Zirai Mücadele de Biyoteknik Yöntemler
KANUNSAL MÜCADELE (YASAL ÖNLEMLER)
Ülkemizde bulunmayan tehlikeli hastalık ve zararlıların yurda girmesini önlemek, mevcut olanların da diğer temiz bölgelere yayılmasını engelleyici önlemlerin alınması ve aldırılması için çıkarılan kanunlar ve yönetmeliklerle yapılan mücadeleye Kanunsal Mücadele denilmektedir. Yurdumuzun herhangi bir yöresinde bulunan zararlı ve hastalık etmenlerinin başka bölgelere taşınmasını ve bulaşmasını engellemek amacıyla alınan önlemlere İç karantina önlemleri denir. Ülkemizde bulunmayan hastalık ve zararlıların yurt içine girmelerini engellemek amacıyla, yurtiçine girecek herhangi bir bitkisel ürün veya tohum Tarım Bakanlığı’nın ilgili kuruluşları teknik elemanlarınca, Yurt içine girmesi yasak olan hastalık ve zararlılar yönüyle incelenir ve temiz oldukları anlaşıldığında bir sertifika ile izin verilir. Yurda girmesi yasak olan hastalık ve zararlıların Ülkemiz’e girmesini engellemek amacıyla alınan önlemlere dış karantina önlemleri denir.
BİYOTEKNİK YÖNTEMLER
Zararlıların yaşayışı ve davranışları üzerine etkili olan bazı doğal veya yapay maddeler kullanarak zararlıların normal davranış özellikleri bozulmak suretiyle uygulanan yöntemlere Biyoteknik yöntemler denir. Bu amaçla, bazı doğal ve sentetik bileşiklerden yaralanılır. Bunlardan en fazla kullanılanı feromonlardır. Zaralıların yoğunluklarını izleyip mücadeleye karar vermede kullanılır. Bunun için geliştirilmiş tuzaklardan yararlanılır. Örneğin, Elma içkurdu, Erik içkurdu, Doğu meyve güvesi, Salkım güvesi, Mısır kurdu, Yaprak büken gibi zararlılara karşı Yurdumuzda dahil olmak üzere, birçok ülkede kullanılmaktadır.
Zirai mücadelede, feromonlu ve cezbedici tuzaklar tarla veya bahçelere belli aralıklarla yerleştirilerek zararlılar kitle halinde yakalanarak yoğunlukları azaltılabilir.
Feromonların doğal düşmanlara, bal arılarına, tozlayıcı böceklere, omurgalı hayvanlara ve insanlara zararlı etkileri yoktur. Elma gövdekurdu’na karşı cezbedici tuzak kullanılarak kitlesel tuzaklama ile biyoteknik mücadele yapılabilmektedir. Beş ağaca 1 adet pekmezli besi tuzağı asılarak, üst üste 2 yıl kitlesel tuzaklama yapılarak bu zararlıyla kolaylıkla mücadele edilebilmektedir.
BİYOLOJİK MÜCADELE
Genel anlamda, biyolojik mücadele kısaca “bir canlının diğer bir canlıya karşı kullanılmasıdır”. Kültür bitkilerinde zarar yapan böcek, hastalık etmeni ve yabancıotlara karşı, onlarla beslenerek yaşamını sürdüren doğal düşmanlarının kullanılarak yoğunluklarını azaltmak için yapılan işlemlerdir. Bilindiği gibi, doğada mevcut bu canlı etmenler zararlıyı dengede tutmaktadır. Biyolojik mücadele etmenleri dediğimiz bu canlılara, yetiştirilen bitkilerin zararlıları açısından doğal düşmanlar adı verilir. Çünkü bunlar zararlılara saldırarak onların yoğunluklarını azaltırlar. İnsanlar açısından ise bu canlılara yararlılar denir. Bu etmenler, avcı ve asalak böcekler, faydalı akarlar, bakteriler, virüsler, funguslar, kuşlar vb. canlılardır. Bunlar, insanlara zararlı olan böceklere saldırdıklarından ve onların yoğunluklarını azalttıklarından insanlara yarar sağlamış olurlar.
Biyolojik mücadelenin avantajları:
-Doğal dengeyi koruyucudur.
-Çevre ve insan sağlığına olumsuz etkisi yoktur.
-Mücadele masrafları azalır ve ekonomik tasarruf sağlar.
-İlaç kalıntısı olmayan ürün elde edilmesini sağlar.
-Süreklidir.
Doğal düşmanların korunması için bahçe kenarına bunlara barınak sağlayan rüzgar kıran veya çit bitkilerinin dikilmesi gibi hususlar önemlidir.
Bitki hastalık ve zararlılarına karşı kullanılan ilaçlar da doğal düşmanlara zarar verebilir. Bu nedenle ilaçlama yapmak gerektiğinde ruhsatlı doğal düşmanlara en az zararlı ilaçları seçilmelidir.
Tarladaki bitki artıklarının yakılması da doğal düşmanlara zarar verir. Tarladaki bitki kalıntılarının yakılması yerine toplanıp bir yere yığılması, yoncanın 15-20 gün arayla şerit halinde biçilmesi doğal düşmanların korunmasını sağlar.
KİMYASAL MÜCADELE
Bir çok bitkide hastalık, zararlı ve yabancıot sorunu bazen yalnız biyolojik mücadele etmenleri ile tek başına tamamen çözülememektedir. Bazen kimyasal mücadele yöntemiyle desteklememiz gerekebilir. Kimyasal mücadeleyi bileşiminde bulunan zehirli kimyasal maddelerle, hastalık ve zararlıları yok etmek için yapılan mücadele şeklinde tanımlamaktayız.
Kullanılan bu zehirli kimyasallara ilaç adı verildiği için ilaçlı mücadele de denilebilir.
İlaçlar, bitkiler üzerine püskürtüldükten sonra genellikle sıcaklık, ışık, yağış gibi çevresel etkiler nedeniyle zehirliliklerini zaman içinde kaybederler. Belirli bir süre sonra zehirli kalıntı miktarı insan sağlığı için zararsız bir seviyeye düşer. İlacın kullanımından sonra ürünler üzerindeki kalıntı miktarının insan sağlığı için zararsız seviyeye düşmesi için geçmesi gereken süreye bekleme süresi denir. Ürünler, gün olarak verilen bu süre geçmeden hasat edilmemeli ve tüketilmemelidir. Bu nedenle, bekleme süresi, ilacın son kullanımı ile ürünün hasadı arasında geçmesi gereken süre olarak da tarif edilir. Bu süre, her ilacın etiketinde (üzerinde) yazılıdır. İlaçların bekleme süresinin mümkün olduğunca uzun olması gerekir. Böylece, ürünler üzerindeki ilaç kalıntı miktarı en aza ve dolayısıyla zararsız seviyeye indirilmiş olur.
Hastalık ve zararlılara karşı kullanılacak ilaçlar, daima o hastalık ve zararlıya karşı ruhsatlı olmalıdır. Kullanılacak ilaçlar, kullanma dozları, kullanma zamanları ile ilgili bilgiler en yakın Tarım İlçe veya Tarım İl Müdürlüğünden alınmalıdır.
Kimyasal mücadele, mücadele yöntemleri içinde en son başvuracağımız yöntem olmalıdır. Herhangi bir zararlıya karşı ilaçlı mücadele yapılacak ise O zararlıyı hedef alan uygun ilaçla, uygun dozda ve en uygun zamanda yapılmalıdır.
ENTEGRE MÜCADELE
Günümüzde insan sağlığının, çevrenin ve doğanın korunması ön plana çıkmıştır. Bu nedenle, zirai mücadelenin, bütün bu etmenleri dikkate alınarak yapılması zorunluluk haline gelmiştir. Bu da ancak, biyolojik mücadele başta olmak üzere, kimyasal mücadeleye alternatif yöntemler ve Entegre mücadele uygulamak suretiyle sağlanabilir. Tarımsal zararlılara karşı mücadele çoğunlukla kimyasal mücadele olarak anlaşılmaktadır. Alternatif mücadele yöntemleri ile kontrol altına alınabilen hastalık, zararlı ve yabancı otlara karşı, kimyasal mücadele tavsiye edilmemektedir. Şayet kimyasal mücadele yapılması zorunlu ise; doğal düşmanlara, insanlara ve çevreye yan etkisi düşük olan, çevre dostu ve spesifik ilaçlar önerilmelidir. Ancak, kimyasal mücadelede ilaç kullanımı yaygınlaştıkça ortaya birçok sorunlar çıkmaktadır.
Bu sorunlar aşağıdaki gibi özetlenebilir.
-İlaçlar, zararlılar arasında var olan doğal dengeyi bozar,
-İnsan ve sıcak kanlılarda zehirlenmelere neden olur.
-Doğal düşmanlara (faydalı böceklere) zarar vererek zararlıların artmasına neden olur.
-Toprağa, havaya, suya karışarak çevre kirliliğine yol açar,
-Hastalık, zararlı ve yabancı otların zamanla ilaçlara karşı dayanıklılık kazanmalarına neden olur.
-Ürünlerde kalıntı bırakır; bu durum iç ve dış satımda sorun yaratır.,
-İlaç fiyatlarının pahalı olması nedeniyle gereksiz yapılan ilaçlamalar masrafları dolayısıyla ürünün maliyetini artırır,
-Hedef olmayan bal arıları, tozlayıcı arılar, kuşlar, balıklar ve suda yaşayan diğer canlıları olumsuz yönde etkiler.
-Gelişigüzel ve yoğun olarak yapılan ilaçlamalar sonucunda bu zararlar daha da artar.
Bütün bu olumsuz etkileri en aza indirmek, içinde yaşadığımız çevreyi korumak için daha ekonomik ve ekolojik yeni yöntemler geliştirilmiştir. Geliştirilen bu yöntemlerden entegre mücadele, belirli bir alanda bulunan hastalıklar, zararlılar ve yabancı otların mücadelesinin ayrı ayrı değil, hepsinin birlikte, birbirini tamamlayacak şekilde uygulanmasıdır.
Entegre mücadelenin yararlarını şu şekilde özetleyebiliriz;
Bol, kaliteli ve ilaç kalıntısı bulunmayan ürün elde edilmesini sağlar
Zararlıların, kullanılan ilaçlara karşı direnç oluşturmasını önler
İlaçlama sayısını ve ilaç tüketimini azaltır. Buna bağlı olarak mücadele masrafları azalır ve ekonomik tasarruf sağlar
İnsan sağlığını ve çevreyi korur
Zararlıların yoğunluğunun artmasını engelleyen faydalı böceklerin korunmasını sağlar
Entegre mücadelede hastalık etmenleri, zararlılar ve yabancı otların tamamen ortadan kaldırılması değil, bunların yoğunluklarının ekonomik zarar seviyesinin altında tutulması esastır.
Entegre mücadelede; yetiştirilen bitkide en çok zarar yapan ana hastalık, zararlı ve yabancı otun mücadelesi esas alınarak uygulanır,ancak diğer zararlılar da göz ardı edilmez.
Entegre mücadelede; doğada mevcut faydalı böceklerin korunması ve desteklenmesi esastır.
Ülkemizde şu anda bir çok kültür bitkisinde Entegre mücadele teknik talimatı bulunmaktadır. Bu konuda bilgi almak isteyen üreticiler, Tarım İl Müdürlükleri Bitki Koruma Şubelerine başvurabilirler.
Ö?RENDİKLERİNİZİ KONTROL EDİNİZ
SORULAR
1) Aşağıdakilerden hangisi Kültürel Önlemlerden değildir ?
a) Kuvvetli ve sağlıklı bitki yetiştirmek
b) Toprak İşleme
c) Gübreleme
d) Temiz tohum,fide,fidan ve diğer üretim materyalinin kullanılması
e) Ağaç dikmek
2) Aşağıdakilerden hangisi Fiziksel Mücadele değildir ?
a) Toplamak
b) Engellemek
c) Tuzakla yakalamak
d) Silahla vurmak
e) Malçlama
3) Zararlılarla mücadelede feromon kullanımı hangi mücadele
yöntemidir ?
a) Kimyasal Mücadele
b) Fiziksel Mücadele
c) Biyoteknik Yöntemler
d) Biyolojik Mücadele
e) Kültürel Önlemler
4) Hangisi Biyolojik Mücadelenin avantajlarından biri değildir ?
a) Doğal dengeyi koruyucudur.
b) Çevre ve insan sağlığına olumsuz etkisi yoktur.
c) Zararlılar dayanaklılık kazanır.
d) Diğer mücadele yöntemlerinden daha ekonomiktir.
e) Süreklidir.
Kaynak : tedgem.gov.tr
KANUNSAL MÜCADELE (YASAL ÖNLEMLER)
Ülkemizde bulunmayan tehlikeli hastalık ve zararlıların yurda girmesini önlemek, mevcut olanların da diğer temiz bölgelere yayılmasını engelleyici önlemlerin alınması ve aldırılması için çıkarılan kanunlar ve yönetmeliklerle yapılan mücadeleye Kanunsal Mücadele denilmektedir. Yurdumuzun herhangi bir yöresinde bulunan zararlı ve hastalık etmenlerinin başka bölgelere taşınmasını ve bulaşmasını engellemek amacıyla alınan önlemlere İç karantina önlemleri denir. Ülkemizde bulunmayan hastalık ve zararlıların yurt içine girmelerini engellemek amacıyla, yurtiçine girecek herhangi bir bitkisel ürün veya tohum Tarım Bakanlığı’nın ilgili kuruluşları teknik elemanlarınca, Yurt içine girmesi yasak olan hastalık ve zararlılar yönüyle incelenir ve temiz oldukları anlaşıldığında bir sertifika ile izin verilir. Yurda girmesi yasak olan hastalık ve zararlıların Ülkemiz’e girmesini engellemek amacıyla alınan önlemlere dış karantina önlemleri denir.
BİYOTEKNİK YÖNTEMLER
Zararlıların yaşayışı ve davranışları üzerine etkili olan bazı doğal veya yapay maddeler kullanarak zararlıların normal davranış özellikleri bozulmak suretiyle uygulanan yöntemlere Biyoteknik yöntemler denir. Bu amaçla, bazı doğal ve sentetik bileşiklerden yaralanılır. Bunlardan en fazla kullanılanı feromonlardır. Zaralıların yoğunluklarını izleyip mücadeleye karar vermede kullanılır. Bunun için geliştirilmiş tuzaklardan yararlanılır. Örneğin, Elma içkurdu, Erik içkurdu, Doğu meyve güvesi, Salkım güvesi, Mısır kurdu, Yaprak büken gibi zararlılara karşı Yurdumuzda dahil olmak üzere, birçok ülkede kullanılmaktadır.
Zirai mücadelede, feromonlu ve cezbedici tuzaklar tarla veya bahçelere belli aralıklarla yerleştirilerek zararlılar kitle halinde yakalanarak yoğunlukları azaltılabilir.
Feromonların doğal düşmanlara, bal arılarına, tozlayıcı böceklere, omurgalı hayvanlara ve insanlara zararlı etkileri yoktur. Elma gövdekurdu’na karşı cezbedici tuzak kullanılarak kitlesel tuzaklama ile biyoteknik mücadele yapılabilmektedir. Beş ağaca 1 adet pekmezli besi tuzağı asılarak, üst üste 2 yıl kitlesel tuzaklama yapılarak bu zararlıyla kolaylıkla mücadele edilebilmektedir.
BİYOLOJİK MÜCADELE
Genel anlamda, biyolojik mücadele kısaca “bir canlının diğer bir canlıya karşı kullanılmasıdır”. Kültür bitkilerinde zarar yapan böcek, hastalık etmeni ve yabancıotlara karşı, onlarla beslenerek yaşamını sürdüren doğal düşmanlarının kullanılarak yoğunluklarını azaltmak için yapılan işlemlerdir. Bilindiği gibi, doğada mevcut bu canlı etmenler zararlıyı dengede tutmaktadır. Biyolojik mücadele etmenleri dediğimiz bu canlılara, yetiştirilen bitkilerin zararlıları açısından doğal düşmanlar adı verilir. Çünkü bunlar zararlılara saldırarak onların yoğunluklarını azaltırlar. İnsanlar açısından ise bu canlılara yararlılar denir. Bu etmenler, avcı ve asalak böcekler, faydalı akarlar, bakteriler, virüsler, funguslar, kuşlar vb. canlılardır. Bunlar, insanlara zararlı olan böceklere saldırdıklarından ve onların yoğunluklarını azalttıklarından insanlara yarar sağlamış olurlar.
Biyolojik mücadelenin avantajları:
-Doğal dengeyi koruyucudur.
-Çevre ve insan sağlığına olumsuz etkisi yoktur.
-Mücadele masrafları azalır ve ekonomik tasarruf sağlar.
-İlaç kalıntısı olmayan ürün elde edilmesini sağlar.
-Süreklidir.
Doğal düşmanların korunması için bahçe kenarına bunlara barınak sağlayan rüzgar kıran veya çit bitkilerinin dikilmesi gibi hususlar önemlidir.
Bitki hastalık ve zararlılarına karşı kullanılan ilaçlar da doğal düşmanlara zarar verebilir. Bu nedenle ilaçlama yapmak gerektiğinde ruhsatlı doğal düşmanlara en az zararlı ilaçları seçilmelidir.
Tarladaki bitki artıklarının yakılması da doğal düşmanlara zarar verir. Tarladaki bitki kalıntılarının yakılması yerine toplanıp bir yere yığılması, yoncanın 15-20 gün arayla şerit halinde biçilmesi doğal düşmanların korunmasını sağlar.
KİMYASAL MÜCADELE
Bir çok bitkide hastalık, zararlı ve yabancıot sorunu bazen yalnız biyolojik mücadele etmenleri ile tek başına tamamen çözülememektedir. Bazen kimyasal mücadele yöntemiyle desteklememiz gerekebilir. Kimyasal mücadeleyi bileşiminde bulunan zehirli kimyasal maddelerle, hastalık ve zararlıları yok etmek için yapılan mücadele şeklinde tanımlamaktayız.
Kullanılan bu zehirli kimyasallara ilaç adı verildiği için ilaçlı mücadele de denilebilir.
İlaçlar, bitkiler üzerine püskürtüldükten sonra genellikle sıcaklık, ışık, yağış gibi çevresel etkiler nedeniyle zehirliliklerini zaman içinde kaybederler. Belirli bir süre sonra zehirli kalıntı miktarı insan sağlığı için zararsız bir seviyeye düşer. İlacın kullanımından sonra ürünler üzerindeki kalıntı miktarının insan sağlığı için zararsız seviyeye düşmesi için geçmesi gereken süreye bekleme süresi denir. Ürünler, gün olarak verilen bu süre geçmeden hasat edilmemeli ve tüketilmemelidir. Bu nedenle, bekleme süresi, ilacın son kullanımı ile ürünün hasadı arasında geçmesi gereken süre olarak da tarif edilir. Bu süre, her ilacın etiketinde (üzerinde) yazılıdır. İlaçların bekleme süresinin mümkün olduğunca uzun olması gerekir. Böylece, ürünler üzerindeki ilaç kalıntı miktarı en aza ve dolayısıyla zararsız seviyeye indirilmiş olur.
Hastalık ve zararlılara karşı kullanılacak ilaçlar, daima o hastalık ve zararlıya karşı ruhsatlı olmalıdır. Kullanılacak ilaçlar, kullanma dozları, kullanma zamanları ile ilgili bilgiler en yakın Tarım İlçe veya Tarım İl Müdürlüğünden alınmalıdır.
Kimyasal mücadele, mücadele yöntemleri içinde en son başvuracağımız yöntem olmalıdır. Herhangi bir zararlıya karşı ilaçlı mücadele yapılacak ise O zararlıyı hedef alan uygun ilaçla, uygun dozda ve en uygun zamanda yapılmalıdır.
ENTEGRE MÜCADELE
Günümüzde insan sağlığının, çevrenin ve doğanın korunması ön plana çıkmıştır. Bu nedenle, zirai mücadelenin, bütün bu etmenleri dikkate alınarak yapılması zorunluluk haline gelmiştir. Bu da ancak, biyolojik mücadele başta olmak üzere, kimyasal mücadeleye alternatif yöntemler ve Entegre mücadele uygulamak suretiyle sağlanabilir. Tarımsal zararlılara karşı mücadele çoğunlukla kimyasal mücadele olarak anlaşılmaktadır. Alternatif mücadele yöntemleri ile kontrol altına alınabilen hastalık, zararlı ve yabancı otlara karşı, kimyasal mücadele tavsiye edilmemektedir. Şayet kimyasal mücadele yapılması zorunlu ise; doğal düşmanlara, insanlara ve çevreye yan etkisi düşük olan, çevre dostu ve spesifik ilaçlar önerilmelidir. Ancak, kimyasal mücadelede ilaç kullanımı yaygınlaştıkça ortaya birçok sorunlar çıkmaktadır.
Bu sorunlar aşağıdaki gibi özetlenebilir.
-İlaçlar, zararlılar arasında var olan doğal dengeyi bozar,
-İnsan ve sıcak kanlılarda zehirlenmelere neden olur.
-Doğal düşmanlara (faydalı böceklere) zarar vererek zararlıların artmasına neden olur.
-Toprağa, havaya, suya karışarak çevre kirliliğine yol açar,
-Hastalık, zararlı ve yabancı otların zamanla ilaçlara karşı dayanıklılık kazanmalarına neden olur.
-Ürünlerde kalıntı bırakır; bu durum iç ve dış satımda sorun yaratır.,
-İlaç fiyatlarının pahalı olması nedeniyle gereksiz yapılan ilaçlamalar masrafları dolayısıyla ürünün maliyetini artırır,
-Hedef olmayan bal arıları, tozlayıcı arılar, kuşlar, balıklar ve suda yaşayan diğer canlıları olumsuz yönde etkiler.
-Gelişigüzel ve yoğun olarak yapılan ilaçlamalar sonucunda bu zararlar daha da artar.
Bütün bu olumsuz etkileri en aza indirmek, içinde yaşadığımız çevreyi korumak için daha ekonomik ve ekolojik yeni yöntemler geliştirilmiştir. Geliştirilen bu yöntemlerden entegre mücadele, belirli bir alanda bulunan hastalıklar, zararlılar ve yabancı otların mücadelesinin ayrı ayrı değil, hepsinin birlikte, birbirini tamamlayacak şekilde uygulanmasıdır.
Entegre mücadelenin yararlarını şu şekilde özetleyebiliriz;
Bol, kaliteli ve ilaç kalıntısı bulunmayan ürün elde edilmesini sağlar
Zararlıların, kullanılan ilaçlara karşı direnç oluşturmasını önler
İlaçlama sayısını ve ilaç tüketimini azaltır. Buna bağlı olarak mücadele masrafları azalır ve ekonomik tasarruf sağlar
İnsan sağlığını ve çevreyi korur
Zararlıların yoğunluğunun artmasını engelleyen faydalı böceklerin korunmasını sağlar
Entegre mücadelede hastalık etmenleri, zararlılar ve yabancı otların tamamen ortadan kaldırılması değil, bunların yoğunluklarının ekonomik zarar seviyesinin altında tutulması esastır.
Entegre mücadelede; yetiştirilen bitkide en çok zarar yapan ana hastalık, zararlı ve yabancı otun mücadelesi esas alınarak uygulanır,ancak diğer zararlılar da göz ardı edilmez.
Entegre mücadelede; doğada mevcut faydalı böceklerin korunması ve desteklenmesi esastır.
Ülkemizde şu anda bir çok kültür bitkisinde Entegre mücadele teknik talimatı bulunmaktadır. Bu konuda bilgi almak isteyen üreticiler, Tarım İl Müdürlükleri Bitki Koruma Şubelerine başvurabilirler.
Ö?RENDİKLERİNİZİ KONTROL EDİNİZ
SORULAR
1) Aşağıdakilerden hangisi Kültürel Önlemlerden değildir ?
a) Kuvvetli ve sağlıklı bitki yetiştirmek
b) Toprak İşleme
c) Gübreleme
d) Temiz tohum,fide,fidan ve diğer üretim materyalinin kullanılması
e) Ağaç dikmek
2) Aşağıdakilerden hangisi Fiziksel Mücadele değildir ?
a) Toplamak
b) Engellemek
c) Tuzakla yakalamak
d) Silahla vurmak
e) Malçlama
3) Zararlılarla mücadelede feromon kullanımı hangi mücadele
yöntemidir ?
a) Kimyasal Mücadele
b) Fiziksel Mücadele
c) Biyoteknik Yöntemler
d) Biyolojik Mücadele
e) Kültürel Önlemler
4) Hangisi Biyolojik Mücadelenin avantajlarından biri değildir ?
a) Doğal dengeyi koruyucudur.
b) Çevre ve insan sağlığına olumsuz etkisi yoktur.
c) Zararlılar dayanaklılık kazanır.
d) Diğer mücadele yöntemlerinden daha ekonomiktir.
e) Süreklidir.
Kaynak : tedgem.gov.tr

