Temizleme Kalibrasyon İmalat ihracat paçal İşleri Bölümü ek: 3, sayfa 204)
TEMİZLEMEYE VERİLEN ÜRÜN TUTANAĞI: Temizleme işlemine tabi tutulacak ürünün özelliklerin belirtildiği tutanak. (Alım ve Muhafaza İşleri İzah namesi Temizleme Kalibrasyon İmalat ihracat paçal İşleri Bölümü ek: 2, sayfa 201)
TEMLİK: Bir malı başkasının mülküne geçirmek, devretmek.
TEMSİLİ NUMUNE: Ürün partisini temsil edecek şekilde, paçal numuneden alınan numune. En az 1 Kg. olmalıdır.
TENFİZ: Bir hâkimin hükmü diğer hâkime arz ve bu hâkim önünde de bir müdafaa yapılarak inceledikten sonra ikinci hâkimin o hükmü onaylaması.
TERKİN: Resmi sicil ve kütüklere kaydedilen şerhlerle kazanılan hakların kaldırılması için resmi sicil, defter ve kütüklerdeki kayıt ve şerhlerin silinmesi.
TESELLÜM İŞYERİ: Ürünün ya da malın teslim alındığı işyeri.
TESELLÜM KONŞİMENTOSU: Yükletenin izni ile malların belirtilen limana sevk edilmek veya gemiye yüklenmek üzere tesellüm edildiği kaydını ihtiva eden konşimento.
TESELLÜM TUTANAĞI: Tesellüm işyerince teslim alınan bir malın tüm özelliklerini gösteren, işyeri yetkililerince onaylanmış evrak. (Alım ve Muhafaza İşleri İzah namesi temizleme Kalibrasyon İmalat ihracat paçal İşleri Bölümü ek: 20, sayfa 234)
TESELLÜM: Bir malın teslim alınması, haklarının ele geçirilmesi.
TESİSAT: Döşeme, bir yere döşenen araçlar.
TESLİMAT: Parça parça ödenen para ya da verilen mallar.
TESTA: Buğday tanesinin tohum kabuğu.


Comment